Thread Rating:
  • 0 Vote(s) - 0 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Mubin Duası Arapça Yazılışı Türkçe Okunuşu Li Raşidiye
#1
RasitTunca-4 
Mübin Duası Nedir? Mübin Duası Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Mübin duası, özellikle sıkıntı, keder ve zorluk anlarında okunan, kalbe ferahlık veren güçlü dualardan biridir. Bu dua, genellikle Yasin Suresi içerisinde geçen “mübin” ayetleri ile birlikte okunur ve Allah’ın mutlak kudretini, rahmetini ve her şeye gücünün yettiğini hatırlatır.

Mübin duası; darlıkta genişlik, kederde huzur ve çaresizlikte çıkış kapısı arayan müminler için bir yöneliştir. Bu dua, insanın acizliğini kabul edip Rabbine sığınmasının en güzel örneklerinden biridir.

Mübin Duası Arapça Metni

سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلِّ مَدْيُونٍ، سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ، سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ، سُبْحَانَ الْعَالِمِ بِكُلِّ مَكْنُونٍ، سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ، سُبْحَانَ مَنْ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ، فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ يَا مُفَرِّجَ فَرِّجْ عَنِّي، هَمِّي وَغَمِّي فَرَجًا عَاجِلًا غَيْرَ آجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ

Mübin Duası Okunuşu (Latin Harflerle)

Sübhanel-müneffisi an külli medyun. Sübhanel-müneffisi an külli mahzun. Sübhanel-muhallisi an külli mescun. Sübhanel âlimi bikülli meknun. Sübhâne men ceale hazâinehû beynel kâfi ven nûn. Sübhâne men izâ erâde şey’en en yekûle lehû kün fe yekûn. Fesübhanellezî biyedihî melekûtü külli şey’in ve ileyhi turceûn. Yâ müferricü ferric annî hemmî ve gammî ferecen âcilen gayre âcil. Birahmetike yâ erhamerrahimîn.

Mübin Duası Türkçe Anlamı

Her borçlunun sıkıntısını gideren Allah’ı tesbih ederim. Her kederliyi ferahlatan Allah’ı tesbih ederim. Her tutsağı kurtaran Allah’ı tesbih ederim. Gizli olan her şeyi bilen Allah’ı tesbih ederim.

Hazineleri “Ol” emriyle yaratan Allah ne yücedir. O, bir şeyi dilediğinde sadece “Ol” der ve o şey hemen olur. Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah ne yücedir ve sonunda dönüş yalnız O’nadır.

Ey sıkıntıları gideren Rabbim! Benim de kederimi ve sıkıntımı gider, bana gecikmeden bir ferahlık ver. Ey merhametlilerin en merhametlisi, rahmetinle bana yardım et.

Mübin Duası Ne Zaman ve Nasıl Okunur?

Mübin duası genellikle Yasin Suresi okunurken, sure içerisinde geçen “mübin” ayetlerinde okunur. Ayrıca tek başına da özellikle sıkıntılı zamanlarda, dilek ve hacet için okunabilir.

    Sıkıntı ve keder anlarında
    Hacet ve dilek için
    İşlerin kolaylaşması niyetiyle
    Bela ve musibetlerden korunmak için

Bu dua, genellikle 3 veya 7 kez tekrar edilerek okunur. Önemli olan sayıdan çok, kalpten ve samimiyetle yapılmasıdır.

Mübin Duasının Fazileti

Mübin duası, Allah’ın kudretini hatırlatan ve kulun acizliğini kabul ederek Rabbine yönelmesini sağlayan güçlü bir duadır. Bu dua ile insan, sıkıntının çözümünü insanlarda değil, doğrudan Allah’ta aramayı öğrenir.

Unutulmamalıdır ki, dua bir sonuç garantisi değil; bir teslimiyet ve yöneliştir. Mümin için asıl kazanç, duanın kabulünden önce Rabbine yönelmiş olmaktır.

Mübin Duası: Arapça Okunuşu, Türkçe Anlamı ve Kabulüne Vesile Olduğu Faziletler

Dini hayatımızda özel bir yere sahip olan ve pek çok hayırlı isteğe vesile kıldığı bilinen dualardan biri de Mübin Duası'dır. Özellikle sıkıntılı zamanlarda ve dileklerin kabulü için okunması tavsiye edilen bu mübarek duanın okunuşunu, tam anlamını, kaynağını ve faziletlerini sizler için derledik.

Mübin Duası Nedir ve Kaynağı Nerededir?

Arapça kökenli bir kelime olan "Mübin", "apaçık, açıkça belli olan, parlak" gibi derin anlamlara sahiptir. Mübin Duası ise, Kur'an-ı Kerim'in kalbi olarak nitelendirilen Yasin Suresi'nden seçilmiş yedi ayet-i kerimenin bir araya gelmesiyle oluşur.

İslam alimleri, bu duanın dileklerin gerçekleşmesinde büyük bir manevi güce sahip olduğunu rivayet etmişlerdir. Duayı oluşturan ayetler, Yasin Suresi'nin 12, 17, 24, 47, 60, 69 ve 77. ayetleridir. Bu ayetlerin her birinde "Mübin" kelimesinin geçmesi, duaya ismini veren ve onun önemini pekiştiren en önemli özelliktir.

Mübin Duasının Arapça Okunuşu (Transliterasyon)

Yedi ayet-i kerimeden oluşan Mübin Duası'nın, Arapça metni okuyamayanlar için Latin harfleriyle (transliterasyon) doğru okunuşu aşağıdadır:

"Sübhane'l-müneffisi an külli medyun. Sübhane'müferrici an külli mahzun. Sübhane'l-muhallisi an külli mescun. Sünhane'l-alimi bi külli meknun. Sübhane men cealae hazainehu beyne'l-kafi ve'n-nun. Fe iza kada emren fe innema yekulü lehı kün feyekun. Fa sübhanellezi bi yedihi melekutü külli şey'in ve ileyhi türceun."

Mübin Duasının Türkçe Anlamı (Meali)

Müminlere büyük bir teselli ve ümit kaynağı olan bu duanın manevi derinliğini kavramak için Türkçe anlamını okumak önemlidir:

"Ey her türlü borçtan kurtaran! Seni tenzih ederim. Ey her türlü hüzünden kurtaran! Seni tenzih ederim. Ey her hapisten kurtaran! Seni tenzih ederim! Ey her gizliyi bilen! Seni tenzih ederim. Ey bütün hazinelerini Kaf ve Nun arasında var eden! Seni tenzih ederim. O bir işi diledi mi ona 'ol!' der, o da oluverir. Her şeyin iç yüzünü bilen ve her şeyin melekutunu elinde tutan, gücü her şeye yeten Allah'ı tenzih ederim. Her şey Ona dönecektir."

Mübin Duasının Manevi Faziletleri

Mübin Duası sadece dileklerin kabulü için değil, aynı zamanda günlük hayatımızdaki pek çok zorluğun üstesinden gelmek için de bir anahtar olarak görülür. Bu duanın okunmasıyla elde edileceğine inanılan başlıca manevi faydalar (faziletler) şunlardır:

    Dilek ve İsteklerin Kabulü: Hayırlı niyetlerle yapılan duaların ve isteklerin gerçekleşmesine vesile olur.

    Maddi ve Manevi Rahatlama: Borçların kolaylıkla ödenmesi, işlerin düzene girmesi ve maddi sıkıntıların hafiflemesi.

    Sıkıntıdan Kurtuluş: Keder, üzüntü ve genel sıkıntılardan uzaklaşma, manevi huzura erişme.

    Korunma Kalkanı: Kazalardan, belalardan, uğranılan haksızlıklardan ve iç vesveselerden (şeytanın fısıltılarından) muhafaza olma.

    Aile Huzuru: Hane içine sükûnet ve huzurun gelmesi için bir kaynak teşkil etmesi.



Mubin Duası Arapça Yazılışı

Mübin Duası Li Raşidiye
Mübin Duası Li Raşidiye


سُوۡرَةُ یسٓ
بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
يسٓ  وَٱلۡقُرۡءَانِ ٱلۡحَكِيمِ  إِنَّكَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ  عَلَىٰ صِرَٲطٍ۬ مُّسۡتَقِيمٍ۬  تَنزِيلَ ٱلۡعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ  لِتُنذِرَ قَوۡمً۬ا مَّآ أُنذِرَ ءَابَآؤُهُمۡ فَهُمۡ غَـٰفِلُونَ  لَقَدۡ حَقَّ ٱلۡقَوۡلُ عَلَىٰٓ أَكۡثَرِهِمۡ فَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ  إِنَّا جَعَلۡنَا فِىٓ أَعۡنَـٰقِهِمۡ أَغۡلَـٰلاً۬ فَهِىَ إِلَى ٱلۡأَذۡقَانِ فَهُم مُّقۡمَحُونَ  وَجَعَلۡنَا مِنۢ بَيۡنِ أَيۡدِيہِمۡ سَدًّ۬ا وَمِنۡ خَلۡفِهِمۡ سَدًّ۬ا فَأَغۡشَيۡنَـٰهُمۡ فَهُمۡ لَا يُبۡصِرُونَ  وَسَوَآءٌ عَلَيۡہِمۡ ءَأَنذَرۡتَهُمۡ أَمۡ لَمۡ تُنذِرۡهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ  إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلذِّڪۡرَ وَخَشِىَ ٱلرَّحۡمَـٰنَ بِٱلۡغَيۡبِۖ فَبَشِّرۡهُ بِمَغۡفِرَةٍ۬ وَأَجۡرٍ۬ ڪَرِيمٍ  إِنَّا نَحۡنُ نُحۡىِ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَنَڪۡتُبُ مَا قَدَّمُواْ وَءَاثَـٰرَهُمۡۚ وَكُلَّ شَىۡءٍ أَحۡصَيۡنَـٰهُ فِىٓ إِمَامٍ۬ مُّبِينٍ۬

بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ
سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم
بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ
الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى

هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ )


 وَٱضۡرِبۡ لَهُم مَّثَلاً أَصۡحَـٰبَ ٱلۡقَرۡيَةِ إِذۡ جَآءَهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ  إِذۡ أَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡہِمُ ٱثۡنَيۡنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزۡنَا بِثَالِثٍ۬ فَقَالُوٓاْ إِنَّآ إِلَيۡكُم مُّرۡسَلُونَ  قَالُواْ مَآ أَنتُمۡ إِلَّا بَشَرٌ۬ مِّثۡلُنَا وَمَآ أَنزَلَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ مِن شَىۡءٍ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا تَكۡذِبُونَ  قَالُواْ رَبُّنَا يَعۡلَمُ إِنَّآ إِلَيۡكُمۡ لَمُرۡسَلُونَ  وَمَا عَلَيۡنَآ إِلَّا ٱلۡبَلَـٰغُ ٱلۡمُبِينُ

بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ
سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم
بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ
الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى

هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ

 قَالُوٓاْ إِنَّا تَطَيَّرۡنَا بِكُمۡۖ لَٮِٕن لَّمۡ تَنتَهُواْ لَنَرۡجُمَنَّكُمۡ وَلَيَمَسَّنَّكُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ۬  قَالُواْ طَـٰٓٮِٕرُكُم مَّعَكُمۡۚ أَٮِٕن ذُڪِّرۡتُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٌ۬ مُّسۡرِفُونَ  وَجَآءَ مِنۡ أَقۡصَا ٱلۡمَدِينَةِ رَجُلٌ۬ يَسۡعَىٰ قَالَ يَـٰقَوۡمِ ٱتَّبِعُواْ ٱلۡمُرۡسَلِينَ  ٱتَّبِعُواْ مَن لَّا يَسۡـٴَـلُكُمۡ أَجۡرً۬ا وَهُم مُّهۡتَدُونَ  وَمَا لِىَ لَآ أَعۡبُدُ ٱلَّذِى فَطَرَنِى وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ  ءَأَتَّخِذُ مِن دُونِهِۦۤ ءَالِهَةً إِن يُرِدۡنِ ٱلرَّحۡمَـٰنُ بِضُرٍّ۬ لَّا تُغۡنِ عَنِّى شَفَـٰعَتُهُمۡ شَيۡـًٔ۬ا وَلَا يُنقِذُونِ  إِنِّىٓ إِذً۬ا لَّفِى ضَلَـٰلٍ۬ مُّبِينٍ

بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ
سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم
بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ
الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى

هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ


 إِنِّىٓ ءَامَنتُ بِرَبِّكُمۡ فَٱسۡمَعُونِ  قِيلَ ٱدۡخُلِ ٱلۡجَنَّةَۖ قَالَ يَـٰلَيۡتَ قَوۡمِى يَعۡلَمُونَ  بِمَا غَفَرَ لِى رَبِّى وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلۡمُكۡرَمِينَ  ۞ وَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَىٰ قَوۡمِهِۦ مِنۢ بَعۡدِهِۦ مِن جُندٍ۬ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ  إِن كَانَتۡ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ فَإِذَا هُمۡ خَـٰمِدُونَ  يَـٰحَسۡرَةً عَلَى ٱلۡعِبَادِ‌ۚ مَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَہۡزِءُونَ  أَلَمۡ يَرَوۡاْ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّنَ ٱلۡقُرُونِ أَنَّہُمۡ إِلَيۡہِمۡ لَا يَرۡجِعُونَ  وَإِن كُلٌّ۬ لَّمَّا جَمِيعٌ۬ لَّدَيۡنَا مُحۡضَرُونَ  وَءَايَةٌ۬ لَّهُمُ ٱلۡأَرۡضُ ٱلۡمَيۡتَةُ أَحۡيَيۡنَـٰهَا وَأَخۡرَجۡنَا مِنۡہَا حَبًّ۬ا فَمِنۡهُ يَأۡڪُلُونَ  وَجَعَلۡنَا فِيهَا جَنَّـٰتٍ۬ مِّن نَّخِيلٍ۬ وَأَعۡنَـٰبٍ۬ وَفَجَّرۡنَا فِيہَا مِنَ ٱلۡعُيُونِ  لِيَأۡڪُلُواْ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتۡهُ أَيۡدِيهِمۡ‌ۖ أَفَلَا يَشۡڪُرُونَ  سُبۡحَـٰنَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلۡأَزۡوَٲجَ ڪُلَّهَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ وَمِنۡ أَنفُسِهِمۡ وَمِمَّا لَا يَعۡلَمُونَ  وَءَايَةٌ۬ لَّهُمُ ٱلَّيۡلُ نَسۡلَخُ مِنۡهُ ٱلنَّہَارَ فَإِذَا هُم مُّظۡلِمُونَ  وَٱلشَّمۡسُ تَجۡرِى لِمُسۡتَقَرٍّ۬ لَّهَا‌ۚ ذَٲلِكَ تَقۡدِيرُ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡعَلِيمِ  وَٱلۡقَمَرَ قَدَّرۡنَـٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلۡعُرۡجُونِ ٱلۡقَدِيمِ  لَا ٱلشَّمۡسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدۡرِكَ ٱلۡقَمَرَ وَلَا ٱلَّيۡلُ سَابِقُ ٱلنَّہَارِ‌ۚ وَكُلٌّ۬ فِى فَلَكٍ۬ يَسۡبَحُونَ  وَءَايَةٌ۬ لَّهُمۡ أَنَّا حَمَلۡنَا ذُرِّيَّتَہُمۡ فِى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ  وَخَلَقۡنَا لَهُم مِّن مِّثۡلِهِۦ مَا يَرۡكَبُونَ  وَإِن نَّشَأۡ نُغۡرِقۡهُمۡ فَلَا صَرِيخَ لَهُمۡ وَلَا هُمۡ يُنقَذُونَ  إِلَّا رَحۡمَةً۬ مِّنَّا وَمَتَـٰعًا إِلَىٰ حِينٍ۬  وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّقُواْ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيكُمۡ وَمَا خَلۡفَكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ  وَمَا تَأۡتِيہِم مِّنۡ ءَايَةٍ۬ مِّنۡ ءَايَـٰتِ رَبِّہِمۡ إِلَّا كَانُواْ عَنۡہَا مُعۡرِضِينَ  وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ أَنفِقُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِينَ ڪَفَرُواْ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَنُطۡعِمُ مَن لَّوۡ يَشَآءُ ٱللَّهُ أَطۡعَمَهُ ۥۤ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا فِى ضَلَـٰلٍ۬ مُّبِينٍ۬ 

بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ
سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم
بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ
الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى

هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ )


وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ  مَا يَنظُرُونَ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ تَأۡخُذُهُمۡ وَهُمۡ يَخِصِّمُونَ  فَلَا يَسۡتَطِيعُونَ تَوۡصِيَةً۬ وَلَآ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمۡ يَرۡجِعُونَ  وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ إِلَىٰ رَبِّهِمۡ يَنسِلُونَ  قَالُواْ يَـٰوَيۡلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرۡقَدِنَاۜ‌ۗ هَـٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وَصَدَقَ ٱلۡمُرۡسَلُونَ  إِن ڪَانَتۡ إِلَّا صَيۡحَةً۬ وَٲحِدَةً۬ فَإِذَا هُمۡ جَمِيعٌ۬ لَّدَيۡنَا مُحۡضَرُونَ  فَٱلۡيَوۡمَ لَا تُظۡلَمُ نَفۡسٌ۬ شَيۡـًٔ۬ا وَلَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا ڪُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ  إِنَّ أَصۡحَـٰبَ ٱلۡجَنَّةِ ٱلۡيَوۡمَ فِى شُغُلٍ۬ فَـٰكِهُونَ  هُمۡ وَأَزۡوَٲجُهُمۡ فِى ظِلَـٰلٍ عَلَى ٱلۡأَرَآٮِٕكِ مُتَّكِـُٔونَ  لَهُمۡ فِيہَا فَـٰكِهَةٌ۬ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ  سَلَـٰمٌ۬ قَوۡلاً۬ مِّن رَّبٍّ۬ رَّحِيمٍ۬  وَٱمۡتَـٰزُواْ ٱلۡيَوۡمَ أَيُّہَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ  ۞ أَلَمۡ أَعۡهَدۡ إِلَيۡكُمۡ يَـٰبَنِىٓ ءَادَمَ أَن لَّا تَعۡبُدُواْ ٱلشَّيۡطَـٰنَ‌ۖ إِنَّهُ ۥ لَكُمۡ عَدُوٌّ۬ مُّبِينٌ۬ 

بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ
سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم
بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ
الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى

هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ

وَأَنِ ٱعۡبُدُونِى‌ۚ هَـٰذَا صِرَٲطٌ۬ مُّسۡتَقِيمٌ۬  وَلَقَدۡ أَضَلَّ مِنكُمۡ جِبِلاًّ۬ كَثِيرًا‌ۖ أَفَلَمۡ تَكُونُواْ تَعۡقِلُونَ  هَـٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى كُنتُمۡ تُوعَدُونَ  ٱصۡلَوۡهَا ٱلۡيَوۡمَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ  ٱلۡيَوۡمَ نَخۡتِمُ عَلَىٰٓ أَفۡوَٲهِهِمۡ وَتُكَلِّمُنَآ أَيۡدِيہِمۡ وَتَشۡہَدُ أَرۡجُلُهُم بِمَا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ  وَلَوۡ نَشَآءُ لَطَمَسۡنَا عَلَىٰٓ أَعۡيُنِہِمۡ فَٱسۡتَبَقُواْ ٱلصِّرَٲطَ فَأَنَّىٰ يُبۡصِرُونَ  وَلَوۡ نَشَآءُ لَمَسَخۡنَـٰهُمۡ عَلَىٰ مَڪَانَتِهِمۡ فَمَا ٱسۡتَطَـٰعُواْ مُضِيًّ۬ا وَلَا يَرۡجِعُونَ  وَمَن نُّعَمِّرۡهُ نُنَڪِّسۡهُ فِى ٱلۡخَلۡقِ‌ۖ أَفَلَا يَعۡقِلُونَ  وَمَا عَلَّمۡنَـٰهُ ٱلشِّعۡرَ وَمَا يَنۢبَغِى لَهُ ۥۤ‌ۚ إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرٌ۬ وَقُرۡءَانٌ۬ مُّبِينٌ۬

بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ
سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم
بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ
الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى

هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ

 لِّيُنذِرَ مَن كَانَ حَيًّ۬ا وَيَحِقَّ ٱلۡقَوۡلُ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِينَ  أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّا خَلَقۡنَا لَهُم مِّمَّا عَمِلَتۡ أَيۡدِينَآ أَنۡعَـٰمً۬ا فَهُمۡ لَهَا مَـٰلِكُونَ  وَذَلَّلۡنَـٰهَا لَهُمۡ فَمِنۡہَا رَكُوبُہُمۡ وَمِنۡہَا يَأۡكُلُونَ  وَلَهُمۡ فِيہَا مَنَـٰفِعُ وَمَشَارِبُ‌ۖ أَفَلَا يَشۡكُرُونَ  وَٱتَّخَذُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً۬ لَّعَلَّهُمۡ يُنصَرُونَ  لَا يَسۡتَطِيعُونَ نَصۡرَهُمۡ وَهُمۡ لَهُمۡ جُندٌ۬ مُّحۡضَرُونَ  فَلَا يَحۡزُنكَ قَوۡلُهُمۡ‌ۘ إِنَّا نَعۡلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعۡلِنُونَ  أَوَلَمۡ يَرَ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَنَّا خَلَقۡنَـٰهُ مِن نُّطۡفَةٍ۬ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ۬ مُّبِينٌ۬ 


بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ
سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم
بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ
الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى

هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ

وَضَرَبَ لَنَا مَثَلاً۬ وَنَسِىَ خَلۡقَهُ ۥ‌ۖ قَالَ مَن يُحۡىِ ٱلۡعِظَـٰمَ وَهِىَ رَمِيمٌ۬  قُلۡ يُحۡيِيہَا ٱلَّذِىٓ أَنشَأَهَآ أَوَّلَ مَرَّةٍ۬‌ۖ وَهُوَ بِكُلِّ خَلۡقٍ عَلِيمٌ  ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلشَّجَرِ ٱلۡأَخۡضَرِ نَارً۬ا فَإِذَآ أَنتُم مِّنۡهُ تُوقِدُونَ  أَوَلَيۡسَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِقَـٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يَخۡلُقَ مِثۡلَهُم‌ۚ بَلَىٰ وَهُوَ ٱلۡخَلَّـٰقُ ٱلۡعَلِيمُ  إِنَّمَآ أَمۡرُهُ ۥۤ إِذَآ أَرَادَ شَيۡـٴً۬ـا أَن يَقُولَ لَهُ ۥ كُن فَيَكُونُ  فَسُبۡحَـٰنَ ٱلَّذِى بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىۡءٍ۬ وَإِلَيۡهِ تُرۡجَعُونَ

Reply
#2
RasitTunca-4 
Mubin Duası Türkçe Okunuşu Li Raşidiye

بِسْمِ ٱللَّٰهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Bismillahirrahmanirrahim

1. Yâ sîn.
2. Vel kur’ânil hakîm(hakîmi).
3. İnneke leminel murselîn(murselîne).
4. Alâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).
5. Tenzîlel azîzir rahîm(rahîmi).
6. Li tunzire kavmen mâ unzire âbâuhum fe hum gâfilûn(gâfilûne).
7. Lekad hakkal kavlu alâ ekserihim fe hum lâ yu’minûn(yu’minûne).
8. İnnâ cealnâ fî a’nâkıhim aglâlen fe hiye ilel ezkâni fe hum mukmehûn(mukmehûne).
9. Ve cealnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden fe agşeynâhum fe hum lâ yubsırûn(yubsırûne).
10. Ve sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn(yu’minûne).
11. İnnemâ tunziru menittebeaz zikre ve haşiyer rahmâne bil gayb(gaybi), fe beşşirhu bi magfiretin ve ecrin kerîm(kerîmin).
12. İnnâ nahnu nuhyil mevtâ ve nektubu mâ kaddemû ve âsârehum ve kulle şey’in ahsaynâhu fî imâmin mubîn(mubînin).
"Sübhane'l-müneffisi an külli medyun. Sübhane'müferrici an külli mahzun. Sübhane'l-muhallisi an külli mescun. Sünhane'l-alimi bi külli meknun. Sübhane men cealae hazainehu beyne'l-kafi ve'n-nun. Fe iza kada emren fe innema yekulü lehı kün feyekun. Fa sübhanellezi bi yedihi melekutü külli şey'in ve ileyhi türceun."
13. Vadrıb lehum meselen ashâbel karyeh(karyeti), iz câe hel murselûn(murselûne).
14. İz erselnâ ileyhimusneyni fe kezzebûhumâ fe azzeznâ bi sâlisin fe kâlû innâ ileykum murselûn(murselûne).
15. Kâlû mâ entum illâ beşerun mislunâ ve mâ enzeler rahmânu min şey’in in entum illâ tekzibûn(tekzibûne).
16. Kalû rabbunâ ya’lemu innâ ileykum le murselûn(murselûne).
17. Ve mâ aleynâ illel belâgul mubîn(mubînu).
"Sübhane'l-müneffisi an külli medyun. Sübhane'müferrici an külli mahzun. Sübhane'l-muhallisi an külli mescun. Sünhane'l-alimi bi külli meknun. Sübhane men cealae hazainehu beyne'l-kafi ve'n-nun. Fe iza kada emren fe innema yekulü lehı kün feyekun. Fa sübhanellezi bi yedihi melekutü külli şey'in ve ileyhi türceun."
18. Kâlû innâ tetayyernâ bi kum, le in lem tentehû le nercumennekum ve le yemessennekum minnâ azâbun elîm(elîmun).
19. Kâlû tâirikum meakum, e in zukkirtum, bel entum kavmun musrifûn(musrifûne).
20. Ve câe min aksal medîneti raculun yes’â kâle yâ kavmittebiûl murselîn(murselîne).
21. İttebiû men lâ yes’elukum ecren ve hum muhtedûn(muhtedûne).
22. Ve mâ liye lâ a’budullezî fataranî ve ileyhi turceûn(turceûne).
23. E ettehızu min dûnihî âliheten in yuridnir rahmânu bi durrin lâ tugni annî şefâatuhum şey’en ve lâ yunkızûn(yunkızûni).
24. İnnî izen le fî dalâlin mubîn(mubînin).
"Sübhane'l-müneffisi an külli medyun. Sübhane'müferrici an külli mahzun. Sübhane'l-muhallisi an külli mescun. Sünhane'l-alimi bi külli meknun. Sübhane men cealae hazainehu beyne'l-kafi ve'n-nun. Fe iza kada emren fe innema yekulü lehı kün feyekun. Fa sübhanellezi bi yedihi melekutü külli şey'in ve ileyhi türceun."
25. İnnî âmentu bi rabbikum fesmeûn(fesmeûni).
26. Kîled hulil cenneh(cennete), kâle yâ leyte kavmî ya’lemûn(ya’lemûne).
27. Bimâ gafere lî rabbî ve cealenî minel mukremîn(mukremîne).
28. Ve mâ enzelnâ alâ kavmihî min ba’dihî min cundin mines semâi ve mâ kunnâ munzilîn(munzilîne).
29. İn kânet illâ sayhaten vâhıdetenfe izâ hum hâmidûn(hâmidûne).
30. Yâ hasreten alel ıbâd(ıbâdi), mâ ye’tîhim min resûlin illâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).
31. E lem yerev kem ehleknâ kablehum minel kurûni ennehum ileyhim lâ yerciûn(yerciûne).
32. Ve in kullun lemmâ cemîun ledeynâ muhdarûn(muhdarûne).
33. Ve âyetun lehumul ardul meyteh(meytetu), ahyeynâhâ ve ahrecnâ minhâ habben fe minhu ye’kulûn(ye’kulûne).
34. Ve cealnâ fîhâ cennâtin min nahîlin ve a’nâbin ve feccernâ fîhâ minel uyûn(uyûni).
35. Li ye’kulû min semerihî ve mâ âmilethu eydîhim, e fe lâ yeşkurûn(yeşkurûne).
36. Subhânellezî halakal ezvâce kullehâ mimmâ tunbitulardu ve min enfusihim ve mimmâ lâ ya’lemûn(ya’lemûne).
37. Ve âyetun lehumul leyl(leylu), neslehu minhun nehâre fe izâ hum muzlimûn(muzlimûne).
38. Veş şemsu tecrî li mustekarrin lehâ, zâlike takdîrul azîzil alîm(alîmi).
39. Vel kamere kaddernâhu menâzile hattâ âdekel urcûnil kadîm(kadîmi).
40. Leş şemsu yenbegî lehâ en tudrikel kamere ve lel leylu sâbikun nehâr(nehâri), ve kullun fî felekin yesbehûn(yesbehûne).
41. Ve âyetun lehum ennâ hamelnâ zurriyyetehum fîl fulkil meşhûn(meşhûni).
42. Ve halaknâ lehum min mislihî mâ yerkebûn(yerkebûne).
43. Ve in neşe’ nugrıkhum fe lâ sarîha lehum ve lâ hum yunkazûn(yunkazûne).
44. İllâ rahmeten minnâ ve metâan ilâ hîn(hînin).
45. Ve izâ kîle lehumuttekû mâ beyne eydîkum ve mâ halfekum leallekum turhamûn(turhamûne).
46. Ve mâ te’tîhim min âyetin min âyâti rabbihim illâ kânû anhâ mu’ridîn(mu’ridîne).
47. Ve izâ kîle lehum enfikû mimmâ rezakakumullâhu kâlellezîne keferû lillezîne âmenû e nut’imu men lev yeşâullâhu at’ameh(at’amehu), in entum illâ fî dalâlin mubîn(mubînin).
"Sübhane'l-müneffisi an külli medyun. Sübhane'müferrici an külli mahzun. Sübhane'l-muhallisi an külli mescun. Sünhane'l-alimi bi külli meknun. Sübhane men cealae hazainehu beyne'l-kafi ve'n-nun. Fe iza kada emren fe innema yekulü lehı kün feyekun. Fa sübhanellezi bi yedihi melekutü külli şey'in ve ileyhi türceun."
48. Ve yekûlûne metâ hâzel va’du in kuntum sâdikîn(sâdikîne).
49. Mâ yenzurûne illâ sayhaten vâhıdeten te’huzuhum ve hum yahıssımûn(yahıssımûne).
50. Fe lâ yestetîûne tavsiyeten ve lâ ilâ ehlihim yerciûn(yerciûne).
51. Ve nufiha fîs sûri fe izâ hum minel ecdâsi ilâ rabbihim yensilûn(yensilûne).
52. Kâlû yâ veylenâ men beasenâ min merkadinâ, hâzâ mâ vaader rahmânuve sadakal murselûn(murselûne).
53. İn kânet illâ sayhaten vâhıdeten fe izâ hum cemîun ledeynâ muhdarûn(muhdarûne).
54. Fel yevme lâ tuzlemu nefsun şey’en ve lâ tuczevne illâ mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
55. İnne ashâbel cennetil yevme fî şugulin fâkihûn(fâkihûne).
56. Hum ve ezvâcuhum fî zılâlin alel erâiki muttekiûn(muttekiûne).
57. Lehum fîhâ fâkihetun ve lehum mâ yeddeûn(yeddeûne).
58. Selâmun kavlen min rabbin rahîm(rahîmin).
59. Vemtâzûl yevme eyyuhel mucrimûn(mucrimûne).
60. E lem a’had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta’budûş şeytân(şeytâne), innehu lekum aduvvun mubîn(mubinun).
"Sübhane'l-müneffisi an külli medyun. Sübhane'müferrici an külli mahzun. Sübhane'l-muhallisi an külli mescun. Sünhane'l-alimi bi külli meknun. Sübhane men cealae hazainehu beyne'l-kafi ve'n-nun. Fe iza kada emren fe innema yekulü lehı kün feyekun. Fa sübhanellezi bi yedihi melekutü külli şey'in ve ileyhi türceun."
61. Ve eni’budûnî, hâzâ sırâtun mustekîm(mustekîmun).
62. Ve lekad edalle minkum cibillen kesîrâ(kesîran), e fe lem tekûnû ta’kılûn(ta’kılûne).
63. Hâzihî cehennemulletî kuntum tûadûn(tûadûne).
64. Islevhel yevme bimâ kuntum tekfurûn(tekfurûne).
65. El yevme nahtimu alâ efvâhihim ve tukellimunâ eydîhim ve teşhedu erculuhum bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).
66. Ve lev neşâu le tamesnâ alâ a’yunihim festebekûs sırâta fe ennâ yubsırûn(yubsırûne).
67. Ve lev neşâu le mesahnâhum alâ mekânetihim fe mâstetâû mudiyyen ve lâ yerciûn(yerciûne).
68. Ve men nuammirhu nunekkishu fîl halk(halkı), e fe lâ ya’kılûn(ya’kılûne).
69. Ve mâ allemnâhuş şi’re ve mâ yenbagî leh(lehu), in huve illâ zikrun ve kur’ânun mubîn(mubînun).
"Sübhane'l-müneffisi an külli medyun. Sübhane'müferrici an külli mahzun. Sübhane'l-muhallisi an külli mescun. Sünhane'l-alimi bi külli meknun. Sübhane men cealae hazainehu beyne'l-kafi ve'n-nun. Fe iza kada emren fe innema yekulü lehı kün feyekun. Fa sübhanellezi bi yedihi melekutü külli şey'in ve ileyhi türceun."
70. Li yunzire men kâne hayyen ve yehıkkal kavlu alel kâfirîn(kâfirîne).
71. E ve lem yerev ennâ halaknâ lehum mimmâ amilet eydînâ en’âmen fe hum lehâ mâlikûn(mâlikûne).
72. Ve zellelnâhâ lehum fe minhâ rakûbuhum ve minhâ ye’kulûn(ye’kulûne).
73. Ve lehum fîhâ menâfiu ve meşârib(meşâribu), e fe lâ yeşkurûn(yeşkurûne).
74. Vettehazû min dûnillâhi âliheten leallehum yunsarûn(yunsarûne).
75. Lâ yestetîûne nasrahum ve hum lehum cundun muhdarûn(muhdarûne).
76. Fe lâ yahzunke kavluhum, innâ na’lemu mâ yusirrûne ve mâ yu’linûn(yu’linûne).
77. E ve lem yerel insânu ennâ halaknâhu min nutfetin fe iza huve hasîmun mubîn(mubînun).
"Sübhane'l-müneffisi an külli medyun. Sübhane'müferrici an külli mahzun. Sübhane'l-muhallisi an külli mescun. Sünhane'l-alimi bi külli meknun. Sübhane men cealae hazainehu beyne'l-kafi ve'n-nun. Fe iza kada emren fe innema yekulü lehı kün feyekun. Fa sübhanellezi bi yedihi melekutü külli şey'in ve ileyhi türceun."
78. Ve darebe lenâ meselen ve nesiye halkah(halkahu), kâle men yuhyil izâme ve hiye remîm(remîmun).
79. Kul yuhyîhellezî enşeehâ evvele merreh(merretin), ve huve bi kulli halkın alîm(alîmun).
80. Ellezî ceale lekum mineş şeceril ahdarinâren fe izâ entum minhu tûkıdûn(tûkıdûne).
81. E ve leysellezî halakas semâvâti vel arda bi kâdirin alâ en yahluka mislehum, belâ ve huvel hallâkul alîm(alîmu).
82. İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu).
83. Fe subhânellezî bi yedihî melekûtu kulli şey’in ve ileyhi turceûn(turceûne).
Reply


Possibly Related Threads…
Thread Author Replies Views Last Post
RasitTunca-4 Delailü'l-Hayrat Türkçe Meali Raşit Tunca 0 8 11-05-2026, 01:55 PM
Last Post: Raşit Tunca
RasitTunca-4 Delailül Hayrat Türkçe Latince Okunuşu Raşit Tunca 0 10 11-05-2026, 01:54 PM
Last Post: Raşit Tunca
RasitTunca-4 HIZIR DUASI PRO3 TÜRKÇE OKUNUŞU Raşit Tunca 0 8 11-05-2026, 01:52 PM
Last Post: Raşit Tunca
RasitTunca-4 Raşidi Tarikatında - Vahfız Duası (Koru Bizi Duası) Raşit Tunca 3 22 11-05-2026, 01:50 PM
Last Post: Raşit Tunca
RasitTunca-4 Raşidi Tarikatında - istiaze Duası El Ahir (ikindiden Sonrası ve Akşam Zikri) Raşit Tunca 3 37 10-29-2026, 06:07 AM
Last Post: Raşit Tunca
RasitTunca-4 Raşidi Tarikatında - istiaze Duası - 3 (Extern) Raşit Tunca 3 37 10-29-2026, 06:05 AM
Last Post: Raşit Tunca
RasitTunca-4 Raşidi Tarikatında - Vedfea Duası (Bizden Uzak Eyle Duası) Raşit Tunca 2 28 10-29-2026, 06:03 AM
Last Post: Raşit Tunca
RasitTunca-4 Raşidi Tarikatında - Fefrug Duası (KÖTÜLERi UZAKLAŞTIRMA DUASI) Raşit Tunca 3 36 10-29-2026, 06:01 AM
Last Post: Raşit Tunca
RasitTunca-4 Raşidi Tarikatında "Ve Ennallâhe Mûhinu" Duası "Allah Tuzaklarını Bozar" Duası Raşit Tunca 0 15 10-29-2026, 06:00 AM
Last Post: Raşit Tunca
RasitTunca-4 Cevşen Duası (Muskası) Li Raşidiye Raşit Tunca 1 23 10-29-2026, 05:57 AM
Last Post: Raşit Tunca

Forum Jump:


Users browsing this thread: 1 Guest(s)
TOPLIST
AraBul Efsane TB-List Tiryaki Tlist-K Web-Tunca