MUHAMMED

Muhammed


BAYRAK

TC.Bayrak



Hoşgeldin Ziyaretçi
Mesaj atabilmek için forumumuza kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifre
  





Forum İstatistikleri
Üye Sayısı:» Üye Sayısı: 17
En Son Üyemiz:» En Son Üyemiz: Sahibu Sidre
Konu Sayısı:» Konu Sayısı: 6,746
Mesaj Sayısı:» Mesaj Sayısı: 8,735

Tam İstatistik Tam İstatistik

Çevrimiçi Kullanıcılar
Şu anda 68 çevrimiçi kullanıcı var.
» 1 üye | 65 Misafir
Bing, Yandex, RasitTunca

Forumlarda Ara

(Gelişmiş Arama)


[Resim: flatcast_tema_v8092017uul6.jpg]

[Resim: flatcast_tema_v809201u3uh8.jpg]

[Resim: flatcast_tema_v8092015kuej.jpg]

[Resim: flatcast_tema_v809201ufufa.jpg]

[Resim: flatcast_tema_v809201ytue9.jpg]

[Resim: flatcast_tema_v809201cbusw.jpg]

[Resim: flatcast_tema_v809201i0uqb.jpg]


https://dosyaci.1trk.net/canli/150488331497521.swf

Flatcast Fcp Tema "Zamanim Yok"  Design By Karoglan


Etiketler : Flatcast, Fcp Tema, "Zamanim Yok",  Design By ,Karoglan,tema,radyo tema,renkli,bayanli,bayan resimli tema,flatcast tema,kirmizi radyo tema,turuncu radyo tema,yesil radyo tema,,pembe radyo tema,


[Resim: Arap%C3%A7a%20Alfabe%20-Elifba-%20Harfle...C5%9Fu.png]

Elifba -Arapça Alfabe Harfleri ve Okunuşu

Herkese iyi günler dileriz.Bu yazımızda sizlere Arap alfabe harflerini ve Türkçe okunuşlarını paylaşacağız.Şimdiden herkese iyi ilimler dileriz.

Dünyanın en çok konuşulan dillerinden birisi olan Arapça’nın 29 tane harfi vardır.

Şimdi Arapça Yazılışları ve Türkçe olarak okunuşları Bu şekilde.


ا‎ ==> Elif
ب‎ ==> Be
ت‎ ==> Te
ث‎ ==> Se(S harfi peltektir)
ج ==> Cim
ح‎‎ ==> Ha
خ ==> Hı(H harfi kalındır ve gırtlaktan çıkartılmalıdır)
د‎‎ ==> Dal
ذ‎ ==> Zel(Z harfi peltektir)
ر‎ ==> Rı
ز ==> Ze
س‎ ==> Sin
ش‎ ==> Şın
ص‎ ==> Sad
ض‎ ==> Dad
ط‎‎ ==> Tı
ظ ==> Zı
ع ==> Ayın
غ‎ ==> Ğayın
ف‎‎ ==> Fe
ق‎ ==> Gaf
ك‎ ==> Kef
ل‎ ==> Lam
م ==> Mim
ن ==> Nun
و‎ ==> Vav
ه‎ ==> He
لا‎ ==> Lam Elif
ي ==> Ye

Elifba’nın yazıyla yazılışı ve Türkçe okunuşu bu şekildedir.


Bunları resim olarak aşağıda paylaşalım.

[Resim: elif-ba-alfabesi.jpg]

[Resim: arap-alfabesi-elifba.jpg]


Umarız faydalı olur.

Herkese iyi çalışmalar dileriz…



[Resim: Pozitif%20D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20Nedir...lerdir.png]

Pozitif Düşünce Nedir? Negatif Düşünce Nedir? Sonuçları Nelerdir?

Pozitif olma hali, esasen bir düşünce sistemidir. Her durumda pozitif enerjinin tetiklenmesini sağlar ve bize dönen sonuçların da pozitif olacağını öngörür. Böylece insanı her zaman aktif ve sağlıklı kılmayı hedefler.

negatif-pozitifHepimiz, son yıllarda zamanın ne derece hızlı aktığının farkındayız. 21. yüzyıla damgasını çoktan vurmuş olan teknolojiden siyasete, iş hayatından sosyal yaşama uzanan değişimlerin hızı ise düşünceyi zorluyor. Çünkü beynimiz, bu yeni farkındalığa uyum sağlamakta zorlanıyor. Bu yüzden stres, depresyon, iç çatışma, tatminsizlik, moral bozukluğu, motivasyon düşüklüğü gibi duygusal çöküntüler yaşıyoruz. O halde, bugünün gereklerine göre yaşamak ve yarına hazırlanmak için düşünce sistemimizi bu hıza ayak uyduracak biçimde yeniden yapılandırmamız gerekiyor.

Dışa ve İçe Yöneltilen Negatif Enerji Nelere Neden Olur?

Negatif enerjinin artması, negatif bakış açısının ve olumsuz anlamda eleştirel bir karakter yapısının edinilmesine neden olur. Dış dünyaya yöneltilen negatif enerji, kendisine negatif algılamalar olarak geri döner. Durum böyle devam ettiğinde, insan özgüvenini yitirir, kişiliğinde bozulmalar meydana gelir. Daha ileri seviyelerde kişi sadistçe davranışlar bile sergileyebilir. Örneğin, bir insanın kişiliğini, özgüvenini yok etmekte rol oynar.

depresyon

İçe dönük negatif enerji ise, kişinin kendi kendini tahrip edercesine eleştirmesine neden olur. Kişi kendini herkesten zayıf ve aşağı görmeye başlar. Beceriksizliğinin farkındadır ve kendisini çaresiz hissederek bu duruma boyun eğer. Daha ileri aşaması mazoşist bir yapının ortaya çıkmasıdır. Bunu ileriye taşırsa intihara kadar götürebilir. Negatif bakış açısı bir kısır döngüdür. Kişi negatif gördükçe negatif enerjisi artar ve negatif enerji onun negatif tepkilerde bulunmasına sebep olur. Davranışların davranışları doğurması sebebi ile de negatife tepki alır.

Pozitif Olmak İnsana Ne Kazandırır?

Pozitif bir insan ise:

Hangi durumda olursa olsun alternatif üretir.
Öğreti kalıplarımızın bize çizdiği sınırların ötesine geçebilir.
Çözüme yönelik düşünür.
Akılcıdır, aklını kullanır.
Hızlı değişime, aynı anda hızla ayak uydurabilir.
Zihinsel anlamda özgürleşmiştir.
Başarılıdır ve iç huzuruna sahiptir.

Einstein’ın dediği gibi “Problemi yaratan beyinle o problemi çözmek mümkün değildir.”

Negatif iseniz, pozitif düşünme sistemini benimsemek için öncelikle zihninizdeki örümcek ağlarından kurtulmanız gereklidir.

Önceki nesillerin, kendi yarattıkları problemleri kendi düşünce yapılarıyla çözmeleri olanaksızdır. Fakat insan öğrenen bir varlıktır. Değişimlere ve onların hızlarına nasıl yetişeceğini öğrenerek düşünce sistemini yeniden yapılandırabilir. Bunun ilk basamağı da, pozitif düşünmenin ne denli önemli olduğunun kavranmasıdır.

Her günün bir öncekinden mutlu geçmesini ister misin? Kim istemez ki! Sen de daha mutlu ve her gününü dolu dolu yaşamak istiyorsan pozitif düşünmeyi bir alışkanlık haline getirmelisin. Mutlu bir hayat sadece pozitif düşünce yapısıyla ilgilidir ve inanıyorum ki herkes ruhen, duygusal anlamda ve zihinsel anlamda kendini pozitif düşünmeye eğitebilir, kendi içsel gücünü arttırıp daha mutlu yaşamanın yollarını öğrenebilir. Pozitif düşünceyi hayatınızın bir parçası yapmak için sahip olduğunuz güce inanmanız gerekmektedir. Önemli olan tek şey inanmanız! İnanırsanız her zorluğun üstesinden gelebilirsiniz. Tek yapmanız gereken olumsuz düşüncelerinizi bir yana bırakıp kendinizi olumlu düşünmeye yönlendirmek.

1. Öncelikle pozitif olmaya gayret edin

Sürekli aklınızda yapamam gibi düşünceler var ise, ilk iş bu düşüncelerden kurtulmanız gerek. Bu tarz olumsuz düşünceler sizi aşağı çekmekten başka bir işe yaramazlar.

Öncelikle olumsuz düşünceler yerine kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak düşünceler edinmelisiniz. Kendinizi “yapamam” düşüncesinden kurtarın ve elinizden gelenini en iyisini yapacağınızı düşünün.

2. Tüm olumsuz düşüncelerden kurtulun

Olumsuz duyguların sizi ele geçirmesine izin vermeyin. Güzel günler çok yakın ve tek yapmanız gereken şey denemek. Olumlu düşünmeyi kendinize bir alışkanlık haline getirin ama bu değişimin öyle bir anda olmasını da beklemeyin-sadece deneyin. Gün içerisinde bir kaç saat bile olsa bu düşüncelerden uzaklaşmanız, başlangıç için ufak ama hayatınız için büyük bir adım olacaktır.

3. Hayatınızdaki negatif şeylerin yerine başka şeyler koyun

Gün içinde zihninizde olup bitenler, aslında nasıl düşündüğünüzü ve nasıl hissettiğinizi belirler. Bu yüzden zihninizin içinde olup bitenleri sorgulamaya başlayın. Kendinize şu soruyu sorun: Hayatımdaki 3 olumsuzluk kaynağı neler? Bu, size yakın birisi de olabilir, sürekli ziyaret ettiğiniz bir internet sitesi veya uygulama da olabilir, bir televizyon programı da olabilir, bir şarkı da olabilir. Sonra yeni bir sayfa açın ve hayatınızda bu üç şeyle daha az vakit geçirmek için neler yapabileceğinizi sıralayın. Kendinize bir eylem planı çıkarın ve önümüzdeki bir hafta boyunca bu planı uygulayın.

4. hayattan memnun ol

Hayatta sahip olduğumuz küçük şeylerden bile memnun olup şükretmeyi öğrenmeliyiz. Belki banka hesabında milyon liraların yoktur ama büyük olasılıkla bir ailen, çocukların, arkadaşların, işin ve en önemlisi özgürlüğün elinde ve bunlar için memnun olmalı şükretmeyi unutmamalıyız. Belki de en önemlisi sağlığımız yerinde. Kendimizi kötü hissettiğimiz ve demoralize olduğumuz zamanlarda hayata karşı isyankar olur her şeyden şikayetçi oluyoruz, fakat yukarıda saydığım sahip olduğumuz önemli şeyleri unuttuğumuz için böyle düşünmeye ve isyankar olmaya başlıyoruz. Pozitif düşünce yapısını bir alışkanlık haline getirmenin en önemli aşamalarından biri hayata karşı isyankar olmamak ve memnun olma halimizi sürekli devam ettirmektir.

Pozitif düşünme alışkanlığı edinebileceğiniz 17 yol


Her günün bir öncekinden mutlu geçmesini ister misin? Kim istemez ki! Sen de daha mutlu ve her gününü dolu dolu yaşamak istiyorsan pozitif düşünmeyi bir alışkanlık haline getirmelisin. Mutlu bir hayat sadece pozitif düşünce yapısıyla ilgilidir ve inanıyorum ki herkes ruhen, duygusal anlamda ve zihinsel anlamda kendini pozitif düşünmeye eğitebilir, kendi içsel gücünü arttırıp daha mutlu yaşamanın yollarını öğrenebilir. Pozitif düşünceyi hayatınızın bir parçası yapmak için sahip olduğunuz güce inanmanız gerekmektedir. Önemli olan tek şey inanmanız! İnanırsanız her zorluğun üstesinden gelebilirsiniz. Tek yapmanız gereken olumsuz düşüncelerinizi bir yana bırakıp kendinizi olumlu düşünmeye yönlendirmek.

1. Öncelikle pozitif olmaya gayret edin

Sürekli aklınızda yapamam gibi düşünceler var ise, ilk iş bu düşüncelerden kurtulmanız gerek. Bu tarz olumsuz düşünceler sizi aşağı çekmekten başka bir işe yaramazlar.

Öncelikle olumsuz düşünceler yerine kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak düşünceler edinmelisiniz. Kendinizi “yapamam” düşüncesinden kurtarın ve elinizden gelenini en iyisini yapacağınızı düşünün.

2. Tüm olumsuz düşüncelerden kurtulun

Olumsuz duyguların sizi ele geçirmesine izin vermeyin. Güzel günler çok yakın ve tek yapmanız gereken şey denemek. Olumlu düşünmeyi kendinize bir alışkanlık haline getirin ama bu değişimin öyle bir anda olmasını da beklemeyin-sadece deneyin. Gün içerisinde bir kaç saat bile olsa bu düşüncelerden uzaklaşmanız, başlangıç için ufak ama hayatınız için büyük bir adım olacaktır.

3. Hayatınızdaki negatif şeylerin yerine başka şeyler koyun

Gün içinde zihninizde olup bitenler, aslında nasıl düşündüğünüzü ve nasıl hissettiğinizi belirler. Bu yüzden zihninizin içinde olup bitenleri sorgulamaya başlayın. Kendinize şu soruyu sorun: Hayatımdaki 3 olumsuzluk kaynağı neler? Bu, size yakın birisi de olabilir, sürekli ziyaret ettiğiniz bir internet sitesi veya uygulama da olabilir, bir televizyon programı da olabilir, bir şarkı da olabilir. Sonra yeni bir sayfa açın ve hayatınızda bu üç şeyle daha az vakit geçirmek için neler yapabileceğinizi sıralayın. Kendinize bir eylem planı çıkarın ve önümüzdeki bir hafta boyunca bu planı uygulayın.

4. hayattan memnun ol

Hayatta sahip olduğumuz küçük şeylerden bile memnun olup şükretmeyi öğrenmeliyiz. Belki banka hesabında milyon liraların yoktur ama büyük olasılıkla bir ailen, çocukların, arkadaşların, işin ve en önemlisi özgürlüğün elinde ve bunlar için memnun olmalı şükretmeyi unutmamalıyız. Belki de en önemlisi sağlığımız yerinde. Kendimizi kötü hissettiğimiz ve demoralize olduğumuz zamanlarda hayata karşı isyankar olur her şeyden şikayetçi oluyoruz, fakat yukarıda saydığım sahip olduğumuz önemli şeyleri unuttuğumuz için böyle düşünmeye ve isyankar olmaya başlıyoruz. Pozitif düşünce yapısını bir alışkanlık haline getirmenin en önemli aşamalarından biri hayata karşı isyankar olmamak ve memnun olma halimizi sürekli devam ettirmektir.

5. ilham verici kitapları okuyun

Eğer kitap okuma alışkanlığın varsa seni hayata karşı güçlendirecek olan pozitif olmayı sana unutturmayacak ve seni hep bir sonraki basamağa karşı hazırlayacak olan kitapları okuyabilirsin. Eğer kitap okumaktan hoşlanmıyor ve eski moda buluyorsan, sen de çeşitli blogları ve bu konuda gazete, dergide çıkan yazıları okuyabilirsin. İnternet ortamında tonlarca pozitif düşünceyi alışkanlık haline getirmenin yollarını anlatan yazılar var ve bir çoğu işe yarıyor. Tek yapman gereken okumaya başlamak ve yazılanlara güvenmektir. Her gün on on beş sayfa kitap okumak ya da günlük belirlediğin yazıları ya da söyleşileri okumak ve bunu her gün kesinlikle yapmak senin için çok iyi bir başlangıç olacak ve pozitif düşünmeyi hissetmeye başlayacaksın.

6. Düzenli egzersiz yapın

Negatif düşüncelere kapılıp zor günler geçirdiğiniz zamanlarda, 20-30 dakikalık bir egzersiz bile kafanızın içindeki düşünceleri değiştirmenize yardımcı olabilir. Egzersiz sırasında içinizde biriken gerilim, endişeli düşünceler dağılır ve kendinizi daha güçlü hissetmeye başlarsınız. Zihninizi odaklama becerinizi geliştirir. Bu da olaylarla başa çıkma gücünüzü artırır.

7. Pireyi deve yapmayı bırakın

Ufacık meseleleri, zihninizin içinde büyütmekten, hayatınızın sorunu haline getirmekten vazgeçin. İlerlemek istiyorsanız ve endişelerinizin, korkularınızın hayatınızı ele geçirmesini istemiyorsanız bundan vazgeçin. Bir şekilde pireyi deve yapmaya başladığınızı hissettiğinizde kendinize şu soruyu sorun: Bu sorun 5 yıl sonra hala hayatımda olacak mı? Ya da 5 ay sonra?

8. Şükredin

İnsan hayata olumsuz bir çerçeveden baktığı zaman, aslında günlük hayatta şükretmesi gereken birçok şeyi ıskalayabilir. Hayatınızda çok fazla olan, farkına bile varmadığınız, küçüklüğünüzden beri sahip olduğunu ancak başkalarının sahip olmadığı pek çok şey olabilir. Gece yatağa girdiğinizde veya sabah gözlerinizi açtığınıda gün içinde yediğiniz yemeklere, başınızı sokacak bir eviniz olmasına, temiz su kaynaklarına sahip olmanıza ve ailenize, arkadaşlarınıza şükredin.

9. Kendinizi güçlü ve başarılı hissetmenizi sağlayacak cümleler bulun

Kendinizi güçsüz hissettiğiniz zaman size mutlu ve güçlü hissettirecek cümleler edinirseniz. Kontrolün sizde olduğunun farkına varmanızda kolaylaşır.

Öncelikle eksik yönlerinizi netleştirin ve bu eksiklikten kaynaklı yaşadığınız olumsuz durumlara karşı sizi motive edecek herhangi bir söz bulun ve kötü hissettiğiniz anlarda kendinizi bu sözlerle telkin edin.
İnsanlar, olmak istedikleri kadar mutlu olurlar. A.Lincoln

10. Olumlama egzersizleri yapın

Olumlu düşünün, olumlu hissetmeye başlayın. Olumlama egzersizleri pozitif düşünmenize sağlayacak en önemli egzersizdir. Bu egzersiz ile size olumlu düşünceler çağrıştıran cümleleri gün içerisinde tekrar ederek kendinizi iyi hissetmenizin yolunu açmaya çalışıyorsunuz. Unutmayın ki istemek başarmanın yarısıdır. Olumlu düşünmenin gücüne inanırsanız isteklerinizin önündeki duvarların birer birer kalktığına şahit olacaksınız.

11. Başaracağınıza inanın

Mutlu olmanızı engelleyen şeyin genellikle karşılaştığınız olaylar ve insanlar olduğunu düşünürsünüz. Bu tamamen yanlıştır. Mutluluğu engelleyen tek şey sizin düşünceleriniz!

Bu yüzden inandığınız şeyleri değiştirmelisiniz. Bugüne kadar edindiğiniz deneyimleriniz ve yaşadığınız olumsuzluklar sizi bu duruma getirdi. Yaşadığınız her şey geçmişte kaldı artık sonuçları değiştirme zamanı, başaracağınıza inanın.

12. Hiçbir şeyi içinizde tutmayın

Eğer negatif duyguları içinizde, zihninizde tutmaya devam ederseniz, bir süre sonra bu duygular sizi ele geçirmeye başlar. Bu negatif duygulardan kurtulmak için bir başka yöntem de konuşmak, iletişim kurmak. Yaşadığınız olumsuz duyguları, bir yakınınızla paylaşabilirsiniz. Böylelikle zihninizin hava almasını sağlarsınız. Karşınızdaki kişi sizi dinlerken, konuya yeni bir bakış açısı getirebilirsiniz.

13. Hayatınızın kontrolünü ele alın

Olumlu düşünün dediysem olumsuz düşünceleri de boş verin demedim. Yaşadığınız sıkıntılarda yaptığınız hataların farkına varmak, neler yapabileceğinizi düşünmek, geleceğiniz için daha parlak bir yol sağlayacaktır. Böylelikle gelecekte yapabileceğiniz hatalardan kaçınmış olacak hem de pozitif düşünmeniz kolaylaşacaktır.

14. Kendinize şans tanıyın

Kendinizi üzgün veya yorgun hissedebilirsiniz. Böyle zamanlarda genellikle yaptığınız hatalara odaklanarak durumu üstesinden gelinemez hale getirebilirsiniz. Hatalardan ders almak ve yola devam etmek çok önemlidir. Hayatınızda hiç bir şey yolunda gitmiyor olamaz, yolunda gitmeyen şeylere değil yolunda giden şeylere odaklanırsanız emin olun kendinizi daha rahat hissedeceksiniz.

15. Geçmişten ders alın

Geçmiş geçmişte kaldı ve hiçbir şekilde değiştirmeniz mümkün değil. Yapabileceğiniz tek şey var o da geçmişten ders çıkarmaktır.
Geleceğe odaklanın yoksa geçmişin külleriyle uğraşırken karşınıza çıkacak önemli fırsatları kaçırabilirsiniz. Gücünüzün farkına varın ve kendinizi motive edin. Yaşadığınız olumlu olayları hatırladıkça zevk alırsınız, olumsuzları hatırladıkça “geçmişte kaldı” diye düşünür ve ders çıkarırsınız.

Sonuç olarak her iki durumda da geçmişin faydasını görmüş olursunuz. Bunu bu şekilde değerlendirin ve böyle düşünün, tabii abartmadan. Her şey geçmişte kalacak diye üst üste hata da yapmamak gerek.

16. Daha kötüsü olabileceğini unutmayın

Hayat yolunda iyi veya kötü bir çok olay ile karşılaşacaksınız. Bu yüzden başınıza gelen kötü durumların her zaman daha kötüsünün olduğunu unutmayın ve yaşadığınız hayata, soluduğunuz havaya minnet duyun.

17. Belki de bir fırsattır

Bazen yaşadığınız durumlar ne kadar olumsuz bile olsa sonucunda olumlu sonuçlar doğurabilir. Hiç sevmediğiniz bir işte çalışırken işinizden olmanız belki de yıllardır ertelediğiniz hayallerinizi gerçekleştirmeniz için size yeni bir başlangıç sağlayacaktır.


Negatif Düşünce Nedir?

***Nedir Olumsuz Düşünce ve Etkileri? ***

Hangi durumda olduğunuzu ve ne olduğunuzu, zihninizi işgal eden temel düşünceler belirler. Olumsuz düşüncelerimiz beynimizi işgal eden ayrık otlarıdır. Ayrık otlarının miktarı fazlaysa olumsuz bir kişiliğin ortaya çıkmasına yol açar.

Düşüncelerimiz davranışlarımızı, davranışlarımız da hissettiklerimizi etkiler. Bu kaçınılmaz bir durumdur. Şimdiye kadar böyle olmuştur. Bundan sonra da böyle devam edecektir.

Olumsuz düşünceyi ve davranışları kendilerine pusula edinmiş kişiler, bakış açılarını değiştirmedikleri sürece istediklerini elde etmelerine olanak yoktur.

Sizlerle; olumsuz düşüncelerin hayatımıza yaptıkları etkileri ziyaret etmek istiyorum. Birlikte olumsuz duygu ve düşüncelerimizle kendimize kurmuş olduğumuz tuzakları fark edip kurtuluş yolculuğuna çıkalım. Var mısınız kurtuluşa?

* Bir fırsat ile engel arasında ne fark vardır? Farkı kişinin ona karşı olan bakış açısında ve tutumunda yatar. Olumsuz kişiler olumlu fırsatlar doğduğunda bunu göremez ve yakalayamaz. Her koşulu bir engeller silsilesi olarak algılar.

* İnsanlar kendilerine benzeyen insanlardan hoşlanırlar. Negatif insanların etkisinde kalmak, radyasyon etkisinde kalmak gibidir. Sürekli maruz kalmaya devam edersiniz, tüm sisteminizi teslim edersiniz. Olumsuz düşünen insanlarla vakit geçiriyorsanız dikkat zilleri çalıyor demektir.

Hanginiz evinize ya da iş yerinize kendi çöplerimi dökmeme izin verirsiniz? Hiçbiriniz değil mi? Oysa ki; her an çok değerli olduğunu düşündüğümüz beynimize çöp dökülmesine izin veriyoruz. Öyle ya da böyle, ailemiz, arkadaşlarımız, medya, vb. tüm çöplerini güzelim beynimize yollamakta. Adeta beynimiz çöp yığını haline gelmekte. Buna dur demenin zamanı şimdi “an” dır.

* Başarılı insanlar sürekli olarak iyi bir görüş açısıyla bakar, fırsatları görür ve karar veriler. Başarısız olanlar ise; her şeyi ölçülerin dışına taşıyan insanlara benzer. Onların birinci ilkesi; hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir.

* Olumsuz düşünce yavaş ancak sürekli biçimde kişilerin hareket ve dayanıklılık gücünü yok eder. Şimdiki zamanın “an”ın gücünü kullanabilen kişiler ancak gelecekten umutlu olanlardır.

Negatif Düşüncelerden Kurtulmak için Kullanabileceğiniz 10 Etkili Yol

Mutsuzluğumuzun en büyük nedenlerinden birinin de aklımızdan çıkmak bilmeyen o kara kara düşüncelerimiz olduğunu hepimiz biliyoruz, değil mi? Elimizdekilerle yetinmememizin, hayattan tam anlamıyla keyif alamamamızın ve henüz olmamış şeylere bile umutsuzlukla bakmamızın bariz nedeni bu! Yani negatif düşüncelerimiz! Evet, hemen hepimiz zaman zaman negatif düşüncelerin esiri oluyor, sonra da içine düştüğümüz şanssızlıklar silsilesinin peşimizi neden bir türlü bırakmadığını merak ediyoruz. Kendimize sürekli “neden ben?” diye sorular soruyor, bir mıknatıs gibi olabilecek bütün kötü şeyleri üzerimize nasıl çekebildiğimize yanıtlar bulmaya çalışıyoruz. Oysaki cevabın sorunun içinde gizli olduğunu göremiyoruz.

Başımıza gelen tüm o kötü şeyleri aslında zihnimizi işgal eden kara düşüncelerle kendimize biraz daha yaklaştırdığımızı göremiyoruz. Aklımızdan geçen her olumsuz düşüncenin bizi olmasını hiç istemediğimiz, ama aynı zamanda içten içe beklediğimiz sonuca doğru sürüklediğini anlayamıyoruz. Olumsuz düşünerek korktuğumuz sonuca doğru istemsizce ilerlediğimizi göremiyor, sonra da yüzleştiğimiz gerçekle karşılaştığımızda; “korktuğum başıma geldi, böyle olacağını zaten biliyordum” diyerek aynı hatayı “zibilyonuncu” kez yapıyoruz. Oysaki düşünce tarzımızı değiştirsek ne korktuğumuzun başımıza geldiğini görecek ne de o sonuçla karşılaştığımızda “yine mi ben” demek zorunda kalacağız. Ama işte bunu yapmıyor, paçamızı bir kez kaptırdığımız kötü düşüncelerden bir türlü kurtulamıyoruz.

Belki de kurtulmak istiyoruz, ancak bir düşünceden kurtulmaya çalışırken ona daha çok kapıldığımızı görüp verdiğimiz bu uğraştan vazgeçme eğilimi gösteriyoruz. Tıpkı çırpındıkça daha da dibe batan biri gibi düşünceleri kapı dışarı etmek isterken içimize daha da çok yerleştiklerini görüyoruz. Peki, neden böyle olduğunu biliyor musunuz? Çünkü hep yanlış yolları seçiyoruz. Olumsuz düşüncelerden kurtulmak için “olumsuz düşünmek istemiyorum” demek yerine, odak noktamızı değiştirmemiz gerektiğini bilmiyoruz. Aslında bu durum, tamamen beynimizin işleyişiyle alakalı.

İsterseniz konuyu iyice anlamanız için olumsuz bir şeyi düşünmemeye çalışırken beynimizde neler olup bittiğini kısaca açıklayayım. Şöyle ki bir şey düşünmek istemediğimizde, aynı zamanda düşünmemizi sağlayan nöronlarımızın oluşturduğu bağlantıları harekete geçirmiş oluyoruz. Yani neyi düşünmeyeceğimizi düşünürken de aslında olumsuz düşüncelerimizi oluşturan aynı nöron ağını devreye sokuyoruz. Bu tıpkı “uyumam lazım” diye düşünerek, yatakta saatlerce dönmek gibi! İşte bunun için de olumsuz düşüncelerden kurtulmak için başka bir şeye odaklanmamız, aklımızda yeni bir düşünce yaratmamız ve o olumsuz düşüncenin oluştuğu nöronları zayıflatmamız gerekiyor.

İşte biz bunun farkında olmadığımız için olumsuz düşüncelerden kurtulamıyoruz. Oysaki mutluluğumuza engel olan ve bize sürekli “neden hiçbir şey istediğim gibi olmuyor” gibi sorular sorduran olumsuz düşüncelerden kurtulmak aslında hiç de öyle çok zor değil. Demek istediğim şu ki hayatımızın her alanında bizi başarıdan ve mutluluktan alıkoyan negatif yaklaşımlardan kurtulmak için birazcık çaba göstermeli ve zaman içinde onların üzerimizdeki etkisini tamamen yok etmeliyiz. Peki, bunu nasıl yapacağız? İşte onu da gelin aşağıda birlikte öğrenelim.

Negatif düşüncelerin esiri olmaktan kurtulmak isteyenler için öneriler:

Uykunuza Dikkat Edin!

Uykunuza Dikkat Edin!Negatif düşüncelerden kurtulmak için yapmanız gereken ilk şey, sürekli uygulayacağınız bir uyku düzeni oluşturmak! Çünkü uyku döngünüzün düzenli olması sizi hem kısa hem de uzun vadede olumsuz düşüncelerin esiri olmaktan kurtaracaktır. Depresyonun belirtileri ve nedenleri arasında olan olumsuz düşünce tarzı, düzensiz uykuyla tetiklendiğinde kişi için kaldırabileceğinden çok daha ağır hale gelmekte ve genellikle bu durumla başa çıkılamamaktadır. Zaten yapılan pek çok araştırma da yetersiz ya da düzensiz uykunun kişilerin olaylara bakış açıları ve düşünce tarzları üzerinde olumsuz etki yarattığını kanıtlamaktadır. Bu nedenle günde 6-8 saat uyumaya özen göstermeli ve yatış kalkış saatleriniz arasında bariz farklılıklar olmaması için rutininizi her zaman uygulamalısınız.


Negatif Düşüncelerinizi Kaleme Alın!

Zihninizi bulandıran ve adeta içiniz kemiren negatif düşüncelerden kurtulmak için yapabileceğiniz bir diğer şey de bu! Yani onları kaleme almayı denemelisiniz. Çünkü aklınızdan geçen ve birbirini takip eden negatif düşüncelerin zihninizi meşgul etmesine izin verirseniz, onlarla savaşamazsınız. Bunun yerine sizi rahatsız eden düşünceleri yazarak aklınızdan uzaklaştırmaya çalışmalısınız. Hem bu yöntemi kullanmak size farklı yönlerden yardımcı olacaktır. Birincisi yazdığınız için üzerinizdeki yükün hafifletmiş ve aklınızdakilerden bir nebze de olsa kurtulmuş olacaksınız. İkincisi ise o düşünceyi yazdıktan sonra yapacaklarınıza bağlı.

Mesela; sevgilinizi, arkadaşınızı ya da sizin için değerli olan herhangi başka birini aradınız ama cevap alamadınız. Tekrar tekrar aramanıza rağmen hala ona ulaşamıyorsunuz. Aklınıza kötü kötü şeyler geliyor ve düşündükçe senaryolarınızı daha da olumsuz hale getiriyorsunuz. İşte burada yapmanız gereken şey, elinize kalemi kağıdı alarak hissettiklerinizi yazmak. “Arkadaşımı aradım ulaşamıyorum, peki başına ne gelmiş olabilir” gibi cümlelerle başlayarak bulabileceğiniz mantıklı cevapları buraya yazmalısınız. Örneğin; telefonunu bir yerde unutmuş olabileceğini, çok önemli bir işi olabileceğini, aramalarınızı duymadığını ve bunlar gibi başka mantıklı cevapları yazmalısınız. Bu şekilde hem kara düşüncelerin aklınızı bulandırmasının önüne geçer hem de yazdıkça sakinleşerek olaya daha pozitif bakmaya başlarsınız.

Düşüncelerin Esiri Olmak Yerine Gerçeği Görmeyi Öğrenin!

Olumsuz bakış açısından kurtulmak istiyorsanız, düşünceleri umursamayı bırakmalı ve gerçekte olanlara yoğunlaşmalısınız. Bununla demek istediğim; aslında hiç olmamış, belki hiç olmayacak şeyler için aklınızı yormaktan vazgeçmeniz! Mesela; bütün sene hazırlandığınız sınavı geçemeyeceğinizi düşünmek yerine, onu geçebilmek için neler yapabileceğinize yoğunlaşmanız. Sonuçta; sınavı geçemeyeceğinizi düşünmek size hiçbir şey kazandırmıyor, öyle değil mi? Ayrıca henüz olmamış ve olacağını hiçbir şekilde bilemeyeceğiniz bir şey için endişelenmenin neresinde mantık var?

İşte bunun için o an sahip olduğunuz şeylere odaklanmalı ve kötü düşünerek kötüyü çağırmaktan vazgeçmelisiniz. Hem etrafınıza detaylı bakarsanız, sürekli negatif şeyler düşünen insanların başına hep kötü şeyler geldiğini görürsünüz. Olumlu düşünmeyi bilen kişiler ise böyle durumlarla çok karşılaşmazlar. Karşılaşsalar bile o şey gerçekleşmeden önce kendilerini boş yere strese sokmadıkları, olumsuz düşünceyle kendilerini yiyip bitirmedikleri için yüzleştikleri durumla çok daha kolaylıkla başa çıkarlar. Diğerleri ise olmamış bir şeyin acısını daha önce tekrar tekrar zihinlerinde canlandırdıkları için bu zor durumla başa çıkmak için yeterli gücü bulamazlar. Zira güçlerini olumsuz düşünceler için yeterince harcamış ve geriye gerçeklikle savaşacak bir şey bırakmayı düşünememişlerdir.

Olaylara İyi Tarafından Bakmayı Deneyin!

Çünkü bunu öğrenemezseniz, hiçbir zaman tam anlamıyla mutlu olamaz; “gamlı baykuş” niteliğindeki kişiliğinizle kendinize zarar vermekten başka hiçbir şey yapmazsınız. Bu nedenlere olaylara iyi tarafından bakmayı öğrenmelisiniz. Olumsuz düşüncelerin elinizi kolunuzu bağlamasına izin vermek yerine onlara karşı direnmeli; olaylara karanlık değil, aydınlık tarafından bakmayı denemelisiniz. Çünkü eğer isterseniz başınıza gelen her türlü şeyde olumsuz bir şey bulabilirsiniz. Hani şu hiçbir şeyden memnun olmayan, hep kendinde olmayanı isteyen insanlar var ya; işte kolaylıkla onlardan bir olabilirsiniz. Zira olumsuz düşüncelere kendini kaptırmak, onlardan yakayı kurtarmak kadar zor değildir.

İşte bu nedenle, negatif düşünce tarzından olabildiğince uzak durmaya çalışmalısınız. Sahip olduklarınızın kıymetini bilmeli, olabilecek kötü ihtimallerin size hiçbir şey katmadığını anlamalı ve “iyi düşün iyi olsun” yaklaşımının doğru olduğuna yürekten inanmalısınız. Örneğin; bir arabanız var, ama gözünüz yine de daha lüks arabalarda! Kendinizi “neden benim öyle arabam yok, hiç olmayacak mı, asla o kadar param olmayacak” gibi düşüncelerle hırpalamak yerine, sahip olduklarınızın kıymetini anlamalısınız. Sonuç olarak; elinizdekilerle mutlu olmayı bilmez ve olaylara iyi tarafından bakmazsanız, geriye dönüp baktığınızda elinizde koca bir hiçten başka bir şey olmadığını görürsünüz.

Olumsuz Düşünceler için Zaman Yaratın!

Evet, olumsuz düşüncelerden kurtulmak için kendinize zaman yaratın diyorum. Nitekim bu da kullanabileceğiniz etkili yöntemlerden biri! Şöyle ki negatif düşüncelerin yine birbiri ardına zihninizi işgal ettiklerini anladınız diyelim. İşte bu durumda, kendinize “şimdi bunun zamanı değil” diyerek uyarıda bulunmalısınız. Negatif düşünme işini daha önceden belirlediğiniz zamanda yapmaya erteleyerek, bu konuda epey yol kat edebilirsiniz.

Tabii, olumsuz düşünmek için öyle saatleriniz falan da harcamanız gerektiğini hatırlatayım. Bunun için; günde 15-20 dakikanızı ayırabilir, bu zaman zarfı dışında hiçbir şekilde negatif düşüncelerin aklınızı bulandırmasına izin vermemelisiniz. Zaten belirli bir süre geçtikten sonra kendinize daha çok hakim olmaya başlayacak ve hazır hissettiğinizde olumsuz düşünmek için ayırdığınız zamanı tamamen ortadan kaldırarak bu konuda başarılı olacaksınız. Şayet bu yöntemin ne kadar etkili olduğunu öğrenmek istiyorsanız, belirlediğiniz zaman dışında olumsuz bakış açısına yenik düşmemeye özen göstermelisiniz.

Çevrenizde Olumlu Düşünen İnsanlara Yer Verin!

Sık sık negatif düşüncelerin istilasına uğruyor ve kendinizi bu düşünceler içerisinde çırpınırken buluyorsanız, o zaman etrafınızdaki insanları da gözden geçirmelisiniz. Çevrenizde sürekli melankolik takılan, bitmek bilmez dertleriyle sizi yiyip bitiren, dünyanın bütün tasasını üstlenmiş gibi görünen insanlar var mı? “Ah başıma gelenleri bir bilsen, yine neler oldu, böyle şeyler neden hep benim başıma geliyor anlamıyorum…” gibi cümlelerle konuşmaya başlayan ve bütün yaşam enerjinizi sömüren arkadaşlara sahip misiniz? Çünkü atalarımızın da dediği gibi üzüm üzüme baka baka kararmakta, yani negatif düşünceler de kişiden kişiye hızla yayılmaktadır. Bu nedenle; eğer etrafınızda olumsuz insanlar varsa onlardan bir bir kurtulmalı, hayatınıza capcanlı renkler katacak yeni insanlarla tanışmalısınız. Unutmayın, çevrenizde yer verdiğiniz insanlar ne kadar olumlu olursa siz de aynı şekilde olumlu düşünmeye başlar, etrafınızdaki iyimserlikten payınıza düşeni fazla fazla alırsınız.

Zamanınızın Kıymetini Bilin!

Hayatın ne kadar kısa olduğunu ve akıp giden bir dakikanızı bile geri alamayacağınızın farkına varın. Ömrünüzü olumsuz düşünceler üzerine yoğunlaşarak geçirmenin size hiçbir şey katmayacağını, bunun yerine sahip olduklarınızın değerini bilerek anın tadını çıkarmanız gerektiğini anlayın. En kıymetli hazineniz olan zamanınızı sizi üzmekten başka hiçbir şeye yaramayacak fikirler için harcamaktansa, pozitif düşüncelere yoğunlaşarak yarınlarınıza umutlu gözlerle bakmaya çalışın. Sonuçta, sizin zamanınız heba edilebilecek kadar kıymetsiz değil! Bu nedenle, ne satın alabileceğiniz ne de geri çevirebileceğiniz vaktinizi yanlış şeyler için harcamayın. Örneğin, kendinizi yine olumsuz düşünceler içinde mi buluyorsunuz? O zaman hemen durumun farkına varın. Kendinize, “vaktimi böyle olumsuz düşüncelerle harcamam ne kadar mantıklı?” gibi sorular sorun ve hemen yaklaşımınızı değiştirin.

Dikkatinizi Başka Bir Şeye Verin!

Hani yukarıda da söylemiştim ya, erkenden uyumak zorunda olduğunuz günlerde nedense uyuyamazsınız diye! İşte aynı durum burada da geçerli! Yani olumsuz düşüncelerin sizi yavaş yavaş ele geçirdiğini düşünüyorsanız, o zaman onları düşünmemeye çalışmak yerine farklı bir yol kullanmalısınız. Çünkü “hayır yarın sınavı geçemeyeceğimi düşünmek istemiyorum” derseniz, büyük ihtimalle o konu üzerinde daha çok yoğunlaşırsınız. İşte bunun için yapmanız gereken şey, dikkatinizi tamamen farklı bir yöne çekmektir. Mesela, çok önemli bir müşterinize sunum yapmak üzeresiniz ve anlaşmayı sağlayamayacağınızdan ölesiye korkuyorsunuz. Kendi kendinize; “bu konuyu düşünme, sakın sesin titremesin, heyecanlanma” gibi telkinler yaparsanız, işi daha da kötü bir vaziyete getirebilirsiniz.

Aslında böyle bir durumda yapmanız gereken şey, müşterinin karşısına çıkmadan önce başka şeylere odaklanmaktır. Elbette, böyle durumlarda aklınızı başka bir şeye vermenin çok zor olduğunu biliyorum. Ama bunun için sayısız farklı yöntem var ve isterseniz siz de pekala yoğunlaşma konusundaki problemlerinizin üstesinden gelebilirsiniz. Negatif düşüncelerin üstesinden gelmek için sevdiğiniz birini arayabilir, bir şeyler içmeyi deneyebilir, bulmaca çözebilir, müzik dinleyebilir, kısacası mutlu olacağınız herhangi başka bir şey yapabilirsiniz. Sonuç olarak; dikkatinizi başka bir yöne verdiğinizde, başınızın üzerindeki kara bulutların yavaş yavaş dağıldıklarını hissedecek ve yöntemin ne kadar işe yaradığını tecrübe ederek öğreneceksiniz.

Yazın ve Yok Edin!

Mutluğunuzu resmen sömüren bu kara düşüncelerden kurtulmak için yapabileceğiniz bir diğer şey de yazıp yok etmek! Evet, ilk başta kulağa saçma geldiğinin farkındayım; ama bu yöntemi kullanarak gerçekten başarılı sonuç elde eden sayısız insan var. Hatta bu konu üzerinde yapılmış bilimsel bir araştırma da aynı sonucu savunur nitelikte. Ohio Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada bazı katılımcılardan negatif düşüncelerini yazmaları ve daha sonra yazdıklarını yok etmeleri istenmiş. Diğer gruptaki katılımcılara ise sadece negatif düşünceleri yazmaları söylenmiş. Negatif düşüncelerini yazdıktan sonra onları yok eden katılımcıların özgüvenlerinin yükseldiği anlaşılırken, diğerlerinin ise aynı negatif tutumu sürdürdüğü ortaya çıkmış.

Yani siz de aynı yöntemi kullanarak somut olarak yok ettiğiniz olumsuz düşünceleri aklınızdan daha kolay bir şekilde silebilirsiniz. Çünkü Profesör Richard Perry’nin de öne sürdüğü gibi düşüncelerinizi nasıl etiketlediğiniz, yani onların nerede durmasını istediğiniz, fikirlerinizi nasıl kullandığınız üzerinde önemli ölçüde etkili oluyor. İşte bütün bu bilgilere dayanarak, siz de aklınızı meşgul eden olumsuz düşüncelerinizi bir kağıda yazarak onları keyifle yırtabilir ya da daha iyisi yakıp küle dönmelerini keyifle izleyebilirsiniz. Sadece deneyin ve ne kadar rahatladığınızı görün.

Kendinizi Sevin!

Kendinizi Sevin!Kendimi sevmek mi? Evet, tam olarak bunu söylüyorum. Çünkü kendinizi gerçekten severseniz, oturduğunuz ağaç dalını bile isteye isteye kesmek gibi bir hata yapmazsınız. Yani olumsuz düşünmenin size zarardan başka hiçbir şey vermediğini anlar ve bunun üstesinden gelmek için her türlü yöntemi denersiniz. Zaten etrafınıza baktığınızda genellikle kendini sevmeyen insanların olumsuz bakış açısına sahip olduğunu görürsünüz. Hayatından, görünüşünden, yaptığı işten, işin özü kendisinden hoşnut olmayan kişilerin negatif düşüncelerden daha çok muzdarip olduğunu anlarsınız.

İşte bu nedenle diyorum ki kendinizi sevin! Ya da en azından bunun için uğraşın! Yaşamınızdan, hayatınızdaki kişilerden, düşüncelerinizden, gülüşünüzden, gözyaşlarınızdan mutlu olmayı bilin. Size ait olan her şeyi sevin ve başta kendiniz olmak üzere hayatınızdaki herkesi, her şeyi affedin. Affetmenin ne kadar mucizevi bir erdem olduğunu tahmin bile edemezsiniz. Günümüzde kendisini sevmeyen hatta belki de kendinden nefret eden o kadar çok insan var ki işte siz onlardan biri olmayın! Çünkü hakkını vererek yaşamak için en başta kendinizi tanımalı ve sevmeyi öğrenmelisiniz.
[Resim: Zeytinya%C4%9F%C4%B1%20Hakk%C4%B1nda%20Bilgiler.png]

Zeytinyağı Hakkında Bilgiler

Zeytin ve zeytinyağının Akdeniz ve Ege coğrafyasında binlerce yıllık bir geçmişi vardır. Bu süre içerisinde yüzlerce medeniyet kurulmuş, yıkılmış ve değişmiş ama zeytinyağı üretimi ve ticareti her zaman önemini korumaya devam etmiştir. Bilinen en eski zeytinyağı üretimi izlerine M.Ö 4500 yıllarında Girit’te rastlanmıştır. Ama bulgular aslında çok daha eski zamanlara dayanan bir muhteşem bir geçmişi gözler önüne sermektedir.

Ayakla ezilip ve daha sonra sıcak su yardımıyla yağının alınması zeytinyağını elde etmekte kullanılan bilinen ilk yöntemdir. Bu yöntemle zeytinyağını üretmek için kurulan ve bilinen en eski tesis, M.Ö. 6. Yüzyıla ait İzmir’in Urla ilçesinin yakında bulunan antik Klazomenika kentinde yapılan kazı çalışmalarında bulunmuştur. Bu yöntem kullanılan ilk yöntem olsa da son yöntem değildir.

Daha sonraları romalılar Zeytini iki taş arasında ezerek zeytinyağı elde etme yöntemini bulmuşlardır. Bu işlem esnasında hareketli taşı döndürmek için gerekli olan enerji ilk etapda insanlar tarafından sağlamıştır. Daha sonraları hayvan gücünden yararlanmıştır. Zamanın ilerlemesi ve paralelin de bilim alınındaki gelişmeler sonucunda ezilen zeytin hamurunun sıkıştırmak için Arşiment vidasının hareketi sonucunda elde edilen basınçtan faydalanılmıştır.

Zeytinyağı sanayiinde kilometre taşı olarak adlandırabileceğimiz olay 19. Yüzyılda zeytinyağı üretiminde buharın kullanılmasını sayabiliriz. Bu yöntemin kullanılmaya başlanmasıyla işlenen zeytin ve bunun akabinde üretilen yağın miktarında büyük artışlar olmuştur. Daha sonraları hidrolik preslemeler akabinde disel motorları ve elekirikli motorların kullanılmasıyla günümüzde kullanılan en modern sitemlere kadar ulaşılmıştır. Bugün zeytin yağı üretiminde kullanılan en modern sistem olan Kontinü sistemleridir.

ZEYTİN VE ZEYTİN AĞACI

Zeytin meyvesi ülkemizde kahvaltıda yer alan ve birçok yemeklerin, özellikle salataların süslendirilmesinde kullanılan, aynı zamanda beğenilerek yenilen yararlı bir yiyecektir. Zeytin meyvesi özel olarak yapılmış çeşitli yeşil zeytin ve siyah zeytin salamuraları olarak sofralarımıza sunulmaktadır.

Zeytin ağacı (Olea europea) narin bir ağaçtır. Ağır ve zahmetli büyümesine karşın oldukça uzun ömürlüdür. Bir zeytin ağacının ortalama ömrü 300-400 yıldır, ancak 3 bin yaşında zeytin ağaçlarına da rastlanmıştır. Bu nedenle zeytin ağacının adı mitoloji ve botanikte “ölümsüz ağaç”tır.

Zeytin hasatında toplama şekilleri binlerce yıldan bu yana neredeyse hiç değişmemiş, asırlar boyunca elle toplama ya da silkme yöntemi kullanılmıştır. Bir de, yere düşmüş zeytin meyvelerini toplama yöntemi vardır. Hasat, Kasım ile Mart ayları arasında yapılır.

Ancak genel yöntem silkmedir. Elle toplamada, sağma veya taraklama yöntemi, yerden toplamada ise merdane veya fırça kullanılır. Günümüzde zeytin hasadında makineden de (sarsma ve yerdeki meyveleri emici ekipmanlarla toplama) yararlanılmaktadır. Uygulamada en fazla emek gerektiren yöntem, elle toplamadır. Saatte en fazla 9-10 kilogram zeytinin toplandığı bu yöntem, meyve sağlam ise en iyi kalitede zeytinyağı üretilmesini sağlar.
ISIL işlem görmeden meyvesinden yağ çıkarılan Zeytinyağı kültüründe, binlerce yıldan bu yana değişmeyen başka bir gelenek de zeytinden yağ çıkarma yöntemidir. Bunun nedeni zeytinyağının, zeytinlerin soğuk presten geçirilmesiyle elde edilmesi ve hiçbir kimyasal işleme gerek duymadan yenilebilmesidir. İşte bu yüzden, bugün hâlâ Akdeniz’de rastlanan zeytin üretme yöntemiyle, yaklaşık 6 bin yıl önceki zeytinyağı elde etme yöntemi arasında hiç fark yoktur: Zeytinler ezilerek hamur haline getirilir. Daha sonra bu hamur sıkılır veya presten geçirilir. En sonunda ise yağ, zeytin meyvesinin suyundan (karasu) ayrıştırılır. 19. yüzyılın başında ise teknolojinin gelişmesiyle hidrolik pres makinelerine geçildi.

Kaliteli zeytinyağı elde etmek için: Zeytinlerin, hasattan sonra mümkün olan en kısa süre içinde işlenmesi gerekir. Çünkü zeytin bekletilirse fermante olur, bu ise zeytinyağının kalitesinin düşmesine yol açar. Ancak, zeytinin “bol” olduğu dönemlerde, bekletilme mecburiyeti de doğabilir. Bu durumda işlemeden bekletilen zeytinler, genellikle 20-30 santim yüksekliğindeki yığınlar şeklinde, iyi havalandırılmış ve serin depolarda saklanır.

ZEYTİNYAĞI TÜRLERİ
NATUREL SIZMA ZEYTİNYAĞI


Bunlar zeytin ağacı meyvesinden, doğal özelliklerini değiştirmeyecek bir sıcaklıkta sadece mekanik veya fiziksel işlemler uygulanarak elde edilen, berrak, yeşilden sarıya değişebilen renkte, kendine özgü tat ve kokuda olan doğal halinde gıda olarak tüketilebilen yağlardır.

A) NATUREL SIZMA ZEYTİNYAĞI

Serbest yağ asitliği, oleik asit cinsinden her 100 gramda 0,8 gramdan fazla olmayan yağdır. Kokusu ve tadında kusur olmayan, serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 1 olan natürel zeytinyağı. Meyvenin bütün vitamin ve minerallerini içeriyor. Natürel sızma zeytinyağı her tür yemeklere uygun olmakla beraber salatalar için idealdir.

Naturel Sızma Zeytinyağının kullanılan üretilen yönteme ve zeytinlerin toplanma zamanına göre Taş Baskı, Soğuk Sıkma ve Erken Hasat gibi türleri mevcuttur. Kullanıcının zevkine göre değişmekle birlikte ideal zeytinyağının Erken Hasat ve Soğuk Sıkma olması tercih edilir. Asitlik derecesinin düşmesi zeytinyağında, daha meyvemsi ve daha aromatik kokunun oluşmasını sağlar. Yine çiğ tüketim için de bu türler tercih edilir. Biz de Kalite ödüllü Soğuk Sıkım Gurme, Taş Baskı ve Erken Hasat zeytinyağlarımızı sitemizde sizlerin beğenisine sunmaktayız.

B) NATUREL BİRİNCİ ZEYTİNYAĞI

Serbest yağ asitliği, oleik asit cinsinden her 100 gramda 0,8 gramdan az, 2,0 gramdan fazla olmayan yağdır. Kokusu veya tadında çok hafif kusurları bulunabilen, serbest asitlik derecesi en çok % 2 olan natürel zeytinyağı. Asitlik derecesi naturel sızmaya göre daha fazla olduğundan daha youğn bir tadı vardır. Ama doğru yöntemle üretildiğinde çok lezzetli bir yağdır. Doğruda ve yemeklerde kullanıma uygundur. Sitemizde yine sizlerin tercihine kaliteli Naturel Birinci Zeytinyağımızı da sunmaktayız.

Bunun dışında Naturel İkinci, Rafine ve Riviera gibi yap çeşitleri mevcuttur.

Asit oranı 3,3 ten yüksek olan yağlar kusurulu olarak ifade edilir. Küflü ve bozuk yağları temsil eden bu yağlar doğrudan tüketim için uygun değildir. Sağlıklı olarak tüketebilmek için rafine edilerek yüksek asit ve kötü tat ve kokuları giderilir. Bu yağlar aynı zamanda sabun yapmak için kullanılır.

ZEYTİNYAĞI FAYDALARI


Zeytinyağının sağlık, hastalıklarla mücadele, saç ve cilt faydaları gibi yüzlerce kanıtlanmış veya yaygın kabul edilmiş yüzlerce faydası mevcuttur.

Kısaca özetlemek gerekirse zeytinyağı A, D, E ve K vitaminleri açısından son derece zengin bir yağdır; demir, kalsiyum, sodyum ve potasyum içeriği ile hem harici, hem de dahili kullanımda vücuda sayısız fayda ve şifalar sağlar. Aynı zamanda ciddi bir antioksidan deposudur. Akdeniz ve Ege’nin binlerce yıllık geçmişinde zeytinyağı önemli bir şifa kaynağı olarak kullanıla gelmiştir.

Kanser riskini azaltır:
İçerdiği 'polyphenols', bitkisel antioksidan ile hücreleri kanserden korur. Tekil doymamış yağ oranı kansere karşı etkilidir.

Kalbi korur: Kalbiniz için zeytinyağından daha iyi hiçbir şey yoktur. İyi kolesterolü yükseltir (HDL), kötü kolesterolü (LDL) düşürür, kandaki yağ oranını dengeler, itihabı ve diğer kalp hastalıklarına neden olan sağlık sorunlarını önler.

Kan basıncını düşürür: İçerdiği etkili antioksidanlar damarları güçlendirir ve genişletir.

Kilo vermenizi sağlar:Kendine has lezzeti ve doymuş yağ oranının düşük olması kilo vermeye yardımcıdır.

Baş ağrısını azaltır: Eğildiğinizde başınıza doğru saplanan bir ağrınız varsa; salata ve sebzelere düzenli ekleyeceğiniz zeytinyağı sayesinde hem bu ağrıdan hem de mide sorunlarından kurtulabilirsiniz.

Bunun yanında saçlar için kırıkları azaltma, güçlendirme ve parlaklı kazandırma amaçlı kullanıldığı bilinmektedir. Ayrıca zeytinyağı sabunun belirli cilt hastalıklarının tedavisine iyi geldi, aynı zamanda da cilt sağlığı için son derece faydalı olduğu tespit edilmiştir.

Son dönemde yapılan çeşitli bilimsel araştırmalarda Zeytinyağının kanserle mücadelede etkin bir rol alabileceğine dair bulgular artış göstermiştir.

Biz de Sizlere yaşamınızı daha kaliteli hale getiren ve standartlarınızı arttıran bu şifa kaynağının en kalitelisini ve lezzetlisini her gün sunabilmek için canla başa çalışıyoruz. Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ediyoruz.

Dünyanın en kaliteli ve sağlıklı yağıdır. Günümüzde beslenmede kullanılan yağlar oldukça tartışmalıdır. Hayvansal yağlar, tohum yağları ve diğer yağların kullanımı konusunda bilim insanları kendi aralarında tartışmaktadırlar. Ancak çoğu bilim adamının ve insanın kabul ettiği tek sağlıklı ve kaliteli yağ sızma zeytinyağıdır.

Akdeniz beslenme kültürünün bir parçası olan bu yağ, bölgenin geleneksel bir yağıdır. Zeytinyağının sağlık etkilerinin arkasında oldukça fazla araştırma yapılmıştır. Bu çalışmalar, yağ asitlerinin ve antioksidanların, kalp hastalığı riskinin azalması gibi bazı güçlü sağlık yararlarına sahip olduklarını göstermektedir.

Zeytinyağı Nedir ve Nasıl Yapılır?

Zeytinyağı, zeytinden, (zeytin ağacının meyvelerinden) elde edilen yağdır. Geleneksel sıkma ve damıtma yöntemi kullanılarak elde edilmektedir. İşlem son derece basittir. Ama hala zeytinyağı ile ilgili büyük bir sorun vardır. Bazı düşük kaliteli versiyonlar kimyasallar kullanılarak karıştırılmakta veya diğer ucuz yağlarla seyreltilmektedir.

En iyi tip sızma zeytinyağıdır. Doğal yöntemler kullanılarak ayıklanır. Saflık, tat ve koku gibi belirli duyusal özellikler için standartlaştırılır. Gerçekten sızma olan zeytinyağının, kendine özgü bir tadı vardır ve antioksidan bakımından zengindir. Zeytinyağının bu kadar faydalı olmasının ana nedeni de budur.

Genellikle karıştırılmış, ısıyla işlenmiş veya soya fasülyesi, kanola yağları gibi daha ucuz yağlarla seyreltilmiş, rafine edilmiş zeytinyağları da vardır.

Ancak unutmayın ki , zeytinyağı piyasasında çok fazla sahtekarlık vardır ve güvenilir bir satıcıdan satın almak çok önemlidir. Zeytinyağı, antioksidan içeriği bakımından % 100 doğal ve oran olarak çok yüksektir. Daha düşük kaliteli zeytinyağlarının çoğu, daha ucuz yağlarla işlenmiş ve karıştırılmıştır.

Ekstra Sızma Zeytin Yağı Besin Bileşimi

Sızma zeytinyağı oldukça besleyicidir. Çok miktarda E, K vitamini ve bol miktarda faydalı yağ asidi içerir. 100 gram zeytinyağının besin içeriğine göz attığımızda;

Doymuş yağ: % 13.8 oranındadır.

Tekli doymamış yağ: % 73 oranındadır.

Omega-6: % 9.7 oranındadır.

Omega-3: % 0.76 oranındadır.

E Vitamini: Günlük ihtiyacın % 72’sini karşılar.

K vitamini: Günlük ihtiyacın % 75’ini karşılar.

Gerçek sızma zeytinyağının parlaklığı antioksidan içeriğinin miktarından anlaşılmaktadır. Antioksidanların bir kısmı kolesterolü koruyan oleuropein maddesini içerir. Kronik birçok hastalığı tedavi ettiğine inanılmaktadır. Buna kalp hastalığı, kanser, metabolik sendrom, diyabet, Alzheimer ve artrit de dahildir. Zeytinyağının faydalarının ardındaki mekanizmalardan birinin mikroplarla savaşma kabiliyeti olduğu düşünülmüştür. Zeytinyağı, iltihapla savaşabilen oleik asit ve oleokanttan besinleri içerir. Bu, zeytinyağının sağlık yararlarının temel nedeni olmaktadır.

Kardiyovasküler hastalıklar (kalp hastalığı ve inme) dünyada en yaygın ölüm nedenidir. Birçok gözlemsel çalışma, dünyanın belirli bölgelerinde, özellikle de Akdeniz çevresindeki ülkelerde bu hastalıklardan ölümlerin düşük olduğunu göstermektedir. Bu gözlem, başlangıçta bu ülkelerdeki insanların yemek şeklini taklit etmesi beklenen Akdeniz beslenme kültürüne olan ilgiyi teşvik etmiştir.

Akdeniz beslenmesi ile ilgili çalışmalar, kalp hastalığının önlenmesine yardımcı olabileceğini göstermektedir. Büyük bir çalışmada, kalp krizlerini, felçleri ve ölümleri % 30 oranında azalttığı görülmüştür. Sızma zeytinyağı, kalp hastalıklarına karşı sayısız mekanizma ile vücudu korumaktadır.

*İndirgenmiş iltihaplanma: Yukarıda belirtildiği gibi, zeytinyağı, kalp hastalığının önemli itici gücü olan enflamasyona karşı koruma sağlar.

*Kolesterol: Zeytinyağı, kolesterol partiküllerini hasara karşı korur.

*Endotel fonksiyonunu iyileştirir:Zeytinyağı, kan damarlarının astarı olan endotelin işlevini iyileştirir.

*Kan pıhtılaşması: Bazı çalışmalar zeytin yağının istenmeyen kan pıhtılaşmasını, kalp krizlerinin ve felçlerinin temel özelliklerini önlemeye yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.

*Düşük kan basıncı: Yüksek kan basıncı olan hastalarda yapılan bir çalışmada, zeytinyağının kan basıncını önemli ölçüde azalttığı ve tansiyonlu ilaç ihtiyacını % 48 oranında azalttığı saptanmıştır.

Zeytinyağının bilinen biyolojik etkileri göz önüne alındığında, en çok tüketen insanların kalp krizi ve felçden ölme olasılığının daha düşük olduğunu görmek şaşırtıcı değildir. Bu gerçekten buzdağının görünen kısmıdır. Hem hayvanlar hem de insanlardaki yüzlerce çalışma, zeytinyağının kalbe önemli faydalar sağladığını göstermiştir.

Sızma Zeytin Yağının Diğer Sağlık Faydaları

Çoğunlukla kalp sağlığı üzerindeki etkileri konusunda çalışılmış olmasına rağmen, zeytinyağı tüketimi de bir dizi başka sağlık yararları ile ilişkilendirilmiştir.

*Zeytinyağı ve Kanser

Kanser, vücuttaki hücrelerin kontrolsüz büyümesi ile karakterize edilen yaygın bir ölüm nedenidir. Çalışmalar, Akdeniz ülkelerindeki insanların oldukça düşük kanser riskine sahip olduklarını göstermiştir. Zeytinyağındaki oleik asit de oksidasyona karşı oldukça dirençlidir ve kansere bağlı genler üzerinde yararlı etkileri olduğu gösterilmiştir. Zeytin yağındaki bileşiklerin kansere karşı moleküler düzeyde savaşmaya yardımcı olabileceğini göstermiştir. İnsan kontrollü çalışmalarda doğrulanması gerekmesine rağmen, zeytinyağının kansere ve Alzheimer hastalığına karşı savaşmaya yardımcı olabileceğine dair ilk kanıtlar elde edilmiştir.

*Zeytinyağı ve Alzheimer Hastalığı

Alzheimer hastalığı dünyanın en yaygın hastalığı ve demansın önde gelen nedenidir. Alzheimer’ın bir özelliği, beyindeki belirli nöronlarda, beta amiloid plakları adı verilen bir protein yumağı biriktirmesidir. Farelerde yapılan bir çalışma, zeytinyağındaki bir maddenin bu plakları beyinden temizlemeye yardımcı olabileceğini göstermiştir. İnsanlarda yapılan bir çalışma, zeytinyağı ile zenginleştirilmiş akdeniz tarzı beslenmenin beyin fonksiyonu üzerinde olumlu etkileri olduğunu ve kognitif bozukluk riskini azalttığını göstermiştir. Yemek sırasında yağ asitleri oksitlenebilir. Yani oksijen ile reaksiyona girerler ve hasar görürler. Genel olarak, zeytinyağı oldukça güvenli görünmektedir. Hatta oldukça yüksek ısıda yemek pişirmek için bile kullanılmaktadır. Kalp hastalığı olan ya da ileride yüksek risk altında olan insanlar için zeytinyağı kesinlikle bir “süper gıda” dır.

Bu harika yağın faydaları, çoğu insanın gerçekten de aynı fikirde olduğu birkaç şey arasındadır.
[Resim: Pekmez%20Hakk%C4%B1nda%20Bilmeniz%20Gere...5%9Eey.png]

Pekmez Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Bu lezzetin doğuş hikayesinden başlıyoruz anlatmaya. Yüzyıllar öncesinde sahip olduğumuz sebzeleri, meyveleri, etleri saklama yöntemleri aramaya başlamışız insanlık olarak. Bunun sonucunda en çok başvurduğumuz yöntem, kurutma yöntemi olmuş.

Bu yöntem sayesinde birçok meyve ve sebzeyi hatta eti kurutarak saklamışız. En çok kurutularak saklanan meyvelerin başında da üzüm geliyormuş. Özellikle birçok üzüm çeşidine sahip olan Anadolu'da, üzüm kurutularak saklanmış ve bu şekilde tüketilmiş. Bunun dışında kaynatılarak pekmez elde edilmiş ve daha çok kışları ısınmak amacıyla tüketilmiş. Şekerin henüz mutfaklara girmediği dönemlerde bal ve pekmez, yemeklerin tatlarını güzelleştirmek, tatlıların şekerli olmalarını sağlamak amacıyla kullanılmış.

Ayrıca bu topraklar, asmanın da anavatanı olarak kabul ediliyor. Yapılan kazı ve araştırmalarda Türkler'in bağ ve bağcılık kültürüne bundan yüzyıllar öncesinde de aşina oldukları görülüyor. Türkler, Orta Asya'dayken Çin'e üzüm ihraç edecek kadar önemli bir üreticiymiş örneğin. Üzümün kültürümüzdeki yerine bir başka örnek ise Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı Lugat-it Türk adlı eserinden. Mahmud, eserinde üzümden sıkça söz eder. Üzüm için yarışlar yapıldığından, suyunun sıkılıp pekmez çıkarıldığından da bahseder.

Osmanlı dönemine gelindiğinde pekmez daha çok kullanılmaya başlanır. Birçok tatlının içine girer, meyve şerbetlerine renk ve tat vermek için kullanılır. Hatta kimi reçetelere ilaç niyetine yazıldığı bile oluyormuş. Zamanla üzüm dışındaki meyvelerden de pekmez yapılmaya başlanmış, çeşitliliği artmış.

Pekmez hala her çeşidiyle kahvaltılarımızın baş köşesinden göz kırpıyor bize. Tahinle birleşip içimizi sıcacık ediyor. Onun tarihsel yolculuğundan kısaca bahsettikten sonra gelelim çeşitlerine ve yapımına.
Neredeyse tüm meyvelerden yapılıyor: Pekmez türleri

Bağ bozumunda pekmez olmak için uzun yolculuğa çıkan üzümler, şifa olmak için binbir emekle yumuşatılıp tatlandırılan keçiboynuzları, özene bezene toplanan dutlar... Pekmez denildiğinde aklımıza gelen ilk üç bu şekilde oluyor genelde. Ama pekmezin birçok farklı çeşidi var. Hepsinin tadı şahane, hepsi birbirinden faydalı. Bu güzelliklerin neler olduğundan bahsedelim hemen.

Üzüm pekmezi: Beyaz, siyah ya da mor üzümün şırasının çıkarılıp, kaynatılması sonucu elde edilen pekmezdir. En yaygın pekmez çeşitlerinden biridir.

Dut pekmezi: Genellikle karaduttan elde edilen, nadiren beyaz dutlardan da yapılan pekmezdir. Dutların suyunun çıkarılıp, kaynatılması ve dinlendirilmesi sonucunda elde edilir.

Keçiboynuzu pekmezi: Kurutulmuş keçiboynuzlarının yumuşatılıp, şekerle tatlandırılması sonucu elde edilen pekmez türüdür. Dut ve üzüm pekmezine nazaran daha yoğun ve keskin bir tadı vardır. Fiyatı diğerlerine kıyasla bir tık daha pahalıdır.

Hurma pekmezi: Trabzon hurması ya da Medine hurmasından elde edilen pekmez türüdür. Hurmaların ezilip, sıcak suyla iyice kaynatılması sonucunda ortaya çıkar. Fiyat bazında oldukça değerlidir.

Andız pekmezi: Andız pekmezi, genellikle Toros Dağları'nın eteklerinde ve Doğu Akdeniz'de yetişen andız ağacının meyvesinden (kozalaklarından) elde edilen, hoş kokulu, keskin tatlı bir pekmez türüdür.

Armut pekmezi: İri ve sulu armutların kabuklarının soyulup, ezilerek suyunun çıkarılması, çıkan şıranın kaynatılması sonucunda elde edilen pekmez türüdür. Ülkemizde Karadeniz bölgesinde yaz aylarında sıkça yapılır.

Elma pekmezi: Elmaların ezilerek suyunun çıkarılması ve suyunun uzun süre kaynatılarak yoğunlaştırılmasıyla oluşan pekmez türüdür. Sağlığa oldukça yararlı olduğu gibi, diğer pekmezlere göre daha tatlı ve açık renklidir.

Pancar pekmezi: Kırmızı pancar ya da şeker pancarından olmak üzere iki farklı şekilde hazırlanan, tadı oldukça tatlı olan pekmez çeşididir.

İncir pekmezi : İncirlerin kabuklarından arındırılarak, suyla uzun uzun pişirilmesi ve süzülmesiyle ortaya çıkan pekmezdir. Bu yöntemle incirin tüm faydalı özelliklerinden yararlanılır.

Zile pekmezi: Yumuşak ve iri taneli üzümlerin yumurta akıyla birleştirilip, koyulaştırılması sonucunda elde edilen pekmezdir. Oldukça koyu bir kıvama ve yoğun bir lezzete sahiptir.
Her adımı emek be: Pekmez nasıl yapılır?

Birbirinden şifalı pekmez çeşitlerinden bahsettikten sonra sıra geldi onların nasıl yapıldığına. ''Pekmez nasıl yapılır'' sorunuza uzun uzun cevaplar vermek için tüm bildiklerimizi sizinle paylaştık. Geleneksel yöntemlerimizden vazgeçmedik.

Tahine yoldaşlık edecek, kışın soğuğunda içinizi ısıtacak, hastalıklara karşı kalkan görevi görecek pekmezler hazırlamak için çıkarın kazanları, tencereleri.
Üzümün kış hali: Üzüm pekmezi nasıl yapılır?

Yaz boyunca tatlarıyla içimizi ferahlatan üzümler, kış için boyut değiştiriyor. Onu kışları üzüm pekmezi haliyle göreceksiniz. Bolluğun, bereketin Anadolu'daki sembolü bağ bozumu zamanında toplanan üzümler, önce bol suyla yıkanıyor. Ardından saplarından bir güzel ayıklanıyor.

İçine sap, yabancı madde kaçmamasına dikkat ediliyor. Çizmeler giyiliyor ve leğenlerin içinde üzümler ezilmeye başlanıyor. Şıraları çıkıyor bir güzel. Daha sonra sıkılıyor. Anadolu’nun kimi bölgelerinde üzümün suyunun toplandığı bu havuzlara ''çaraş'' deniliyor. Çıkan su, bir süre dinlendiriliyor. Koca koca kazanlar ateşin üzerine konuluyor. Üzümün suyu içine atılıyor ve üzüm pekmezinin serüveni böylelikle başlamış oluyor.

Kazanların içinde kaynayan üzümlerin kefi alınıyor. İyice kıvam alıyor. İçine odun külü ya da temiz killi toprak giriyor. Böylelikle asidik oranı azalıyor. Daha bir tatlılaşıyor üzüm pekmezi. Mayalanması, şaraplaşması da önleniyor. Ardından dinlendiriliyor. Yabancı maddeler, toprak ya da kül dibi çöküyor ve süzülüyor. Son aşama tekrar kaynatmak ve dinlendirmek. Güneş ışığında dinlenen üzüm pekmezleri, tadına tat, şifasına şifa katıyor ve kavanozlara dolduruluyor.

Serüvenin detayları için: Üzüm pekmezi tarifi
En önemli malzemesi sabır: Keçiboynuzu (harnup) pekmezi nasıl yapılır?

Keçiboynuzu pekmezi, diğer adıyla harnup pekmezi, özellikle sabah kahvaltılarında tüketildiğinde şahane etkilere sahip olan bir pekmez türü. Yapım süresi diğer pekmezlere nazaran bir tık daha zor olsa da, bir kaşığındaki şifaya değer. Yapımını da hemen anlatalım.

Keçiboynuzları derin bir tencerenin içerisine alınır önce. Üzerini geçene kadar su ilave edilir. Keçiboynuzları yumuşayana kadar bu şekilde haşlanır. Ardından bir süzgeç ya da tülbent yardımıyla güzelce süzülür. Tencerenin içine limon ve şeker konur. Süzülen ve yumuşacık bir püre haline gelen keçiboynuzları tencerenin içine konur. Güzelce kaynatılır. Dinlendirildikten sonra afiyetle tüketilir.
Nazik davranın dutlara: Dut pekmezi nasıl yapılır?

Dutlarda tıpkı üzümler gibi içine odun külü ya da toprak konularak hazırlanıyor. Dutlar dallarından büyük bir özenle toplanıyor. Güzelce yıkanıyor. Saplarından ayıklanıyor ve eziliyor. Süzüldükten sonra kaynatılıyor odun külü ya da toprakla. Dinlendirilip, yeniden süzülüyor. Son aşamada biraz daha kaynatılıp, dinlenmeye bırakılıyor. Sonra gelsin tüm kış yenecek lezzet bombası dut pekmezleri.
Kavanozları ters çevirin: Pekmez nasıl saklanır?

Pekmezin şekerlendiğini, tadının bozulduğunu duyuyoruz. Bu dertten pek bir muzdarip olanlarınıza sesleniyoruz. Bizim birkaç önerimiz var. Öncelikle pekmezinizi güneşte kıvam alması için bırakıyorsanız, doğrudan ışınlara maruz bırakmayın. Hafif gölge bir ortamda kıvam alması için bekletin. Bu durum pekmezinizin tadının daha güzel olmasını sağlayacak ve daha uzun süre dayanmasına yardımcı olacaktır.

Pekmezinizi hazırladınız. Saklamak istediğiniz kapların cam ve steril kaplar olmasına özen gösterin. İçine bir damla bile su kaçırmamaya özen gösterin. Yabancı maddelerle temasından kaçının. Kavanozların içine aktardıktan sonra ağız kısımlarını sıkıca kapatın ve 3-4 saat kadar bu şekilde bekletin.

Kavanozları güneş ışığından uzak, serin bir ortamda muhafaza edin. Bunlara dikkat edin, emekleriniz boşa gitmesin.
Üzüm pekmezi kansızlığa, dut pekmezi gribe: Hangi pekmez neye faydalı?

Üzüm, dut, keçiboynuzu... Kahvaltılarımızdan eksik etmememiz gereken, kaşık kaşık yememiz gereken üç nefis yiyecek. Diğer pekmezlerinden birbirinden farklı yararları olsa da onların gönlümüzdeki yeri çok ayrı. Bu zamana kadar faydalarıyla ilgili de birçok şey duymuşsunuzdur, eminiz. Gelin onları neden bu kadar sevmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlayalım ve soframızdan asla eksik etmeyelim.
Enerji veriyor, kansızlığa iyi geliyor: Üzüm pekmezinin faydaları

O minicik üzüm tanelerinden vücudumuza binbir yararı dokunan üzüm pekmezi çıkıyor. Bir kaşığı bile bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye yetiyor. Nefis bir enerji kaynağı. Karbonhidratı sağlıklı bir biçimde almanın ise en güzel yollarından biri. Kan yapıcı özelliğe sahip olduğu için özellikle kansızlıkla ilgili problemi olanların tüketmesi gereken besinlerden. Kan dolaşımını hızlandırıyor, damar sertliğine iyi geliyor.

Soğuk havalarda içinizi ısıtmaya yardımcı oluyor. Zindelik veriyor. Bir gizli özelliği daha var. Pekmez iştah açıyor. Sen nelere kadirsin üzüm pekmezi!

C vitamini deposu: Dut pekmezinin faydaları

Dut pekmezi, içeriğinde bol miktarda C vitamini barındırıyor. Bu nedenle grip ve boğaz ağrısı çeken hastaların yemesi öneriliyor. Çiçek, kızamık gibi hastalıkların daha hafif atlatılmasına yardımcı oluyor. Guatr hastalığına iyi gelir. Karadut kan yapıcı özelliği de sahip. Bünyeyi güçlendirir, daha enerjik ve sağlıklı olmanızı sağlar.

Var ol sen dut pekmezi!
Cilde bile faydalı: Keçiboynuzu pekmezinin faydaları

Keçiboynuzu pekmezinin kalorisi diğer pekmezlere nazaran daha düşüktür. Bu nedenle yerken vicdanınızı sızlatmaz. Astım, bronşit gibi hastalıkların tedavisinde önemli rol oynar. E vitamini açısından çok zengindir. Kan basıncını dengeler, akciğer ve karaciğerin daha sağlıklı çalışmasına destek olur. Cildin yaşlanma etkilerini en aza indirerek cilde sağlıklı bir görünüm kazandırmasının yanında canlılık ve parlaklık kazandırır.

Cansın keçiboynuzu pekmezi!
İçine girdiği her şey mi güzel olur: Pekmezli tarifler

Üzüm Pekmezi Tarifi

Faydalarından yapımına, tarihinden nasıl saklanacağına kadar her şeyini öğrendik pekmezin. Sıra geldi onla hazırlayacağımız birbirinden nefis tariflere. Pekmezi tahinle karıştırıp yiyebileceğiniz gibi, sade bir biçimde kaşık kaşık yiyebilirsiniz. Bazı et yemeklerinizin içine ekleyebilirsiniz. Hepsi şahane oluyor.

Hele o pekmezli tatlılar... ''Bir tatlı olmak istersem, pekmezli bir tatlı olmak isterdim'' dedirtiyor insana.

''Pekmez nasıl tüketilir'' sorunuza yanıt verelim o zaman. Mesela;
Çay hazır mı: Pekmezli kurabiye

Ağızda dağılan, bol tarçınlı bir kurabiyenin yerini çok çok az şey tutar bu hayatta. Bu kurabiye pekmezliyse hele ne güzel olur çayın yanına düşünsenize. Düşünmekle de kalmayalım hadi, hemencecik bir pekmezli kurabiye yapalım.

Saman Balyasi - Hasat Mevsimi Natur- Doga Manzarasi Resimleri V190720191029P3

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N37.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N38.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N39.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N40.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N41.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N42.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N43.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N44.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N45.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N46.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N47.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N48.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N49.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N50.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N51.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N52.jpg]

[Resim: Saman-Balyasi-Hasat-Mevsimi-Doga-Manzara...29-N53.jpg]




Saman Balyasi,Hasat Mevsimi, Natur,Doga Manzarasi Resimleri, V190720191029P1,Sonbahar,yaz mevsimi,

RAŞiT TUNCA BOARD

KAROGLANIN PAYLAŞIMLARI
This it's a sample image

Dini ve Kültürel Bilgiler
Tasavvuf Bilgileri
PSD Grafikler
PNG Resimler
JPG Resimler
GIF Resimler
Flatcast Tema
Radyo indexleri
Ne Ararsanız Burada

RAŞiT TUNCA BOARD iÇERiK

ALLAH

Allah



BAYRAK

TC.Bayrak


Radyo Karoglan

Foruma Misafir Olarak Gir


Forumda Neler Var


Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi