Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Camiye Girip-Çıkarken Okunan Duâlar
#1
Dini-1 
Camiye Girip-Çıkarken Okunan Duâlar

CAMİYE GİRERKEN

Camiye girerken önce sağ ayak ile girilir. Sağ ayak caminin kapısından içeriye atılırken (basılırken) Hz. Peygamber (s.a.v.)'e Salat-ı Selam getirilir. Yani;


"Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin ve sahbihî ve sellim. Allahümme'ftah lî ebvâbe rahmetike."

"Allah'ım benim için sonsuz rahmetinin kapılarını aç, lûtfeyle ya Rab!"

Peygamber Efendimizin mescide/camiye girerken ve mescitten/camiden çıkarken okuduğu dua.

Sizden biriniz mescide girdiği vakit peygambere salât ve selâm etsin. Ve:

CAMİYE GİRERKEN

[Resim: camiye-girerken-okunacak-dua.png]

Ey Rabbim! Bana rahmetinin kapılarını aç!” desin. (Ebû Dâvud, Salât, 18/465)

Çıkarken de peygambere salât ve selâm etsin ve:

CAMİDEN ÇIKARKEN

[Resim: camiden-cikarken-okunacak-dua.png]

“Ey Rabbim! Beni şeytandan koru” desin. (İbn Mâce, Mesâcid, 13)


"Allahümme inni es'elüke min fadlike."

"Yâ Rab, senin fazlından, kereminden istiyorum." (Tirmizi)

Peygamber Efendimiz (s.a.v) camiye girerken ve camiden çıkarken ne söylerdi? İşte camiye girerken ve çıkarken okunacak duanın Arapçası, Türkçe okunuşu ve anlamı...

Hz. Hüseyin’in kızı Fâtıma (r.a), muhtereme ninesi Fâtımatü’l-Kübrâ’dan (r.a) naklediyor:

“Resûlullah Efendimiz, mescide girerlerken Muhammed’e (s.a.v.) salât u selâmda bulunurlar ve şöyle buyururlardı:

رَبِّ اغْفِرْ لِي ذُنُوبِي، وَافْتَحْ لِي أَبْوَابَ رَحْمَتِكَ

Okunuşu: "َRabbi’ğfirlî zünûbî ve’ftahlî ebvâbe rahmetike."

«Rabbim, günahlarımı mağfiret eyle ve bana rahmetinin kapılarını aç!»

Çıkarlarken de Muhammed’e (s.a.v) salât u selâmda bulunurlar ve şöyle buyururlardı:

رَبِّ اغْفِرْ لِي ذُنُوبِي، وَافْتَحْ لِي أَبْوَابَ فَضْلِكَ

Okunuşu: "َRabbi’ğfirlî zünûbî, veftahlî ebvâbe fazlik."

«Rabbim, günahlarımı mağfiret eyle ve bana fazl u ihsânının kapılarını aç!»” (Tirmizî, Salât, 117/314; Ahmed, VI, 282. Bkz. İbn-i Mâce, Mesâcid, 13; )

Bu dua, mescide girmeden evvel de okunabilir, girdikten sonra da. Ama önce okumak daha evlâdır.

Peygamber Efendimiz de kendi Peygamberliklerine îmân ediyorlardı. Bu sebeple kendilerine salât u selâm ediyor, Peygamberlik makâmına tâzimde bulunuyorlardı. Bunun yanında bir de ümmetine nasıl dua edeceklerini öğretiyorlardı.

Camiye girerken rahmet isteniyor, böylece Allah Teâlâ’nın sevabına ve Cennet’ine yaklaşılıyor. Çıkarken de Cenâb-ı Hakk’ın fazl u ihsânı taleb ediliyor. Zîrâ namazdan sonra mü’minler helâl rızık temini ile meşgul olacaklardır. Nitekim Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah’ı zikretmeye (hutbe ve namaza) koşun ve alışverişi bırakın! Eğer bilirseniz elbette bu, sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın fazlından (lütfundan) nasibinizi arayın! Allah’ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz.” (el-Cum’a, 9-10)


Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz mescide girdiğinde salât-ü selam getirir ve şöyle dua ederdi:

***Allahümmağfirlî zünûbî veftahlî ebvâbe rahmetik.

Anlamı: Ey Allah’ım, benim günahlarımı bağışla ve bana rahmet kapılarını aç.

Mescitten çıkarken de yine salât-ü selam getirir ve şöyle derdi:

***Allahümmağfirlî zünûbî, veftahlî ebvâbe fazlik.

Anlamı: Ey Allah’ım, benim günahlarımı bağışla ve bana fazl-u ihsan kapılarını aç.

Bazen de mescitten çıkarken şu duayı okurdu:

***Allahümme a’sımnî mineşşeytânirracîm.

Anlamı: Allah’ım, beni taşlanmış şeytandan muhafaza eyle.

Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz buyurdular ki:

Kim evinden namaz kılmak üzere çıkar ve bu (aşağıdaki) duayı okursa, Allahu Teâla ona rahmet nazarıyla teveccüh eder ve yetmiş bin melek de kendisi için istiğfarda bulunur:

***Allâhümme innî es’elüke bi-hakkıs-sâilîne aleyke, ve es’elüke bihakkı memşâye hâzâ.Fe innî lem ehruc eşeran ve lâ beteran ve lâ riyâen ve lâ süm’aten. Ve haractü’t-tikâe suhtike vebtiğâe merdâtike. Fe-es’elüke en tu’îzenî minennâri ve en teğfiralî zünûbî. İnnehû le’yağfiruz-zünûbe illa ente.

Anlamı: Ey Allah’ım! Senden isteyenlerin senin katındaki hakkı için ve şu yürüyüşümün hakkı için senden istiyorum. Ben kibirlenmek, böbürlenmek veya görsünler, desinler gibi adi maksatlarla evden çıkmış değilim. Senin gazabından sakınmak, rızanı kazanmak için evden çıktım. Öyleyse beni ateşten korumanı istiyorum. Günahlarımı bağışlamanı talep ediyorum. Çünkü senden başka günahları affeden yoktur.

Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz buyurdular ki:

***”Müslüman bir kimse, namaz ve zikir için mescidi vatan edindiği(ve oraya çokça gitmeyi alışkanlık haline getirdiği) zaman Allah’ın onun bu halinden duyduğu sevinç, tıpkı gurbette adamı olan kimselerin onun yanlarına dönmesiyle (kavuşmaktan) duydukları sevinç gibidir.”

Yine buyurdular ki:

***”Allah’ı zikreden bir cemaatle sabah namazı vaktinden, güneş doğuncaya kadar birlikte oturmam, bana İsmailoğullarından dört tanesini azat etmemden daha sevgili gelir. Allah’ı zikreden bir cemaatle ikindi namazı vaktinden güneş batımına kadar oturmam da, dört kişi azat etmemden daha sevgili gelir.”

***Mümin namazını kıldıktan sonra, mescitte kaldığı müddetçe melekler ona mağfiret duasında bulunur ve “Allah’ım ona mağfiret et, Allah’ım ona rahmet et. Allah’ım, onun tevbesini kabul et.” derler. Bu kişi, orada hiç kimseye eza vermedikçe böyle devam eder.”

Bu müjdeye mazhar olmak için müminin, ibadet ve zikrullahla meşgul olması gerekir.





Signing of RasitTunca Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi