Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ülkemizde Keçicilik
#1
20-2014icon 
Ülkemizde Keçicilik

Keçi yetiştiriciliği, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde geleneksel yöntemler kullanılarak yapıla gelen bir
üretim dalıdır. Ülkemizde ağırlıklı olarak başta bitkisel
üretim olmak üzere tarımın diğer dallarına pek elverişli olmayan dağlık ve
engebeli arazilerde, küçük ve orta ölçekteki işletmelerde geleneksel
yöntemlerle sürdürülmekte olan keçi yetiştiriciliği, bu alanlarda yaşayan pek
çok dar gelirli ailenin ana gelir kaynağını oluşturmaktadır. Keçi yetiştiriciliğini ülkemiz açısından
önemli kılan diğer bir nokta da sosyal ve kültürel doku içerisindeki yeri ve
derinliğidir.

Ülkemiz keçi varlığı son yirmi yıl içerisinde ciddi bir azalma göstermiştir. Bu
azalmada Çevre ve Orman Bakanlığı’nın orman içi ve çevresinde yürütülen
keçicilik faaliyetlerini durdurmaya yönelik çabalarının önemli bir paya sahip
olduğu söylenebilir.

Öte yandan son yıllarda Dünyadaki gelişimi paralelinde sağlıklı beslenme ve ekolojik
ürün sınıflaması içerisinde yer alan keçi ürünlerine olan talep ülkemizde de
artmaktadır. Keçi peyniri aranan bir tat durumuna gelmiştir. Dondurma sanayinde öteden buyana keçi sütü
tercih edilmektedir. Buna ilave olarak son yıllarda pazara pastörize keçi
sütü de sunulmaktadır. Bu gelişmede kuşkusuz keçi sütünün sağlık açısından
diğer sütlerden farklılığına işaret eden tıp hekimlerimizin de payı
bulunmaktadır. Keçi sütü “endüstriyel” nitelik kazanma yolunda hızla evrilmekte, diğer sütlerin yanı sıra önemli bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Ancak
tüm tarımsal üretim kollarında olduğu gibi keçi yetiştiriciliğinde de
sürdürülebilirlik ekolojik, teknik, ticari ve sosyo-ekonomik nitelikteki
dengelerin oluşturulması ve korunabilmesine bağımlılık göstermektedir. Görünen
odur ki, söz konusu dengelerin tesisi ve sürdürülebilirliği açısından
harcanması gereken çaba, gösterilmesi gereken titizlik endüstrileşme sürecinde
ilerleme kaydetmiş diğer üretim dallarından daha da fazla olacaktır. Bu
noktada, konuyla ilgili ortak duyarlılıklara sahip kesimlerin katılımları ile
gerçekleştirilen toplantıların önemi artık tüm taraflarca kabul edilmektedir.
Zira bu tip etkinlikler üretilen bilginin paylaşımı ve bilgiye pratik etkinlik
kazandırmak, bireysel sıkıntılar açısından toplumsal farkındalık yaratabilmek
adına yadsınmayacak görevler üstlenmektedir.

Bu düşüncelerle düzenlenen “Ulusal Keçicilik Kongresi 2010” 24-26 Haziran tarihleri arasında bilim insanlarının yanı sıra Koyun ve Keçi
Yetiştiricileri Birlik Başkan ve Üyeleri ile birlikte toplam 300 katılımcının
bir araya gelmesiyle gerçekleştirilmiştir. Toplantıda “Yetiştiricilik ve
Ekoloji”, “Üretim Sistemleri”, “Genotip”, “Üreme ve Besleme”, “Yem Kaynakları”,
“Süt ve Ürünleri”, “Et ve Kalitesi”, “Sosyo-Ekonomi”, “Kıl ve Kalitesi”
temaları altında keçiciliğimizin değerlendirilmesi yapılmıştır. Önem ve
aciliyet arz ettiği düşünülen altı başlık altında toplanan bu sonuç bildirisi;
keçiciliğimizin geleceğine yön verebilme amaçlı bir stratejik eylem planının
oluşturulabilmesi için, Ulusal Keçicilik Kongresi 2010’da tartışmalar sonucunda
öne çıkan araştırma bulguları, tespitler, sorunlar ve çözüm önerilerinin ilgili
kesimler ve toplumla paylaşılması amacıyla hazırlanmıştır.

Orman ve Keçi, Ormanlarımızın korunması ve
geliştirilmesi, herkesin temel görevlerinden birisidir. Ormanlarımızdan ekonomik bir yararlanma öteden bu yana
süregelmiştir. Ancak bazı dönemler ormanlarımızın geliştirilmesi ve/veya
iyileştirilmesi adına ekolojik sürdürülebilirliğe uygun olmayan uygulamalar da
gerçekleştirilmiştir. Kentleşme, sanayileşme, turizm, madencilik, enerji
üretimi maksatlı uygulamalar, su kaynaklarının aşırı ve yanlış kullanımı, anız
yakma vb. nedenlerle ormanlarımız büyük zarar görmektedir. (10) Ancak, ne hikmetse,
en büyük “günah” keçiye çıkarılmıştır. (1) Topraklarının azlığı nedeniyle orman
kenarı köylerimizde keçi yetiştiriciliği temel gelir kaynaklarından birisidir.
Buna karşın Türkiye, keçicilik üretim dalını iyileştirmektense toptan
kaldırmayı yeğlemiştir. Ne yazık ki ikame edilmek istenen üretim dalları
istenen ölçüde başarıya ulaşmamış, köylüler iş bulabilmek amacıyla köylerini
terk etmiş, kentlere göçmüşlerdir. Bu göçler neticesinde oluşan sorunlar ise
herkesin malumudur.

Ormanlarımızın sürdürülebilir kullanımı içerisinde keçiciliğin mutlak suretle var olması gerektiği bir türlü kavranamamıştır. Halbuki Dünyadaki gelişmeler
bu yöndedir. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda orman altı bitki örtüsünün kontrol
altında tutulması, doğal alanlarda yeterli sayıda yaban herbivorların
bulunmaması nedeniyle bozulan ve aşırı gelişen floranın kontrolü amacıyla
keçilerden yararlanılmaktadır.

Maki vejetasyonu genellikle bozulmuş orman alanı olarak algılanmaktadır. Ancak söz
konusu vejetasyonun ekstrem iklim ve toprak koşullarında dahi gelişmesini
sürdürdüğü, bu nedenle özellikle Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgeler için
önemli bir ekosistem durumunda olduğu göz ardı edilmektedir. Bu bağlamda

maki vejetasyonunun korunması önemlidir. Orman
kenarı ve orman altı florası ile makilik alanlardan keçicilik anlamında
sürdürülebilir bir yararlanma, küresel iklim değişimi bağlamında yem
üretiminin kısıtlanacağına yönelik senaryoların da değerlendirmesi ışığında,
gittikçe önem kazanmaktadır

Gelecekte keçi yetiştiriciliğinde söz konusu alanlardan mera amaçlı yararlanmanın kaçınılmaz
bir durum olabileceğinden hareketle, 6831 Sayılı Orman Kanunu ile ilgili
mevzuatta (örn. Ormanlarda ve Orman İçinde Bulunan Otlak, Yaylak ve Kışlaklarda
Hayvan Otlatma Yönetmeliği) acilen değişiklik yapılarak keçinin “orman
zararlısı” olmaktan çıkarılması gerekmektedir. Bu bağlamdaki diğer bir konu ise
yukarıda tanımlanan keçiciliğe uygun alanların belirlenmesi, bu alanlara uygun
keçi genotipi ve yoğunluğunun araştırılması, söz konusu floranın beslemedeki
yeterliliği değerlendirilerek “keçi
merası” tanımının yapılmasıdır. İlgili yaklaşımların uygulamaya yönelik
hukuki zemininin oluşturulması açısından 4342 Sayılı Mera Kanunu ve ilgili
mevzuatta da söz konusu tanımlamaları içerecek değişikliklerin yapılması
gerekmektedir.





Signing of RasitTunca Original
By Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bul
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi