Plato Nedir? Oluşumlarına Göre Platolar ve Türkiyenin Platoları Nelerdir?

    • BiLGi
    • Plato Nedir? Oluşumlarına Göre Platolar ve Türkiyenin Platoları Nelerdir?



      Plato Nedir? Oluşumlarına Göre Platolar ve Türkiyenin Platoları Nelerdir?

      Anadolu 3. zaman boyunca düzleşme gösteren ve bu düzleşmesini 4. zamanda yükselme ile tamamlayarak bugünkü şekline ulaşan, yükseltisi fazla yer şekillerinin oluşturduğu bir bölgedir. Türkiye sınırları içerisinde kalan Anadolu’da bu özelliğine bağlı olarak akarsular sayesinde derin vadilerle parçalanmış ve çevresi içerisinde yüksek kalan yerler olan plato oluşumu çok fazla görülür. Platolar yüksekliğe bağlı olarak Anadolu’nun çeşitli yerlerinde ortaya çıkarken, oluştuğu bölgenin yapısına göre 4 farklı oluşumla meydana gelmiştir.

      Plato bakımından zengin olan Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde de çeşitli oluşumlarla ortaya çıkmış dağlar ve ovalar arası geçiş bölgeleri bulunmaktadır. Plato en basit ifadeyle akarsular tarafından derin vadilerle yarılmış düzlüklerdir.
      Ülkemiz engebeli ve dağlık bir coğrafi yapıya sahip olmasına rağmen plato sayılarımız da bir hayli fazladır. Platoları yaran akarsular çok derin vadiler oluşturduğundan, bu sulardan tarım alanında yararlanılamaz.

      Plato Nedir? Türkiye'deki Platolar ve Özellikleri

      Akarsular tarafından derin vadilerle parçalanmış düz veya hafif engebeli yüksek düzlüklere plato denir.

      Genellikle eş anlamda kullanılan plato ile yayla sözcüğünü birbirinden ayırmak gerekir.

      Çünkü yayla daha çok yaz aylarında hayvancılık faaliyeti ve dinlenme amaçlı kullanılan geçici yerleşim alanı iken plato, bir yeryüzü şeklidir.

      Günümüzde turizm etkinliklerinin yapılmaya başlandığı yaylalarda hayvancılık faaliyeti esastır.

      Türkiye’deki önemli yer şekillerinden biri de platolardır. Büyük bir bölümü aşınmaya uğramış olan Anadolu’nun Dördüncü Jeolojik Zamanda toptan yükselmesi platoların geniş alan kaplamasına neden olmuştur.

      Ancak ülke genelindeki toptan yükselmenin bölgelere göre farklı olması, platoların farklı yükseltilerde yer almasını sağlamıştır.

      Örneğin, Güneydoğu Anadolu’da platolar 600-700 m yükseklikte yer alırken, İç Anadolu’da 1000-1500 m, Doğu Anadolu’da ise 1800-2500 m arasında bulunmaktadır.

      Ülkemizdeki platoları oluşumlarına göre şöyle sınıflandırabiliriz:

      Yatay duruşlu platolar:


      Kumlu, killi ve kalker özelliğindeki yatay uzanışlı tabakalara sahip eski tortuların akarsular tarafından yarılması ile oluşmuştur.

      Ülkemizin en geniş plato alanına sahip olan İç Anadolu Bölgesi’nde bu tür platolara sıkça rastlanır. Bunlardan Obruk platosu, Tuz Gölü’nün güneyi ile Konya Ovası arasında uzanır.

      Tuz Gölü’nün batısında Cihanbeyli ve kuzeybatısında Haymana Platosu yer alır. Yukarı Kızılırmak bölümünde bulunan Bozok ve Uzunyayla platoları ile iç Batı Anadolu Bölümü’ndeki Uşak-Eşme, Kütahya-Afyon arasında yer alan Yazılıkaya da bu tür platolardandır.

      Yer şekilleri bakımından sadeliği ile dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Bölgesi de yatay uzanışlı platolara sahiptir.

      Batıda yer alan Gazi Antep ve Şanlı Urfa platoları bu tür platolar arasında yer alır. Bölgenin diğer platoları; Diyarbakır Havzası, Mardin ve Mazıdağı çevresindeki parçalı arazilerdir.

      Lav platoları:


      Volkanik faaliyetlerin yaygın olduğu alanlarda lav akıntılarının çukurları doldurması sonucu meydana gelen hafif dalgalı düzlüklerin akarsular tarafından yarılması ile oluşmuşlardır. Bu tür Platolar daha çok Doğu Anadolu Bölgesi’nde görülür.

      Erzurum-Kars platoları ile Allahüekber ve Yalnızçam Dağarı üzerinde yer alan bazı düzlükler bunlara örnektir. Ayrıca toptan yükselmenin en fazla olduğu Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye’nin en yüksek platolarına sahiptir.

      Karstik platolar:

      Su ile kolaylıkla çözünen kalkerli yapıya sahip arazilerde akarsu aşındırması sonucu oluşmuşlardır. Akdeniz Bölgesi’ndeki Taşeli platosu bu türdendir.

      Aşınım platoları:

      Uzun yıllar boyunca aşınan yüzeylerin yükselmesi ile susurlar. Ülkemizin dağlık bölgeleri olan Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde bu tür platolara rastlamak mümkündür.

      Orta Karadeniz Bölümü’ndeki Canik ve Giresun dağları üzerindeki düzlükler ile Fatsa ve Şebinkarahisar arasındaki Perşembe Platosu, bunlara örnektir.

      Türkiye’nin ortalama yükseltisi en az bakımından en alçak bölgesi olan Marmara Bölgesi’ndeki Çatalca ve Kocaeli Platoları da birer aşınım platosudur.

      Ülkemizdeki platoların genel özellikleri:

      • Ortalama yükseltileri genel olarak 1000 m’nin üzerindedir.
      • Büyük bir bölümünde tahıl tarımı ve küçükbaş hayvancılık yapılır. Daha yüksek olanlarda ise büyükbaş hayvancılık faaliyeti ön plana çıkar. Bu nedenle platolar, ovalardan sonra Türkiye ekonomisine katkısı olan ikinci önemli yer şekilleridir.
      • Platoların ortalama yükseltisinin fazla olması ülkemiz genelinin toptan yükselmelere uğradığını gösterir.
      • Ovalardan sonra nüfusun yoğunlaştığı önemli yerleşim alanlarıdır.
      • Bazı platolarımızda yaylacılık faaliyetleri de yapılmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan platolarda akarsuların derin vadiler içinde akması, yaz aylarının kurak geçmesi sulama sorununu ortaya çıkarmıştır. GAP’ın tamamlanmasıyla söz konusu sorunun büyük bir bölümü çözümlenmiş olacaktır.

      Türkiye’nin Platoları

      Türkiye’nin platoları kpss coğrafya Türkiye’nin yeryüzü şekilleri konuları içinde işlenmektedir. Ülkemizde yer alan platoların özelliklerini iyi kavrayabilirsek, hangi platonun hangi bölgede yer aldığını daha rahat kavrayabiliriz.
      Türkiye’nin Platoları

      Plato, akarsular tarafından derin vadilerle yarılmış düzlüklere denilmektedir. Kpss coğrafya dersinde Türkiye’nin platoları incelenirken, hangi platonun hangi özelliğine sahip olduğunu ve nasıl oluştuğunu analiz edebilmeliyiz. Bu yüzden ülkemizde yer alan platoların özelliklerini sıralayalım.

      Türkiye’de platolar geniş yer kaplamaktadır. Engebeli ve dağlık bir ülke olmamıza rağmen bu kadar çok plato olmasının sebebi, 3. ve 4. jeolojik zamanlarda ülkemizde gerçekleşen toplu yükselmedir.

      Platolar 3. ve 4. zamanda gerçekleşen toplu yükselmenin bir kanıtıdır.

      Platoları yaran akarsulardan tarım sulamasında yararlanmak zordur.

      Bunun sebebi akarsuların oluşturduğu derin vadi şeklidir. Vadi çok derin olduğu için tarım alanında sulamadan yararlanamayız.

      Yüksek platolarda büyükbaş mera hayvancılığı, alçak platolarda ise tarım ve küçükbaş hayvancılığı gelişmiştir.

      Oluşumlarına Göre Türkiye’nin Platoları

      Türkiye’nin platoları oluşumlarına göre dörde ayrılmaktadır.

      1) Volkanik Platolar: Lav tabakalarının akarsular tarafından yarılmasıyla oluşan plato çeşididir.

      Ülkemizdeki en yüksek platolar volkanik platolardır.
      Toprakları verimlidir. Ancak yükseklik ve iklim şartları elverişsiz olduğu için tarım pek yapılamaz.
      Çayır ve iğne yapraklı ormanlar bu platolarda yer alır.
      Yağış rejimi ve yükseltisi nedeniyle yazları sıcak ve kurak geçmez.

      Erzurum – Kars Platosu ve Ardahan Platosu ülkemizdeki volkanik platolara örnek teşkil eder. Kpss genel kültür coğrafya sorularında platolardan en çok Erzurum-Kars Platosu ile ilgili soru çıkmaktadır.
      Erzurum – Kars platosunda yıl içinde yağış en çok yaz aylarında düşer. Buna bağlı olarak da gür otlaklar oluşur. Dolayısıyla büyükbaş mera hayvancılığı bu bölgede gelişmiştir.

      2) Karstik Platolar:
      Kalker ve Jips gibi eriyebilen ya da çözülebilen kayaçların bulunduğu arazilerin akarsular tarafından aşındırılması sonucu oluşan platolardır.
      Akdeniz Bölgesindeki Taşeli Platosu ve Antalya’nın batısındaki Teke Platosu karstik platolara örnek teşkil eder. Bu platoların geçirimli arazi yapısı ve taban suyunun düşük olması toprağın verimsizliğine, dolaylı olarak da nüfusun seyrek olmasına sebebiyet vermiştir.

      3) Tabaka Düzlüğü Platoları:
      Tabaka uzanışı yatay duruşlu olan tortulların akarsular tarafından derin bir şekilde yarılması ile oluşan platolardır. Genellikle İç Anadolu Bölgesinde yaygın olan bu platolarda tahıl tarımı ve küçükbaş hayvancılık yaygındır.
      İç Anadolu Bölgesinde yer alan Haymana Platosu, Cihanbeyli Platosu, Obruk Platosu, Bozok Platosu, Uzunyayla Platosu ; Ege Bölgesinde yer alan Yazılıkaya Platosu ; Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan Gaziantep Platosu ve Şanlıurfa Platosu tabaka düzlüğü platolarına örnektir.

      4) Aşınım Platoları: Aşınma sonucu düzleşen yerlerin herhangi bir yükselme olmaksızın sonraları akarsular tarafından yarılması sonucu oluşan platolardır.
      Marmara Bölgesinde yer alan Çatalca – Kocaeli Platosu ve Karadeniz Bölgesinde yer alan Perşembe Platosu aşınım platolarıdır.
      Türkiye’nin platoları içinde en alçak plato Çatalca Kocaeli platosudur. Çatalca-Kocaeli platosu nüfusun en yoğun olduğu, sanayileşmenin en fazla olduğu ve doğal yapının en çok bozulduğu plato özelliğini taşımaktadır.