Hürümet ve Ulul Emre itaatin Dindeki Yeri (Kar©glanin 27 Ağustos 2016 Vaazi)

    This site uses cookies. By continuing to browse this site, you are agreeing to our Cookie Policy.

    • Hürümet ve Ulul Emre itaatin Dindeki Yeri (Kar©glanin 27 Ağustos 2016 Vaazi)



      Hürümet ve Ulul Emre itaatin Dindeki Yeri



      (Kar©glanin 27
      Ağustos 2016 Vaazi)





      يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَأَطِيعُواْ الرَّسُولَ وَأُوْلِي الأَمْرِ مِنكُمْ فَإِن تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللّهِ وَالرَّسُولِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ ذَلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلاً

      Yâ eyyuhâllezîne âmenû atîûllâhe ve atîûr resûle ve ulil emri minkum, fe in tenâza’tum fî şey’in fe ruddûhu ilâllâhi ver resûli in kuntum tu’minûne billâhi vel yevmil âhir(âhiri). Zâlike hayrun ve ahsenu te’vîlâ.

      Sadakallahul Aziym NİSA Suresi 59. ayet

      Meali:

      Euzubillahimineşşeytanirracim
      Bismillahirrahmenirrahim

      Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (emir verme yetkisinin sahiplerine) itaat edin. Bundan sonra eğer bir hususta ihtilâfa düşerseniz, o taktirde Allah’a ve ahiret gününe îmân ediyorsanız, onu Allah’a ve Resûl’üne götürün. (Yani O nun hükümlerini verdigi, emirleri, Allah in ayetleri ve peygamberin sünnetleri ile kiyas edin, eger uyuyorsa, o sizin emirinizdir ve O na o hususlarda itaat edin, eger uymuyorsa, o sizin emiriniz degildir O na o hususlarda itaat etmeyin demkdir.) Bu daha hayırlıdır ve tevîl (yorum) bakımından en güzelidir.

      Sadakallahul Aziym NİSA Suresi 59. ayet



      مَّنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ اللّهَ وَمَن تَوَلَّى فَمَا أَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا وَيَقُولُونَ طَاعَةٌ فَإِذَا بَرَزُواْ مِنْ عِندِكَ بَيَّتَ طَآئِفَةٌ مِّنْهُمْ غَيْرَ الَّذِي تَقُولُ وَاللّهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَ فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّهِ وَكَفَى بِاللّهِ وَكِيلاً

      Men yutiır resûle fe kad atâallâh, ve men tevellâ fe mâ erselnâke aleyhim hafîzâ. Ve yekûlûne tâatun, fe izâ berazû min indike beyyete tâifetun minhum gayrallezî tekûl. Vallâhu yektubu mâ yubeyyitûn, fe a’rıd anhum ve tevekkel alâllâh. Ve kefâ billâhi vekîlâ.

      Sadakallahul Aziym NİSA Suresi 80. ve 81. ayet

      Kim peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik. Ve senin yanında "kabul ettik (baş üstüne)" derler. Sonra senin yanından ayrıldıkları zaman onlardan bir grup, senin söylediğinden başka birşeyi geceleyin gizlice kurarlar (kehrwertini yapmayı, yani senin dediğinin zıddını yapmayı), ve Allah, onların gece neler kurduklarını (neyin kehrwertini çevirdiklerini) yazıyor biliyor. Artık sen onlardan yüz çevir ve Allah'a tevekkül et ve Allah, vekil olarak kâfidir.

      Sadakallahul Aziym NİSA Suresi 80. ve 81. ayet
      ---oOo---

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

      "Kim bana itâat ederse şüphesiz Allah'a itaat etmiş olur. Her kim imam (devlet başkanı)a itaat ederse şüphesiz bana itaat etmiş olur. Eler kim imama isyan ederse şüphesiz bana isyan etmiş olur"
      ( Hadis-i Şerif , İbn Mâce, Cihâd, 39)

      Ulûl-emre itaat, Allah'ın emri olmakla beraber, bunun bazı şartlara bağlı olduğunu, Kur'an'dan (Nisâ, 4/59. ayete bildirildigi üzre) ve bazı hadislerden öğreniyoruz. Nitekim

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem yine Buyurdular

      "Eğer üzerinize Habeşlî ve burnu kulağı kesik bir köle, emir tayin edilse, sizi Allah'ın Kitabi ve Rasulun sünneti ile sevk ve idare ettiği sürece, onun emirlerini dinleyiniz ve itaat ediniz"

      ( Hadis-i Şerif , İbn Mâce, Cihad, 39; Buhârî, Ahkâm, 4)

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem yine Buyurdular

      "Müslüman kişinin, bir günah işlemekle emrolunması dışında, hoşlandığı veya hoşlanmadığı hususlarda Müslüman amirine itaat etmesi vaciptir. Bir günah işlemekle emrolunduğu zaman dinlemek ve itaat etmek yoktur"

      ( Hadis-i Şerif , İbn Mâce, Cihad, 40)

      Şu hadisler de aynı şekilde, itaatın, Allah'ın rızasına uygun olmasını şart koşuyor:

      "Başınızdakilerden kim size Allah'a isyan etmeyi emrederse, sakin o hususta ona itaat etmeyiniz.
      ( Hadis-i Şerif , İbn Mace, Cihad, 40)

      "Allah'a isyan olan hususta itaat yoktur. İtaat, ancak meşru olan şeydedir"

      (Buhârı, Ahkâm, 4; Müslim, imâre, 39-40)

      "Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
      "Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

      Yolculugumuza başliyoruz :


      "Eğer üzerinize Habeşlî ve burnu kulağı kesik bir köle, emir tayin edilse, sizi Allah'ın Kitabi (ile sevk ve idare ettiği sürece, onun emirlerini dinleyiniz ve itaat ediniz"

      (İbn Mâce, Cihad, 39; Buhârî, Ahkâm, 40)

      ve bu hadis dinin hükmüne aykiri ve sahih olmadigi, acikca bariz bir şekilde belli cünkü dinimizde İmametin şartlarında "İmamın özürlü olmaması lâzımdır." diye bir kural vardir.

      İmametin şartları nelerdir?
      ___________________

      1- Müslüman olmalıdır. 2 - İmamın âkıl-bâliğ olması da şarttır. Delinin, sarhoşun, bülûğa ermemiş çocuğun imam olması sahih değildir.
      2- İmam erkek olmalıdır. Kadın erkeğe imam olmaz.
      3- İmamın, namazi sahih olacak kadar Kur`an`dan ezberi olması lâzımdır.
      4- İmamın özürlü olmaması da lâzımdır. Özürlünün namazı, özürlüye has hükümler taşıyan bir namazdır. Özürlü olmayanlar, özürlü olanlara uyamazlar. Körün imamlığı sahihtir taaki ne zaman ondan başka ehil ve bilgili ve imamete uygun kimse olmadigi zaman. ve muhammed bir körü imam birakti bir cihada giderken ve neden? cünkü " Allahim ashabimdan cihada gidebilcek herkesi aldim, bu ise krödür, onu almadim, digerleri ise kadindir, erkek olmasi hasbiyle, ondan daha ehil cihada katilmayan kimsede kalmadi, ve onu diger sakat kör ve kadinlarin başina imam tayin ettim" demek istedi. yoksa körün imam olmasinin sahihliginden degil, angut müslüman. Evet kör imam olabilir, Ama ondan daha ehil kimse varsa, onun imamlığa geçirilmesi mekruh olur. Fâsık ve bid`atçı kimselerin imam olmaları tahrîmen mekruhtur. İmamın aceleci olmasida mekruhtur.
      size bir nükte ile bunu aciklayan ve Adnan mMenderesin oglu Aydın Menderes kaza yaptikdan sonra felc oldu, ve milletvekili secildi, ve onun rejimde bulundugu dönemlerde yemin olsun, Türkiye Devletide felce ugradi imf eye faan muhtac oldu, yani öyle özürlünün imam olmasi herkesi tökezletiyor ve düşünün büyük bir ordu, yada sürü, ve sürüyü cekerek önden topal koyun veya topal koc gidiyor, bu sürünün ahirina varmasi, ta topal koyunun seke seke varmasi sonucu olacagi icin, o sürü belki 15 dakikalik yolu, belki elli dakikada alabilcekdir. Ve bu Avusturya siyasetinin geldigi son duruma örnek olsun bu misal, amma ötekide, yukari tükürsen sakal, aşagi tükürsen biyik hesabi ile, erkekle erkegin evliligine kadar göz yuman yeşiller partisi, hangini secen ben şimdi, o yüzden ikisinede oyumu kullanipda vebal altina girmen ben.

      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

      "Üç kişi vardır ki, namazları başlarından bir karış yukarıda kalır. (Allah tarafından kabûl olunmaz).
      1 - Kendisini sevmiyen, nefret eden bir cemaata imam olan şahıs,
      2 - Geceyi kocası kendisine kızgın olarak geçiren kadın,
      3 - Birbirine düşman kesilen iki kardeş..."

      ( Hadis-i Şerif )


      Allah nisa sursinde ne buyuruyor, "bir emir ve devlet reisi, eger yaptiklarinda, Allahin kitabina, veya peygamberin sünnetine uyursa, ona itat edin, yoksa ona itaat etmek yokdur." buyurulurken, hani nerde o abdest alirken fazla su kallanmak haramdir diyen alimler, nerde? kalmadimi? yokmu onlar artik?

      Bir gün Peygamberimiz (asv), sahabîlerden birinin abdest alırken suyu israf ettiğini görür. “Bu israf nedir?” diye sorar. Bunun üzerine sahabî, “Abdestte israf olur mu?” diye karşılık verir. Peygamberimiz: “Evet, akan bir nehrin kenarında bile olsan, normal bir miktarın üzerinde su kullanman israf olur.” buyurur. Suyu boşuna açık tutmak israftır ve dolayısı ile haramdır.

      ve dün cuma idi ve bu ( a y y ip amca) cumaya gidecek diye, 20 tane mercedes önden, 20 tane arkadan takip eden komvoyla, camiye giden bu ahmak kim o zaman, su gibi benzin yakan bu arabalar, heribirinde devletten maaş alan iki üc koruma, onlari süren korumalarin cebindeki mendilden, gömleginin dügmesine kadar devletin kesesinden ve gözünede markali gözlük alan, ve bunlarin masrafini milletin sirtina yükleyip, devletten alan bu ahmak kim, bu adamin namazi cumasi olmaz olsun inşallah, bir daha cuma kilamaz olsun inşallah ........ ve nisa suresinde rabbimin buyurdugu, "eger ona "ULUL EMRE" itaat hususunda ihtilafa düşerseniz, yaptiklarini kuran ve sünnetle kiyas edin, buyuran Allahin hükmü geregi, Allahin kitabina, peygamberin sünnetine vurunca, abdestteki fazla kullanilan suyu yasaklayan, muhammedin sünnetinede aykiri, "israf etmeyin" diyen Allahin ayetlerinede aykiri hareket eden bu ahmaga, haala niye itaat edip sahip cikiyorsunuz. ve bu adam gavurlardan emir aliyor,



      Bop Nedir? - Bop Projesi Nedir? - Bop Başkanı Ne Demekdir?

      Büyük Orta Doğu Projesi
      Büyük Orta Doğu Projesi veya Genişletilmiş Ortadoğu İnisiyatifi (İngilizce: Greater Middle East) ve ABD'nin islamı kontrol altına alabilmesi için hazırlanmış çalışmalar. BOP projesi kapsamında çalışmalarına devam ABD projeye destek verdiğini açıklayan ülkelere uyguladığı BASKI ve askeri ambargoyu kaldırdı. yani bu projeye uymak mecburi kılındı


      Bop Başkanı Ne Demekdir?


      Bop Başkanı demek: müslüman mehdisine karşılık, müslümanlari yönetmesi istenen kukla mehdi, veya hiristiyan ve kafirlerin uyduruk sahte mehdisi demek olur. yani uyduruk mehdi ve kukla mehdi, amerika ne isterse onu kukla gibi yapacak olan sahte mehdi demek olur, ve T a y yip kendi agziyla dedi kendisinin Bop eş Başkanı olduğunu yani kukla mehdi adayi olduğunu aciklamiş oldu. Mehdi olan birisi, emri, Allah dan mi alir? yoksa Amerikadanmi? Allah aşkına bir tefekkür ediniz.

      G8 G20 ler hepsi dünyadaki y... dagiliminin nasil olcagina onlar karar vercek demek oluyor, ve insanlar grup grup, cibilliyat cibilliyat ,ve onlarin y.... boyuda ona göre, ve öylece onu mikslediler, heryerin bitki örtüsü ve iklimi farkli farkli iken, ve yöresine göre bitki ve hayvan varken, avrupada cöl bitkisi ve hayvaninin veya devenin işi ne hurma agacinin işi ne degilmi? Amma iklimleri öyle bozdularki buna elverişli hale geldi, bugün Alp daglarinin etegi Avustruyda hava 30° 34° arasinda seyretti ( şamda kayisi misali, yine balik kavakda misali gibi ) amma ne yaptilar suriyelileri avrupaya sürerek, yani güya arap ati veya arap y... avrupaya ekmiş oldular, ve bakalim sonucda ne bitcek kafirmi, mümin mi, yoksa gavurun gavurumu?
      hani didi teyzenin reklami var ya, onunlada yavaş yavaş insanlari empoze ediyorlar "cölde kutup ayisi" hikayesi, daha önceleride "bahtsiz bedevi" hikayesi vardi, yani empoze yani yavaş yavaş aliştirma.... yani gavur önce cöle indi, arap tikdi olmadi yani HANS lar yani ayilar bedevi tikdi (bahtsiz bedevi hikayesi) şimdi tam tersi oldu araplar avrupaya alindi, araplar avrupali tikcek, yani nasil arapati veya arap y...... üretilir deneme modelleri, üretirlerse G25 toplantisi yaparlar artik, ve kiyamet işde bu "katırlarin dogurmasi sonucu olcak" dedi muhammed, yani bu melez ırkın dölü olmaycak, ve katır soyu, yani melez ırk, yani ne arap, ne türk, ne gavur, ve daha önce yazdik söyledik suriyeliler arap degil türkde degil kürte degil yani mikslenmiş bir toplum Eşşeklimpeygamberin Üzeyirin Memleketi, suriye eşşekleri dedik. onlarin G25 yani Avrupada "Arap Ya... üretme projesi icin kobay insanlar oldugunu, veyada onlardan üreyecek olan bu yeni IRKn ne eşşek, ne at, ve KATIR soyu, katir sıpalarının soyu, mizmile kurdlarının soyu, yani dünyanın sonunu getircek, ne müslümana benzeyen, nede gavura benzeyen ipnelerin soyu olcak.

      "Imany - Don't Be So Shy" Türkçe Çeviri - Türkçe Sözleri - Şarkının Türkçe Sözlerine bakilinca görülcekki, cölde tikilen arap ve zencilerin ne maksadla ne halde tikildiklerinin, birde millete duyurulmasi, yani vay bahtsiz bedeviler vay, ve bir fransiz zenciyede bunu Şarkı diye söyletiyorlar..... arkadanda kıs kıs gülüyor bu ipneler.



      Imany - Don't Be So Shy" Türkçe Çeviri - Türkçe Sözleri

      Bu Kadar Utangaç Olma

      Bir nefes al
      Kafanı dinle
      Gözlerini kapa
      Haklısın
      Sadece uzan
      Benim tarafa dön
      Sıcaklığımı hissediyor musun
      Teninde

      Çıkar kıyafetlerini
      Söndür yangını
      Bu kadar utangaç olma
      Haklısın
      Haklısın
      Kıyafetlerimi çıkar
      Ah kutsa beni baba
      Neden diye sorma
      Haklısın
      Haklısın
      .....

      ........

      bu ne ya ne sapık bir şarkı baba kızmı diyenler olcakdir, hayir ordaki "Father" baba sözü "rahip" demek yani bunlar "rahibe" "baba" derler yani rahip ile veya bizim dinimizde hoca nin, s e x hizmeti veren bir kadinla olan ilk halini söze dökmüşler, ve bunu yazmamizin sebebi bizim sapikligimizdan degil ve şu siralar Avrupda radyoda diskolarda bu müzik gündemde, heryerde bu müzik caliyor, ve biz istedikki size ne söyletiyorlar bir bakin, tamam müzigin ritmine takilip gidiyor insan, ve herkes manasini bilmeden sevecekdir bu şarkıyı, amma arkada yatan bir oyunmu var acaba diye sormuyor degil insan, ve insanlara gizli gizli yine, ilimunati yötemi ile subliminal mesajlarmi veriliyor, bir bakin ve tefekkür edin istedik. ve o sözlerde baba kiz ilişkisi insanlara empoze edilmeye kalkiliyor, ve Davud aleyhisselama veya Süleyman aleyhisselama atfedilen, kizi ile cinsel ilişkide bulundu iftirasini gercek yapma projesi yani, ve bu ipneler bu pisligi yapacak olan türetme IRK olacak, bakin görün yarin neler olcak, kiyamet neden kopacak.
      karoglanin 1 el yorumu. yine yüzeysel bakip bunada, biz size bakin görün neler dinliyorsunuz demek istedigimiz halde, bizi sapik ilan etmeye kalkan ahmaklarin münasip yerine ...... girsin bu yazi

      Yeri gögü Yaratan Alemlerin Rabbi olan Allah, Gönderdigi dinlere ve bunlarin yönetici olan iktidar partisi olan peygamberlerine itaatte bile, insanlari özgür ve hür birakip, kimseyi mecbur etmemişken, ve onlar hakkindaki hükmün, allahin oldugu hususu, bizzat muhammed mustafa bile uyarilarak, yani "sen onlari, sana uymada mecbur edemezsin" , demek babinda olan

      مَّنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ اللّهَ وَمَن تَوَلَّى فَمَا أَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا

      Men yutiır resûle fe kad atâallâh(atâallâhe), ve men tevellâ fe mâ erselnâke aleyhim hafîzâ

      Kim peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik.(yani sen onlarin bunu yapmasi hususunda mecbur edici bir kolluk kuvveti, yani polis degilsin diyor, burda "hafiz" polis demek manasindadir.)

      NİSA-80. ayet


      Bu ahmak kim oluyorda beni ve vatandaşi, bir partinin emirlerine, ve o partinin başindaki ah ma gin (kö pe gin ) her lafina şak şak yapmaya mecbur edebilir . ve şak şak yapanlara makarna tavuk yumurta var, yapmayanlar hapse. bu dikte bir rejimdir, dünyanin hangi yerinde kaldi böyle bir rejim, bunun neresi demo krasi lan ahmak insanlar, lan o k a h p e kan cik mhp ve chp de darbe olurda rejim yikilirsa milletvekili maaşimiz kesilcek diye "tamamen duygusal" bir sebebden dolayi destek veriyor a h mak halk, a h mak vatandaş, senin bundan karın nerede de sen gecelerine varinca bu ah ma gin rejmini bekleyiveriyon da, destek veriyon ah mak. Bu pislik, Türk Askerinin Şerefini yerle bir etti, askerin a m i na koydu, Türk askerinin gücünüde sifirladi, bütün yetişmiş komutanlarida baştan aldi, başsiz birakdi , ve neymiş Askeri okullar kapancak, lise mezunlari komutan olcakmiş. lan dinini sik di min ip nesi, sen hangi dindensin, kah pe cocugu, benim dinim "işi ehline verin" derken sen nasil silah atamasni bile bilmeyen liseliyi iki senede komutan etcen, sen kimsinde birde "ben başkumandan oluyon" diyon mahallenin cahil muhtari, o zaman bende başkomutan olan, mahellenin cöpcüsüde komutan olsun o zaman, i... cocugu.
      dünyada Türk askeri korkak olarak ilan edildi, ve becersiksiz sünepe asker ettiler, Türk halki, yigit türk halkida, sinen pusan korkan, korkaklar sürüsü olarak gösterildi, artik bu devleti yikmak, kiytirikdan bir mundar sinegin eline kaldi, mundar bir sinek gelcek, püüüf diyecek ve yikivercekler, ardindan birde neymiş tanklari durdurumuşuz, lan agutlar bu hangi ahmagin seneryosu gören bir daşşakli adam benmi kaldim, hepniz haala şak şakmi yapicaniz korkaklar, soysuzmusunuz lan siz, bir türk ben kaldiysam, Atatürkün "1 Türk dünyaya bedeldir" dedigi o tek Türk benin o zaman, varan gidende ( hani kafirler öyle demişlerdi ya , sen git hadi Allahla bereber onlarla savaş, ve onlari yen gel, dediler ya peygamberin birisine) ve bende, Allahi nan gidende, bu kafirinen, ecnebi cocugunnan savaşan.

      yokmu ardima takilcak akilli cesaretli bir kac Türk, yokmuuuuu lan? hepiniz horozlukdan gecip korkak tavuklarmi oldunuz lan. bir benmi kaldim "THE LAST MAN ALON MU" (SON ADAM MEHDI ) YALNIZMI BU YOLDA
      lan demire yumruk vurupda durduruldugu nerde görüldü neymiş bu halk tanki elindeki sopayla durdurmuş
      " ba ba baa seneryoya baah"
      Tanka topa sapan atan ahmaklar kim kaldi dünyada, filistinli ahmaklar, onlar mermi atiyor bu ahmaklar sünnet diye hala sapan atiyor, hala sapanatiyor, aklini dinini tikdimin, dinsiz ahmaklari, bumu lan din, ahmaklikmi din, sünnet bumu, mermi füze atana sapan atmakmi müslümanlik, ben o zaman degilim o müslümanlardan, ben başka müslümanin, bizimkilerde güya neymiş tanki elleriyle durdurmuş muş, tikdimin ahmagida buna inananmiş, hay senin aklinin sogan köküne eden emi.

      ---oOo---

      isa efendimizin askeri olan, bugünün HIRISTiYAN CEMAATi, isanin emiri üzre olan, onun sünetini yad edip, bir seromoni halinde kiliseye girerken,O nun "bu benim etim, bu benim kanim" dedigi özel bir ekmek ve bu benim kanim dedigi üzüm veya vişne şerbetini veya şarabini icip odan sonra kiliseye girip oturuyorlarmiş. ve bunu bizim alimler sapik bir firka diye atfediyorlar. lan dangil, senin peygamberin zemzem icdi diye, bildigin su, bildigin diger sulardan farkli gözükmeyen bir suya hürmet edip, mekkede medinede hemde hürmeten ayakda iciyor, oluyorda, yine bidon bidon herkes memlektine götürüyor oluyorda, isanin biraktigi neden sünnet olmuyor, onun sünnetine sen uymaya güc yetiremezsin, amma onun askerleri güc yetirip bunu yapiyorlar, hemde sen nasil her haccinda bunu yapiyorsan, bir seromini halinde, kabeyi tavaf edip, de say yapmaya gecmeden önce zemzem kuyusuna inip, zemzem iciyorsan, o zaman bunlarin bu yaptiklarini niye sünnet olarak kabul etmiyon, ah mak tam ah maksin, Peygamber sadece bir muhammedmi var, onlarinkide peygamber, onlarin peygamberinin yaptiklarida, tavsiye ettikleride, onun ümmetinin sünneti degilde, ne? sapik hoca.

      ve bu konuya derin bir aciklama getirirsek : yani ve düşünün bir recel fabrikasi, ve o recel fabrikasina recel olmak icin, afyondan yola cikmiş, bir kamyon vişne, sonra taa afrikadan mikail aleyhisselamin kovalaya kovalaya gertirdigi, nil nehrinin buharlaşmis suyuda, icine katilcak su olsun, ve ve fabrikanin sahibi, daha onlari o bölgeden satin aldiginda, ve onlarin saat kacda yola cikacagini, ve nerde ne zaman ne yana dogru gittigini, bugünün teknolojsini, kullanan bir adam bilebilir. ve o TIR yani vişne TIRI gelmeden, eger o daha recel olmadan ,o fabrikaya girtirmeden, ve derseki, ikinci bir fabriksi varsa, recel yapmakdan vacgectik, ve eger Tamek vişne suyu yapacaksa, der ki fabrika eger, vişne receli fabrikasi ankaradaysa, ve tamek fabrikasi ise istanbuldaysa, ve yari yolda ona, hemen telefon ve haber edip, vazgecdik, güzergahini degiştir ve istabuldaki fabrikamiza götür, bu bir kamyon vişneyi diyebilir. ve son anda recel olcak vişnelerin, tamek meyva suyu olmasina sebeb olabilir degilmi? ve şimdi bu misali isa aleyhissellamin durumu ile kiyas edersek, ve isa efendimiz, o son sofra kuruldugunda, sofradaki ekmegin, eger ayni Fabrika sahibinin, vişne yüklü kamyona sahip oldugu gibi, onu istedigi yöne yönlendirebildigi gibi, dediki: bu vişne şurubu veya şarap, ve şarap o günlerde yasak degildi, ve "bu şarap benim kanim" yani isa kendisi icin, onun lokmasi olmasi icin yola cikdigini biliyorsa, ve o yemeyip, "bakin, bu şarap benim vücudma girip, ciger onu kana döndürcekdi" diye öyle uzunca bir biyoloji dersi vermesine gerek yok, ve diyorki: bakin bu şarap benim lokmam olcakdi, amma ben yemeyip veya icmeyip, bu lokmami size veryion, ve siz yiyin, ve ben sizin icinizde var olcagim, ve sizinle bu misyonumu, bu görevimi tamam edicen, cünkü ben haber aldimki, yarin beni, veya isa kendini carmiha gercek olduklarindan haberdaroldu, cünkü kaderden dönmek olmaz, öyle olunca, o kendisini bir nevi klonlamiş, veya havarilerinin icine gömmüş, ve saklamiş olmazmi, isa olcak bir lokma haviriye girince, o onun icinde, isa gibi davranmaya başlar,
      nitekim muhammrd mustafanin amcasi, Hz. Hamza nin şehit haberi gelince, onun cigerini "Hind" ismli kadinin yedigini duyunca dediki Muhammed:
      Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

      Onun cigerini yiyen, müslüman olmadan ölmez.
      ( Hadis-i Şerif , Menâkıp)

      Şii kaynaklarındaki kıssanın özeti şudur:

      “Hind Hz. Hamza’nın ciğerini ağzına almış fakat yutamadığı için geri dışarı atmıştır.” Bu husustan haberdar olan Ebu Abdillah (İmam Cafer-i Sadık) aleyhisselam şöyle demişti: “Allah Hamza’nın bir parçasının cehenneme girmesine izin verecek değildi.” (bk.Ali b. İbrahim el-Kummi, Tefsiru’l-Kummi, 1/116)

      - el-Kadi en-Numan el-Mağribi de, aynı kıssayı anlattıktan sonra, Hz. Peygamberin şöyle dediğini bildirmiştir: “Hind’in Hamza’nın ciğerini yemesi mümkün değildir, Allah onun parçasının cehenneme gitmesine izin vermez.” (Şerhu’l-Ahbar, 1/275)

      - Bazı Sünni kaynaklardaki benzer bir bilgi de şöyledir:

      Hz. Peygamber, Hind’in Hz. Hamaa’nın ciğerini yutmaya çalıştığını duyunca, “Onun etinden bir şey yedi mi?” diye sordu. “Hayır” cevabını alınca da şöyle dedi: “Allah Hamza’nın etini ateşe haram kılmıştır.” (bk. İbn S’ad, et-Tabakat, Beyrut, 1410/1990, 3/ 8-9; es-Siretu’l-Halebiye, 2/331; İbn Kesir, Tefsir, 2/135)

      - İmam Ahmed b. Hanbel de aynı bilgiye yer vermiştir. (bk. Müsned, 1/463)

      Ancak İbn Kesir de aynı bilgiyi İbn Hanbel’den aktarmış


      ----OoO---
      CENNET VE CEHENNEMiN MANASI

      Bu hadisler gösteriyorki, ve senelerdir söyledigimiz, bizim tezimizi ispat etmiş oluyorki, Fecr suresinde "gir kullarimin icine, ve gir cennetime" buyrulan o ayetteki "kullarimin icine yani bedenine" kismi yani insanlarin icine girmek demek, ya o bedene gircek o lokma, veya ahiret göcüp parcalanip ve geri lokma ve nimet olarak dönebilen birisi icin, eger girdigi o beden mü minse ona cennet oluyor, ve o mümin o lokma ile oluşan, ya bedeni ile, yada enerjsi ile, iyi işler yapip bunun cenneti olmakda, yada kötü işler yapan bir kafirin veya günahkarin bedenine girerse, o zaman o lokmanin cehennemi olmakda demek olur.

      ALINTI
      #############
      "âkiletu'l-ekbât: ciğer yiyen kadın"

      Müslüman olan kardeşi Ebû Huzeyfe, Bedir savaşında babasını mübârezeye karşılıklı çarpışmaya davet etti. Bunu duyan Hind çok hiddetlendi ve kardeşini bir şiir ile hicvetti. Bedir savaşının sonuçları Mekke halkına ulaştığında, müşrikler sanki yıldırım çarpmışa döndüler.
      Müşriklerin içinde can evinden vurulan birisi daha vardı: Hind!.. Çünkü o, bu savaşta, babası Utbe bin Rebîa'yı, amcası Şeybe'yi, ve kardeşi Velid'i kaybetmişti. Bu hadiseyle Müslümanlara karşı olan nefreti bir kat daha artan Hind, yakınlarının intikamını alıncaya kadar, "gülmeyeceğine, koku sürünmeyeceğine ve eşiyle beraber olmayacağına" yemin etti.
      Ve o günden sonra her fırsatta müşrikleri, Allah Rasûlü ile savaşa kışkırttı. Bu arada mızrak atıcılığında eşsiz bir usta olan köle Vahşî bin Harb'in mehdini o da duymuştu. Herkes Vahşi'nin ardından koşarak, kendi intikamını alması karşılığında ona çeşitli vaadlerde bulunuyordu. Hind de bizzat Vahşî'ye giderek, can düşmanı olarak gördüğü Hazret-i Hamza'yı öldürmesi halinde, kendisini âzâd ettireceğini ve ona ağırlığı kadar kıymetli eşya vereceğini vaad etti.

      İnsan ciğeri yiyen kadın
      Bedir savaşının intikamını almak için yapılan Uhud savaşına, Kureyş'in lideri olan kocası Ebû Süfyân'la birlikte Hind de katıldı. Savaş öncesinde ve savaş esnasında şiirler söyleyerek, defler çalıyor, diğer Kureyşli kadınlarla birlikte orduyu savaşa teşvîk ve tahrik ediyordu. Hind'in gözü dönmüş, intikam ve kan gözünü bürümüştü.
      Müslümanlar savaşın başlangıcında büyük bir üstünlük elde ettiler. Düşman safları bozuldu ve müşrikler kaçmaya başladılar. Ancak müslümanların arka cephesini koruyan dağdaki okçuların, "savaşı kazandık" diye yerlerini terk etmesi üzerine harbin tâlihi değişti. Oysa ne olursa olsun yerlerinde kalmaları için emr-i Peygamberî vardı. Bir anlık itaatsizlik ve teslimiyetsizlik mü'minlerin saflarında ağır kayıplara ve kargaşaya sebep oldu. Hazret-i Hamza'yı öldürmek için fırsat kollayan Vahşî bu karışıklık ânını kaçırmadı. Nihayet beklediği fırsatı yakalayınca, uzaktan attığı mızrakla Hazret-i Hamza'yı şehid etti. Bununla da yetinmeyen Vahşi, efendisi Hind'i memnûn edebilmek için, Hazret-i Hamza'nın ciğerini söküp Hind'e götürdü. O ânı sabırsızlıkla bekleyen Hind, Hazret-i Hamza'nın ciğerini avuçları içinde görünce çiğ çiğ yemeye başladı. Midesi dahî buna tahammül edememiş, istifra etmişse de, kini bir türlü teskîn olmuyordu. Bu vahşeti sebebiyle kendisine, "âkiletu'l-ekbât: ciğer yiyen kadın" lakabı verildi. Bu kadarla da yetinmeyen Hind, Hazret-i Hamza'nın cesedi başına gitti ve bu sefer mübârek şehidin diğer uzuvlarını da kesip kendisine gerdanlık ve halhal yaptı. Ona hayret ve dehşetle bakan diğer müşrike kadınlara da:
      "-Ne duruyorsunuz siz de bulduğunuz diğer müslüman şehitlere böyle yapsanıza." diyerek onları da aynı melanete teşvik etti.


      Allah'ın Rasûlü ile karşı karşıya...
      Hind'in bu İslam düşmanlığı Mekke'nin Fethi'ne kadar devam etti. Kocası Ebû Süfyân, Mekke Fethi'nden önce Peygamberimizle konuşarak Müslüman olmuştu.
      Kocasının Müslüman olduğunu duyan Hind, Ebû Süfyan'ın sakalına yapıştı ve onu öldürmek istedi. Ancak daha sonra aniden kendisi de bir karar alarak müslüman olmaya karar verdi.
      Kararını değiştirmesinin ve Müslüman olmasının sebebini soran kocası Ebû Süfyan'a şu cevabı verdi:
      "-Mekke fethedildiği gün, Müslümanlar sabaha kadar Kâbe'de ibâdet ettiler... Kâbe'de, onlar kadar, vakûr ve asîl ibadet yapan kimse görmedim. Bu nasıl bir dindir ki, dün bizim hükmettiklerimiz, hor ve hakîr gördüklerimiz, bugün bize hâkim oldular!.." dedi.
      Hind'in Müslüman olduğunu henüz kimse bilmiyordu. Onun başına kötü bir şey gelmesinden korkan Ebû Süfyân, Rasûlullah'ın yanına itibarlı bir kimse ile gitmesini tavsiye etti. Hind, kocasının bu ikazına uyarak kardeşi Ebû Huzeyfe ile birlikte Peygamber Efendimizin huzûruna çıktı. Rasûl-i Ekrem Efendimiz, biat için gelen kadınlardan:
      "-Allah'a şirk koşmamak, Peygamber'e itaat etmek, hırsızlık etmemek, zina yapmamak, iftira etmemek ve çocukları öldürmemek.." (Mümtehine, 12) üzere söz aldı.

      Rasûlullah'ın duâsı
      Bu şekilde biat tamamlandıktan sonra Hind, kuş gibi hafiflemişti. Korkuyla geldiği Rasûlullah'ın yanında gönül huzuru içinde ve yeni doğmuş bir insan gibi ayrılıyordu. O âna kadar yeryüzünde en çok kızdığı ve yok olup gitmesi için duâ ettiği Allah'ın Rasûlü ve ailesi gitmiş; yerine dünyada en mes'ut insanlar olması için duâlar ettiği Rasûlullah ve ailesi gelmişti. O sevinçle, evine döner dönmez iki oğlak kesip kızarttı ve cariyesiyle Allah Rasûlü -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimize gönderdi.


      "Daha fazla göndermek istediği halde, hayvanlarının hasta ve az olması" özrünü de Peygamber Efendimize ulaştırmasını, cariyesine sıkı sıkı tembih etti.
      Câriyesi, bu durumu Peygamber Efendimize söylediğinde, İki cihan güneşi, Hind'in hayvanları için duâ etti. Bu duâ bereketiyle Hind'in hayvanları öyle arttı ki, sayıları bilinmez oldu.
      Bu hâli gören Hind:
      "-Bu Rasûlullah'ın bereketi! Bizi, İslâm'la şereflendiren Allah'a hamd olsun!" dedi.
      #########
      ALINTI SONU

      Suriyeli kardeşlerimizi cok üzdük ve onlari kabaca eşşek diye atfettik, amma onlarin icinden de bir cevher cikmiş, ve birisi üzeyir aleyhissellam eşşekli peygember, bir digeride Zülkifl aleyhisselam, ve onlarda biraz sevindirerlim, bir yanda gece küfür karanlik kiş kiyamet giderken, diger kutupda, Allah, güllük gülistanlik cennet gibi bir mevsim ile kullarini güldürmekde, öylese aci ile tatli kardeş ve baci gibi, yine gece ile gündüz kardeş ve baci gibi, yine kafir ile müminde böyle, öyle olunca işde üzdük ise, biraz sevindirelim, ve eski vaaazlarimizdan birinden alinti yaparak, hürümet bahsinide anlatip vaazi hitama erdirelim:

      ALINTI
      ##############
      Euzubillahimineşşeytanirracim
      Bismillahirrahmenirrahim

      iza raethüm min mekanin baiydin semiu lehe tegayyüzen ve zefira.ve iza elgu minha mekanen zdayyigan mugarrenine deav hunalike s*ubura.La ted u elyevme s*uburan vahiden ved u s*uburan kes*ira.Gul ezalike hayrun em cennatul huldilleti vuidel muttegune kaanet lehum cezaaen ve masiyra.

      sadakallahul aziym -- FURKAN -- 12-13-14-15


      Allahümme salli ala siracil müniyre.


      Yolculugumuza başliyoruz, yolculugumuz kulaklarin hassaslaştigi saat olan, gece yarisini yarim saat gecmekte olan saatte başliyor, şimdi sizler eger şu an ayakta ve uyanik iseniz, size sesimiz ve vaazimiz canli olarak her şeyin sesssizlige gömüldügü şu saatte, yani bizim sloganimiz olan "sessiz zehirin sesi ve, onun şifasi olan Radyo Karoglan" in sesini duyuyorsunuz demekdi. bu ses yani işde muniyre yildizinin sesi ancak, akşam güneş batarken, ve taa sabah güneş doguncaya kadar işitilir. gündüzün gürültüsü onun sesinin duyulmasinin engeldir. size şimdi kisa bir nükte anlatayim.

      cocuklugumuzda annem tarhana kardi, ve bunu kendi catimiz tuglali oldugundan, amcamlarin evi yer dambaşısıydi, onlarin dambaşınin üstüne serdi annem kurusun diye. onu akşama kadar kuruttu, ve akşam güneş battigi siralarda tekrar dambaşına ciktik, ve tarhanayi toplamaya dama ciktikki, köyün ortasindan köyün yaklaşik 3 kilometre uzagindan gecen, asfalttan gecen kamyonlarin sesi, ve uzak mahallelerdekilerin sesini, bizim bulundugumuz dambaşinin yanindaymiş gibi duymaya başladim. yani gece olunca her yer sukunete ulaşınca uzaktakilerin sesi yakindaymış gibi duyulur, bunun adina münir denilir işde, müniyre yildizindanda sizi yakinda gibi bir duyan birisi var.

      isde bizde sizlere sessizligin koyulaşdigi Avusturyadan megafon ile bagiriyor gibi sesleniyoruz, haydi müniyr yildizina selam yolliyalim

      ki bu sessiz zehirin icinden, islamin sesini, uzakda olanlara, biz onlarin yakinindaymişiz gibi duyursun inşallah.

      yukardaki ayeti kerimede tercümelerde cok degisik tercümeler yapilmiş fakat biz size bir tefsir yapacagiz inşallah

      ayetin başinda iza gelmiş yani zaman zarfi gelmiş, rabbimiz bize bir zamandan bahsediyor, bu zaman zarflarini rabbimiz hep gelcek zaman kismina giren kelami kadimlerinde kullanmiş.

      rabbimiz buyuruyorki: o iki kiz arada engel olan, arasinda baiyd olan, yani cay olan yoldan giderken, semiu onu cagirdiklarinda, herkes ona dogru tagayyüz etmek istiyorlar, yani ona dogru hücum etmek koşmak istiyorlar, ve ona zefri sarilivermek istiyorlar.ve ona yakin garinelerden gelenler ilga olduklarinda ona ulaşdiklarinda bir subugra görmek isterlerdi yani sanki bir hecin devesi görmeyi istiyorlardi. yani salihin ümmetinin bekledigi gibi sanki bir hecin devesi bekler gibilerdi bunlar ikinci büyük deve bekleyenlerdi yani mucize bekleyenlerdi . deki onlara bu sizin icin cennete girmek gibi hayirlidir, fakat sizin muttakilerden olmaniz, sözünde duranlardan yani muttakilerden olmaniz, yani deveyi gördükten sonra cayan salihin ümmeti gibi degil, beklediginiz deve cikmayinca beklediginiz mucize gelmeyince, (dedilerki bize, bu da bizden farkli degilmiş yürüyen "jony walker" in biriymiş bizden bir farki yokmuş dediler ve adimizi johny walker koydular ve dönüşümüzde birini müniyre yildizinin carpmasi sonucu farki farkedenlerden oldular) buda yine salihin ümmetinin ugradigi gibi masiyr bir cezadan başka birşey olmadi.

      Işte rabbimizin zulkifl aleyhisselamin ümmeti icin buyurdugu

      rabbimiz tealanin dilediginin onlarin kendileri icin dilediginden daha hayirli oldugunu ümmetine ögretip ögretmedigi.

      yani bunun sünneti nerededir işde ilk el öpen peygamberi azimuşşan zülkifl aleyhisselamdir, yani karşisindakini kendinden üstün tutmak demekdir, yani el öpmek işde zülkifl aleyhisselamin yaşadigi yerler olan bir suriyede vardir, birde türkiyede. araplarda dahi el öpmek yokdur, biz türkler babamizin elini öperiz, şeyhimizin elini öperiz, ögretmenimizin elini öperiz, yani hep kendine büyüklük izafe ettiklerimizin elini öperiz, yani elini öperek onu kendimizden üstün tutariz, yani rabbimizin diledigini kendi diledigimiz istedigimizden üstün tutmak, ve hecin devesi beklememek, yani mucize ve keramet beklememek, eger Allahu teala birinin elinden bir mucize bir keramet zuhur ettirise, o zaman müttefegun aleyh hikmeti işler ve adalet eger konan mucizeye müşrik olursa insanlar masiyr bir azaba dücar olurlar.

      işde o yüzden isa nin ilk ümmeti gibi sofra isteyip sonra inkar edenler olmayin, salihin ümmeti gibi hecin devesi isteyip, sonra onu kesenler olmayin. mehdiyi kabullenmek icin mucize keramet bekleyip ve sonra bundan sonra dogacak müttefagun aleyh hükmüne razi olmak gerekir, işde herkes bir keramete şahit olduktan sonra inkar edersiniz, sizler icin masiyr bir azab vardir. eger müttefegun aleyh cemaati hepbirlikte ikrar ederseniz, bu kerameti verenin Allah oldugunu, onu halkedenin Allah oldugunu, yani keramet: yapanin eseri degil, malikül mülk olan cenabi mevlanindir, onu inkar cenabi mevlanin gücünü inkar etmek gibidir, onu istemek dilemek ise, rabbimizi sinamakdir. Allah gercekten Allahmi demek gibidir, estagfirullah, rabbimiz bu ahir zaman ümmetini böyle imtihandan muhafaza buyursun. ben muhammed alehiselamin zamaninda yaşasaydim şöyle müslüman olurdum demeyin, rabbimizin dilemesi bizim dilememizden üstündür. yoksa rabbimiz bizi ahir zaman ümmeti olarak göndermesine razi olmamak gibi bir şey olur bu söz.

      isde zulkifl aleyhisselamdadir bu sirrin sünneti ve hikmeti, ve sofiler hep birbirinin elini öperler, cocukda olsa elini öperler.

      yani bu demek olurki sen Allah katinda benden üstün olabilirsin demekdir. işde gecenki vaazimizda dedigimiz hardal tanesi olduktdan sonra dirhemden yarim kiloya cikan şeytan kibirlenir ve üstünlük taslar, işde her nefisde bu zaafiyet dogabilir, amma bunu yencek iki yöntem vardir, birisi peygamberi veya şeyhini rabita etmek, amma bu rabita onun ruhaniyetini giyinmek, veya başinin üzerindeymiş gibi rabita etmekdir. buda nedemek demeyin bu demek ruhunuza elbise giydirmekdir, yani ruh bir başka ruh ile elbise giyer, yani mesela bir mandalin düşünün mandalinin en icinde bir cekirdek var, ve cekirdegin icinde bir sir gizli, ve bu sir bir cekirdek kabugu giymiş o cekirdek mandelinin özlerinin arasinda bir cemaatin icinde üc yada beş tane olur, ve onlarin üstünde bir kabuk, o cemaati koruyan bir kabuk yani bir allah dostu veya peygamber, ve onun da üstünde tampon tabaka, yani airbag tabakasi, kaza oldugunda düşdügünde şaşdiginda iceri zarar vermesin diye, bir airbag tabakasi, yani atmosfer, yani bir baba peygamber, Allahu teala cogunlukla peygamberlerini bir baba peygamber ile muhafaza etmiş, taaki bizim peygamberimize kadar, bizim peygamberimiz ise, dedesi ile muhafaza edilmişdir yani

      herkes anyaya giderken o konyaya, yani işde bunlar birer işaretdir, bütün güneşler cift cift diyorlar, bizimkinin eşi yok, yani kendisin kabugu olan babasi aradan cikmiş ve dedesi ile muhafaza edilmiş, sonra amcalari, sonra hadice validemiz ile, sonra ashabi kiram ile

      yani bizim güneşimizin katmanlari böyledir, yani diş kabuk ile ic arasinda boşluk vardir, buda bu haftaki bombamiz yani dedesinden de taaa ismail aleyhisselama baglanir, ve ondan sonrasi cift cift kaplanir.

      isde müniyre yildizi taaaki yildizimizin yani güneşimizin 23 cü katinda yer alan zül kifl aleyhisselamin kizinin yildizi. işde münir özkul yani bakin adinda nasil gizli ismi münir Ö z(zül)k(if)ul

      yani münir özkul zülkifl aleyhiselamin soyundan gelen bir zaat ve biz onu bir baba evlatarina müşfik bir baba olarak tanidik işde bizim milletimizin edebi olan babaya hürmet anaya hürmet olan el öpmek zülkifl aleyhiselamin sünnetini yadetmek icin asli suriyeli olan münir babaya burdan selamlarimizi sunuyoruz.

      zülkifl aleyhisselama hörmeten münir babanin ellerinden manen öpüyoruz.

      Rabbimiz kuranda Allaha itaat edin peygambere itaat edin ana babaniza itaat edin buyruyor. bugün ataya anaya babaya sayginin kalktigi şu günde, müniyr yildizi bize bu gün göz kirpti baybay diyecegim yoksa diyor, öyleyse sofilerin aadeti olan suriyenin türkiyenin aadeti olan, büyüklerimizin elini öpmeyi yaad edelimki, bizim başagacin asfaltindan gecen kamyonlarin sesini sizde duyasiniz, yani gecenin bu saatinde size vaaz eden karoglanin sesini yakin eden zülkifl aleyhisselam hikmetini yaad edelim, ve büyüklermizi ziyaret edip ellerinden öpelim inşallah. el öpmekle agiz mundar olmaz, alimler babadan başkasinin eli öpülmez diye fetva vermişler, oysaki nefsini kirmak isteyen, şeytani yere sermek isteyen, işde düşmaninda elini öperde gecer. eger insan düşmanin elini öper ise işde okkalarca agirliga ulaşan şeytani boylu boyunca yere sermiş olur, o öpen zaati muhterem. yani öyle el öpülmezmiş diyenler daha nefsini kiramayan burnu havada gezenlerdir.

      rabbim zulkifl aleyhiselama ve onun kizi müniyre bacimiz ve annemize selam eylesin Rabbim muhammed mustafaya ve onun gözü pek dostu ömer efendimize selam salat eylesin inşallah

      Feto hoca: seninde neden "Gerekirse öcalanin eli etegi öpülebilir" demenin sebebini bildik bulduk, kimden nereden kaynak alarak söyledigi ortadayken anlayan anladi.
      Yine t a y yip amcaya sövsekde, o da taa gecmiş vaazlardan takip ede ede geliyor ardimizdan, amma diyoruzki, dün dün icindi bugün yeni neler var, ona bakmak lazim, cabuk olun biraz topal koyunlar, dün dünde kaldi , sizler geride kalmayin, bugün yeni yeni varidatlar ve vaazlar var, onlara dogru koşun

      Rabbim ahir zamanda büyüklerimize hürmet edip el öpmeyi bu milletten kaldirmasin inşallah

      Başağaçlı Raşit Tunca 16-Nisan-2011-Cumartesi saat:00:16

      ################

      ALINTI SONU


      --oOo---


      وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

      Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
      Amiyn.
      Elfatiha maassalavat.

      سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

      Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

      etûbu ileyk.

      --OoO--




      Vaazi mp3 olarak indirmek icin linke sag tikla farkli kaydeti sec



      Henüz Eklenmedi

      Buraya TIKLA Dinle Veya Sag TIKLA

      indir dinle





      Kar©glan

      Başağaçlı Raşit Tunca

      Schrems, 27
      Ağustos 2016 Cumartesi

      Original Kar © glan



      Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan

      Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran

      Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık

      1 Senede/12 Ay

      Pazartesi - Salı - Çarşamba - Perşembe - Cuma - Cumartesi - Pazar

      1 Yılda/365 Gün

      7 Günde/24 Saat

      Vaaz - Dini Sohbet - Tasavvuf Sohbetleri - Radyo Karoglanda

      RADYO KAROGLAN

      Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan