"Hiç" olmadığı kadar

    • "Hiç" olmadığı kadar



      "Hiç" olmadığı kadar


      Yok olmayı anlatıyorum...
      yok olmak, bir katrenin ummanda kaybolması
      yada bir sesin, dağın tepesinde ıssız ve yankısız sönmesi gibi...
      Varsayılan bir noktanın, Sonsuzun varlığını anlattığı gibi anlatıyorum...


      Önce varsayarsın yokluğu, tadarsın yokluk acısını...
      Sonra yok sayarsın varlığı, kalırsın yapayalnız...
      Birbir geçersin cendereden, adım adım, yudum yudum..
      yalnızlığınla yürürsün, yürüdükçe yalnız kalırsın...


      önce sevgine vurulur kelepçe, sonra diline...
      diyemezsin sevdiğini o nazlı yarine ...
      gönlüne müdahele eder aklın,
      yavaş yavaş erir varlık, sen ademi tadınca,
      vücud bulan O olur, sen mün'adim olunca


      Ah hiçlik..
      hiç olmak istiyorum hiç olmadığı kadar...
      sıfır, tam bir sıfır... noksansız bir sıfır...
      yok olacak yokluğumda her bir günah...
      adem rengindeyim bugün, ademinde benliğin...