Maddî Ve Manevî Bir Temizlik: Abdest

    This site uses cookies. By continuing to browse this site, you are agreeing to our Cookie Policy.

    • Maddî Ve Manevî Bir Temizlik: Abdest



      MADDÎ VE MANEVÎ BİR TEMİZLİK: ABDEST

      Abdest; belli uzuvları usûlüne göre yıkamaktan ve başı meshetmekten ibâret bir temizlik ve ibâdettir.

      Abdestin manevî birçok faydaları ve sevâpları olduğu gibi, maddî olarak da pek çok faydası vardır. Vakit vakit abdest alan bir müslüman temizliğe riâyet etmiş, temizliği alışkanlık hâline getirerek kendisini, birçok hastalıklara sebep olacak kirlerden korumuş olur. Hadîs-i şerîflerde:

      “Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur.”

      “Her kim emrolunduğu gibi abdest alır ve emrolunduğu şekilde namaz kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” buyurulmuştur.

      Namaz gibi bir kısım dînî vazîfeleri yerine getirmek için abdest farzdır. Abdestsiz bir kimse namaz kılamaz, Kâbe’yi tavaf edemez, Mushaf-ı Şerîf’i (Kur’ân-ı Kerîm’i) bitişik olmayan bir kılıf içinde bulunmadıkça eline alamaz, Kur’ân-ı Kerîm’in bir âyetine bile el süremez. Bunlar haramdır. Fakat Kur’ân-ı Kerîm’i ezbere olarak veya karşıdan Mushaf’a bakarak abdestsiz okuyabilir.

      Akıllı ve büluğ çağına giren ve suyu kullanmaya gücü yeten her müslüman, lüzûmu hâlinde abdest almakla mükelleftir.

      Abdestin farzları dörttür:

      Birincisi: Yüzü bir kere su ile yıkamaktır. İkincisi: İki elleri dirseklerle beraber bir defa yıkamaktır. Üçüncüsü: Ayakları topuklarla beraber bir kere yıkamaktır. Dördüncüsü: Başın dörtte birini ıslak bir elle bir kere meshetmektir.

      Abdestin sünnetlerinden bazıları şunlardır:

      Eûzü ve besmele ile başlamak, niyet etmek, misvak kullanmak, tertibe riâyet etmek; yani âzâları sıra ile önce yüzü, sonra kolları yıkamak, sonra başı meshetmek ve ayakları yıkamak, kolları ve ayakları yıkamaya sağ taraflardan başlamak, her âzâyı üçer defa yıkamak, el ve ayak parmaklarını hilallemek, başın tamamını meshetmek.