Giriş yapmadınız.

  • Giriş

Sayın ziyaretçi, Raşit Tunca Board sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

Karoglan

Kurucu-Admin

  • "Karoglan" bir erkek
  • Konuyu başlatan "Karoglan"

Mesajlar: 6,220

Hakkımda:


KAROGLAN

Konum: Avusturya

Meslek: EBT -EiT

  • Özel mesaj gönder

1

Tuesday, July 3rd 2018, 2:50am

En iyi Allah ise, En Kötü Kim? (Kar©glanin 3 Temmuz 2018 Vaazi)



En iyi Allah ise, En Kötü Kim?



(Kar©glanin 3 Temmuz 2018 Vaazi)




أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَإِذَا قَضَى أَمْراً فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُن فَيَكُونُ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Bedîus semâvâti vel ardı, ve izâ kadâ emren fe innemâ yekûlu lehu kun fe yekûn.

Meali :

Yerlerin ve Göklerin(Semanin) ,"En iyiside" En Kötüsüde O dur. O Bir işe hükmetti mi ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir.

Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 117. ayet


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Bir kişi, kaderin, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmadıkça, mümin sayılmaz."

( Hadis-i Şerif , Tirmizî)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

Yukarda yazdigmiz ayeti bir önden alip bir sonrasina da gecersek

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَقَالُواْ اتَّخَذَ اللّهُ وَلَدًا سُبْحَانَهُ بَل لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ كُلٌّ لَّهُ قَانِتُونَ بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَإِذَا قَضَى أَمْراً فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُن فَيَكُونُ وَقَالَ الَّذِينَ لاَ يَعْلَمُونَ لَوْلاَ يُكَلِّمُنَا اللّهُ أَوْ تَأْتِينَا آيَةٌ كَذَلِكَ قَالَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّثْلَ قَوْلِهِمْ تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْ قَدْ بَيَّنَّا الآيَاتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve kâlûttehazellâhu veleden, subhâneh(subhânehu), bel lehu mâ fîs semâvâti vel ard(ardı), kullun lehu kânitûn. Bedîus semâvâti vel ard(ardı), ve izâ kadâ emren fe innemâ yekûlu lehu kun fe yekûn. Ve kâlellezîne lâ ya’lemûne lev lâ yukellimunâllâhu ev te’tînâ âyeh(âyetun), kezâlike kâlellezîne min kablihim misle kavlihim, teşâbehet kulûbuhum, kad beyyennal âyâti li kavmin yûkınûn

Meali :

Allah çocuk edindi dediler. Haşa! O bundan münezzehtir. Oysa göklerde ve yerde olanların hepsi O’nundur, hepsi O’na boyun eğmiştir. Yerlerin ve Göklerin(Semanin) ,"En iyiside" En Kötüsüde O dur. O Bir işe hükmetti mi ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir. Bilmeyenler, “Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!” derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.

(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 116,117 ve 118. ayetler)

imanin şartlarindan olan "hayır ve şerrin Allah’tan (c.c.) geldiği" ne iman eden birisi anlamaliki, Allah Edz dzar ismi ile, yani zarar veren ismi celali ile, birine bir celal ve zarar verince, ve zarar veren bir şerri yapana biz, kötü kimse diye atfediyoruz, öyle olunca Eğer zarar veren Allah ise, o zaman dünyadaki yaratiklarindan, zarar veren mahluk ve insanlar, işde kötü olanlar, öyle olunca Allah Habil gibi sadece çok iyi olsa, kötü olan kabil onu öldürüp zarar verince, Allah in, Allah olma vasfi zayif kalir, ve yenilmiş olur. oysaki Allah Eğer habili yaratip onun iyi işler işlemesine vesile olan Allah ise, kabili de yaratip, onunda zarar veren, şer işler işlmesinide yaratan olduguna iman, işde hayirinda şerrinde Allah dan olduguna iman etmek olur.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللَّهُ قُلْ أَفَرَأَيْتُم مَّا تَدْعُونَ مِن دُونِ اللَّهِ إِنْ أَرَادَنِيَ اللَّهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّهِ أَوْ أَرَادَنِي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِهِ قُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve le in seeltehum men halakas semâvâti vel arda le yekûlunnallâhu, kul e fe raeytum mâ ted’ûne min dûnillâhi in erâdeniyallâhu bi durrin hel hunne kâşifâtu durrihi ev erâdenî bi rahmetin hel hunne mumsikâtu rahmetihi, kul hasbiyallâhu, aleyhi yetevekkelul mutevekkılûn (mutevekkılûne).

Meali :

Ve eğer gerçekten onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorarsan, mutlaka: “Allah” derler. De ki: “Allah’tan başka taptıklarınızı gördünüz mü? Eğer Allah bana bir zarar dileseydi, O’nun zararını onlar giderebilir mi? Veya bana bir rahmet dileseydi, O’nun rahmetini tutabilirler mi (engelleyebilirler mi)?” De ki: “Allah bana yeter! Tevekkül edenler (yalnız) O’na tevekkül ederler (O’nu vekil ederler).”

(Sadakallahul Aziym Zümer suresi 38. ayet)

öyle olunca Eğer Allah, sadece iyi olursa, ona kötü olan zarar verir, ve yine kötü olupda, en kötü olmazsa, yine O ndan dah kötü olan, O na zarar verip, O nu yener ve saltanatini yikar gecer. işde Michael Jackson un şarkisi olan "I'm BAD" yani burdaki "bad" den kasit "ben en kötüyüm" demek ve bediusemavati deki "badiu" de ayni "bad" amma ordaki hem iyi için kullanilir, en iyi, hemde kötü için kullanilir, en kötü demekdir o. yani Allah hem iyiden en iyi, hemde en kötü, bad olan en kötüdende kötü olduğunu bu ayette beyan edip Allah ligini bize tarif ediyor.

"Kadere iman bilindiği üzere imanın altı rüknünden birisidir. Kader içerisinde en önemli konu ise hayır ve şerrin Allah’tan (c.c.) geldiği hususudur. İnsanlar genellikle hayır ve şerrin Allah’tan (c.c.) geldiğini unutup sebeplere bakarlar. Şer karşısında öfkelenip deliye dönerler, dinden imandan çıkıp katil bile olurlar; hayırda da Allah’a (c.c.) şükretmeyi unutup vesilelere takılıp kalırlar.

Bu durumda başımıza gelen kötü şeyler, her ne kadar Allah’ın (c.c.) izni ve yaratması ile meydana geliyorsa da bu durumun sünnetullaha, ilahi bir kurala dayanan bir nedeni bulunmaktadır. Allah (c.c.) bela ve musibetleri yaptığımız kötü şeylere karşı vermektedir: “Başınıza gelen her musibet, işlediğiniz günahlar nedeniyledir. Hatta Allah günahlarınızın çoğunu da affeder (Şûrâ suresi, 30).”, “Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her kötülük ise nefsinden dolayıdır (Nisa suresi, 79).”

Başına böyle bir bela ve musibet gelen, bununla ruhu daralıp sıkılan bir müminin hemen geçmişini değerlendirip günahları için gözyaşı döküp tövbe ile Allah’ın (c.c.) rahmetine sığınması gerekir. Bu tür bir davranış yerine isyan etmek, birilerini suçlayıp öfkelenmek insana pek bir şey kazandırmaz. Belki pek çok şeyi alıp götürebilir. Yalnız Allah’ın (c.c.) el-Adl güzel ismi gereği bir zulme uğramışsak hakkımızı savunmamız, adaleti gerçekleştirme yolunda mücadele etmemiz de gerekir. Tabii işin bu cephesi yanında iç muhasebe ile kendimizde bazı kusur ve hataları aramak, bunlardan pişmanlık duyup Allah’ın (c.c.) merhametine sığınmak da icap eder.

Başa gelen bela ve musibetler sırasında ‘Ya Dârru, ya Nâfi’u’ diye Allah’ın bu güzel isimlerini sayıya vurmadan çokça zikretmek gerekir. Bu zikir bela ve musibetin ortadan kalkmasını gerçekleştirdiği gibi ilgili bela ve musibetin hayra dönmesini de sağlayabilir. Ayrıca bu zor anlarda hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmak çok mühimdir. Allah (c.c.) her şeyi yaratabilir. Geceden gündüzü çıkarmak, ölüden diriyi meydana getirmek O’na zor değildir. Evrenin bağlı olduğu kanunlar O’nu bağlamaz. Çünkü Allah (c.c.) gerektiğinde yeni kanunlar da yaratabilir. Her şey O’nun ‘Ol!’ buyruğu ile anında varlık sahasına çıkar.

‘Ya Dârru, ya Nâfi’u’ zikri kişiliği güçlü kıldığı gibi ruhsal sağlığın korunmasında ilaç gibi de tesir eder.

Tasavvufta nefsin ulaşması istenen hedefi kadere rızadır. Kadere rıza göstermek, Allah’tan razı olmaktır. Allah’tan razı olan bir nefis (Raziyye nefis) kısa zamanda Allah’ın rızasına (Marziyye nefse) ulaşır. Yalnız haksızlık karşısında susmamak gerekir. Hadis-i şerifte böyle kişilerin ‘dilsiz şeytan’ olduğu belirtilmiştir. Kişi gerek başkalarının haklarını gerekse kendi hakkını aramak için öfkeye ve kızgınlığa kapılmadan usulüne uygun olarak hareket etmelidir. Öfke ve kızgınlık göstererek nefse ve şeytanlara prim vermemelidir. Hak arayışı çok önemlidir. Bir çeşit cihattır. Zalime gereken cezanın verilmesi, toplumun esenliği için şarttır. Bu konuda ihmalkâr olmak kul haklarına kadar uzanabilir. Çünkü herhangi bir ceza görmeyen zalim aldığı güçle başkalarına da zarar verebilir. Bu başkalarına verilen zararlar bu konuda vurdumduymaz insanların amel defterlerine günah olarak yazılabilir. Tabii bu başka bir konudur. Yine yaptığına gerçekten pişman olmuş bir insanı affetmek de Allah’ın razı olduğu bir büyüklüktür. Bu da ayrı bir konudur."[1]

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَنَبْلُوكُم بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةً وَإِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kullu nefsin zâikatul mevt(mevti), ve neblûkum biş şerri vel hayri fitneten, ve ileynâ turceûn

Meali :

Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz, yıpratıcı bir imtihandan geçiririz. Ancak bize döndürüleceksiniz.

(Sadakallahul Aziym ENBİYA Suresi 35. ayet )

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَعِينُواْ بِالصَّبْرِ وَالصَّلاَةِ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ أَمْوَاتٌ بَلْ أَحْيَاء وَلَكِن لاَّ تَشْعُرُونَ لَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِّنَ الْخَوفْ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ الأَمَوَالِ وَالأنفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ أُولَئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِّن رَّبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ eyyuhâllezîne âmenustainû bis sabri ves salât(salâti), innallâhe meas sâbirîn. Ve lâ tekûlû li men yuktelu fî sebîlillâhi emvât(emvâtun), bel ahyâun ve lâkin lâ teş’urûn. Ve le nebluvennekum bi şey’in minel havfi vel cûi ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât(semerâti), ve beşşiris sâbirîn. Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn. Ulâike aleyhim salâvâtun min rabbihim ve rahmetun ve ulâike humul muhtedûn.

Meali :

Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir. Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz. Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. Onlar; başlarına bir musibet gelince, “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler. İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.

(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 153-154-155-156-157. ayetler)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Allahü teâlâ, “Bana inanıp da kadere, hayır ve şerrin benim takdirimle olduğuna inanmayan, benden başka Rab arasın” buyurdu."

(Hadis-i Şerif, Şirazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

اللَّهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ وَكِيلٌ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Allahu hâliku kulli şey’in ve huve alâ kulli şey’in vekîl

Meali :

Allah, her şeyin yaratıcısıdır. O, her şeye vekildir.

(Sadakallahul Aziym ZUMER Suresi 62. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

ذَلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمْ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ لَّا إِلَهَ إِلَّا هُوَ فَأَنَّى تُؤْفَكُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Zâlikumullâhu rabbukum hâliku kulli şey’in lâ ilâhe illâ huve fe ennâ tu’fekûn.

Meali :

İşte her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah! O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Durum bu iken nasıl oluyor da (haktan) döndürülüyorsunuz?

(Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 62. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَرَبُّكَ يَخْلُقُ مَا يَشَاء وَيَخْتَارُ مَا كَانَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ سُبْحَانَ اللَّهِ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve rabbuke yahluku mâ yeşâu ve yahtâru, mâ kâne lehumul hıyaratu, subhânallâhi ve teâlâ ammâ yuşrikûn.

Meali :

Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların ise seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir.

(Sadakallahul Aziym KASAS Suresi 68. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُم بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ إِلَيْهِمْ أَجَلُهُمْ فَنَذَرُ الَّذِينَ لاَ يَرْجُونَ لِقَاءنَا فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve lev yuaccilullâhu lin nâsiş şerresti’câlehum bil hayri le kudiye ileyhim eceluhum, fe nezerullezîne lâ yercûne likâenâ fî tugyânihim ya’mehûn.

Meali :

Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar hâlde bırakırız.

(Sadakallahul Aziym YUNUS Suresi 11. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَمَا أَصَابَكُم مِّن مُّصِيبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ أَيْدِيكُمْ وَيَعْفُو عَن كَثِيرٍ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve mâ esâbekum min musîbetin fe bi mâ kesebet eydîkum ve ya’fû an kesîrin.

Meali :

Başınıza her ne musibet gelirse, kendi ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.

(Sadakallahul Aziym ŞURA Suresi 30. ayet)

Bu ayete Göre Şerleri yani kötülükleri nefsimiz işlettiğine göre, (Hayır da, şer de Allah’tandır) demek, doğru olur mu?

Tasavvufun ilkesi olan "La mevcuda illa HU" geregi, Allahdan gayri bir nesne, bir şey, bir mevcudat yok ise, o zaman, bütün fiiller Allahtandir, ancak burdaki cüzi irade hakki sahibi olan insan, cin veya hayvanlar tercih hakkina sahipler, Temsili misal bir bakkala gitsek, orada karpuz gibi soguk meyvalar olsa, yine lokum gibi, baklava gibi tatli yiyecekler olsa, yine sucuk gibi, köfte gibi yiyecekler olsa, ve bakkala giren kimse, burada sevdiği ve zevk aldığı bir türü sececekdir, ve alacakdir, tadacakdir, yiyecekdir. Amma bir bakkal yada markette, yüzlerce baş mal olmasina ragmen, sen veya hanimin, markete bakkala gidince, hem paran kadarini alirsin, hemde ihtiyacin olani alirsin, yoksa bakkaldaki herşeyi yükleyip alip gelmezsin, öyle olunca, Allah tercihleri halketmiş, ve iyi dogruyu bildirmiş, güzel olani peygamberleri ile anlatmiş, amma kötü olanida, tatli olmayip aci olanida, yine ekşi olanida yarattigi gibi, kötü filler yapma hakkinida sakli tutmuş, ve insanida tercihinde özgür birakip diyor ki "imma şakiren, immma küfüra." dileyen kötülügü ve kötü yolu secebilir, dileyen de tatli ve güzel olan, iyiler yolunu secebilir diyor yani. Fakat bakkal amcanin her ceşidi satişa sunmasi gibi, Allah Tealada, her hakki mahfuz tutup, özgür irade ile, tercih hakki tanimiş. ve insan istidatina göre, ya aciya ve kötüye meyillidir, yada tatli ve güzele, iyiye meyillidir, iyiyi tercih etmeyen, veya aci gidalari seven, ve satin alan, yada tatlilari ve güzelleri alman ile, iki secenekde de bakkal amcanin mali satilmiş oldugu gibi, senin iyi bir amel yapman ile Allah a faydan dokunmaz, yine kötü ve cirkin bir fiili tercih edip yapman ilede, Allah a zarar vermiş olmazsin, senin doguya dogru gitmen, beriki bir adamin da batiya ve kuzeye gitmesi, Allah katinda müsavidir, o yüzden sen, iyi amel işleyince, varacagin yer cennet diye bildiren Allah, kötü fiil yapincada, cehenneme varacagini bildiriyor, yani mesele temiz gida ile beslenmek veya pis ve necislerle beslenmek bahsine girersek, yani bazı insanlar ve bazı hayvanlar, inek gibi, koyun gibi, temiz otlarla beslenir, yani insanlarda, temiz et ve ot cinsi ile, beslenir. ve yine Allah balina diye bir balik yapmiş, denizlerdeki oluşan pislik ve yosunlari plantonlari süzerek yiyerek besleniyor, ve öyle olunca, görevi denizleri hem hareketli tutmak hemde, temiz tutmak olan bu balinaya sen, "niye pis şeyler yiyorsun diye tenkid edip, onu o fiilden vazgecirmek, bizim ve dünyamizin hayrinami olur, yoksa zararinami olur, denizler yosun kaplar giderse, artik denizlerin faydasindan faydalanamayiz degilmi? Allah ona, o istidati ile yani psilik ile beslenmek ile, güzel bir fiili meydana getiriyor, yoksa o dahi cirkin bir amel degil özünde. Yine insanin bazı filleri, günahdan yana tercih etmeside böyledir.

Allah birinin hakkini bir başka yarattigi kulu ile alir

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَكَذَلِكَ نُوَلِّي بَعْضَ الظَّالِمِينَ بَعْضًا بِمَا كَانُواْ يَكْسِبُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve kezâlike nuvellî ba’daz zâlimîne ba’dan bimâ kânû yeksibûn.

Meali :

"İşte kazandıkları (günahları)ndan ötürü zâlimlerden bir kısmını diğer bir kısmının peşine böyle takarız."

(Sadakallahul Aziym EN'AM Suresi 129. ayet)

“Zâlim, yeryüzünde Allah’ın adâletidir. Allah onunla (başkalarından) intikâm alır. Sonra (döner), ondan da intikâmını alır.”

(bk. Keşfu’l-Hafâ, 2/64)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Azîz ve celîl olan Allah şöyle buyurdu; 'Buğzettiklerimle buğzettiklerimden intikâm alırım. Sonra da döner, hepsini cehenneme döker, sürer, atarım.' ”

( Hadis-i Şerif , Mecmeu’z-Zevâid, 7/289)

Bu, zâlimler için bir tehdittir. Eğer zulmünden vazgeçmezse, Allah ona diğer bir zâlimi musallat eder.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ أَرَأَيْتَكُمْ إِنْ أَتَاكُمْ عَذَابُ اللّهِ بَغْتَةً أَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ إِلاَّ الْقَوْمُ الظَّالِمُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kul e raeytekum in etâkum azâbullâhi bagteten ev cehreten hel yuhleku illâl kavmuz zâlimûn.

Meali :

De ki: “Ne dersiniz, Allah’ın azabı size beklenmedik bir anda veya açıktan açığa gelse, zalimler toplumundan başkası mı helâk edilecek?”

(Sadakallahul Aziym EN'ÂM Suresi 47. ayet)

Allah yarattiklarini ezvac halinde yarattgini beyan buyuruyor, öyle olunca, ateşin ezvaci su, ateşin önünü su ile kesip, onun aşiri gitmesinin önüne gecer, yani ateşe zalim olarak suyu vermiş, suyada ateşi, yine erkege dişiyi, ak ve beyaz olana siyah ve karanligi, tatliya aciyi, ve iyiye kötüyü, cennete cehennemi, ve insana şeytan ve cin gibi ezvac halinde amma, ZITLAR ile bütünü oluşturmuş, ve kainati böylece dengede tutmakda,

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يْنَمَا تَكُونُواْ يُدْرِككُّمُ الْمَوْتُ وَلَوْ كُنتُمْ فِي بُرُوجٍ مُّشَيَّدَةٍ وَإِن تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُواْ هَذِهِ مِنْ عِندِ اللّهِ وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُواْ هَذِهِ مِنْ عِندِكَ قُلْ كُلًّ مِّنْ عِندِ اللّهِ فَمَا لِهَؤُلاء الْقَوْمِ لاَ يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Eyne mâ tekûnû yudrikkumul mevtu ve lev kuntum fî burûcin muşeyyedeh. Ve in tusıbhum hasenetun yekûlû hâzihî min indillâhi, ve in tusıbhum seyyietun yekûlû hâzihî min indike. Kul kullun min indillâhi. Fe mâli hâulâil kavmi lâ yekâdûne yefkahûne hadîsâ

Meali :

Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, “Bu, Allah’tandır” derler. Onlara bir kötülük gelirse, “Bu, senin yüzündendir” derler. (Ey Muhammed!) De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar!

(Sadakallahul Aziym NİSA Suresi 78. ayet)

Bazı kimseler; “İnsanların said ve şaki olacakları ezelde takdir edildiği için ibadet yapmanın faydası olmaz, kendini boşuna yorma” diyorlar

Nitekim Rivayette İblis, İsa aleyhisselama görünerek;
-Ezelde Allahü teâlânın takdir ettikleri hasıl olur diyorsun, öyle mi? dedi.
-Evet, öyledir buyurdu.
-Öyle ise, kendini şu dağın tepesinden aşağı at. Eğer ezelde selametin takdir edilmiş ise, sana bir şey olmaz dedi. Cevabında;
-Ey melun! Allahü teâlâ kullarını imtihan eder. Kulun, sahibini imtihan etmeye hakkı yoktur, buyurdu isa Efendimiz.
ve yine ibdet yapamnin ahirete ve dünyaya faydasi yüzünden

-------------------

Hz. Ali (ra)’nin inanmayan bir komşusu vardı. Ona ''Allah'a, ahirete inanıyorsunuz. "Ölüler diriltilmez." (yani ahiret yoktur) yada Peki ya yoksa?” demiş. Hz. Ali (ra) ise

“Eğer senin dediğin doğru ise hepimiz kurtuluruz. Fakat eğer benim dediğim doğru ise, o takdirde ben kurtulurum, ama sen helak olursun.” buyurdu.

(imamı Gazali, İhya-u Ulumiddin,Fahruddin razı)

Su Ne kadar temiz ve berrak olursa olsun, akip geldiği, gecip geldiği yol üstünde, kanalizasyon varsa, o suya pislik ve kolera mikrobu karişmasi muhtemeldir, yok yanardag kenarindan geciyorsa cookca kükürt karişmasi ihtimaldir, yine magnezyum ocagi yanindan gecipde geliyorsa magnezyum karişmasi ihtimaldir, ve öyle su gibi saf olmak, saf kalabilmenin alameti degildir, alimde olsan, zalimde olsan, yanina vardığın, veya senin yanina gelen insanlarin halinide alman ihtimaldir, ve hirsiz ile arkadaşlik edince, sende de hirsizlik alametleri belirmesi ihtimaldir, yine namaz kilanin yanina vardığında da, onunda birgün namaza başlamasi yine ihtimaldir, yine iyilerle oturup kalkan iyiler zümresinden olur, ve kötülerle ahbablik edende kötülerden oluverir.
o yüzden, Allah kuranda, "temizler temizler içindir" buyurur yine "sadiklarla beraber olun." buyurur, iyilerle ve sadiklarla beraber olan, bir gün onlar gibi yiyip, onlar gibi giymeye, ertesi gün, onlar gibi söylemeye başlar, onlarin yaptıkları fiillerden yapmaya başlar, alimde olsan, yanina kumarbaz birisi gelirse, Eğer sen su gibi saf berrak oldundsa, o kumarbazin halini senin üstüne yüklerlerse, sende alim iken, kumarbaz bir zalim oluverirsin, zaten bircok günah, hep arkadaştan ögrenilir, tabi günah nedir? o zman ademe haram yemesini şeytan telkin etti, taaaaa ilk cennetteyken, cennetteki haram lokma ne olaki, işde haram lokma ademi cennetten attirdi, öyleyse lokmana ve dostuna dikkat ey insanoglu! Allah her ne kadar kötülülk ve zarar verenleride yaratip müsade ettiysede, kuranada zalimlerle beraber olup zalim olun diye bir ayet yok, ama sadiklarla, iyilerle bereber olun diye ayet var, bazı adamlar yapmayin deneni yapmayi care sanirlar, nitekim Turgut Özal, gebereisice öyle yaparmiş, yapma gitme etme mi diyorlarm onun üstüne gidip onu yaparmiş, yani yaramaz cocukluk gecirenler gibi, sigara icme diyen babasinin sözünü degilde, "yak bir ciagra" diyen kötü arkadaşina uyup sigaray başlayan gibi, gözü yasakda ve No veya la yani hayir denenlerde olanlari yaratmiş Allah. bunların carki tersine işler sen namaz kil dedinse, onlar namaz kilmamayi ahlak edinirler, calma dedinse calmayi ahlak edinirler yani, Allah yapmayin demekle bunlara, sanki yap demiş oluyor, Allah böylelerinin şerrinden bizleri muhafaza eylesin, ya böyle biriyle arkadaş olursan, yarin kurani inkar, diğer gün peygamberi inkar, ve hadisleri inkar, diğer günde Allah i inkar eder, kafir olursun, Allah muhafaza yani.

Alimlik iyide, onu muhafaza edebilmek zordur, iman güzeldirde, onu muhafaza edebilmek zordur, namaz güzeldirde onu muhafza edibilmek zordur.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَالَّذِينَ هُمْ عَلَى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Vellezîne hum alâ salavâtihim yuhâfızûn

Meali :

Onlar ki, namazlarını muhafaza edip kılmağa devam ederler.

(Sadakallahul Aziym MU'MİNÛN Suresi 9. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

اتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَأَقِمِ الصَّلَاةَ إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ وَلَذِكْرُ اللَّهِ أَكْبَرُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salâte, innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn

Meali :

(Ey Muhammed ve ümmeti) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten (günahdan ve kötülerden olmakdan) alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, size neyin fayda verecegini en iyi bilendir.

(Sadakallahul Aziym ANKEBUT Suresi 45. ayet)

---oOo---
"Karanlıkda sadece aydınlık olan şeyler gözükür, oysa aydınlıkda ise hem karanlık şeyler gözükür hemde aydınlık nesneler gözükür."

(Karoglan Sözü 01.07.2018)

AÇIKLAMA: Allah insani erkek ve dişiden yaratmiş ve bu şekilde üreme gösterir, ve bir erkek, hem kiz hem erkek cocuk dogurtabilir, bir kadinda hem erkek cocuk hemde kiz cocuk dogurabilir, yani aynen aydinligiin iki halide göstermsi gibi, oysaki günah ve karanlik ve zulumet iyiligin görülmesini, aciga cikmasini saglayan bir etkendir, sevab ise iyiler diyari cennete giden arabada kullanilan benzin gibidir, o olmadan araba cennete gitmez. ve Adem cennette tek idi, Allah onun icinden Havva Annemizide cikardi, yani rahman ve rahim ikilisi, neden besmelede rahman önce, rahim sonra, onlardanda önce Allah var,

B ismi Allah ir Rahman ir Rahim,

Allah Rahman olan Hz. Ademi halketti, ondanda Rahim olan Havva yi halketti hikmeti, besmelede gizli zaten, yani insanlık bir tek Ademden üredi, kizlarda ademden, oglanlarda ademden, adem yani erkek ve rahman ve baba, ayni aydinlik gibi iki nuruda icinde taşiyan, oysaki rahim kadin ise, ademin parcasi sadece, yani karanalik aydinligin parcasi sadece demek lazimdir, ve karanlik aydinlgin var olduğunu ispat içindir, kadin rahim ve cukur, ve dip ve karanlik cukur, erkek ise cikintili ve dag ve aydinlik gibi yine yani, ve ademden önce Allah var idi ve besmelede de rahmandan önce gelen Allah ismi bunu ispat eder zaten.

---oOo---
bazı kimsler ve alimler Peygamberimizi gördüğünü, bazıları bunu rüyada, bazıları ise alenen gördüklerini söylüyorlar, dogrumudur bu?

Muhammedin mirac ettigine inanan birisi, Muhammedin miracda şunlari şunlari gördüm diye anlattiklarini da bilenler, bunu yadirgamamasi lazim.
Dedik ki :
Muhammed Mirac ile Bu günümüze geldi veya getirildi ve, mehdiyi gördü, mehdi ne yer, ne icer, o nun zamaninda, neye binilir, ne giyilir gören bir muhammed var, ve ona gösterilen ve cennetlik veya cehennemlik diye atfedilen kimseler, belkide o "ben muhammedi gördüm." diyenler Muhammede miracda gösterildi de, onlarda, ondan diyorlar zaten, biz muhammedi gördük diye, amma o gecmişden günümüze gelip gördü ise, o dün gördü, amma biz gelecekde oldugumuz için, onun o gecmişde gördügü bir adem, yada mehdi, daha onu görmeye şimdi müyesser olmakda, öyle olunca beni görünce, onun muhammedin beni görmesi, aslinda miracdayken ki ziyaretinde olmuşdu, o görüntü ve buluşma miracda gercekleşen görüntünün şimdiki zamandaki yansimasi hali, muhammed ise onu miracda binlerce sene önce gördü ve onunla seninle benimle buluştu, geldi gördü geri döndü. yani ayni şeyi on defa tekrar tekrar yazmak istiyorum, anlayasiniz diye, ama umarım anlaşilmişdir, bir sevdigimin bana sitem edip boş söz ve lafa gerek yok dedigi gibi, daha fazla lafa gerek yok artik.

---oOo---

Cennetler ve, cennetlerin sekiz veya daha fazla olan kapilari meselesi

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Kim Allah yolunda, malından iki şey harcarsa, cennetin kapılarından ‘Allah’ın kulu! Burası güzeldir, buradan girin.’ diye çağrılır. Namaz ehli olanlar (sürekli namazını kılanlar) Salat (namaz) kapısından çağrılır. Cihad ehli olanlar, Cihad kapısından çağrılır. Oruç ehli olanlar (sürekli oruçlarını tutanlar) Reyyan kapısından çağrılır. Sadaka ehli olanlar (daima sadaka verenler) Sadaka kapısından çağrılır.” Bunun üzerine Ebu Bekir “Ey Allah’ın Resulü! Anam, babam sana feda olsun, bütün bu kapılardan çağrılması için kişinin ne yapması gerekir? Bu kapıların hepsinden çağrılacak kimse var mı?” diye sordu. Hz. Peygamber (a.s.m) “Evet, öyle ümit ediyorum ki, sen onlardan olacaksın.” buyurdu.”

( Hadis-i Şerif , Buharî, Savm, 4)

Cennetin sekiz kapısı vardır. Hadislerde “Cennetin sekiz kapısı olduğu” açıkça ifade edilmiştir,(bk. İbn Hacer,VII/28)

Bu hadiste, dört kapı zikredilmiştir: Salat, Cihad, Reyyan, Sadaka (Zekât).

Burada İslam esaslarından yalnız hac anılmamıştır. Şüphesiz onun için de hususî bir kapı vardır.(İbn Hecer, a.g.e).

Geriye üç kapı kalır ki, onlar da şunlardır: İnsanları affedenlerin gireceği kapı “Affedenler / Af kapısı”,

Bir hadiste “Cennetin bir kapısı vardır, ondan yalnız affedenler girecektir.” buyurulmuştur.(İbn Hacer, a.g.e).

Bir de hesabı, azabı olmayan tevekkül ehlinin gireceği, “Eymen” kapısı.

Diğer kapı ise, Zikir veya ilim kapısı

Özetlersek: Cennetin sekiz kapısı vardır: Salat, Cihad, Reyyan, Sadaka (Zekât), Hac, Af, Eymen (Sağ, mübarek) ve Zikir-İlim kapısı.

Demek ki, ehl-i ilim, İLİM kapısından girecektir.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Her amel sahibi için ayrılan bir kapı vardır ki, onu işleyen kimse Cennete o kapıdan çağrılır.”

( Hadis-i Şerif , Müsned, II/449)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Her kim eşsiz, ortaksız bir tek Allah’tan başka ilah olmadığına,

Muhammed’in onun kulu ve Resulü olduğuna,

İsa’nın Allah’ın kulu, Meryem’in oğlu ve ona ilka ettiği kelimesi ve kendisinden (kendi tarafından yaratılmış) bir ruh olduğuna,

Cennetin bir hakikat, ateşin bir hakikat olduğuna şahadet ederse,

Allah o kimseyi Cennetin sekiz kapısının hangisinden dilerse oradan Cennete girdirecektir.”

( Hadis-i Şerif , Müslim, 41)

Bu hadislere göre, oruclularin gireceği kapi, yani Reyyan kapisi diye aniliyor, yani oruclu kimseler, orcunu ne ile aciyor, bunlar çok degil, su veya hurma veya zeytin veyahutta, sünnet olsun diye bir miktar tuz, öyle olunca, işde oruclularin kapisi olan agzindan, cennete girdiği; kapi bunlar, yani işte oruclu olanlar cennet gibi olan bedne girerken, ya hurma oluyorlar, ya su gibi oluyorlar, yada zeytin oluyorlar, yada tuz, orucluyu actirdin, mesela etli pide ikram ettin, işde orucluya irkam edilen de, yine oruclu kapisinda girenler(etli pide gibi) oldu, oruc acilan ve oruclöu actirilan her lokma, cennete oruclu kapisindan girdi işde, adam oruc, onun cennetine giren her lokma orculu kapisindan girmiş oldu.
Namaz kapisindan, namaz kilanlar girer diyor, birisi namaz kilanlarin namaz için abdest aliyoruz, ve abdest ile vücudumuza su dahil oldu, su ile girdi cennete, birde o kapi namaz kilanlar kapisi ve cami ise namaz kilma mekani degilmi, mescidlerin kapisi, namaz kilanlar kapisi degilde ne, peygamber zamaninda bir tek peygamberimizin mescidi vardi, orada mescid falan degi,l peygamberin evinde toplaniyorlardi da, bir bölümüde namaz kilma yeriydi, oysa şu dünyamizda, amerikadaki camiler, almanyadaki camiler, yine Türkiyede ki camiler veesaire gibi, hepsi namaz kilanlarin girdiği; kapi degilmi, yine namazini peceli sultan Ahmet el Bedevi gibi evinde kilanlarin, ev kapisi, namaz kilanlar kapisi degilde ne? yani spor salonuna gittin, orda hic namaz kilinmiyorsa, o kapi namaz kapisi degil, o kapi spor yapanlar kapisi degil mi? ama senin evde namaz kiliniyorsa, senin evin kapisida namaz kilanlar kapisi, o zaman cami ve mescdiler, işde cennetin namaz kilanlar kapisi demek olur, cami nasıl bir yer, icine girince ruhun rahatliyor, ferahlik ve huzur var, yine kabe öyle degilmi, yani namaz kapisi işde.

yine şehitler kapisi var cihad kapisi var deniyor, yani kurban bayramina geldik, bak kurban bayraminda, bayram namazina gitmeden kahvalti edilip yemek yenmez, ve taa ki namazdan gelirsin, ve kurbanini kesersin, ve kurbanin etinden pişirip, o gün kahvaltiyi kurban eti ile yaparsin, ne oldu işde, koyun koc inek dana olmuş, hem birde kurbanlik inek olmuş, kurbanlik koc, koyun olmuş, bak kesildi, öldürüldü, şehid oldu, ve yedin cennete girdi, ve şehitler kapsindan girdi, "onlar ölü degil." hitabi ile kesdin öldüydü, sen yedin, sende can oldu, yeniden dirildi, başka bir yaşayiş ile senin vücudunda yaşamaya başladi işte.

Alimler ilim kapisindan girer hikmeti ise, ilim aklin calişip tefekkür edebilmesi ile olur, ve aklin calişmasini saglayan yiyecekler, bal, baklava, tel kadayif, şeker ve şekerli tatli yiyecekleri yiyince, direk beyne gidiyor, ve alimler kapisi, yani beyine gidecek olan kimseler, yani öldün amma, alim isen ilim kapisindan gireceksin, ve tatli olup, başka bir alime gireceksin, ve vücuttada senin yerin, artik beyin olcak, ve beyindekiamma hücre olcaksin amma düşünp tefekkür etme kuveti olacaksin artik, ve ilim kapsida budur.

Yine barsaklar alt beyin deniyor, ve yogurt ve turşu gibi probiyotik ekşiler yedin, bu sefer alt beyine gitti onlar, ve artik alt beyin ile düşünebilen alimlerde, onlarda alt beyine gidecek yogurt turşu ve benzeri gibi ekşi yiyecek olup, cennete o kapidan girdi ve yeri ise barsaklar ve alt beyin oldu, ve ordaki teffekür kuvvesi oldu.

Yine kalp zikir mahalli, zikredenler kapisi, yani zikredenler, kalbe gidecek lokma olacaklar, yani kan yapan bütün yiyecekler, olarak cennete girenler ise, kan olup kalpdeki fikir ve düşünce ve ilim olacak onlar, cünkü "kalpelr ancak Allh in zikiri ile doyar." ayetide bu kapinin neresi ve ne ile o kapidan girilcegini anlatir yine bize.

Ve Eymen kapisi ise, sagdan girenler kapisi, yani dünyadayken, peygamberin sünnetine tabi olup, sagdan giyip, sagdan yiyen, sagdan girip soldan cikaranlar, ve kurban kesip, sagini dagitanlar, işde vücuda girince, vücüdumuzun, sağ tarafini oluşturacak olanlar, Eymen kapisindan girenler demek olur.....

Rabbim, ahirzmanda, Muhammed ve isa ümmeti ve, Mehdi cemaati olacak olanlari, her güzel ameller ile Cennete, Cennetlerin bütün kapilarindan davet olunanlardan olmayi nasip eylesin.



DiPNOTLAR :

[1] islamdergisi /kadere-iman-hayir-ve-ser-allahtandir-allahin-ed-darr-en-nafi-isimleri


--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--





Vaazi mp3 olarak indirmek için linke sağ tikla farkli kaydeti sec



https://efsane1turk.net/vaazlar/2018/Bed…ati-velardz.mp3



Vaazi Youtubeden Seyretemk için Linke TIKLA

https://www.youtube.com/watch?v=ZZkNfRQCcn4&feature=youtu.be



Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 3 Temmuz 2018 Salı

Original Kar © glan



Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan

Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran

Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık

1 Senede/12 Ay

Pazartesi - Salı - Çarşamba - Perşembe - Cuma - Cumartesi - Pazar

1 Yılda/365 Gün

7 Günde/24 Saat

Vaaz - Dini Sohbet - Tasavvuf Sohbetleri - Radyo Karoglanda

https://radyo.karoglan.com

Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan