Giriş yapmadınız.

  • Giriş

Sayın ziyaretçi, Raşit Tunca Board sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

Karoglan

Kurucu-Admin

  • "Karoglan" bir erkek
  • Konuyu başlatan "Karoglan"

Mesajlar: 6,636

Hakkımda:


KAROGLAN

Konum: Avusturya

Meslek: EBT -EiT

  • Özel mesaj gönder

1

Saturday, April 28th 2018, 1:05pm

Şaban Ayı Hakkında Bilgiler



Şaban Ayı Hakkında Bilgiler

Kamerî ayların sekizincisi.

Ayın hareketlerine göre hesaplanan Arabî ayların ilki Muharrem, sonuncusu da Zilhiccedir. Şaban, Receb ile Ramazan ayları arasında yer alır. Şaban ayının Araplar arasındaki eski adı Azil idi.
Araplar, Şaban ayına "şehrullâh-i muazzam", "şehru'l-kerâme" ve "şehru'l-kasîr" de derler. Böyle demelerinin sebebi, bu ayda bostanlara çıkıp, beraberlerinde götürdükleri yemek ve diğer şeyler pişinceye kadar gezip eğlenmeyi âdet edinmeleriydi. Medineliler, bu ayın on beşinci gecesine "leyletü'l-helva" (helva gecesi) derler. Araplar, o gece evlerinde, durumlarına göre tatlılar pişirip yerler ve yedirirlerdi. Eskiden bizim toplumumuzda da, hemen her kandil gecesi bir helva gecesiydi. Fakir-zengin akrabaya, komşuya helva dağıtmak âdetti. Ülkemizin bazı yörelerinde bu âdetin günümüzde de devam ettiği görülmektedir.


Şaban ayını önemli kılan özelliklerden biri, "şühûr-i selâse" denilen "üç aylar"ın ikincisi olmasıdır. Bilindiği gibi, üç ayların ilki Receb, üçüncüsü de Ramazandır. Şaban ayının önemli bir hususiyeti de, "Beraat gecesi"nin bu ayın on beşinci gecesine tesadüf etmesidir. Beraat gecesi, meleklerin inmesi, duaların kabul olunması, duaların geri çevrilmemesi gibi birçok fazilete sahip olduğu için, bulunduğu ayı da değerli kılmıştır (M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, İstanbul 1983, III, 302).

İbn Mâce, Şaban ayı ve özellikle Beraat gecesi hakkında rivayet edilen şu iki hadisi kaydeder:

"Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya göğüne iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu? Şifa vereyim!" (Sünen, İkâmetü's-Salât, 191).

"Allah Teâlâ, Şabanın on besinci gecesi (Beraat gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asî olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar" (Sünen, İkâmetü's-Salât, 191)

Peygamber Efendimiz, bu ayda mümkün olduğu kadar oruç tutardı. Hz. Âişe, O'nun bu davranışını şu sözleriyle ifade eder: "Rasûlüllah'ın (s.a.s) Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim" (Tecrid-i Sarîh Tercümesi, IV, 295).

Şaban ayı, İslam tarihinde bazı önemli olayların gerçekleşmesi açısından da önemlidir. Bunlar arasında, hicretin ikinci yılına rastlayanŞaban ayı ortalarında nâzil olan âyetle kıblenin Mescid-i Aksâ'dan Mescid-i Haram'a çevrilmesi ve diğer bir âyetle de Ramazan orucunun farz kılınması sayılabilir.

İlâhî feyz ve bereketin yeryüzünü şenlendirdiği bu mübarek ay, mü'minler için en kârlı ve kazançlı fırsattır. Çünkü Şâban'ın değer ve kıymetini arttıran en önemli tarafı, diğer aylara göre (Ramazan hariç) yapılan her amelin ve ibadetin sevabının üç yüz kattan fazla oluşudur.(1)

Diğer vakitlerde kılınan bir rekât namazın sevabı on ise, Şaban ayında üç yüzden fazladır. Okunan her bir Kur'ân harfi için üç yüz cennet meyvesi vardır.

Yine bu ihsan ve bağış ayı olan günlerde amel defterimizin sevap hanesine kaydettirdiğimiz ibadetler, her an şeytan ve nefsin fırlattığı gaflet, vesvese ve şüphe oklarına birer kalkan vazifesi görerek gerçek huzurumuzun kaynağı olur. Çünkü farkında olmadan veya bir anlık gaflet sonunda işlediğimiz hatâ ve kusurların keffareti olabilecek hasenat ve iyilikler en bereketli şekilde bu günlerde elde edilmektedir. Ayrıca bu ibadetler ileride hücumuna maruz kalabileceğimiz günahlar için de bir siper hüviyetini taşır.

Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam diğer aylara göre bu ayda daha çok ibadet ve taatte bulunurlardı.

"Şaban benim ayımdır."

"Şaban günahları temizleyendir"(2)

buyurarak kadrini yüceltirdi.

Receb ayı geldiği zaman da şöyle buyururdu:

"Allah'ım, Receb ve Şaban (ayını) bize mübarek ve bereketli kıl."(3)

Böylece dua ve niyazlarında bu ayların kudsiyetini dile getirmişlerdir.

Peygamberimiz (asm) in Şaban ayına gösterdiği bu hürmetin bir sebebi de devamında gelecek olan Kur'ân ayı olan Ramazan'dan dolayı idi. Hz. Enes'in rivayetine göre, Peygamberimiz'den sual ederler:

"Ya Resulallah, Ramazan'dan başka en faziletli oruç ayı hangi aydadır?"
Bu soruya Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam,
"Ramazan'ı tazim için (Ramazan hürmetine) Şâban' da tutulan oruçtur." cevabını verirler.(4)

Basta Hz. Âişe (ra) Validemiz olmak üzere sahabilerin beyanına göre Peygamberimiz (asm) bazan Şaban ayının tamamını, çok kere de çoğu günlerini oruçlu geçirirdi. Zaten diğer günler, bilhassa pazartesi ve perşembe günleri de oruçlu bulunan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam maddî ve manevî pekçok hikmetinden dolayı oruç ibadetini sıkça yapardı. Bu hususta Hz. Âişe (ra)'nin şöyle bir rivayeti vardır:

"Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam bazı aylarda çok oruç tutardı. Hattâ, biz, onu bu ayda hiç iftar etmedi sanırdık. Bazı aylarda da çok iftar ederdi. Hattâ, biz, onu bu ayda hiç oruç tutmadı derdik. Resulullahın Aleyhissalâtü Vesselam Ramazan'dan başka bir ayın orucunu tamamladığını görmedim. Şaban'daki kadar, kendisinde, çok oruçlu olduğu bir ay da görmedim"(5)

Hz. Âişe (ra) başka bir rivayetinde bu konuda şunları söyler:

"Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam senenin hiçbir ayında Şaban ayındakinden fazla oruç tutmaz ve şöyle buyururdu:

"Amellerden gücünüzün yettiğini yapın. Çünkü siz bıkmadıkça, Allah da size asla bıkmış muamelesi yapmaz. Allah yanında amelin en makbulü, kişinin az da olsa devam üzere işlediği ameldir."(6)

Yine Hz. Âişe (ra), İbni Mâce'de geçen başka bir rivayetinde de,

"O (Resul-i Ekrem) Şaban ayının tamamını oruçla geçirerek nihayet Şâban'ı Ramazan'la birleştirirdi."(7)

diyerek Peygamberimiz (asm)'in bu ayda daha çok oruç tuttuğunu ifade etmektedir.

Bu iki rivayetten hadis âlimleri, Peygamberimiz (asm)'in bazı seneler Şâban'ın tamamını, bazı zamanlarda da çok günlerini oruçlu geçirdiği kanaatine varmışlardır. Zaten hadiste geçen "tamamı" mânâsına gelen "küll" kelimesi Arapça'da çoğunluk mânâsında kullanılırdı.

Bir kimse bir ayın çok günlerini oruçlu geçirirse, tamamını oruçlu geçirdiği ifadesi yer alırdı. Her iki rivayetten Şaban ayının tamamını oruçlu geçirmenin veya bir kısmında oruç tutmanın caiz olacağı hükmü çıkarılmaktadır.

Şaban ayında oruç, namaz, sadaka gibi ibadetlerin ve diğer imâni ve İslâmî hizmetlerin fazla yapılmasının bir hikmeti de, devamında gelecek olan Ramazan ayı için zihnen, bedenen ve ruhen bir hazırlık ve alışkanlığa sebep olmasıdır. Çünkü bazı insanlar, "Nasıl olsa, Ramazan gelince daha çok ibadet ederiz." diye gaflet ve tembelliğe kapılabilirler. İşte Şâban'da yapılan ibadetler bu perdeyi yırtmaktadır.

Bu hususa Peygamberimiz (asm), Hz. Üsame bin Zeyd'in suâli üzerine işaret etmektedir. Hz. Üsame sorar:

"Yâ Resulallah, Şaban ayında tuttuğunuz kadar hiçbir ayda oruç tuttuğunuzu görmedim."

Bunun üzerine Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyururlar:

"Receb ve Ramazan ayları arasında şu Şaban ayında insanlar gafildir. Bu öyle bir aydır ki, ameller, Alemlerin Rabbine bu ayda yükseltilir. Ben oruçlu iken amellerimin yükseltilmesini severim."(8)

Bu mübarek günleri değerlendirerek gün ve gecelerimizi manevî yönden daha çok bereketli kılarsak, bu ayın feyzinden daha fazla istifade etmiş oluruz. Bu aylarda tutulan oruç farz ve vacip olmayıp sadece sünnettir. Peygamberimiz (asm)'e uyarak sevap ve mükâfatına nail olmak için oruç tutmaya gayret ederiz.

Cenab-ı Hak bizleri Şaban ayının nurundan ve feyzinden en azami mertebede istifade eden kullarından eylesin. Amin.

Şaban Ayının Fazileti Hakkında Bilgi

İlâhî feyzin bereketin yeryüzünü sevindirdiği bu değerli ay, müminler için en karlı ve kazançlı fırsattır. Çünkü Şâban ayının değer ve kıymetini arttıran en önemli tarafı, diğer aylara nazaran (Ramazan hariç) yapılan her amelin ve ibadetin sevabının üç yüz kattan fazla olmasıdır. Şualar, s. 416.

Diğer günlerde kılınan bir rekât namazın sevabı on ise, Şaban ayında üç yüzden fazladır. Okunan her bir Kur’ân harfi için üç yüz cennet meyvesi verilmektedir.

Şaban ayında amel defterimizin sevap hanesine kaydettirdiğimiz ibadetler, her an şeytan ve nefsin fırlattığı gaflet, vesvese ve şüphe oklarına birer kalkan vazifesi görerek gerçek huzurumuzun kaynağı olur. Çünkü farkında olmadan veya bir anlık gaflet sonunda işlediğimiz hatâ ve kusurların keffareti olabilecek hasenat ve iyilikler en bereketli şekilde bu günlerde elde edilmektedir. Ayrıca bu ibadetler ileride hücumuna maruz kalabileceğimiz günahlar için de bir siper hüviyetini taşır.

Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam diğer aylara göre bu ayda daha çok ibadet ve taatte bulunurlardı.

“Şaban benim ayımdır.”

“Şaban günahları temizleyendir”Keşfü’l Hafâ. II/9. buyurarak kadrini yüceltirdi. Receb ayı geldiği zaman da şöyle buyururdu:

“Allah’ım, Receb ve Şaban (ayını) bize mübarek ve bereketli kıl.”Müsned, I/259.

Böylece dua ve niyazlarında bu ayların kudsiyetini dile getirmişlerdir.

Peygamberimiz (asm) in Şaban ayına gösterdiği bu hürmetin bir sebebi de devamında gelecek olan Kur’ân ayı olan Ramazan’dan dolayı idi. Hz. Enes’in rivayetine göre, Peygamberimiz’den sual ederler:

“Ya Resulallah, Ramazan’dan başka en faziletli oruç ayı hangi aydadır?”
Bu soruya Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam,
“Ramazan’ı tazim için (Ramazan hürmetine) Şâban’ da tutulan oruçtur.” cevabını verirler.Tirmizı, Zekât: 28.

Basta Hz. Âişe (ra) Validemiz olmak üzere sahabilerin beyanına göre Peygamberimiz (asm) bazan Şaban ayının tamamını, çok kere de çoğu günlerini oruçlu geçirirdi. Zaten diğer günler, bilhassa pazartesi ve perşembe günleri de oruçlu bulunan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam maddî ve manevî pekçok hikmetinden dolayı oruç ibadetini sıkça yapardı.

Hz. Âişe (ra) bir rivayetinde şöyle buyuruyor:

“Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam senenin hiçbir ayında Şaban ayındakinden fazla oruç tutmaz ve şöyle buyururdu:

“Amellerden gücünüzün yettiğini yapın. Çünkü siz bıkmadıkça, Allah da size asla bıkmış muamelesi yapmaz. Allah yanında amelin en makbulü, kişinin az da olsa devam üzere işlediği ameldir.”Müslim. Sıyam: 177.

Bu faziletli günleri değerlendirerek gün ve gecelerimizi manevî açıdan daha çok bereketli kılarsak, bu ayın feyzinden daha fazla istifade etmiş olacağız. Bu mübarek aylarda tutulan oruç farz ve vacip olmayıp sadece sünnettir. Peygamberimiz’e uyarak sevap ve mükâfatına ermek için oruç tutmaya gayret ederiz.

Müslümanlar arasında mübarek üç aylar olarak bilinen; Recep, Şaban ve Ramazan ayı İslam dininin önem verdiği aylardır. Mübarek üç aylardan olan Şaban ayı, bunların ikincisine denk gelmektedir. Bu aylarda yapılan namaz, tövbe, dua ve oruç gibi ibadetlerin kabul olunacağı bildirilmiştir. Çokça ibadet yapılıp, tövbe edilmesi için bu aylar sebep kılınmıştır. Bu ay içinde önemli bir yeri olan diğer husus ise, Berat Gecesini içinde barındırmasıdır. Şaban ayının on beşinci gecesine denk gelen Berat Gecesi, bir yıl içinde olacak her şeyin bu gece meleklere bildirilmesi ile önemli bir gece sayılmaktadır. Peygamber efendimiz (asm) bu gece için; “Bu sene içinde doğacak her çocuk, bu gece deftere geçirilir. Bu sene içinde öleceklerin isimleri bu gece özel deftere yazılır. Bu gece herkesin rızkı tertip edilir. Bu gece herkesin ameli ve işleri Allahü Teâlâ’ya arz olunur.” buyurmuştur. Şaban ayı, peygamber efendimize mahsus bir ay kılınmıştır. Peygamber efendimiz (asm), “Şaban benim ayım; Recep, Allahü Teâlâ’nın ayı; Ramazan da benim ümmetimin ayıdır. Şaban günahlara kefaret ayı, Ramazan ise günahların temizleyici ayıdır.” buyurmuştur. Recep tohum ekme, Şaban sulama, Ramazan ise hasat ayıdır.

Şaban Ayında Yapılacak İbadetler

–“Allâhümme bârik lenâ fî Şaban ve belliğnâ Ramazan” duası her gün bir defa okunmalıdır. Anlamı ise, “Yâ Rabbi, bize Recep ve Şaban’ı mübarek eyle ve bizi Ramazan’a ulaştır.” şeklindedir.

–Şaban ayının mümkünse pazartesi ve perşembe günleri oruç tutulmalıdır. Peygamber efendimizin de (asm) en sevdiği oruçlar arasında, Şaban ayında tuttuğu oruçlar vardı. Nafile oruçların en üstünü sorusuna cevap olarak ise, “Oruçların en üstünü, Ramazan-ı şerife tazim ve hürmet için Şaban ayında tutulan oruçtur.” buyurmuştur.

–Elden geldiğince sadaka verilebilir.

–Şaban ayı, peygamber efendimizin (asm) ayı olduğu için bolca salavat getirilmelidir. Allahü Teâlâ: “Muhakkak ki Allah (cc) ve melekleri o peygambere salat ederler. Ey iman edenler (sizde) ona salat edin ve (ona) teslimiyetle selam verin!” (Ahzab, 56) buyurmuştur.

–İman ve Kuran hakikatleri ile meşgul olunmalıdır.

–Şaban ayı ve Berat Gecesinde namaz kılınmalıdır.

–Nefis muhasebesi yapılmalıdır.

–Kendimiz, ailemiz ve istediğimiz şeyler için bol bol dua okunmalıdır.

–Zikir çekilmelidir. “Lâ ilâhe illallah vela na’budu illa iyyah muhlisine lehud-din velev kerihel kafirun.” Anlamı ise; “Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Biz ancak O’na ibadet ederiz. Kâfirler istemese de, biz taatımızı sırf O’na tahsis ederiz.” şeklindedir ve bu zikrin bin senelik ibadet yazdırdığı söylenmiştir. Aynı zamanda bu ay, hayır kapılarının açıldığı ve bereketin indiği aydır.

Şaban Ayında Çekilecek Tespihler

–Şaban ayının ilk on gününde:

“Allâhümme bârik lenâ fî Recebe ve Şaban ve belliğnâ Ramazan vehtimlenâ bil-îmân ve yessirlenâ bil Kuran.”

Ardından 100 defa: Subhânallâhi’l-Latîf

–Şaban ayının ikinci on gününde:

“Allâhümme bârik lenâ fî Recebe ve Şaban ve belliğnâ Ramazan vehtimlenâ bil-îmân ve yessirlenâ bil Kuran.

Ardından 100 defa: Subhânallâhi’r-Razzâk.

–Şaban ayının üçüncü on gününde:

“Allâhümme bârik lenâ fî Recebe ve Şaban ve belliğnâ Ramazan vehtimlenâ bil-îmân ve yessirlenâ bil Kuran.”

Ardından 100 defa: Subhânallâhi’l-Azîz.




-----------------
Dipnotlar :

1) Şualar, s. 416.
2) Keşfü'l Hafâ. II/9.
3) Müsned, I/259.
4) Tirmizı, Zekât: 28.
5) Buhari, Savm: 51.
6) Müslim. Sıyam: 177.
7) İbni Mâce, Savm: 4.
8) Nesei, Savm: 70.



----------------
Kaynaklar :
sorularlaislamiyet
forumumine net-Mefail HIZLI
islamalimi com
kutsaldinislam com

--------------
Etiketler : Şaban Ayı, Hakkında Bilgiler,Şaban,üç aylardan Şaban,Mübrek Şaban,Mübarek Şaban Ayı,Şaban Ayı hakkinda hadisler,Şaban Ayının Fazileti,Şaban Ayında Yapılacak İbadetler,Şaban Ayında Çekilecek Tespihler,

Yer Imleri:

Boardumuzda Neler Var

rasittunca.com - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi