Giriş yapmadınız.

  • Giriş

Sayın ziyaretçi, Raşit Tunca Board sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

Karoglan

Kurucu-Admin

  • "Karoglan" bir erkek
  • Konuyu başlatan "Karoglan"

Mesajlar: 6,183

Hakkımda:


KAROGLAN

Konum: Avusturya

Meslek: EBT -EiT

  • Özel mesaj gönder

1

Wednesday, June 21st 2017, 9:11pm

Kadir Gecesi Nedir? Kadir Gecesinin Önemi ve Anlamı



Kadir Gecesi Nedir? Kadir Gecesinin Önemi ve Anlamı

Sual : Kadir Gecesi’nin önemi nedir?
CEVAP
Ramazan-ı şerif ayı içinde bulunan en kıymetli gecedir. Bazı âlimlere göre Mevlid gecesinden sonra en kıymetli gecedir. Kadir Gecesi, bu ümmete mahsustur. Başka peygamberlere böyle faziletli bir gece verilmemiştir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir :
( Allahü teâlâ, Kadir Gecesi’ni ümmetime hediye etti, başka ümmete vermedi.) [Deylemî]

Resulullah’a “sallallahü aleyhi ve sellem”, kendisinden önceki insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini kısa buldu. Uzun ömürlü olan diğerlerinin işledikleri salih amelleri işleyemezler diye düşününce, Allahü teâlâ ona bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi’ni ihsan etti. Allahü teâlâ, ( Kadir Gecesi senin ve ümmetinindir) buyurup Habibini ferahlandırdı. ( İ. Malik)

Resulullah efendimiz, ( Benî İsrail peygamberlerinden 80 yıl hep ibadet eden oldu) buyurunca, Eshab-ı kiram hayret etti. Cebrail aleyhisselam gelip, ( Yâ Resulallah, ümmetin o peygamberlerin, [diğer işlerin dışında] 80 yıl hep ibadet etmesine şaşıyorlar. Allah sana ondan iyisini verdi) diyerek, ( Kadir Gecesi, bin aydan hayırlıdır) mealindeki âyeti okudu. ( Rıyad-ün-nasıhin)

Baliğ olarak 50 yıl yaşayan kimse, 50 tane Kadir gecesi geçirir. Bir gece, 80 yıl değerinde olunca, 50x80=4000 yıl eder. 4 bin yıl ibadet etmiş gibi sevaba kavuşur. Kadir gecesi hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki :
( Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar, Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi]

( Sevabını Allah’tan umarak, Kadir Gecesi’ni ihya edenin geçmiş günahları affolur.) [Buhârî]

( Kadir Gecesi’nde, bir kere Kadir suresini okumak, başka zamanda Kur’an-ı kerimi hatim etmekten daha sevabdır. Kadir Gecesi’nde bir Sübhanallah, bir Elhamdülillah, bir La ilahe illallah söylemek 700 bin tesbih, tahmid ve tehlilden kıymetlidir. Bu gece koyun sağımı müddeti kadar [az bir zaman] namaz kılmak, ibadet etmek, bir ay bütün geceleri sabaha kadar ibadet etmekten daha kıymetlidir.) [Tefsir-i Mugni]

( Kadir gecesi üç defa “La ilahe illallah” söyleyen müslümanın, birincisinde bütün günahları bağışlanır. İkincisinde Cehennemden kurtulur, üçüncüsünde Cennete girer.) [Tefsir-i Mugni]

Resulullah, Kadir Gecesi’nde, ( Allahümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül afve fa’fü annî) duasını okurdu. ( Ya Rabbi, sen affedicisin, kerîmsin, affı seversin, beni de affeyle) demektir.

Ramazan ayının 27. gecesi
Sual : Kadir gecesinin 27. gece olduğu kesin midir?
CEVAP
Hayır, kesin değildir. Kadir gecesi Ramazan ayı içindedir. Kadir gecesinin hangi gece olduğu, kesin olarak belli değildir. Âlimlerimiz, ( Allahü teâlâ, rızasını taatte, gazabını günahlarda, orta namazı beş vakit namazda, evliyasını halk arasında, Kadir gecesini Ramazan ayı içinde gizlemiştir) buyuruyorlar.

O halde Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için, hiçbir iyiliği küçük görmemeli! Gazabı günahlar içinde saklı olduğu için, hiçbir günahı küçük görmemeli; orta namazı kaçırmamak için, beş vakit namazı vaktinde kılmalı; evliya halk arasında gizli olduğu için herkese iyi muamele etmeli. Her geleni Hızır, her geceyi Kadir bilmelidir.

Ramazan-ı şerif ayının 27. gecesini ihya etmek çok sevabdır. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir :
( Kadir gecesini ramazanın son on gününde arayın!) [Müslim]

( Kadir gecesini, ramazanın son on gününün 21, 23, 25, 27 ve 29 gibi tek gecelerinde veya ramazanın son gecesinde arayın! Sevabını umarak Kadir gecesini ibadetle geçirenin günahları affolur.) [İ. Ahmed]

( Kadir gecesi ramazanın 27. gecesidir.) [Ebu Davud]

İmam-ı a'zam hazretleri, Kadir gecesinin, ramazanın 27. gecesine çok isabet ettiğini bildirmiştir. ( Kadir gecesine rastlamış olan bir geceyi ihya eden, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevab kazanır) hadis-i şerifini düşünerek, sık sık vaki olan 27. gece ihya edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, büyük sevaba kavuşulur. Kadir gecesini soran bir zata, Peygamber efendimiz, ( Bu yıl Kadir gecesi ramazanın ilk gecesiydi, geçti. 27. geceyi ihya et! Ramazanın 27. gecesini ihya edene, vücudundaki kıllar sayısınca, hac, umre, şehit ve gazi sevabı verilir) buyurdu. Başka birine de, ( Bu yıl Kadir gecesi geçti, fakat Ramazanın 27. gecesini ihya et! Kadir gecesi sevabına kavuşursun. Şefaatten nasipsiz kalmazsın) buyurdu. Hazret-i Âişe validemize de, ( 13. geceydi, geçti. Kadir gecesini kaçırdıysan, 27. geceye kavuşursun. O geceyi ihya edersen, ahiret yolculuğu için, azık olarak, o geceki ibadet sana yeter) buyurdu. Hazret-i Âişe validemiz de, ( Resulullah, ramazanın son on gününde çok ibadet ederdi) buyuruyor. [V. Necat]

Mübarek vakitlerde, günahlardan titizlikle uzak durmalı, taatları, ibadetleri ve her çeşit hayratı artırmalıdır. Zira Allahü teâlâ, tarafından sevilen kimse, faziletli vakitlerde faziletli amellerle meşgul olur. Buğzettiği kul ise; faziletli vakitlerde kötü işlerle meşgul olur. Kötü işlerle meşgul olanın bu hareketi azabının daha şiddetli olmasına ve Allahü teâlânın, ona daha çok buğzetmesine sebep olur. Çünkü o, böyle yapmakla vaktin bereketinden mahrum kalmış ve onun hürmet ve şerefini çiğnemiş olur.

Bu geceyi ihya için ilim öğrenmeli, mesela ilmihal okumalı, kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim okumalı, dua, tevbe etmeli, sadaka vermeli, Müslümanları sevindirmeli, bunların sevaplarını ölü diri bütün müminlere göndermeli! Kadir gecesini ihya edenin, Ramazan orucunu tutanın, haccı kabul olanın, bütün günahları affolursa da, namaz, oruç ve kul borçları ödenmiş olmaz. Bunları kaza ederek, ödeyerek borçtan kurtulmak gerekir.

Bin aydan faziletli, ne kadar kadri yüce!
Sayısız günahkâr kul, affa uğrar bu gece.

Sual : Kadir gecesinde bir günlük kaza namazı kılanın bin aylık kaza namazı borcunun ödeneceği söyleniyor. Hiç namaz kılmayıp sadece Ramazanda her gece bir günlük kaza kılan Kadir gecesini bulur. Bin aylık [83 yıllık] namaz borcu ödenmiş olur mu?
CEVAP
Mirac gecesinde yüz rekat nafile namaz kılanın bütün namaz borçlarının ödeneceği de söylendi. Muteber kitaplardan nakledilmezse, böyle büyük hatalara düşülür. Hadis-i şerifte de buyuruldu ki :
( Kabul olan hac, geçmiş günahları yok eder.) [Beyheki]

Kadir gecesini ihya edenin, Ramazan orucunu tutanın, haccı kabul olanın, bütün günahları affolursa da, namaz, oruç ve kul borçları ödenmiş olmaz. Bunları kaza ederek, ödeyerek borçtan kurtulmak lazımdır. ( Hadika)

Günahların affolması için Ehl-i sünnet itikadına sahip olmak, bid’at işlememek lazımdır. Bu geceyi ihya için kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim okumalı, dua, tevbe etmeli, sadaka vermeli, müslümanları sevindirmeli, bunların sevaplarını ölü diri bütün müslümanlara göndermelidir!

Sual : Kadir gecesinin alametleri nelerdir? Özellikle Kadir gecesine rastlamak için Ramazanın gecelerini nasıl değerlendirmeli?
CEVAP
Ramazanın her gecesini Kadir gecesi bilerek hareket edilirse Kadir gecesine rastlanmış olur. Her gün en az şunlar yapılmalı :
1- Gece herhangi bir namaz kılarken zamm-ı sure olarak veya namaz dışında Kadir sûresini okumalı.
2- Şu duayı okumalı : ( Allahümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül afve fa’fü annî.)
3- Birkaç sayfa Kur'an-ı kerim okumalı.
4- İlmihalden birkaç sayfa okumalı.
5- Az da olsa İslâmiyet’i doğru yayan kuruluşlara yardım yapmalı veya sadaka vermeli.
6- Gece seher vakti, iki rekât namaz kılıp, silsile-i aliyyeyi okuyarak, o âlimlerin hürmetine dua etmeli.
7- Gündüzü de gecesi gibi kıymetli olduğu için gündüzleri de değerlendirmelidir.

Kadir gecesin alametleri
Kadir gecesi, açık ve sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. Ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız doğar. Kadir Gecesinde köpek sesi duyulmaz diyen âlimler de olmuştur. Ubeyd bin Ömer hazretleri anlatır : Kadir gecesi denizde idim, denizin suyunu içtim, tuzlu değildi, tatlı ve hoş idi.
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki :
( Kadir gecesi açık ve mülayim olur. Soğuk ve sıcak değildir, sabahında da güneş zaif ve kızıl olarak doğar.) [Taberani]

( Kadir gecesi açık olur, sıcak ve soğuk değildir. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur. O gecenin sabahının alameti güneşin şuasız doğmasıdır.) [Taberani]

( Kadir gecesi sabahı güneş şuasız olarak doğar. Yükselinceye kadar sanki büyük bir tabak gibidir.) [Müslim]

Sual : Kur’an-ı kerimin Kadir gecesinde indirildiği Kadr suresinde bildiriliyor. Şimdi, bu gece niye her sene aynı güne gelmiyor da Ramazan ayı içinde değişik günlere geliyor? Niye hep aynı gece olmuyor? Mesela, Kur’an-ı kerimin indirilmeye başlanması, Ramazanın 26’sını 27’sine bağlayan gece vaki olduysa, Kadir gecesinin hep bu gece olması gerekmez mi? Bir de kameri aylar da böyle. Ramazan yaza geldiği gibi kışa da gelebiliyor. Niye hep aynı zamanda olmuyor da yılın bütün aylarını dolaşıyor?
CEVAP
Biri diğerinden farklı sualdir. Allahü teâlâ, kameri [gökteki ayı] bütün seneyi dolaşacak şekilde yaratmıştır. Kameri sene 354 gündür. Şemsi yıla göre 10 veya 11 gün azdır. Bunun için her sene kameri ay, 10 gün önce gelir. Böylece bütün senenin aylarını dolaşır. Allahü teâlâ böyle istemiştir. Ramazan orucu, böylece senenin en uzun ve en kısa, en soğuk ve en sıcak günlerine geliyor.

İslamiyet, bir bölgeye değil, bütün dünyaya gelmiştir. Her coğrafyadaki, her mevsimdeki insanlara hitap eder. Sıcak ve soğuk ülkeler var. Gündüzleri veya geceleri kısa ve uzun yerler var. Hepsi için tek ve aynı tarih olsaydı müslümanların işi güç olurdu. Bunun gibi daha bir çok hikmeti olabilir.

Allahü teâlâ, Kadir gecesini gizlemiş, yani Ramazan ayının çeşitli günlerine koymaktadır. Bu sene Ramazanın birine koyarsa öteki sene Ramazanın yedisine koyabilir, Kadir gecesi o gece olur. Diğer geceler gibi falanca ayın belli bir günü yapmamış, bu geceyi gizlemiştir. Bu gecenin aylarla ilgisi yok, gece ile ilgisi var. Kadir gecesi Ramazanın 27. gecesinde Kur'an-ı kerim inmiş ise, bu sene de Kadir gecesi Ramazanın üçüne alınmış olabilir. Demek ki bu mübarek gece Ramazanın üçüne geldi. Ay mefhumundan sıyrılmak gerekir. Diğer geceler ayla ilgili, Kadir gecesi ayla ilgili değil, gece ile ilgilidir. Allahü teâlâ dileseydi her aya bir tane koyardı ve her ayda Kadir gecesi olabilirdi. Kur'an-ı kerimin indiği bu geceyi de her ay kutlardık.

İlk defa Kur’an-ı kerimin nazil olduğu gecenin hususiyetini, faziletini ve bereketini Allahü teâlâ her sene başka bir geceye veriyor. Yani her sene değişik bir gecenin o kıymet ve fazileti taşımasını irade buyuruyor. Kur’an-ı kerimin nazil olduğu o mübarek gecenin her sene-i devriyesinde aynı gecenin o fazileti taşıması icap etmiyor. Başka bir gece o fazileti taşıyabiliyor.

Kadir gecesi ne zaman?
Sual : İmam-ı Şa’rani hazretlerine göre Kadir gecesi hangi güne denk geliyor?
CEVAP
İmam-ı Şa’rani hazretleri, kendi keşfini bildirmiş ve ( Ramazan, pazar günü başlarsa, Kadir gecesi 29. gecedir. Salı başlarsa 27. gece, perşembe başlarsa 25., cumartesi başlarsa 23., pazartesi başlarsa 21., çarşamba başlarsa 19., cuma başlarsa 17. gecedir) buyurmuştur.

Ebül Hasan Harkani hazretleri de buyuruyor ki : Büluğ çağımdan beri Kadir gecesini hiç kaçırmadım. Ramazan ayının ilk günü pazar günü başladığında, Kadir gecesi 29. gece olurdu. Pazartesi günü başladığında, 21. gece olurdu. Salı günü başladığında, 27. gece, çarşamba günü başladığında, 19. gece, perşembe günü başladığında, 25. gece, cuma günü başladığında, 17. gece, cumartesi günü başladığında, 23. gece olurdu. ( Mişkat-ül-envar, Şir’a-tül-İslam)

Görüldüğü gibi iki büyük âlim de, aynı şeyi keşifleriyle bildiriyorlar.

Kadir gecesini nasıl ihya etmeli?
Kadir gecesi hakkında, hikmet ehli zatlar buyuruyor ki :
Kur’an-ı kerim Levh-i mahfuza, Berat gecesinde bir defada indi. Levh-i mahfuz 7. kat semada, Cennet 6. kat semadadır. 1. kat semaya Kadir gecesi inmeye başladı. 20 yılda indi. İlk ( İkra) âyeti ile 23 yıl sürdü. İlk âyet-i kerimeden sonra 3 yıl âyet gelmedi.

Bu gece bütün müminler affolur, yalnız şu beş sınıf insan affolmaz :
1- Falcılar, kâhinler, yıldızname gibi kitaplara bakıp gelecekten haber verenler,
2- Büyü yapanlar ve yaptıranlar,
3- Ana-babaya âsi olanlar,
4- İçkiye devam edenler,
5- Zina edenler, namahrem kadınlarla düşüp kalkanlar.

Bunlardan, yalnız bu günahına tevbe edenler affolur.

Bir Ramazan-ı şerif daha geldi geçiyor. Kadir gecesi bir fırsattır, onu iyi değerlendirmeli. Hanefî mezhebinde bir geceyi ihyâ etmenin en iyi yolu, ilim öğrenmektir yani ilmihali okumaktır. İkinci önemli husus da, bu gecede günah işlememektir.

Bir kimse Kadir gecesini ibadetle geçirirse kalbi ölmez ve o geceyi ihya edeni Allahü teâlâ affeder. Kadir gecesinde ve gündüzünde çok ibadet etmeli, çünkü gündüzünde yapılan ibadete de gece yapılmış gibi sevab verilir. Bu gecenin, Ramazan-ı şerifte olduğu kesindir. Bunu Allahü teâlâ bu ayda saklamıştır ve her sene değişir. Kuvvetli ihtimâl, 20’sinden sonradır. Saklamasından maksat da, sadece o gece değil, bütün ay ibadet edilmesi içindir. Bu gece şöyle dua etmeli :
Yâ Rabbî, sen bizi şeytan şerrinden, düşman şerrinden ve nefs-i emmaremiz şerrinden muhafaza eyle, evlerimize iyilik ver, helâl ve hayırlı rızklar ihsan eyle. Hastalarımıza şifa, dertli olanlarımıza deva, borçlularımıza eda ihsan eyle. Bizi Cuma gününün ve Kadir gecesinin şefaatine, bereketine nâil eyle. Cuma günü ve Kadir gecesi hürmetine günahlarımızı affet, Cennette de Cemalinle müşerref eyle, kusurlarımızı affet!

Resulullah efendimiz, Kadir Gecesi’nde, ( Allahümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül afve fa’fü annî) duasını da çok okurdu. ( Yâ Rabbî, sen affedicisin, kerîmsin, affı seversin, beni de affet) demektir. Bu gece Kadir suresi ve Kur’an-ı kerim de okumalı. ( Kadir gecesine rastlamış olan bir geceyi ihya eden, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevab kazanır) hadis-i şerifini düşünerek, sık sık vaki olan 27. gece ihya edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, büyük sevaba kavuşulur.

-----------------

Resûlullah ( s.a.v.)’e kendinden önce gelen ümmetlerin ömrü gösterildi. Bu ümmetlerin ömürleri ile kendi ümmetinin ömrünü kıyaslayınca, onlara nispeten ömürlerinin az olduğunu gördü. Çok üzüldü. Çünkü Peygamberimiz ( s.a.v.) ümmetine duyduğu aşırı şefkat nedeniyle onların her meselesiyle yakından ilgilenirdi. Ömür kısa olunca ümmetinin salih amel işlemesi diğerlerine göre daha az olacaktı. Ümmeti diğer ümmetlerin işlediği salih amellere yetişemeyecekti. Bu yüzden endişeleniverdi. “Eyvah, ümmetim ömürlerinin kısalığı nedeniyle ahirete eksik amelle gidecekler. Diğer ümmetlerin iyilikleri, ibadetleri benim ümmetimden daha ağır basacak!” diye üzüldü. Bunun üzerine yüce Allah da Resûlüne Kadir Sûresi’yle müjde verdi. O sûre ile gelen Kadir gecesiyle onu ve ümmetini ikramlandırdı. Ve o geceyi diğer ümmetlerin bin ayından daha hayırlı kıldı. Bin ay takriben 84 yıl etmektedir. Dolayısıyla Kadir Gecesini hakkıyla eda edip, değerlendiren kişinin ömrüne 84 yıl daha eklenmiş gibi olacaktı. Seksen dört yıllık ibadete ve hayata bedel olan bir günlük ibadet ve Kadir Gecesi. Bu rivâyeti İmam Malik Muvatta’sında bahsederek bu sûrenin iniş sebebini böyle açıklıyor.

Bu sûrenin nazil olma sebeplerinden biri de şu : Peygamberimiz ( s.a.v.) ashabına, İsrailoğullarından bir askerin Allah yolunda bin ay silah taşıyıp, cihad ettiğini anlattı. Müslümanlar buna hayret ettiler ve bunun yanında kendi yaptıkları ibadet ve amelleri kıyaslayıp, küçümsediler. Çünkü o askerin yaptığının yanında kendi amelleri pek az göründü onlara. Bunun üzerine Yüce Allah, Kadr Sûresi’ni indirdi. Ve onlara bin aydan daha değerli olan Kadir gecesini verdiğini müjdeledi. “Üzülmeyin Muhammed ümmeti siz de o askerin elde silah bin ay cihad etmesiyle aldığı mükâfatı bir günde alacaksınız.” der gibi müjdeleyerek, nazil eyledi bu sûreyi Müslümanlara. Bu geceyi ihya edenler bin ay ibadet edenlerle ve cihad edenlerle aynı sevabı alacaklar. Bin aylık cihad eşittir bir gece, Kadir Gecesi.

İbn. Ebi Hâtim’in Ali b. Urve’den rivâyetine göre de : Resûlullah ( s.a.v.), bir gün İsrailoğulları’ndan dört kişinin seksen sene Allah’a ibadet edip, göz açıp kapayacak kadarlık bir zaman dilimi içinde dahi günah işlemediklerini anlattı. Bu kişiler Hz. Eyyûb, Hz. Zekeriyya, Hazkil b. Acûz, Yuşâ b. Nûn’du. Ashab-ı kiram buna hayret ettiler. Göz açıp kapayıncaya kadar olan bir zaman içinde bile hiç günah işlememek. Onlar hayret penceresinden bakakaldılar. Bunun üzerine Cebrail ( a.s.) geldi : “Ey Muhammed! Ümmetin o birkaç kişinin seksen sene ibadetinden hayrete düştüler. Allah Teâlâ da sana ondan daha hayırlısını indirmiştir” dedi ve Kadr Sûresi’ni okudu. Sonra : “İşte bu senin ve ümmetinin hayran kalışınızdan daha hayırlıdır.” dedi. Peygamberimiz ( s.a.v.) de bu müjdeye çok sevindi.

Bir başka rivâyete göre de Peygamberimiz ( s.a.v.) rüyasında Emevilerin hilafeti ele geçirdiğini ve halife olacak kimseleri teker teker kendi minberine oturmuş olarak gördü. Bu duruma çok üzüldü. Bunun üzerine Resûlullah’ı teselli etmek için Kevser ve Kadr Sûreleri indi. Kevser Sûresi ile Peygamber’e pek çok nimetlerin verildiği müjdelendi. Kadr Sûresi ile de Emevî Saltanatının bin yılından daha hayırlı olan bir günü, Kadir gecesini verdiğini müjdeledi Allah Resûlüne. Böylece Kur’an’da geleceği haber veren mucizelerden biri açıklanmış oldu. Gerçekten bu bir mucizedir ve Emevî Saltanatı, tam bin ay sürüp, saltanatlarının bininci ayında yıkıldı. Bununla ilgili merak edenler teferruatlı bilgiyi kaynaklar kısmında sayfa numaralarını da verdiğim, Elmalılı Tefsiri’nde ve İbrahim Canan Hoca’nın Kütüb-i Sitte’sinde bulabilirler.

Bu sûre hangi sebebe binaen nazil oldu tam olarak bilinemez ama bilinen bir şey var, bu da Müslümanlara lütfedilen bir geceyi bu sûre ile Cenabı Hakk’ın bize müjdeliyor olması. Bin aydan daha hayırlı bir gece. Bölük bölük meleklerin dünya semasına inerek, ibadet edenlere selam verdikleri bin aydan daha hayırlı bir gece. Şimdi bu sûremizi âyet âyet açıklamaya çalışalım :

Kadr Sûresi; Bazıları Medine’de indi dese de müfessirlerin çoğunluğunun görüşüne göre Mekkîdir. Mekke’de Abese Sûresi’nden sonra nazil oldu. Hz. Muhammed’in Allah’ın Resûlü olarak görevlendirilmesinin dördüncü yılında, bir bütün olarak indirildi. Bu sûre beş âyettir. Fâsılası ( ر : ra) harfidir.

Hz. Ebû Bekir ( r.a.)’ın cem ettirdiği elimizdeki Kur’ân-ı Kerîm’e göre doksan yedinci sûredir ve “Alâk Sûresi”nden sonra gelir. Bu sûreden sonra gelmesi, ayrı bir önem taşır. Kadr Sûresi, Hz. Osman ( r.a.)’ın Mushaf’ındaki nüzul sırasına göre olan kronolojik sıralamaya göre ise yirmi beşinci sûredir. Adını sûrede üç defa tekrar edilen ve Kadir Gecesi manasına gelen “Leyletü’l- Kadr” tamlamasındaki “Kadr” kelimesinden almıştır. Kadir Gecesi’nin üstünlüğünden ve o gece Kur’an’ın indirildiğinden bahsettiği için bu sûreye “Kadr Sûresi” veya “Kadir Sûresi” denmiştir. Bu sûre halk arasında, “İnnâ enzelnâ sûresi” olarak da bilinir.

“Kadr” kelimesi ( kadere- yakduru ) fiilinin mastarı olarak; güç yetirmek demek olup, hüküm, hayâ, takdir, kader, şeref-azamet ve baskı yapmak manalarına gelir. Bazı tefsir âlimleri yani müfessirler “Kadir Gecesi demek, takdir gecesi demektir.” diye görüş belirtirler. Takdir gecesidir, çünkü Allah Teâlâ, o geceden ertesi seneki geceye kadar bir yıl içinde olacak olan her şeyi; yağmuru, rızkı, dünyaya getirmeyi, öldürmeyi ve benzeri pek çok şeyi bu gecede takdir eder. İşleri idare ile vazifeli meleklere teslim eder. Rızıkların, bitkilerin ve yağmurların takdiri ile ilgili bilgileri Mîkâil’e; savaşlar, rüzgârlar, depremler, yıldırımlar, ay ve güneş tutulmaları hakkında takdir ettiği bilgileri Cebrâil’e; amellerle ilgili takdirlerini içeren bilgileri İsrâfil’e; musibetler, ölümler ile ilgili takdir ettiği bilgileri de Azrâil’e vererek onları bu takdir ettiği şeyleri gerçekleştirmeleri için görevlendirir.

O yüzdendir bu gecenin “Takdir Gecesi” diye adlandırılması. Bazıları ise Kadir gecesine “azamet ve şeref gecesi” olarak anlamlandırırlar. Kadr, makam ve şeref manasınadır çünkü. Buna göre kim o gecede ibadet ve taatte bulunursa kadr ve şeref sahibi olur. Bulunduğu makamdan daha yükseklere çıkar. Bazıları ise “Kadr” kelimesinin tazyik, sıkıştırma manalarına da geldiğini ifade edip, Kadir Gecesi’nin de tazyik gecesi demek olduğunu belirtirler; çünkü o gece semadan yeryüzüne inen melekler o kadar çoktur ki onlara yeryüzü dar gelir. Bu yüzdendir tazyik gecesi, sıkıştırma gecesi diye adlandırılması Kadir Gecesi’nin. Kadir Gecesi’nde bu üç mana da vardır. Çünkü bu sûrede “Leyletü’l-Kadr : Kadir Gecesi” kelimesi üç kere tekrar edilmiştir. İsmail Hakkı Bursevî Hz.’ de Ebû Bekir el- Verrak’ın bu gece için yaptığı; “kadr sahibi melek, kadr sahibi ümmet ve kadr sahibi kitab” tanımlamasına dayanarak, “Allahu â’lem Allah Teâlâ “kadr” kelimesini bu sûrede bu sebepten dolayı üç kere zikretmiştir” der. İşte Ebû Bekir el- Verrak’ın bu gece için yaptığı yorumu : “Bu gece, kadr sahibi meleğin dili ile kadr sahibi ümmete, kadr sahibi kitap indiği için, Kadir gecesi adını almıştır.” Şahane bir tanımlama. Biz de bundan esinlenerek devam edelim. Kadri büyük meleğin dili ile kadri büyük Resûl’ün eli ile, kadri büyük ümmetine, kadri büyük bir Kitab’ın, kadri büyük bir gecede indirildiğini müjdeleyen kadri büyük bir sûre : Kadir Sûresi. Dilerseniz şimdi bu kadri büyük sûreyi açıklamaya çalışalım :

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
Bismillâhir rahmânir rahîm.
Rahmân ve rahîm olan Allah’ın ismi ile.
إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ
İnnâ enzelnâhu fî leyletil kadr( kadri).
Muhakkak ki Biz, O’nu ( Kur’an’ı) Kadir Gecesi’nde indirdik.

Müfessirlerin ( Kur’an’ı tefsir edenlerin, açıklayanların) büyük çoğunluğu bu sûre ve Bakara Sûresi ( 2/285) ve Duhan Sûresi ( 44/1-3)deki âyetlere dayanarak Kur’ân-ı Kerîm’in M.S. 610 yılında Ramazan ayının bir gecesinde indirildiği kanaatindedirler. Kur’an’ın indirilmeye başlandığı bir geceye yüce Allah, kutsiyet atfederek, yüceltmiş ve böyle yüce bir Allah’ın, yüce bir Kitab’ının indirildiği gece de yüce olur diyerek, bu geceye özel bir önem verip, Müslümanlara lütfetmiş, bu geceye mahsus müjdeler, hediyeler vererek Müslüman olmanın da kendi katındaki şerefli yerini göstermiştir. “Muhakkak ki Biz indirdik onu”. Yani o indirdiğimiz Kur’an’ı oku da bize secde et, ibadet et. Çünkü yüce şanımızla indirdik onu. Yüce Mevlâ zaman zaman Kur’anda “Ben” zaman zaman da “Biz” lafızlarıyla hitap eder insanlara. Bunun yerine göre anlamı vardır. Burada “Biz indirdik onu” cümlesinde, “Biz” derken, hâşâ, birden çok Rabbi kastetmiyor. Buradaki “biz” manasına gelen “na” zamiri “azamet nunu”dur. İndirenin, yani Allah kendisinin büyüklüğünü, azametini ifade ediyor. İndirilenin yani Kur’an’ın ismini de doğrudan söylemeyerek, “O” manasına gelen “hu” zamiriyle ifade ederek yine Kur’an’ın şanını yüceltiyor. “O” denildiğinde zihinlere tanınmış, meşhur, bilinen bir şey geliveriyor. O yani Kur’ân-I Kerim. Sonra yüce Kitab’ını indirdiği geceye Kadir Gecesi diye isimlendirerek, o geceyle ilgili insanlara ikramlarda bulunacağını belirterek, bu geceyi de mücevher gibi kıymetlendirip, şereflendiriyor. Mücevher gibi bir gecenin başına inen, Allah’ın değerine paha biçilemeyen sözleriyle bezenmiş bir taç ve o tacın nuruyla aydınlanan karanlıklar.

İsterseniz Allah’ın bazı âyetlerde “Ben”, bazı âyetlerde ise “Biz” demesi hususunda bir ikinci görüşü daha yeri gelmişken verelim, verirken de bu tefsirlerde zaman zaman karşımıza çıkacak bir ifadeyi de açıklayalım. Ne dersiniz? Bazı âlimler bu konuda şöyle görüş belirtmişlerdir : Yüce Allah, Rubûbiyet-i âmme hesabına konuştuğu zaman, “Biz” demesi ta’zim ( büyüklük, azamet) ifade eder. Rubûbiyet-i hususiye ile alakalı meselelerde ise “Ben” demeyi, yani mütekellim vahdeyi ( birinci tekil şahıs) ihtiyar buyurur ( seçer, münasip görür.). Şimdi de Rubûbiyet kelimesini kısaca açıklamaya çalışalım : Cenâb-ı Hakk’ın, her zaman her yerde; her mahlûka, her yarattığına, muhtaç olduğu şeyleri vermesi, terbiye ve tedbir etmesi ve mâlikiyyeti ve besleyici keyfiyeti demek. Rubûbiyet, “Rabb” kökünden gelir. “Rabb”; besleyen, yetiştiren, terbiye eden demektir. “Rabb’il-Âlemin” derken; bütün âlemlerin Rabbi, her âlemi Rubûbiyyeti ile tâlim, terbiye, tedbir ve idare eden Cenab-ı Hak demeyi kastetmiş oluruz. Düşünsenize her namazda okuduğumuz Fâtiha Sûresi’nde Elhamdülillahi Rabb’il-Âlemin ( Hamd Âlemlerin Rabbinedir.) derken bu anlamı kastetmiş oluruz da manasını bilmeyiz, ne dediğimizi de fark etmeyiz. İnşallah bu açıklamadan sonra bilinçli olarak söyleriz bu kelimeyi.

Peki, bu başımızın tacı Kur’an, bir gecede mi indi yoksa peyderpey mi indi? Bu konuda birkaç görüş var. Âlimlerden bir kısmı; Kur’an’da “Muhakkak ki Biz onu Kadir Gecesinde indirdik” denilmesinden maksadın o mübarek gecede Kur’an’ın Levh-i Mahfûz ( Korunmuş levha veya korunmuş kitap, bilgi hazinesi, kâinatın taslağı)’dan dünya semasına indiğidir. O gece Kur’an, dünya semasındaki “Beytü’l-İzze ( İzzet Evi)” adı verilen mübarek bir yere indirildi. Cebrail ( a.s.), oradan bölüm bölüm aldığı âyetleri, sırası geldikçe pasajlar halinde Resûlullah’a yaklaşık yirmi üç yılda inzal etti ( indirdi). Diğer bir görüşe göre de Kur’an, Kadir Gecesi’nde toplu olarak Peygamberimiz ( s.a.v.)’in kalbine indirildi. Oradan da Cebrail ( a.s.), sırasıyla Resûlullah’ın kalbinde bulunan âyetleri, Allah’ın iradesi ve izniyle bölüm bölüm kendisine Arapça lafızlarla okumuştur.

Başka pek çok görüş vardır bu konuda. Ancak müfessirlerin çoğunluğu, Kur’ân-ı Kerîm’in bir seferde inmediği görüşünü savunurlar. Cebrail ( a.s.); Kur’an’ı, Kadir Gecesi’nde Levh-i Mahfuz’dan dünya semasındaki Beyt-i İzze’ye bir defada indirdi. Orada bu inen Kur’an’ı gökteki kâtip meleklere yazdırdı. Sonra da maslahatlara ve duruma göre Cebrail onu Resûlullah’a parça parça indirdi.Nitekim, Kur’an’da bu konu ile ilgili olarak, şu âyetlerle bu duruma açıklık getirmektedir : “Levh-i Mahfuz’da bulunan Kur’an ( Bürûc,85/21-22), Ramazan ayında ( Bakara,2/85), mübarek bir gece ( Duhân,44/2-3) olan Kadir Gecesi’nde ( Kadr, 97/1),buradan Beyt’ül-İzze’ye indirilmiştir ( Hakim,II,323; İbn. Ebî Şeybe,IV,144). Beyt’ül-İzze’den de Cebrâil vasıtasıyla veya vasıtasız olarak şartlara ve ihtiyaçlara göre, peyderpey Hz. Muhammed ( s.a.v.)’e gönderilmiştir ( İsrâ, 17/106; Furkân,, 25/32).” Bu iniş, Kadir gecesi “İkrâ : Oku” emriyle gelen Alâk Sûresi’nin ilk beş âyetiyle başlar ve tam yirmi üç sene peyderpey inerek, Peygamberimiz ( s.a.v.)’in Veda Haccı esnasında nazil olan en son sûre “Nasr Sûresi” ile tamamlanır. İndiği yeri nura gark eden yüce Kitab : KUR’AN. Bu yüce Kitab’ın indiği geceyi Allah’ın, bu gönderdiği Kitab’ının azametinden dolayı yüceltip, şereflendirdiği, bin geceden daha hayırlı bir gece : KADİR GECESİ. Cenâb-ı Hakkın lütfedip, bütün bunları bize müjdelediği sûre : KADİR SÛRESİ.

وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ
Ve mâ edrâke mâ leyletul kadr( kadri).
Ve Kadir Gece’sinin ne olduğunu sana ne bildirdi?

“Ey Muhammed Kadir Gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?” yani “Kadir Gecesi öyle büyük bir gecedir ki, sırf sensin dirâyetine kalsaydı sen onun hakikatini, mahiyetini, kadrinin derecesini bilemezdin. Fakat o ineni biz indirdiğimiz gibi, bunu da aşağıdaki gelen âyetlerde biz bildirdik.” Bu şöyle de söylenebilir : “Bildin mi hem nedir Kadir Gecesi?” Burada bir soru cümlesiyle Kadir Gecesinin anlatılması, bu gecenin şanının yücelik ve büyüklüğünü ve bu geceye verilen değeri ifade eder.

لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ
Leyletul kadri hayrun min elfi şehr( şehrin).
Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
O gece yapılan ibadet, mücahede ve Allah’ın rızasını kazanma gayreti ile yapılan her türlü amel ile kazanılan hayır, sevap ve erişilen mevki, makam; içinde Kadir Gecesi’nin bulunmadığı bin aydan daha hayırlı, daha kıymetli, daha faziletlidir. Kadir Gecesiz bin aylık yani yaklaşık 84 yıllık ibadetlerin tümü bir geceye eşit. Kadir Gecesi’ne. Bu gecenin ne kadar hayırlı olduğunu biz tahayyül bile edemeyiz. Onu ancak Allah bilir. Bu gece Hz. Peygamberimiz ( s.a.v.)’e ve onun ümmeti olan bizlere özel bir lütuftur, özel bir gecedir. Bir muştudur yüce Yaradan’dan.

تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ
Tenezzelul melâiketu ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min kulli emrin.
Melekler ve Rûh onda ( O gecede takdir edilen hayırla ilgili) her bir emir için Rablerinin izniyle, iner de inerler.

Burada “Rabbihim” kelimesini Türkçe’ye “Rablerinin, onların Rablerinin” diye tercüme edilmesiyle birden çok Rab mi var? Sorusu akıllara gelmesin. Hâşâ tabii ki Allah bir. Burada “Rablerinin” den maksat, “meleklerin her birinin Rabbi olan Allah” demektir. Bazıları farklı görüş belirtseler de burada “Rûh”dan maksat, müfessirlerin çoğunluğuna göre Cebrail’dir. “Melekler” den maksatsa bütün meleklerdir. Bazı müfessirler ise meleklerden maksadın meleklerden bir gruptur ki bunları diğer melekler sadece Kadir Gecesi’nde görürler. Zahidleri bayramdan bayrama görmemiz gibi. Bu melekler Sidretü’l-Müntehâ’da bulunurlar. Cebrail ( a.s.)’ın makamı da onların ortasındadır. Burada sayılarını Allah’tan başkasının bilmediği çoklukta melek vardır. Meleklerden murat ne olursa olsun, bütün melekler ve Cebrail Kadir Gecesi’nde semadan yeryüzüne inerler, bölük bölük. Kimi inerken kimi de çıkmaktadır. Bu durum Kâbe’deki hacıların durumuna benzer. Milyonlarca hacı ibadet yerlerine peş peşe girer. En önce gelen vazifesini bitirip çıkarken diğerleri hâlâ akın akın gelmektedir. Bu yüzden biri girerken diğerleri çıkar. İşte melekler de böyle. Kimi inerken kimi yükselmekte gökyüzüne, vazifesini yapmak için. Ama bunları Allah tarafından tek bir kere verilen izinle yapmıyorlar. Allah’dan yine O’nun takdir buyurduğu hayırla ilgili her emri yerine getirmek için izin alıyorlar. Bir emir- bir izin. Her emir için ayrı bir izin. Bu yüzdendir meleklerin inip inip, çıkmaları. Hayırla ilgili emir dedik. Çünkü bir sonraki âyette “selâm” kelimesi geçecek. Bu da selamet, hayırlı işler demektir. Öyleyse sırf bu geceye mahsus olmak üzere Allah, yeryüzünden şerleri uzaklaştırıyor. Hayırla ilgili takdirlerini yapmalarını emrediyor meleklerine. Bir emir bir izin. Her emir ayrı izin.

İzni alan melekler yeryüzünde vazifelerini yaparken, oruç tutan, ibadet eden, zikreden veya başka başka hayırlar yapan Muhammed ümmetini seyredip, okudukları Kur’an’ları dinliyorlar. Dualarına iştirak edip, âmin diyorlar. Onların bağışlanmalarını diliyorlar yüce Mevlâ’dan. O gece uyumayıp, zikirle meşgul olan kullara dua edip, o kullarını karanlıklardan aydınlıklara çıkarması için yalvarıyorlar Cenab-ı Hakk’a. Bölük bölük inip çıkan melekler ve Kadir gecesi ibadet ederken kadri büyüyen Müslümanlar.

سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ
Selâmun, hiye hattâ matlaıl fecr( fecri).
O ( gece), fecrin doğuşuna kadar ( tan yeri ağarıncaya kadar)selâmdır ( selâmettir).
Selâmdır. Sırf selâmettir o gece, ta fecrin doğuşuna, tan yerinin ağarmasına kadar. Selamdır o gece. Çünkü yeryüzüne bölük bölük inen melekler ve Cebrail, tan yeri ağarıncaya, sabah oluncaya kadar ayakta veya oturarak ibadet etmekte olan müminlere selam verir dururlar. Selam verirler dualar ederek onlara. Grup grup melekler hem selâm verir hem dua ederler Müslümanlara.

Selamdır o kadri büyük gece. Çünkü o gece hastalık olmaz. Rüzgâr ve yıldırım gibi şerlerden ve afetlerden hiçbir şey bulunmaz. O gece şeytan kötülük yapamaz. Hiçbir sihirbazın yaptığı sihir etki etmez. Bütün bu şerlerden selamettir, selamdır o gece.

Bu gecenin neresinde, hangi vaktinde ibadet edersen et, bu ibadetlere bin aylık ibadet sevabı verilir yüce Allah tarafından. Diğer gecelerde ise farz yani Yatsı namazı gecenin üçte birinde, nafileler yani teheccüd namazı gecenin ortasında, duanın da seherde yapılması müstehabdır. Ama bu gecede durum böyle değildir. Her saati, her dakikası, her saniyesi değerli bir gecedir bu gece. Kadir Gecesi ta fecrin doğuşuna kadar bir esenliktir, selâmdır.

Bin aydan daha hayırlı olan bu geceyi nasıl biliriz? Denildiğine göre : “Bu gecede hava ne sıcaktır ne de soğuk. Sabahleyin ise güneş doğduğunda fazla ışığı olmaz. Çünkü melekler tam güneş doğarken gökyüzüne çıkarlar. Çok kalabalık oldukları için güneş ışınlarının yayılmasını engellerler. Yahut da güneş, bu gecenin sabahı şeytanın boynuzları arasından doğmaz. Görülen aydınlık ise meleklerin kanatlarının nurudur.” Peygamberimiz ( s.a.v.)’in , “Kadir Gecesi’ni Ramazan ayının son on gününde ( veya son yedi gününde) arayınız” diye buyurduğu rivâyet edilir. Peygamberimiz ( s.a.v.)’in; Ramazan ayının son on gününde ibadetlerini arttırıp, itikâfa girmesinin sebebi hikmeti belki de budur yani Kadir Gecesi’ni karşılamak ve eda etmek içindir kim bilir? Atalarımız boşuna dememişler “Her geceyi kadir bil, her gördüğünü Hızır bil” diye. Aslında her geceyi ve gündüzü “Kadir Gecesi”dir niyetiyle yaşasak, yaşamaya niyet etsek eminim gizlenen o mübarek geceyi de buluruz. Rûhu’l-Beyân’da İsmail Hakkı Bursevî Hazretleri : “Bu gecenin Allah tarafından gizlenmesindeki sır, belki de büyük sevap umanları o geceye rastlayabilmeyi umarak birçok geceyi ihya etmelerine teşviktir.” diye yorumlamaktadır. Her geceyi Kadir Gecesi niyetiyle geçirenler de Peygamberimiz ( s.a.v.)’in şu nasihatına kulak versinler.
Hz. Aişe ( r.a.), Resûlullah”a şöyle bir soru sordu : “Kadir Gecesi’nin vaktini bilirsem ne diyeyim, nasıl dua edeyim?” Bu soruya cevabin; Peygamberimiz ( s.a.v.) de ona, Kadir Gecesini bulursa şu duayı yapmasını öğütledi :

Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tühibbü’l-afve fa’fü annî
Allah’ım! Sen affedicisin, kerem sahibisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle.

Kadir Gecesi, Kur’an’ın nazil olduğu veya sabahında Bedir Zaferinin vuku bulduğu kutlu bir gecedir. Bazıları “bir kere olmuş geçmiştir, kutlanmasına gerek yoktur” gibi yorumlar yapsa da bu kadar rivâyet ve âyetlerden sonra bence Müslümanlara, Yüce Allah’ın lütfedip, verdiği bir armağandır. Bu gece; yüceler yücesi Kadir-i Mutlak Cenab-ı Hakk’ın takdir buyurup, emrettiği ve lütfedip, armağan ettiği, Kadri büyük meleğin diliyle, kadri büyük Peygamberi’nin eliyle, Kadri büyük ümmete, kadri büyük Kitab’ın verildiği, kadri büyük sureyle müjdelenen, kadri büyük bir gecedir.

O halde etrafımızdaki göremediğimiz meleklerin duyamadığımız âminleri arasında; kadri büyük bu gecede, ellerimizi semaya açıp gözyaşlarıyla fısıldayalım o yüceler yücesi Sultan olan Kadir-i Mutlak Rahman’a :
“Allah’ım! Sen affedicisin, kerem sahibisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle.” ÂMİN.

-----------------

Leyletül Kadr


Kur’an-i Kerim’in inmeye basladigi Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi Islam’da en kutsal ve faziletli gecedir. Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayirlidir. Kur’an-i Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sure vardır. Bu surede yüce Rabbimiz söyle buyurmaktadir :

“Dogrusu biz Kur’an’i Kadir gecesinde indirmisizdir. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayirlidir. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü is için inerler. O gece, tanyerinin agarmasina kadar bir esenliktir” ( Kadir, 1-5).

Kadir Suresi
Kur’an-i Kerim’in doksan yedinci suresi olup bes ayet; otuz kelime ve yüz yirmi harften olusur. Fasilasi “râ” harfidir. Ismini ilk ayetinde geçen “kadr” kelimesinden alan bu surenin Mekke’de mi, yoksa Medine’de mi indiği konusunda ihtilaf vardır.

Sure, insanlara Kur’an’in degeri ve önemi hakkinda bilgi vermektedir. Allah Teala, Hicr Suresinde “Bunu biz indirdik” buyurur. Yani Hz. Peygamber ( s.a.v)’in arzusu ile degil bizim dilememiz sonucu indirilen apaçik bir kitaptir 0.

Kadr sözcügü burada su iki anlamda kullanilmis olabilir : Bunlardan biri, takdir anlamidir. Allah bu gece takdirleri yani kaderleri uygulamak üzere meleklere emir verir. Bunu, Duhân Suresindeki su ayet destekliyor : “O gece katimizdan her hikmetli emir sadir olur. “diğer anlami ise, azamet ve sereftir. Bu husus, surenin “Kadir gecesi bin aydan hayirlidir” ayetinde ifade edilmektedir. nasıl daha hayirli olmasın ki, Allah’in insanliga son mesaji bu gecede indirilmeye baslanmistir. Gece, degerini bu olaydan almaktadir. Ve bu geceyi anmak, insanliga rahmet olarak Kur’an’in inmeye basladigi bu geceyi ihya etmek Müslümanlara tavsiye edilmistir.

Kadir gecesinin hangi gün oldugu konusunda birçok görüs ileri sürülmüstür. Ancak ümmetin büyük âlimlerinin çogunlugunun görüsü, Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi oldugu seklindedir.

O gece öyle bir gecedir ki Kur’an ayetleri Hz. Muhammed ( s.a.v)’in kalbine inmeye basladigi gecedir.

Islam, hiç bir zaman dis görünüsü benimseyen, sekle önem veren sekilci bir din degildir. Bin aydan daha hayirli olan Kadir gecesini bugünkü anlasildigi sekilde “Bir gecelik ibadetle bütün günahlardan arinilacak” görüsü ancak muttakiler, inanmis samimi Müslümanlar için geçerlidir. Ancak böyle insanlarin o gecedeki ibadetleri makbul olur, ve Kur’an’in nazil oldugu o ilk manaya erisilebilir. Kadir gecesini hatirlayip o geceyi imanla ve sevabini umarak geçirmek Islam’in saglam ve bir bütün olan terbiye metodunun bir yanini olusturmaktadir.

Surenin anlami söyledir : “Biz o ( Kur’an)’i Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan hayirlidir. Melekler ve Ruh, o gece Rablerinin izniyle ( o Yıl takdir edilmis olan) her is için iner de iner. Esenliktir o, tâ tan yeri agarincaya kadar”.

Surenin Inis Sebebi

Bu surenin inisi hakkinda degisik rivayetler vardır. Bunlardan biri söyledir :

Bir kere Resulüllah ( s.a.v) Ashab-i Kirama Israilogullarindan birinin, silahini kusanarak Allah yolunda bin sene cihat ettigini bildirmisti. Ashabin buna hayret etmesi üzerine Cenabi Hak, Kadir suresini indirmistir ( Tecrîd-Sarîh Tercemesi, VI, 313).

Kadir Gecesi Denilmesinin Sebebi

Bu geceye Kadir gecesi denilmesi seref ve kiymetinden dolayidir. Çünkü :

a) Kur’an-i Kerim bu gecede inmeye baslamistir.

b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapilan ibadetten daha faziletlidir.

c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Tesl’nin ezeli kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir ( Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).

d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayida melek iner.

e) Bu gece tanyerinin agarmasina kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktir. Yeryüzüne inen melekler ugradiklari her mümine selam verirler.

Hangi Gecede Oldugu

Kadir gecesinin hangi gece oldugu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’in yirmi yedinci gecesinde oldugu tercih edilmistir. Hz. Peygamber ( s.a.v) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemis, ancak; “Siz Kadir gecesini Ramazan’in son on günü içerisindeki tek rakamli gecelerde arayiniz” buyurmustur ( Buhari, Müslim).

Baska bir hadiste ise Ibn Ömer ( r.a) söyle nakletmistir : Sahabelerden bazı kimselere, rüyalarinda, Kadir gecesinin, ( Ramazan’in) son yedi günü içinde oldugu gösterildi. Resulüllah ( s.a.v) onlara : “Görüyorum ki rüyalariniz Ramazanin son yedi günü hakkinda birbirine uygun düsmüstür. Artik kim Kadir gecesini aramaya kalkisirsa, onu Ramazan’in son yedisinde arasin, buyurmustur ( Buhari, Müslim).

Gizli Olmasinin Sebebi

Islam kaynaklarinda belirtildigine göre Allah Teala bir takim hikmetlere dayanarak Kadir gecesini ve onun disinda daha bazı seyleri de gizli tutmustur. Bunlar :

Cuma günü içerisinde duanin kabul olacagi saat; bes vakit içerisinde Salât-i vusta; ilahi isimler içerisinde Ism-i Azam; bütün taatlar ve ibadetler içerisinde rizay-i ilahi; zaman içerisinde kiyamet ve hayat içerisinde ölümdür. bunların gizli tutulmasindan maksat müminlerin uyanik, dikkatli ve devamli Allah’a ibadet ve taat içerisinde olmalarini saglamaktir. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle degerlendirmelidir. Ebu Hureyre ( r.a)’in rivayet etmis oldugu hadisi serifte Peygamber Efendimiz ( s.a.v) söyle buyurmustur :

“Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacagi sevabi Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmis günahlari bagislanir” ( Buhari).

Kadir Gecesinde Neler Yapmaliyiz?

Kadir gecesini, namaz kilarak, Kur’an-i Kerim okuyarak, tövbe, istigfar ederek ve dua yaparak degerlendirmeliyiz.

Üzerinde namaz borcu olanlarin nafile namazi kilmadan önce hiç degilse bes vakit kaza namazi kilmalari daha faziletlidir. Kazasi yoksa nafile kilar.

Süfyan-i Sevri : “Kadir gecesi dua ve istigfar etmek namazdan sevimlidir. Kur’an okuyup sonra dua etmek daha güzeldir” demistir ( Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313).

Hz. Aise ( r.ah) söyle anlatiyor : “Ey Allah’in Resulü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim? diye sordum. Resulüllah ( s.a.v) :

“Allahümme inneke afüvvün tühibbü’l-afve fa’fu annî ( Allah’im sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet)” diye dua et, buyurdu ( Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).

Bu gecenin öyle bir ani vardır ki o anda yapilan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli ani yakalamak için gecenin bütününü tövbe ve istigfar ile geçirmek gerekir. Bu da kisinin imanini tazeler. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azindan teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler.

Bu, bin aydan hayirli oldugu bildirilen gecede insanlık alemini huzura kavusturmak için gerekli olan esaslar indirilmistir. Namaz, zikir, tesbih, Kur’an okumak gibi bedeni ibadetlerimiz yaninda düsünce ile ibadet olarak isimlendirdigimiz tefekkürü insanligin amaci nedir? olgun insan olma mertebesine nasıl ulasabiliriz? nasıl insanliga daha iyi hizmet edip, daha çok sevgi sunabiliriz? seklindeki odak noktalari ile güçlendirelim.

Unutmayalim ki; özellikle bu gecede Tevvab olan Allah tövbelerimizi kabul edecektir. Bizlere bir ikram olarak sunulan bu kutsal Kadir gecesinde dualarimizdan insanligin huzuru, sevgi ve kardesligin saglanmasi ve devami için bizlere daha fazla güç, iman vermesi için yakaralim. Yalniz kendi sevdigimiz insanlarin degil, bütün insanlarin sevgiye layik olduğunu animsayarak sevgide saglam ve cömert bir ruha sahip olmak için de yardim dileyelim. Rahman ve Rahim Allah’in adiyla, hepimize hayirli kandiller diliyorum.

--------------------

Peygamber efendimiz ( s.a.v) daha önceki ümmetlerden bin sene cihad eden insanları düşünüp, benim ümmetimin ömrü kısadır, az ibadet ederler diye üzülünce, Allahü teâlâ, ( Kadir gecesi senin ve ümmetinindir) buyurup Habibinin kalbini ferahlandırdı. Kadir gecesi, her Ramazan ayında gelir.

Kadir Gecesinin değeri ise Kur'an-ı Kerim'in ilk o gece indirilmeye başlanmasındandır.

Kadir Gecesi, üç ayların sonuncusu olan ramazan ayının yirmi yedinci gecesine rastlamaktadır. Kur'an-ı Kerim'de Kadir Gecesinin Önemi şu şekilde dile getirilmiştir.

'' Biz Onu ( Kur'an-ı Kerim'i) Kadir Gecesinde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen bilirmisin? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.O gecede,Rablerinin izniyle melekler ve Ruh ( Cebrail a.s) her iş için iner dururlar. O gece esenlik,gün ağarıncaya kada sürer.'' ( Kadir Süresi 1-5 Ayetler)


kadir gecesi mesajlarıDinimizce kabul edilen gün ve geceler, dini hayatın canlanmasını ve inananların yeni bir güç kazanmalarını sağlar. Çünkü bu gün ve gecelerde Müslümanlar daha fazla ibadet ederler. Mübarek günlerin gündüzlerini oruç tutarak, gecelerini ise namaz kılarak, Ku'an okuyarak ve dua ederek geçirirler.


Baliğ olarak 50 yıl yaşayan kimse, 50 tane Kadir gecesi geçirir. Bir gece, 80 yıl değerinde olunca, 50x80=4000 yıl eder. 4 bin yıl ibadet etmiş gibi sevaba kavuşur. Kadir gecesi hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki :

( Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar, Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi]


Resul-i Ekrem ( s.a.v) Efendimiz buyuruyor :

"Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır."

"Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır."


Müminlerin annesi Hz.Aişe ( r.a.) şöyle diyor :

-Dedim ki : Ya Resullullah, Kadir Gecesi'ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim? Şöyle buyurdu :


- Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni. ( Allah'ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.)


Peygamberimiz ( sav) buyuruyor :

"Kadir gecesinde bir defa, Kadir sûresini okumak, ( başka zamanda) Kur"ân-ı kerîmi hatmetmekten daha sevâptır. Bu gece koyun sağma müddeti kadar namaz kılmak, ibâdet etmek, bir ay her geceyi ibâdetle geçirmekten daha kıymetlidir."

Bu mübarek gecede dua sünnettir. O icabet vakitlerinden birisidir. Süfyan-ı Sevrî demiştir ki, o gece dua etmek, namaz kılmaktan daha sevaptır. Kur'ân okuyup da dua ederse güzel olur.

İbnü Hacer Heytemî Tuhfetü'l-Muhtâc'da der ki :

"Kadir gecesini görene, saklaması sünnettir. Onun kemâliyle faziletine ancak Allah Teâlâ'nın bildirdiği kimseler nail olur."


( Sevabını Allah"tan umarak, Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahları affolur.) [Buhari, Müslim]


( Kadir gecesinde, bir kere Kadir suresini okumak, başka zamanda Kur"an-ı kerimi hatim etmekten daha sevabdır. Kadir gecesinde bir Sübhanallah, bir Elhamdülillah, bir La ilahe illallah söylemek 700 bin tesbih, tahmid ve tehlilden kıymetlidir. Bu gece koyun sağımı müddeti kadar [az bir zaman] namaz kılmak, ibadet etmek, bir ay bütün geceleri sabaha kadar ibadet etmekten daha kıymetlidir.) [Tefsir-i Mugni]


( Kadir gecesi üç defa “La ilahe illallah” söyleyen müslümanın, birincisinde bütün günahları bağışlanır. İkincisinde Cehennemden kurtulur, üçüncüsünde Cennete girer.) [Tefsir-i Mugni]

Kadir gecesinin zamanı

Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, Ramazan'ın yirmi yedinci gününün gecesinde olma ihtimali yüksektir. İslam peygamberi Muhammed Kadir gecesinin hangi gece olduğunu kesin şekilde belirtmemiş, ancak; "Siz Kadir gecesini Ramazan'ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız" emiştir

Kadir gecesi olduğu nasıl anlaşılır?

1- Denizlerin suyu bir an tatlılaşır.

2- Kadir gecesi, açık ve sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur.

3- Ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız doğar. Yükselinceye kadar sanki büyük bir tabak gibidir.

4- Kadir Gecesinde köpek sesi duyulmaz diyen alimler de olmuştur.

Kadr Suresi Arapçası

Bismillahirrahmanirrahim

"İnnaa enzelnâhü fî leyletil kadr.
Ve maa edrâke mâ leyletül kadr.
Leyletül kadri hayrün min elfi şehr.
Tenezzelül melâiketü verrûhu fîhâ biizni rabbihim.
Min külli emrin selâm. Hiye hattâ matla'ıl fecr."

Meâli :

"Hakikat, biz onu ( Kur'anı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ( o büyük fazl u şerefini) sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Onda melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle, herbir iş için iner de iner. O ( gece) tan yeri ağarıncaya kadar bir selâmdır."

Ailesi olarak şimdiden Tüm İslam Aleminin Kadir Gecesi Mübarek olsun.Allah ( c.c) hepimizin ibadet ve dualarını dergahında kabul etsin...

---------------------

Kadir gecesi bize mahsustur. Sadece Ümmet-i Muhammed'e! Diğer ümmetlerin böyle bir gecesi yoktur. Bu ne büyük bir ihsan-ı ilâhidir.
Sevgili peygamberimiz ( aleyhiselâm) yaratılmışların en şereflisi olduğu gibi; ümmeti de ümmetlerin en hayırlısıdır. Ali İmrân suresi 110. Ayeti kerimesinde meâlen şöyle buyuruluyor : "İnsanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah'a iman edersiniz!"
Hazret-i Ali ( radıyallahu anh) buyuruyor ki : "Rabbimiz Ümmet-i Muhammed'e azap vermek isteseydi onlara ramazan-ı şerifi ve içindeki Kadir Gecesini vermezdi."
Kadir gecesinin Ramazan ayının son on gününde ve tek gecelerinde olması muhtemeldir. Yirmi yedinci gecede olması ise daha da kuvvetlidir.
Abdullah bin Abbas ( radıyallahu anhüma) buyurdu ki : Kadir sure-i celilesi otuz kelimedir. "Hiye" ( o gece) kelimesi yirmi yedinci kelimedir. Ayrıca "Leyletül kadr" dokuz harflidir ve üç defa tekrar edilmiştir. Bu da 27'nci geceyi işaret etmektedir.

BİR ÖMRE BEDEL!..
Asrımızda ortalama insan ömrü 60-70 senedir. Halbuki eskiden insanların ömürleri çok uzundu. Nuh aleyhisselamın 950 sene kavmini imana davet ettiği ayet-i kerime ile sabittir.
Bu husus peygamber efendimizi mahzun etti. Allahü tealaya yalvardı : "Ya Rabbi benim ümmetimin ömrünü kısa eyledin. Diğer ümmetler kadar ibadet edemeyecek onlar kadar sevap kazanamayacaklar..."
Hiç Rabbimiz, yüzü suyu hürmetine kâinatı yarattığı habibini üzer mi? "Senin ümmetine öyle günler ve geceler vereceğim ki her biri bir ömre bedel olacak!"
Nitekim bin ay 83 seneden ziyadedir. On kadir gecesini idrak eden mü'min 830 sene ibadet etmiş gibi olur. Ne büyük bir ihsan!
Bu gecede nazil olan Kur'an-ı kerim Peygamberimizin ( aleyhisselam) en büyük mucizesidir. Bütün mucizelerden büyüktür. Tesiri kıyamete kadar da devam edecektir.
Diğer peygamberlere verilen mucizeleri o zamanda yaşayanlar ve hazır bulunanlar gördü, başkaları göremedi. Musa aleyhisselamın asasını, Salih aleyhisselamın devesini, İsa aleyhisselamın ölüleri diriltmesini biz görmedik. Fakat görmüş gibi iman ediyoruz çünkü bu mucizeler Kur'an-ı kerimde bildirilmiştir.
Allahü teâlâ mahlûkatından ne kadar büyükse onun kelâmı da diğer kelâmlardan o kadar büyüktür. Kur'an-ı kerimin faziletini bildiren Hadis-i şerifler çoktur. Buyuruldu ki :
"Sizin en hayırlınız Kur'an-ı kerim okumayı öğrenen ve onu başkalarına öğretendir."
Kalpler de pas tutar demirin paslandığı gibi.
Eshab-ı kiram sordular : "Demirin pasını giderebiliyoruz. Fakat kalbin pasını nasıl temizleyeceğiz?" Buyurdu ki : "Kur'an-ı kerim okumakla temizlenir!"
Karanlık gecede nasıl yıldızlar parlak görünürlerse Kur'an-ı kerim okunan evler de göktekilere öyle parlak görünürler.
Kur'an-ı kerim okuyan kişi, her harfi için bir sevap kazanır. Elif lâm mim bir harf değildir. Elif bir harf, lâm bir harf ve mim bir harftir. Bunu okuyan üç sevap kazanır. Sevaplar da en az on katı yazılır. Yani elif lam mim diyen 30 sevap kazanır.
Kur'an-ı kerim ile oruç kıyamet günü şefaât için izin isteyecekler. Kur'an-ı kerim diyecek ki : "Kullarından bazıları bana değer verdi, beni çok okudu bugün ben de onlara şefaat etmek istiyorum."
Oruç ise, "Sıkıntı çektikleri halde bana değer veren kullarına şefaat etmek istiyorum" der. İkisine de şefaat izni verilecektir.

"OKUMAN GÜZEL; AMA!..
Kur'an-ı kerim okurken abdestli olmalı. Abdestsiz mushafa dokunulmaz. Okumadan evvel düşünmeli : Ben öyle birinin kelamını okuyorum ki bütün kâinatı yoktan var etmiştir. Dilediği zaman da yok etmeye muktedirdir.
Euzü besmele ile başlamalı, gözyaşı dökmeli. Hasan-ı Basri hazretleri buyuruyor ki : "Biz gece Kur'an-ı kerim okuyanları gözlerinden anlardık. Ağlamaktan gözleri şişmiş olurdu."
Salih-ul Mer'i adlı bir zat rüyasında Server-i âlemi görür. "Efendim" diye arz eder : "İzin verirseniz bir miktar Kur'an-ı kerim okuyayım, yanlışlarımı düzeltin."
Dinler ve buyururlar ki : "Okuman güzel ama ağlamıyorsun!"
Kur'an-ı kerim okurken ağlamayan, ağlayamadığına ağlasın!
Bitirince de sadakallahülazim demeli ve mukaddes kitabımızı edeple yerine kaldırmalı...

------------------

KADİR GECESİ İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER



Bin aydan daha hayırlı olduğu belirtilen Kadir Gecesi, Kur’an’ın Allah tarafından Cebrail Aleyhisselam aracılığıyla Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed -sellallahü aleyhi ve sellem-‘e vahyedilmeye başlandığı gecedir. Kur’ân’ı Kerim’de Kadir Gecesi’yle ilgili geçen ayet-i kerimeleri ve bu geceyle ilgili rivayet edilen hadis-i şerifleri sizler için bir araya getirdik.

AYET-İ KERÎMELER

“Biz onu Kadir gecesi indirdik. Kadir gecesi nedir, bilir misin sen? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Meleklerle Ruh o gece Rabblerinin izniyle her iş için iner de iner. Tam bir esenliktir o gece, tâ tan yeri ağarıncaya kadar.” ( Kadîr sûresi, 1-5)
“Biz Kur’an’ı kutlu bir gecede indirdik.” ( Duhân sûresi, 3)

HADİS-İ ŞERİFLER

“Kadir gecesini, fazilet ve kudsiyetine inanarak ve sevabını yalnız Allah’tan bekleyerek ibâdet ve tâatle geçiren kimsenin -kul hakkı hâriç- geçmiş günâhları bağışlanır.” ( Müslim, Müsâfirîn, 175)

Âişe -radıyallâhu anhâ-, Peygamber Efendimiz’e : “–Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim?” diye sormuş, Fahr-i Kâinat Efendimiz de :
اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي

“«Allah’ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla!» diye dua et!” buyurmuştur. ( Tirmizî, Deavât, 84)

KADİR GECESİNİ RAMAZAN’IN SON 7 GECESİNDE ARA

“Kadir gecesi ile ilgili rüyalarınızın, Ramazan’ın son yedi gecesi üzerinde toplandığını görüyorum. O halde Kadir gecesini arayan onu Ramazan’ın son yedi gecesinde arasın!” ( Buhârî, Leyletü’l-kadr 2,)
“Kadir gecesini ramazanın son on günü içinde arayınız!” ( Buhârî, Leyletü’l-kadr 3)
“Kadirgecesiniramazan’ınsonongünündekitekgecelerdearayın!” ( Buhârî, Leyletü’l-kadr 3)

RAMAZAN’IN SON 10 GÜNÜNDE PEYGAMBERİMİZ

Âişe radıyallahu anhâ şöyle buyurdu : Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem geceleri ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ciddiyetle ibadete soyunur ve eşleriyle ilişkiyi keserdi. ( Buhârî, Leyletül-kadr 5)

Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ramazanda diğer aylardan daha fazla ( kulluk yapmaya) çalışırdı. Ramazan’ın son on gününde de ramazanın öteki günlerinden daha fazla ibadet ederdi. ( Müslim, İ’tikâf 8 )


-----------------

Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’ın yirmi yedinci gününün gecesinde olduğu kabul edilir. Peygamber Efendimiz bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş, ancak; “Siz Kadir gecesini Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız” demiştir.
Aslen Hadislerde Ramazan’ ın 20. gününden sonraki tek günlerde aranması söylenmesine rağmen, daha sonra karmaşa çıkmaması için Ramazanın 27.gün – 28. gecesi Kadir Gecesi sayılmıştır. Hicrî takvime göre de Kadir Gecesi Ramazan Ayı’nın son 10 gününde bulunur.
Kur’ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Kadir gecesinin fazîleti, üstünlüğü ( bin aydan daha fazîletli, kıymetli, hayırlı olduğu), bizzât Allahü teâlâ tarafından, Kadir sûresinde açıkça bildirilmiştir.Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır :
“Biz onu ( Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh ( Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar.”
Resulullah efendimize kendisinden önceki insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini kısa buldu, uzun ömürlü olan diğerlerinin işledikleri salih amelleri işleyemezler diye düşününce, Allahü teâlâ Ona bin aydan hayırlı olan Kadir gecesini ihsan etti.
Kadir Gecesinin Fazileti Ve Yapilmasi Gerekenler.
Peygamberimiz ( S.A.S.) buyuruyor ki :
«— Kadir Gecesi olunca Cebrail, bir gurup melek arasında yere iner. Yere inen melekler gerek ayakta ve gerekse oturarak Allah’i zikreden her kulu selâmlarlar, onun için istigfar ederler.»
Ebû Hureyre buyurur ki; «Kadir Gecesi, yeryüzüne çakil sayisindan çok melek iner. Onlarin inmeleri için gök kapilarinin hepsi açilir. Her yana nûr saçilir. Büyük bir tecelli meydana gelir ve bu gece Meleküt âlemi açilir. Fakat bu husûsda insanlar birbirinden farklidir.
Kimine hem gök yüzünün ve yeryüzünün Melekütu birarada açilir. Gök yüzünün perdeleri aradan kalkinca bu kimseler ayakta dikilen, oturan, secdeye kapanmis, zikreden, sükreden, tesbih eden ve tehiil eden bütün melekleri asli kimlikleri ile görürler.
Kiminin önüne cennet açilir ve orada evleri, köskleri, hurileri, nehirleri, agaçlari, meyveleri görür. Gögün tavani olsa Ars’i müsahede eder.
Peygamberlerin, velilerin, sehidlerin. siddiklarin konaklarini görür. Bu Meleküte dalar, rahmet deryasinda gezintiye çikar. Cehennemi, onun tabakalarini ve içindeki kâfirlerin barinaklarini ve diğer fevkalâdeliklerini görür.
Kimin de önünden Allah ile arasindaki perde kalkar da O’ndan gayri hiç bir seyi görmez olur.»
Peygamber’imiz ( S.A.S.) buyuruyor ki :
“Kim Ramazanin yirmî yedinci gecesini sabaha kadar ibadet ile geçirirse, bu benim nezdimde bütün Ramazan geceleri yapilan gece ibadetinin hepsinden daha sevimlidir.”
Hz. Fâtimâ «Babacigima geceyi ibâdet ile geçirecek gücü olmayan kadin ve erkekler ne yapsin» diye sordu.
Peygamber ‘imiz ona su cevabi buyurdu;
“Onlarin yastiklarini dikip üzerine yaslanarak bu gecenin herhangi bir saatinde oturup Allah’a dua etmeleri, benim için bütün ümmetimin bütün Ramazan Gecelerinin hepsinde yaptıkları ibâdetten daha sevimlidir.»
Peygamber’imiz ( S.A.S.) buyuruyor ki :
“Kim iki rek’at namaz kilip istigfar ederek Kadir Gecesini ibâdet ile geçirirse Allah tarafindan bütün günâhlari bagislanir. Allah’in rahmetine gömülür. Cebrail ( A.S), kendisini kanadi ile oksar. Cebrail’in ( A.S.) kanadi ile oksadigi kimse cennete girer.»
Kalblerin Keşfi İmam Gazali
Kur’ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Kadir gecesinin fazîleti, üstünlüğü ( bin aydan daha fazîletli, kıymetli, hayırlı olduğu), bizzât Allahü teâlâ tarafından, Kadir sûresinde açıkça bildirilmiştir.Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır :
“Biz onu ( Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh ( Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar.”
( Kadir Suresi )
Resul-i Ekrem ( s.a.v) Efendimiz buyuruyor :
“Kim Kadir Gecesi’nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.”
“Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır.”
Müminlerin annesi Hz.Aişe ( r.a.) şöyle diyor :
-Dedim ki : Ya Resullullah, Kadir Gecesi’ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim? Şöyle buyurdu :
– Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa’fü anni. ( Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.)
Peygamberimiz ( sav) buyuruyor :
“Kadir gecesinde bir defa, Kadir sûresini okumak, ( başka zamanda) Kur’ân-ı kerîmi hatmetmekten daha sevâptır. Bu gece koyun sağma müddeti kadar namaz kılmak, ibâdet etmek, bir ay her geceyi ibâdetle geçirmekten daha kıymetlidir.”
Bu mübarek gecede dua sünnettir. O icabet vakitlerinden birisidir. Süfyan-ı Sevrî demiştir ki, o gece dua etmek, namaz kılmaktan daha sevaptır. Kur’ân okuyup da dua ederse güzel olur.
İbnü Hacer Heytemî Tuhfetü’l-Muhtâc’da der ki :
“Kadir gecesini görene, saklaması sünnettir. Onun kemâliyle faziletine ancak Allah Teâlâ’nın bildirdiği kimseler nail olur.”
Kadir Gecesi Geçmişmidir Yoksa Tekrar Etmekte midir?
Kadir gecesi, meşhur olduğu üzere, Kur’ân’ın nazil olduğu veya sabahında Bedir zaferinin vuku bulduğu gece olduğuna göre o bir defa olmuş geçmiştir. Her sene Ramazan’da olacak olan onun şeref ve hatırasıdır, demek olur. Nitekim bazıları onun bir defa olup kalktığını kabul etmişlerdir. Fakat Kadir gecesi onlardan dolayı değil, onlar Kadir gecesine rastlamış olduğuna göre de Kadir gecesi bütün sene içinde gizli olup, en çok Ramazan’da ve en çok son onunda ve en çok yirmi yedinci veya sonuncu gece olması ihtimali en galip bulunan mübarek bir takdir gecesi olarak tekrar eder ki, bilinen, çoğunluğun görüşü de budur.
Kadir Gecesi Her Sene Ramazanın Aynı Gününe mi Geliyor?
Hayır. Allahü teâlâ, Kadir gecesini gizlemiş, yani Ramazan ayının çeşitli günlerine koymaktadır. Bu sene Ramazanın birine koyarsa öteki sene Ramazanın yedisine koyabilir, Kadir gecesi o gece olur. Diğer geceler gibi falanca ayın belli bir günü yapmamış, bu geceyi gizlemiştir. Bu gecenin aylarla ilgisi yok, gece ile ilgisi var. Kadir gecesi Ramazanın 27. gecesinde Kur’an-ı kerim inmiş ise, bu sene de Kadir gecesi Ramazanın üçüne alınmış olabilir. Demek ki bu mübarek gece Ramazanın üçüne geldi. Ay mefhumundan sıyrılmak gerekir. Diğer geceler ayla ilgili, Kadir gecesi ayla ilgili değil, gece ile ilgilidir. Allahü teâlâ dileseydi her aya bir tane koyardı ve her ayda Kadir gecesi olabilirdi. Kur’an-ı kerimin indiği bu geceyi de her ay kutlardık.
İlk defa Kur’an-ı kerimin nazil olduğu gecenin hususiyetini, faziletini ve bereketini Allahü teâlâ her sene başka bir geceye veriyor. Yani her sene değişik bir gecenin o kıymet ve fazileti taşımasını irade buyuruyor. Kur’an-ı kerimin nazil olduğu o mübarek gecenin her sene-i devriyesinde aynı gecenin o fazileti taşıması icap etmiyor. Başka bir gece o fazileti taşıyabiliyor. ( 4)
Kadir Gecesi Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Denizlerin suyu bir an tatlılaşır.
Kadir gecesi, açık ve sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur.
Ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız doğar.Yükselinceye kadar sanki büyük bir tabak gibidir.
Kadir Gecesinde köpek sesi duyulmaz diyen âlimler de olmuştur.
Kadir Gecesi Kaçıncı Gecedir?
Kadir gecesinin, Ramazanı şerifin 20.sinden sonraki tek gecelerinde aranmasına dair müteaddit hadis şerifler varid olmuştur. Birinden itibaren tek gecelerde aranmasını tavsiye eden büyüklerimiz de vardır.
İmamı Şa’rani Hazretleri, Kadir gecesinin kaçıncı gece olduğunu, Ramazanı şerifin giriş günlerine göre şöyle tesbit etmiştir. İmamı Şarani Hazretleri 30 sene Kadir gecesiyle bu tarife göre müşeref olmuşlardır. Bir çok Allah dostuda bu usulle Kadir gecesini bulmuşlardır.

Pazar günü girerse 29.gece,

Pazartesi girerse 21.gece,

Salı girerse 27.gece,

Çarşamba girerse 19.gece,
Perşembe girerse 25.gece,

Cuma girerse 17.gece,

Cumartesi girerse 23.gece.

Kadir Gecesinin 27.Gecedir Diyenlerin Delilleri
Ulemanın ekserisi “Leyle-i kadir ramazan ayının yirmi yedinci gecesidir.” demişlerdir. Bu görüşün sahibi bulunan ilim adamları delil olarak şu hadis-i şerifi göstermektedirler : “Leyle-i Kadir, yirmi yedinci gecedir.”
Bu nakli delile ilaveten akli bir delil ile mevzûu daha belirgin hale getirmek istiyorum. Süre-i celilede ( Kadir Suresi) “Leylet’ül Kadri” lafzı üç yerde geçmektedir. Bu lafzın harfleri dokuz tanedir. Bu sayıyı üçle çarptığımız zaman çıkan yekün de yirmi yediyi göstermektedir. ( 3)
Her geceyi kadir, her gördüğünü Hızır bilmek
Din adamlarının bazısı, leyle-i kadrin senenin günleri içinde gizlenmiş olduğunu söylemişlerdir. İhmalkarlık yapmasınlar ve diğer geceleri de ihya etsinler diye bu gecenin gizlendiğini ifade etmişlerdir.
Hızır aleyhisselam da gizlenmiştir. İlim adamlarına ve zahid kimselere gösterilen alaka, fukara ve gurebaya da gösterilmelidir. bu ihitimalden dolayı :
“Her geceyi kadir bil, her gördüğünü Hızır bil” denilmiştir. ( 3)
Cenab-ı Hak bu geceyi hakkıyla ihya eden kullar arasına bizleri de ilhak eylesin ve bizi zatına kul ve Habine ümmet olma şerefinde daim eylesin.
Kadir Gecesini nasıl ihya edeceğiz? ( İstek Üzerine Yazılmıştır)
Yatsı namazında zammı sure olarak Kadir suresini okumalı.
Bir iki sayfa Kur’an-ı kerim okumalı.
Az da olsa sadaka vermeli.
Bu gece 4 rekat Kadir Gecesi Namazı kılınır.
1.rekatta : 1 Fatiha 3 İnna enzelnâhü
2.rekatta : 1 Fatiha
3 İhlası Şerif
3.rekatta : 1 Fatiha
3 İnna enzelnâhü
4.rekatta : 1 Fatiha
3 İhlası Şerif
Namazdan sonra 1 defa :
Allahü ekber Allahü ekber La ilahe illalahü vallahü ekber Alahü ekber ve lillahil hamd
100 defa Elem neşrah leke…
100 defa İnna enzelnâhü
100 defa da Resûlullah ( s.a.v.) Efendimiz’in Hazret-i Âişe ( r.a.) Vâlidemiz’e öğrettiği şu duâ okunup, sonra duâ yapılır :
Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa’fü anni, okunup dua yapılır.
“Ey Allah! gerçekten Sen çok affedicisin, affı seversin, öyleyse beni affet.”
Mümkünse, kandil gecesi olması sebebiyle bir de TESBİH NAMAZI kılınır.
ve bir müjde ile noktalıyalım :
“Kadir gecesine rastlamış olan bir geceyi ihyâ eden, Kadir gecesini ihyâ etmiş gibi sevâb kazanır”
hadîs-i şerîfini düşünülerek, sık sık vâki olan 27. gece ihyâ edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, büyük sevâba kavuşulur. ( 5)
Kaynaklar
1) Elmalı Tefsiri
2) Mübarek Gün ve Gecelerde Yapılması Tavsiye Edilen Dua ve İbadetler, Fazilet Neş.1983
3) Kürsiden Mü’minlere Sohbet ve Nasihatler, 1.Cild, Mehmed Emre, Erhan Yayınları, 1998
4) Mehmet Ali Demirbaş, Kadir Gecesi
5) Prof.Dr.Ramazan Ayvallı, Kadir Gecesi
6) Çeşitli Web Siteleri


israNUR

Bayan-Mod

  • "israNUR" bir kadın

Mesajlar: 1,340

Konum: Avusturya

Meslek: Arbeiter

Hobiler: Müzik,karakalem resim,basteln,film,anime,

  • Özel mesaj gönder

2

Wednesday, June 21st 2017, 9:11pm

Teşekkür ederim paylaştığın için ellerine sağlık.

Yer Imleri:

Boardumuzda Neler Var

rasittunca.com - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi