Giriş yapmadınız.

  • Giriş

Sayın ziyaretçi, Raşit Tunca Board sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

Karoglan

Kurucu-Admin

  • "Karoglan" bir erkek
  • Konuyu başlatan "Karoglan"

Mesajlar: 6,369

Hakkımda:


KAROGLAN

Konum: Avusturya

Meslek: EBT -EiT

  • Özel mesaj gönder

1

Saturday, April 8th 2017, 1:15am

Vesvese Nedir? Vesveseden Kurtulmanın Çareleri



Vesvese Nedir? Vesveseden Kurtulmanın Çareleri

Vesvese, Allah’ın mümin kullarını şeytan vesilesi ile imtihan etmesidir. Sabredilirse çok büyük sevaplar vardır.
Kurtulmak için Allah’a samimiyetle dua edip çok yalvarmak gerekir.

Vesvese; şeytanların dürtüsü olup, bazen kulağa bir fısıltıymış gibi gelebilen veya beyinimize bir düşünce halinde doğan, bir çok insanın bunların ne olduğunu ayıramayıp kendi fikri sanarak çelişkiye düştüğü ve hatta bunalıma girdiği bir durumdur. Vesvese genelde bilgi eksikliğinden olur. Onun tedavisi de o eksikliği onun ilmini öğrenerek giderilir.

1- AKLIMIZA GELEN HER DÜŞÜNCE BİZE Mİ AİTTİR?

Akla her gelen iyi veya kötü düşünce insanın kendisine ait değildir. Ancak bunlardan her hangi birisi beğenilip kabul görürse, işte o düşünce o vakit insanın kendisine ait olur. Eğer bu kötü düşüncelerden olup da küfür veya şirk türünden ise, bunlardan birisini benimseyen kimse, dili ile söylemese de kafir olur. Eğer akla gelen bu kötü düşünceler küfür ve şirk türünden değil de amel yönünden haram şeyler ise, hırsızlık, zina içki gibi işler yapılmadığı sürece günah yazılmaz, ancak; kibir, hased, kin, Müslümana buğz ( öfke), hırs, gibi kalple işlenen günahlar, kalpte olduğu sürece günah yazılır fakat kişi bunları helal görmediği sürece küfür olmaz. Allahu Teala buyurdu ki, mealen :
–“Ona ( nefse) iyilik ve kötülüklerini ilham eden ( Allah’a) yemin olsun.” ( Şems, 91/8 )
Hadis-i Tirmizi’de, Abdullah b. Mesud’dan rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamber ( s.a.v.) :
– “İnsanoğlunda bir şeytanî vesvese bir de melekî hatırlatma vardır. Şeytani vesvese hakkın yalanlanması ve kötülüklerin yapılması; melekî hatırlatma ise, hak ve hakikatin tasdik edilmesi ve güzel işlerin yapılması yolunda telkinler yapılır. Buna göre içinden hayır işlerine dair telkinler alan kimse, bunun Allah tarafından olduğunu bilsin ve O’na hamd etsin. Kötülük telkinini alan kimse de kovulmuş şeytandan Allah’a sığınsın.” buyurmuştur. ve ardından : “Şeytan size fakirliği vadeder ve hayâsızlığı emreder.” ( Bakara, 2/268 ) mealindeki âyeti okumuştur.”

Vesvese hakkında Kur’an-ı Kerim’in bazı ayetlerindeki açıklamalar, mealen : -“Muhakkak ki onun ( şeytanın) iman eden ve Rablerine güvenen kimseler üzerinde hakimiyeti yoktur. Muhakkak ki onun hakimiyeti onu dost edinen ve onu ( Allah’a) eş koşanların üzerinedir.”
( Nahl : 99-100)

– “Onları( insanları) -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah’ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost ( veli) edinirse kuşkusuz o apaçık bir hüsrana uğramıştır.” ( Nisa /119)
– “O, onlara söz verir, kuruntulara /ümitlere düşürür; fakat şeytan onlara kuru bir altatmadan başka ne vaad eder? ( Nisa- 120)
– “( Şeytan) Onlara vaadler ediyor onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan onlara bir aldanıştan başka bir şey va’detmez.” ( 4/120)
– “( Allah’tan’tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde ( önce) iyice düşünürler ( Allah’ı zikredip-anarlar) sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir.” ( A’raf-201)
– “Andolsun insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.”
( Kaf-16)
Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki :
– “Melekten gelen ilham, İslamiyet’e uygun olur Şeytandan gelen vesvese, İslamiyet’ten ayrılmaya sebep olur ” ( Tirmizi)

Şeytan, insanın kan damarlarında dolaşarak saptırıcı fikirlerini insana hatırlatmaktan asla geri durmayan iman hırsızı ve insanların düşmanıdır. İnsanın kalbine ve beynine gelen düşünceler iki farklı türdendir. Birisi saptırıcı, diğeri sağduyunun hakim olduğu olumlu düşüncelerdir. Bunlara negatif ve pozitifte denebilir. Saptırıcı düşüncelere cin şeytanları veya insan şeytanları veya bunların sebebi ile insanın işlediği kötülüklerden hasıl olan kötü hatıralar sebep olmaktadır. Her türlü hayaller ve kuruntularda bunlar sebebi ile oluşmaktadır. İyi düşüncelere gelince, bunlar ya melek tarafından veya insanın daha daha önce işlediği iyi işlerin hatıralarının sebep olması ile oluşmaktadır. Bunların dışında bir de, Allahu Tealanın kalbe ilhamı ettiği iyi düşünceler sebebiyle oluşan olumlu düşünceler bulunur. Bu sebepledir ki, insanın kalbi ve beyni yaşadığı süre içinde olumlu ve olumsuz düşüncelerden asla boş kalamaz. Nas suresinde Allahu Teala buyurur ki, mealen :
– “Sinsice kalplere vesvese ve şüphe düşürüp duran’ vesvesecinin şerrinden.” ( Nas/4)
– “ Ki o insanların göğüslerine vesvese verir ( içlerine kuşku kuruntu fısıldar)” ( Nas/5)
– “ Minel-cinneti vennâs.” Mealen : “( O vesvese verenler hem cin şeytanlarından, hem de insan şeytanların olur.)”
( Nas-6)
Soru : İnsan aklına gelen her düşünceden sorumlu mudur?
Cevap : Bu soruyu Allah’ın Rasulünün( aleyhissalâtu vesselâm) bir hadisi ile açıklayalım. Ebu Hüreyre ( radıyallahu anh) anlatıyor :
– “Hz. Peygamber ( aleyhissalâtu vesselâm)’in ashabından bir kısmı ona sordular : “Bazılarımızın aklından bir kısım vesveseler geçiyor, normalde bunu söylemenin günah olacağına kaniyiz.”
Hz. Peygamber ( aleyhissalâtu vesselâm) :
– “Gerçekten böyle bir korku duyuyor musunuz?” diye sordu.
Oradakiler
– “Evet! deyince : O :
– “İşte bu ( korku) imandan gelir ( vesvese zarar vermez) dedi. “Müslim, İman 209 ( 132); Ebu Dâvud, Edeb 118 ( 5110).
Diğer bir rivayette :
– “( Şeytanın) hilesini vesveseye dönüştüren Allah’a hamdolsun” demiştir.
Müslim’in İbnu Mes’ud ( radıyallahu anh)’dan kaydettiği bir rivayet şöyledir : Eshab dediler ki :
– “Ey Allah’ın Resulû, bazılarımız içinden öyle sesler işitiyor ki, onu ( bilerek) söylemektense kömür kesilinceye kadar yanmayı veya gökten yere atılmayı tercîh eder. Bu vesveseler bize zarar verir mi?”
– “Hz. Peygamber ( aleyhissalâtu vesselâm) : “Hayır bu ( korkunuz) gerçek imanın ifadesidir” cevabını verdi.” ( 1363)
Ebû Hüreyre radiya’llâhu anh’den rivâyet olunduğuna göre Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur :
– “Horozların öttüğünü işittiğinizde ( dileklerinizi) Allâh’ın fazl-ü kereminden isteyiniz!. Zirâ horozlar melek görmüşler ( de öyle ötmüşler) dir. Merkebin anırmasını işittiğinizde de şeytan ( ın şerrin) den Allâh’a sığınınız ( ve : Eûzü bi’llâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm, deyiniz). Çünkü merkep şeytan görmüş ( de öyle anırmış) dır. ( 1384)
İbn-i Abbâs radiya’llâhu anhumâ’dan gelen bir rivâyete göre şöyle demiştir :
– “Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem ( muazzez hafidleri) Hasen’le Hüseyn’e ( meâli aşağıdaki duâyı) okurdu. Ve : ( Büyük) babanız ( İbrâhîm) de bu duâyı ( oğulları) İsmâil ile İshâk’a okurdu! der idi :
– “Allâh’ım, ins, cinn, şeytanlarının şerrinden, ( zehirli) haşerattan ve dokunan her kötü gözden- şifâ veren kelimelerine sığınırım.

SORU : Haram işlemeye niyet edip, Allah’tan korktuğu için vazgeçen günaha girer mi?

CEVAP : Bu soruyu Rasulullah’ın şu hadisi ile cevaplayalım, mealen :
-“ Kalbe gelen kötü şey söylenmedikçe ve buna uygun hareket edilmedikçe affolur ” [Beyheki]
-” İbadetleri yapıp, ilmihal bilgilerini öğrenmeye çalışan kimseye, Allah’ı, ahireti inkâr gibi düşünceler gelmesi, onun imansız olduğunu değil, imanlı olduğunu gösterir Meyveli ağaç taşlandığı, hırsız mücevher olan eve girmeye çalıştığı gibi, şeytan da imanlı olanlara saldırır. Hadis-i şerifte, böyle vesveselerin imandan olduğu bildirildi, ( Vesvese imanın tâ kendisidir) buyuruldu ( Ramuz)

2- VESVESEDEN KURTULUŞ DUASI :

( Ya Allah-ür-rakib-ül-hafiz-ür-rahim. Ya Allah-ül-hayy-ül-halim-ülazim-ür-rauf-ül-kerim. Ya Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kaimü alâ külli nefsin bima kesebet, hul beyni ve beyne adüvvi!)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki :
-” Kötü vesveselerin gelmesine sebep imanın kâmil olmasıdır Çünkü hadis-i şerifte : -” Böyle vesveseler, imanın olgun olmasındandır”buyuruldu ( 1/182) Allahu Teala buyurduki :
-” Şeytan, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin bırakmak ister Sizi, Allah’ı zikirden ve namazdan alıkoymak ister. Siz bunlardan [ayıplarını, zararlarını bildikten sonra] hâlâ sakınmaz mısınız?) [Maide 91]
-” ( Nefsine uyarak) Allahü teâlânın dininden yüz çevirenlere, bir şeytan musallat ederiz.” [Zuhruf 36
Vesvese ancak şeytanı dost edinen kimseleri etkiler. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle dile getirilmiştir :
– “Şeytanın nüfuzu, ancak onu dost edinenlere ve Allah’a ortak koşanlaradır.” ( Nahl, 100)

Medine-i Münevvere’de bir Yahudi, birgün Allah’ın Rasulüne( sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle der :
-“ Ey Muhammed bizim namazımız sizin müslümanların namazından daha güzel olmaktadır. Çünkü bizler namazda hiç vesveslenmeyiz. Halbuki sizin müslümanlar hiçbir zaman vesvesesiz namaz kılamazlar.” Rasulullahın yanında bulunan hazreti Ebu Bekr ileri çıkarak :
-“ Ey Allah’ın Rasulü izin verirseniz bu yahudinin cevabını ben vereyim.”der. Allah’ın Rasulü( s.a.v.) :
-“ Olur ya Eba Bekr” der. Ebu Bekr( radıyallahu anh) :
-“ Ey yahudi! Şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle. Bir evde iki oda olsa, birisinde mücevher dolu, diğer ise boş olsa, hırsız hangi odanın kapısını rahatsız edip kırmaya çalışır?” Yahudi :
-“ Tabiki boş odaya uğramaz. “der. Ebu Bekr( r.a.) :
-“ O halde iman bir mücevherdir. Şeytan ise, iman hırsızıdır. Eğer sizlerin kalblerinde iman olsaydı, mutlaka sizlere vesvese vererek imanınızı çalmaya çalışırdı. Halbuki sizlerin kalbinde iman yoktur. Öyleyse şeytan sizilere neden vesvese versin? Biz müslümanlara gelince bizlere vesvese vererek imanımızı çalmaya çalışmaktadır.”der.
Bunun üzerine yahudi hidayete gelip müslüman olmuştur.

Şeytan, sarhoşlara veya gayri islami yaşayışta olanlara vesvese vermez. Ancak bu kimseler hidayete gelip de eski kötü yaşantılarını bıraktıklarında, akla hayale gelmeyen bin bir türlü vesveseler vermeye başlar. Şeytan bu türlü vesveseleri verdikten sonra o şahsa şöyle vesvese verir :
-” Sen kafir oldun. Sen bu işi yapamayacaksın.” gibi vesveselerle müslümanı yormak ister.
Ebû Hüreyre radiya’llâhu anh’den rivâyete göre, Resûlullâh salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle demiştir :
– “Sizden her hangi birinize şeytan gelir de : ( Şunu) böyle kim yarattı?, ( Şunu) böyle kim yarattı?, En sonu : Rabb’ini kim yarattı? diye vesvese verir. Şimdi şeytanın vesvesesi Rabb’ınıza kadar erişince o vesveseli kişi hemen “Eûzü bi’llâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm” diyerek Allâh’a sığınsın!. Ve vesveseye son versin!” ( Hadis No : 1353 Kütüb-ü Sitte)

Ebu Hüreyre ( radıyallahu anh) anlatıyor : Hz. Peygamber ( aleyhissalâtu vesselâm)’in ashabından bir kısmı ona sordular : “Bazılarımızın aklından bir kısım vesveseler geçiyor, normalde bunu söylemenin günah olacağına kaniyiz.” Hz. Peygamber ( aleyhissalâtu vesselâm) : “Gerçekten böyle bir korku duyuyor musunuz?” diye sordu. Oradakiler Evet! deyince :
“İşte bu ( korku) imandan gelir ( vesvese zarar vermez) dedi.
“Müslim, İman 209 ( 132); Ebu Dâvud, Edeb 118 ( 5110).

Diğer bir rivayette : “( Şeytanın) hilesini vesveseye dönüştüren Allah’a hamdolsun” demiştir.

Müslim’in İbnu Mes’ud ( radıyallahu anh)’dan kaydettiği bir rivayet şöyledir :
“Dediler ki : “Ey Allah’ın Resulû, bazılarımız içinden öyle sesler işitiyor ki, onu ( bilerek) söylemektense kömür kesilinceye kadar yanmayı veya gökten yere atılmayı tercîh eder. ( Bu vesveseler bize zarar verir mi?)”. Hz. Peygamber ( aleyhissalâtu vesselâm) :
“Hayır bu ( korkunuz) gerçek imanın ifadesidir” cevabını verdi.”

3- VESVESEDEN KURTULMAK nasıl MÜMKÜN?

Şeytanın insanlar üzerinde tesirli olduğu şeylerden birisi, vesvese vermesidir. İnsanın kalbine her fırsatta vesveseler, kötü düşünceler getirerek insanı aldatıp, dünyâ ve âhiret zararlarına sürüklemek ister. İnsan şeytanın bir vesvesesine uymazsa şeytan başka bir vesvese vermeye başlar ve çok çeşitli hîlelere başvurur. Kötülüğü, belli bir şeyi yaptıramazsa ve insan hep iyiliğe gidiyorsa, iyiliği daha az olanları yaptırmaya çalışır. Bir kötülüğe sürükleyebilmek için küçük iyilikler yapmaya teşvik eder. Şeytanın vesvesesi aslında zayıftır. Din bilgisi tam ve doğru olan ve bu bilgilerine uygun hareket eden insanları aldatması çok güçtür. Şeytan vesvese vererek, kötülüğe düşürmek için insanların bâzı zaaflarından faydalanır. Bunlardan biri aceleci olmaktır. Diğerleriyse, şehvet ve gadabdır. İnsan gadablanınca, kızınca aklı örtülür. Akıl gidince şeytanın hücûmuna uğrar. Onun elinde oyuncak olur. Ayrıca hased ve hırs, çok yemek, süslenme sevgisi, tamâ, yâni dünyâ lezzetlerini haram yollardan aramak; ihtiyâçtan fazla toplanıp, Allah için sarfedilmeyen dünyâ malı, cimrilik ve fakir olma korkusu, kendi görüş ve düşüncelerini beğenmek sûretiyle hasımlarına karşı kin tutmak, sû-i zân, bir kimse hakkında kötü düşünmek, günâhkâr sanmak da böyledir.

Müslüman, vesveselerin hiç birine aldırış etmemeli, şeytanıda onun vesvesesini de Allahu Tealanın yarattığını bilmekle şeytanı kahretmelidir.

Vesveseden kurtulmak için okunacak dualar :
İhlas Suresi ile birlikte muavezeteyn sureleri sabah ve akşam abdestli olarak en az üçer kez okunmalı. ve şu duada eklenirse daha yararlı olur :

وَقُلْ رَبِّ اَعُوذُبِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطيِنِ وَاَعُوذ بِك رَبِّ اَنْ

يَحْضُرُونَ

“Ve kul : Rabbi,eûzû bike min hemezâti’ş-şeyâtîn.Ve eûzû bike rabbi en yahdurûn.” ( mü’minun,23/97-98 )

Anlamı : “Deki : Ya Rabbi, Şeytanların vesveselerinden, onların yanımda bulunmalarından sana sığınırım!.”

Vesveseden kurtulmak için tavsiye :
1- Allahu Tealanın Zatı ve Sıfatlarının hakikatı hakkında düşünceye dalmamak.
2- Küçük abdest bozduktan sonra 40 adım gidip geldikten sonra en az bir kaç dakika daha beklemek.
3- Abdest alırken yüzü saç diplerine ve kulak yumuşağına kadar yıkamak.
4- Dirsekleri ve topukları ovalayarak kuruluk bırakmamak.
5- Banyoda gusül abdesti alırken küçük abdest bozmamak.
6- Sabah ve akşam en az üçer kez Muavezeteyn surelerini ( Felak ve Nas sureleri)okumak.
7- Dua ve sureleri yanlış okumamak için tecvid ilmini öğrenmek.
8- Şeytanın şerrinden ve zararından korunmak için MÜHLİKÂT ( ibadetleri yok ediciler) ve doğru îtikâda, yâni Ehl-i sünnet îtikâdına sâhip olmak ve lâzım olan din bilgilerini öğrenip, bunlara uymak gerekir. İnsan İslâmiyete uyduğu müddetçe şeytanın, nefsinin ve kötü arkadaşın şerrinden korunabilir.


Bütün bunlara rağmen vesvese yine de oluşursa şu düşünceyi virt edinmenin çok faydası görülmüştür :
İmamı Rabbani ( kaddes allâhu sirrahul-akdes) hazretleri alemleri ifade ederken şöyle buyururlar : “Hem ez ost” ( Her şeyin yaratanı Allah’tır). Zira şeytanı da onun vesvesesini de yaratan Allahu Tealadır. O halde akla hayale gelen her türlü olumlu ve olumsuz düşüncenin mucidi, yaratanı Hazreti Allah’tır. Peki aklımıza; “Allah bu düşünceleri niçin yaratıyor?” diye bir soru gelecek olursa, Allah kulunun samimiyetini kendisine göstermek için bu vesveseleri şeytan vesilesi ile yaratmaktadır. Bizler imtihandayız. O halde Allah’a, Allah’ın yarattıkları şerlerden sığınmamız lazımdır. Zira Rasûlullâh ( aleyhis-salâtü vesselâm) dahi bu babta şöyle dua etmişlerdir. “Allah’ım Senden yine Sana sığınırım.”
Akla ve hayale her ne gelirse; “O da Allah’tan” yani; “Onun mucidi ve yaratanı Allah’tır.” diye düşünüldüğünde ve hatta bu düşüncenin İNKÂRI DAHİ AKLA GELDİĞİNDE “O da Allah’tandır” diye düşünüldüğünde, şeytan böylesine sürekli Allah’ın anılmasından hoşlanmadığı ve rahatsızlandığı için vesveseden vazgeçtiği görülmüştür.

“Ona ( nefse) iyilik ve kötülüklerini ilham eden ( Allah’a) yemin olsun.” ( Sure-i Şems/8 )

Herkese hidayet Allahu Teala’dandır.

İBLİSİN İTİRAFI

Allahü teâlâ, iblise, Peygamber efendimize gidip O’nun soracağı bütün sorulara cevap vermesini emretti.
İblis yaşlı bir insan kılığına girerek Peygamber aleyhisselâmın huzûruna vardı. Resûlullah efendimiz buyurdu ki :
-Sen kimsin?
-Ben İblisim.
-Niçin geldin?
-Allahü teâlâ gönderdi. Soracaklarına cevap vermemi emretti.
-O hâlde söyle, düşmanların kimlerdir?
1) Başta sen,
2) Adil sultanlar,
3) Mütevâzi zenginler,
4) Dürüst tüccarlar,
5) İhlâslı ve ilmiyle âmil olan âlimler,
6) Dîni yaymak için hizmet edenler,
7) İnsanlara karşı merhâmetli olanlar,
8 ) Tövbe-i nasûh, bir daha günâha dönmemek üzere tövbe edenler,
9) Haramdan kaçanlar,
10) Dâimâ abdestli bulunanlar,
11) Dâimâ hayır ve hasenâtta bulunanlar,
12) Güzel huylu olanlar,
13) İnsanlara faydalı olanlar,
14) Tegannîsiz tecvidle güzel Kur’ân-ı kerîm okuyanlar,
15) İnsanlar uykudayken gece namaz kılanlar.
–Ya senin dostların kimlerdir?
1) Zâlim sultanlar,
2) Kibirli zenginler,
3) Hâin tüccarlar,
4) İçki içenler,
5) Kötü yerlerde tegannî edenler,
6) Fuhuş işi işleyenler,
7) Yetim malı yiyenler,
8 ) Namaz kılmakta ağır davrananlar,
9) Uzun emelli olanlar,
10) Tez kızıp öfkesini yenemeyenler.

Vesvese Vermek İçin Dergaha 20 Yıl Hizmet Eden Şeytan

Cüneyd-i Bağdadi ( kuddise sirruh) Ş- Şeytanın vesvesesi 2hazretleri evliyanın büyüklerinden olup Bağdat’ta yaşamış büyük bir âlim ve veli zattır. Bir gün kendisine şaçı sakalı ağarmış beli bükülmüş oldukça yaşlı bir ihtiyar geldi ve;
-” Ey Cüneyd, eğer kabul edersen sana mürit ( tasavvuf öğrencisi) olmak istiyorum.” der.
Cüneydi Bağdadi hazretleri :
-” Tamam seni bir şartla kabul ederim.” der.
Yaşlı adam :
-” Şartın nedir? der.
Cüneyd :
-” Ben ne emredersem itirazsız yaparsan seni mürit olarak kabul ederim.” der.
Yaşlı adam :
-” Tamam kabul ettim.” der ve Cüneydi Bağdadi hazretlerinin dergahına hizmet için kolları sıvar.
Aradan tam yirmi yıl geçer. Bir gün Cüneyt hazretleri yaşlı adama :
-” Ey İhtiyar feneri hazırla, bu akşam seninle bir dostumu ziyarete gideceğim.” der.
Yaşlı adam feneri yakar bir süre sonra karanlık havada ve çamurlu bir yolda önde Cüneydi Bağdadi hazretleri arakada elinde fenerle İhtiyar adam yola çıkarlar. O esnada karşı yönden gelen bir başkası Cüneyd’e :
-” Ey Cüneyt, senin gibi alim bir kimseye hiç yakışıyor mu ki, bu çamurlu yolda yürümekte zorlanan şu ihtiyarın eline feneri vermişsin de, ona eziyet ediyorsun?” der.
Cüneyt, yolcuya hitaben :
-” Şeytanın eziyette olması gerekir.” der.
Elinde fenerle çamurlu yolda yürümekte zorlanan İhtiyar Mürit elindeki feneri öfkeyle yere atarak :
-” Ey Cüneyt! Sen benim şeytan olduğumu biliyor muydun?” der.
Cüneyt :
-” Hem de bana geldiğin ilk günden beri senin şeytan olduğunu biliyordum.” der.
Şeytan geldiği günden beri kolladığı fırsatı bulduğunu sanarak hemen cevap verir :
-” Ey Cüneyt! Meğer sen çok büyük bir insanmışsın. Sırf sana bir vesvese verebilmek için yirmi yıl kapında köle oldum çile çektim. Ancak bunu başaramadım.” diyerek Cüneyt’in kalbine gurur vermek ister.
Şeytanın bu ustaca şeytani manevrasını Allah’ın yardımı ile anlayan Cüneyt :
-” Çabuk buradan defol ey mel’ûn! Zira kalbime gurur vererek bana yirmi yılda yapamadığın kötülüğü şu anda yapacaksın.” der ve şeytandan Allah’a sığınır.
Görüldüğü gibi şeytan, evliyaullaha bile musallat olup onları dahi günaha sokmaya çalışırken bizler onun şerrinden nasıl emin olabiliriz?

Vesvese Ve İlham

VESVESE; şeytanların dürtüsü olup, bazen kulağa bir fısıltıymış gibi gelebilen veya beyinimize bir düşünce halinde doğan, bir çok insanın bunların ne olduğunu ayıramayıp kendi fikri sanarak çelişkiye düştüğü bir durumdur.
İLHAM : Bunlar kendi arasında ikiye ayrılır. Melek vasıtası ile kulağa veya kalbe gelen fısıltı halinde veya düşünce şeklindeki düşünceler ya da, Allah’ın vasıtasız olarak doğrudan kalbte yarattığı İlahi mesajlardır. Kulağa fısıltı olarak gelen veya beyinde düşünce olarak beliren hatırlatmalar meleğin ilhamıdır. Bütün vücüda yayıldığı ve her zerre ile işitildiği sanılan ilham ise, ruhumuza bir fikir veya bir uyarı veya bir müjde halinde doğan İlahi ilhamdır.
DÜŞÜNCELER NE ZAMAN İNSANIN OLUR ?
Akla her gelen iyi veya kötü düşünce insanın kendisine ait değildir. Ancak bunlardan her hangi birisi beğenilip kabul görürse, işte o düşünce o vakit insanın kendisne ait olur. Eğer bu kötü düşüncelerden olupta küfür veya şirk türünden ise, bunlardan birisini benimseyen kimse, dili ile söylemesede kafir olur. Eğer akla gelen bu kötü düşünceler küfür ve şirk türünden değilde amel yönünden haram şeyler ise, hırsızlık, zina içki gibi işler yapılmadığı sürece günah yazılmaz, ancak; kibir, hased, kin,müslümana buğz( öfke), hırs, gibi kalple işlenen günahlar, kalpte olduğu sürece günah yazılır fakat kişi bunları helal görmediği sürece küfür olmaz.
“Ona ( nefse) iyilik ve kötülüklerini ilham eden ( Allah’a) yemin olsun.”( Şems, 91/8 )
Hadis-i Tirmizi’de, Abdullah b. Mesud’dan rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamber ( s.a.v.) :
“İnsanoğlunda bir lümme-i şeytâniyye bir de lümme-i melekiyye vardır. Lümme-i şeytâniyyeden hakkın yalanlanması ve kötülüklerin yapılması; lümme-i melekiyyeden de hak ve hakikatin tasdik edilmesi ve güzel işlerin yapılması yolunda telkinler yapılır. Buna göre içinden hayır işlerine dair telkinler alan kimse, bunun Allah tarafından olduğunu bilsin ve O’na hamd etsin. Kötülük telkinini alan kimse de kovulmuş şeytandan Allah’a sığınsın.” buyurmuştur.
ve ardından :
“Şeytan size fakirliği vadeder ve hayâsızlığı emreder.”( Bakara, 2/268 ) mealindeki âyeti okumuştur.”

Vesvese hakkında Kur’an-ı Kerim’in bazı ayetlerindeki açıklamalar, mealen :
-“Muhakkak ki onun ( şeytanın) iman eden ve rableri-ne güvenen kimseler üzerinde hakimiyeti yoktur. Muhakkak ki onun hakimiyeti onu dost edinen ve onu ( Allah’a) eş koşanların üzerinedir.” ( Nahl : 99-100)

-” Onları( insanları) -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah’ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost ( veli) edinirse kuşkusuz o apaçık bir hüsrana uğramıştır. ( Nisa /119)
-“ O, onlara söz verir, kuruntulara /ümitlere düşürür; fakat şeytan onlara kuru bir altatmadan başka ne vaad eder? ( Nisa- 120)
-” ( Şeytan) Onlara vaadler ediyor onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan onlara bir aldanıştan başka bir şey va’detmez.” ( 4/120)
-” ( Allah’tan’tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde ( önce) iyice düşünürler ( Allah’ı zikredip-anarlar) sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir.” ( A’raf-201)
-” Andolsun insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.” ( Kaf-16)

Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki :
-“ Melekten gelen ilham, İslamiyet’e uygun olur Şeytandan gelen vesvese, İslamiyet’ten ayrılmaya sebep olur ” [Tirmizi]

Şeytan, insanın kan damarlarında dolaşarak saptırıcı fikirlerini insana hatırlatmaktan asla geri durmayan iman hırsızı ve insanların düşmanıdır. İnsanın kalbine ve beynine gelen düşünceler iki farklı türdendir. Birisi saptırıcı, diğeri sağduyunun hakim olduğu olumlu düşüncelerdir. Bunlara negatif ve pozitifte denebilir. Saptırıcı düşüncelere cin şeytanları veya insan şeytanları veya bunların sebebi ile insanın işlediği kötülüklerden hasıl olan kötü hatıralar sebep olmaktadır. Her türlü hayaller ve kuruntularda bunlar sebebi ile oluşmaktadır. İyi düşüncelere gelince, bunlar ya melek tarafından veya insanın daha daha önce işlediği iyi işlerin hatıralarının sebep olması ile oluşmaktadır. Bunların dışında bir de, Allahu Tealanın kalbe ilhamı ettiği iyi düşünceler sebebiyle oluşan olumlu düşünceler bulunur. Bu sebepledir ki, insanın kalbi ve beyni yaşadığı süre içinde olumlu ve olumsuz düşüncelerden asla boş kalamaz.
Nas suresinde Allahu Teala buyurur ki, mealen :
–“ Sinsice kalplere vesvese ve şüphe düşürüp duran’ vesvesecinin şerrinden.” ( Nas/4)
-“ Ki o insanların göğüslerine vesvese verir ( içlerine kuşku kuruntu fısıldar)” ; ( Nas/5)
-“ Minel-cinneti vennâs.” Mealen : “( O vesvese verenler hem cin şeytanlarından, hem de insan şeytanların olur.)”
( Nas-6)
Soru : İnsan aklına gelen her düşünceden sorumlu mudur?
Cevap : Bu soruyu Allah’ın Rasulünün( aleyhissalâtu vesselâm) bir hadisi ile açıklayalım. Ebu Hüreyre ( radıyallahu anh) anlatıyor :
-” Hz. Peygamber ( aleyhissalâtu vesselâm)’in ashabından bir kısmı ona sordular : “Bazılarımızın aklından bir kısım vesveseler geçiyor, normalde bunu söylemenin günah olacağına kaniyiz.”
Hz. Peygamber ( aleyhissalâtu vesselâm) :
-” Gerçekten böyle bir korku duyuyor musunuz?” diye sordu.
Oradakiler
-” Evet! deyince :
O :
– “İşte bu ( korku) imandan gelir ( vesvese zarar vermez) dedi. “Müslim, İman 209 ( 132); Ebu Dâvud, Edeb 118 ( 5110).
Diğer bir rivayette :
-“( Şeytanın) hilesini vesveseye dönüştüren Allah’a hamdolsun” demiştir.
Müslim’in İbnu Mes’ud ( radıyallahu anh)’dan kaydettiği bir rivayet şöyledir :
Eshab dediler ki :
– “Ey Allah’ın Resulû, bazılarımız içinden öyle sesler işitiyor ki, onu ( bilerek) söylemektense kömür kesilinceye kadar yanmayı veya gökten yere atılmayı tercîh eder. Bu vesveseler bize zarar verir mi?”
-” Hz. Peygamber ( aleyhissalâtu vesselâm) : “Hayır bu ( korkunuz) gerçek imanın ifadesidir” cevabını verdi.”
1363 Ebû Hüreyre radiya’llâhu anh’den rivâyet olunduğuna göre Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur :
-” Horozların öttüğünü işittiğinizde ( dileklerinizi) Allâh’ın fazl-ü kereminden isteyiniz!. Zirâ horozlar melek görmüşler ( de öyle ötmüşler) dir. Merkebin anırmasını işittiğinizde de şeytan ( ın şerrin) den Allâh’a sığınınız ( ve : Eûzü bi’llâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm, deyiniz). Çünkü merkep şeytan görmüş ( de öyle anırmış) dır.
1384 İbn-i Abbâs radiya’llâhu anhumâ’dan gelen bir rivâyete göre şöyle demiştir :
-” Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem ( muazzez hafidleri) Hasen’le Hüseyn’e ( meâli aşağıdaki duâyı) okurdu. Ve : ( Büyük) babanız ( İbrâhîm) de bu duâyı ( oğulları) İsmâil ile İshâk’a okurdu! der idi :
-” Allâh’ım, ins, cinn, şeytanlarının şerrinden, ( zehirli) haşerattan ve dokunan her kötü gözden- şifâ veren kelimelerine sığınırım.

SORU : Haram işlemeye niyet edip, Allah’tan korktuğu için vazgeçen günaha girer mi?
CEVAP : Bu soruyu Rasulullah’ın şu hadisi ile cevaplayalım, mealen :
-“ Kalbe gelen kötü şey söylenmedikçe ve buna uygun hareket edilmedikçe affolur ” [Beyheki]
-” İbadetleri yapıp, ilmihal bilgilerini öğrenmeye çalışan kimseye, Allah’ı, ahireti inkâr gibi düşünceler gelmesi, onun imansız olduğunu değil, imanlı olduğunu gösterir Meyveli ağaç taşlandığı, hırsız mücevher olan eve girmeye çalıştığı gibi, şeytan da imanlı olanlara saldırır. Hadis-i şerifte, böyle vesveselerin imandan olduğu bildirildi, ( Vesvese imanın tâ kendisidir) buyuruldu ( Ramuz)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki :
-” Kötü vesveselerin gelmesine sebep imanın kâmil olmasıdır Çünkü hadis-i şerifte :
-” Böyle vesveseler, imanın olgun olmasındandır”buyuruldu ( 1/182)
Allahu Teala buyurduki :
-” Şeytan, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin bırakmak ister Sizi, Allah’ı zikirden ve namazdan alıkoymak ister. Siz bunlardan [ayıplarını, zararlarını bildikten sonra] hâlâ sakınmaz mısınız?) [Maide 91]
-” ( Nefsine uyarak) Allahü teâlânın dininden yüz çevirenlere, bir şeytan musallat ederiz.” [Zuhruf 36]

Medine-i Münevvere’de bir Yahudi, birgün Allah’ın Rasulüne( sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle der :
-“ Ey Muhammed bizim namazımız sizin müslümanların namazından daha güzel olmaktadır. Çünkü bizler namazda hiç vesveslenmeyiz.
Halbuki sizin müslümanlar hiçbir zaman vesvesesiz namaz kılamazlar.”
Rasulullahın yanında bulunan hazreti Ebu Bekr ileri çıkarak :
-“ Ey Allah’ın Rasulü izin verirseniz bu yahudinin cevabını ben vereyim.”der.
Allah’ın Rasulü( s.a.v.) :
-“ Olur ya Eba Bekr” der.
Ebu Bekr( radıyallahu anh) :
-“ Ey yahudi! Şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle. Bir evde iki oda olduğunu düşünelim, birisi mücevherle dolu, diğer ise boş olsa, hırsız hangi odanın kapısını kırmaya çalışır?”
Yahudi :
-“ Tabiki boş odaya uğramaz.“ der.
Ebu Bekir ( r.a.) :
-“ O halde iman bir mücevherdir. Şeytan ise, iman hırsızıdır. Eğer sizlerin kalblerinde iman olsaydı, mutlaka sizlere vesvese vererek
imanınızı çalmaya çalışırdı. Halbuki sizlerin kalbinde iman yoktur. Öyleyse şeytan sizilere neden vesvese versin? Biz müslümanlara gelince :
“Şeytan bizlere vesvese vererek imanımızı çalmaya çalışmaktadır.” der.
Bunun üzerine yahudi hidayete gelip müslüman olur.
Şeytan, sarhoşlara veya gayri islami yaşayışta olanlara vesvese vermez. Ancak bu kimseler hidayete gelip eski kötü yaşantılarını
bıraktıklarında, akla hayale gelmeyen bin bir türlü vesvesler vermeye başlar. Şeytan bu türlü vesveseleri verdikten sonra o şahsa şöyle der :
“ Sen kâfir oldun. Sen bu işi yapamayacaksın.” veya onun aklına “Allah yoktur. Neden kendini sıkıntıya sokuyorsun? Hayatını yaşamana bak. Bu dünyaya bir daha gelemeyeceksin. Hani bunca insan ölüp gidiyor, hiç gidip de gelen var mı?” gibi düşünceleri getirerek kişiyi yorarak iman ve ibadete lâ kayıt kalmasını sağlamaya çalışır. Vesveselenen kimse de bu sözleri kendisinin söylediğini sanarak kendi kendine “Galiba ben kâfir oldum.” diyerek kahrolmaya başlar. Oysaki bir kimsenin hem bir şeye inanması hem de o şeyi inkâr etmesi mümkün değildir. İçerde bir “BEN” vardır. O da kişinin kendisidir. Diğer muhalif fikirler ise şeytana veya meleğe aittir. Veya geçmiş hatıralardan başka şey değildir.
Ebû Hüreyre radiya’llâhu anh’den rivâyete göre, Resûlullâh salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle demiştir :
-“ Sizden her hangi birinize şeytan gelir de : ( Şunu) böyle kim yarattı?, ( Şunu) böyle kim yarattı?, En sonu : Rabb’ini kim yarattı? diye vesvese verir. Şimdi şeytanın vesvesesi Rabb’ınıza kadar erişince o vesveseli kişi hemen “Eûzü bi’llâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm” diyerek Allâh’a sığınsın!. Ve vesveseye son versin!”
Müslüman, vesveselerin hiç birine aldırış etmemeli, şeytanı da onun vesvesesini de Allahu Tealanın yarattığını bilmekle şeytanı kahretmelidir.
Vesselam.



Kaynak :

islam Dergisi

israNUR

Bayan-Mod

  • "israNUR" bir kadın

Mesajlar: 1,340

Konum: Avusturya

Meslek: Arbeiter

Hobiler: Müzik,karakalem resim,basteln,film,anime,

  • Özel mesaj gönder

2

Saturday, April 8th 2017, 1:15am

Teşekkür ederim paylaştığın için ellerine sağlık.

Yer Imleri:

Boardumuzda Neler Var

rasittunca.com - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi