Giriş yapmadınız.

  • Giriş

Sayın ziyaretçi, Raşit Tunca Board sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

Karoglan

Kurucu-Admin

  • "Karoglan" bir erkek
  • Konuyu başlatan "Karoglan"

Mesajlar: 6,947

Hakkımda:


KAROGLAN

Konum: Avusturya

Meslek: EBT -EiT

  • Özel mesaj gönder

1

Thursday, October 13th 2016, 12:29pm

Kuran-ı Kerimde geçen Hz Adem ile ilgili ayetler - Hadislerde geçen Hz Adem - Hz Adem ile ilgili ayetler ve Hadisler - Hz. Adem (as)'in boyu ne kadardır ve kaç yıl yaşamıştır?



Kuran-ı Kerimde geçen Hz Adem ile ilgili ayetler - Hadislerde geçen Hz Adem - Hz Adem ile ilgili ayetler ve Hadisler - Hz. Adem ( as)'in boyu ne kadardır ve

kaç yıl yaşamıştır?


İlk insan ve ilk Peygamber

Sual : ( Âdem ve Havva ilk insan değildir. Biz, başka mahlûklardan türedik) diyenler çıkıyor. Bu sözün ilmi bir değeri var mıdır?
CEVAP
Bu söz; akılla, mantıkla, ilimle bağdaşmaz. Herkes Hazret-i Âdem’in neslinden gelmiştir. Kur’an-ı kerimde, Allahü teâlâ, insanlara hitap ederken, ( Ya beni Âdem’e = Ey

Âdemoğulları) buyuruyor. [Araf 26, 27, 31, 35, Yasin 60]

Bu husustaki âyet-i kerime mealleri şöyledir :
( Rabbin, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" dediği zaman, melekler, “Yeryüzünde fesat çıkaracak, kan dökecek kimseler mi yaratacaksın?" dediler. “Ben sizin

bilmediklerinizi bilirim” buyurdu. Âdem’e bütün eşyaların isimlerini [neye yaradıklarını, ilmini, sanatını] öğretti, sonra meleklere, “Siz de biliyorsanız söyleyin” buyurdu.

Melekler, “Senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur”dediler. Âdem’e, “Her şeyin ismini [ne işe yaradığını] söyle buyurdu. Âdem de, hepsini söyleyince, Rabbin,

“Ben göklerde ve yerde, görülmeyen, gizli açık her şeyi bilirim demedim mi” buyurdu.) [Bekara 30-33]

( Sizi bir tek nefisten, candan [Âdem aleyhisselamdan], ondan da eşini [Havva validemizi] yaratan Allah’tır.) [Araf 189, Zümer 6]

İnsanlar bir kişiden, Hazret-i Âdem’den yaratılmıştır. ( Nisa 1, Enam 98 )

İlk insan topraktan, nesli nutfeden yaratıldı. ( Fatır 11, Hac 5, Kehf 37, Mümin 67)

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki :
( Allahü teâlâ, Âdem aleyhisselamı yeryüzünün her tarafından alınan topraklardan yarattı. Bu sebeple neslinden, siyah, beyaz, esmer, kırmızı renkte olanlar olduğu gibi, bu

renkler arasında bulunanlar da oldu. Kimi yumuşak, kimi sert, kimi de temiz oldu.) [Ebu Davud]

( Allahü teâlâ, Âdem aleyhisselamı yarattıktan sonra, “Git şu meleklere selam ver. İşte senin ve neslinin selamlaşması böyle olacaktır” buyurdu.) [Buhari]

( Allahü teâlâ, Cehennemdeki azabı en hafif olana "Dünyadaki her şey senin olsaydı, Cehennemden kurtulmak için onları feda eder miydin?" buyurur. O da "Evet" der. "Sen Âdem’in

sulbünde iken, çok az şey istedim, şirk etme dedim. Ama sen şirk ettin” buyurur.) [Hâkim]

( Hazret-i Âdem’e kadar olan soyumda, zina eden hiç kimse yoktur. Hepsi temizdir.) [İbni Sa’d]

( Hazret-i Âdem’den babama kadar hep nikâhlı ana-babadan geldim.) [Deylemi]

( Yecüc ve Mecüc de, Âdem aleyhisselamın neslindendir.) [Beyheki]

( Hepiniz Âdem aleyhisselamın çocuklarısınız.) [Bezzar]

Bu delillerden sonra, ( Biz Âdem’den değil, maymundan, başka mahlûktan geldik) diyerek insanlığı hazmedemeyene, gözü hayvanlıkta olana, kim, ne anlatabilir ki?

Sual : Âdem, İdris ve Şit aleyhimüsselamın peygamberliklerinde şüphe var mı?
CEVAP
Hayır yoktur. İdris aleyhisselam, Şit aleyhisselamın torunlarındandır. Hazret-i Şit, Hazret-i Âdem’in oğludur. Şit aleyhisselamın Peygamber olduğu hadis-i şerifle

bildirilmiştir. Diğer ikisinin Kur’an-ı kerimde Peygamber olarak isimleri geçmektedir. Bunları inkâr, Kur’an-ı kerimi inkâr olur. Kur’an-ı kerim tevili imkansız bir şekilde

şöyle bildiriyor :
( İdris de sadık [özü sözü doğru] bir nebi idi.) [Meryem 56]

Her âyeti inkâr gibi, bu âyeti de inkâr küfürdür. Hazret-i İdris’in Peygamber olduğu hadis-i şerif ile de sabittir. Bu husustaki iki hadis-i şerif meali :
( Miracta, ikinci göğe vardık. Cibril, bekçisine “Kapıyı aç” dedi. Melek Ona dünya semasının bekçisininkine benzer sorular sordu. Hazret-i İdris’e uğradığımda bana şöyle dedi :

“Merhaba ey salih Peygamber ve salih kardeş.” Ben “Bu kim?” diye sordum. Cebrail, “Bu İdris Peygamberdir” dedi.) [Buhari, Müslim, İ. Ahmed]

( Resullerin ilki Âdem, sonuncusu ise Muhammed’dir. İsrail oğullarının nebilerinin ilki Musa ve sonuncusu İsa’dır. Kalem ile yazan ilk Peygamber ise İdris’tir.) [Hakim-i

Tirmizi]

Âdem aleyhisselamın ilk insan ve ilk Peygamber olduğu da bütün kitaplarda yazılıdır. Kur’an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki :
( İşte bunlar, Allah’ın kendilerine nimetler verdiği Peygamberlerden Âdem’in soyundan, Nuh ile birlikte [gemide] taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail’in soyundan, doğruya

ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir.) [Meryem 58]

Âdem aleyhisselamın ilk Peygamber olduğunu bildiren bir hadis-i şerif de şöyledir :
( Peygamberlerin ilki Âdem aleyhisselamdır.) [Taberani]

İmam-ı a’zam hazretleri de buyuruyor ki :
Peygamberlerin ilki Âdem aleyhisselam, sonuncusu Muhammed aleyhisselamdır. ( Fıkh-ı ekber)

Hazret-i Âdem’in üstünlüğü
Sual : İki âyet meali şöyledir :
( Nebilerden [Yalnız Allah’a kulluk ve ümmetlerini buna davet edeceklerine dair] söz almıştık. Senden, Nuh, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa'dan misak [sözüne sâdık olan o

resullerden, ahitlerinde duracaklarına dair sağlam söz] aldık.) [Ahzab 7]

( O, Dîni doğru tutun [Allah’ı bir tanıyın, ona itaat edin, peygamberlerine, kitaplarına, âhiret gününe inanın, mümin ve Müslüman olun], ayrılığa düşmeyin diye dinden [iman

esaslarından] Nuh’a emrettiğini sana da [senin ümmetine de] din olarak emretti. İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya vahyedilenleri, sizin için de din kıldı.) [Şura 13]

Bu âyetler, bu beş peygambere gelen dinin aynı olduğunu ve ülülazm peygamberlerin beş olduğunu, Hazret-i Âdem’in ülülazm peygamber olmadığını göstermiyor mu?
CEVAP
Hayır. Sadece iki âyet alınmaz. Bir âyet, başka âyetlerle açıklanabilir. Bu âyetler, her peygamberin getirdiği dinin, iman esasları yönünden aynı olduğunu gösteriyor. Yani,

diğer dinler kötü insanlar tarafından bozulmadan önce Âmentü’nün esasları bütün dinlerde aynı idi. Seçilmişlerden olan Hazret-i Âdem ile ilgili iki âyet-i kerime meali :
( Âdem’e bütün isimleri öğretti, sonra eşyayı meleklere gösterdi. “Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin” dedi.) [Bekara 31]

( Sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra meleklere, “Âdem’e secde edin” dedik; İblis’ten başka hepsi secde etti, o secde edenlerden olmadı.) [Araf 11]

Bu âyetlerde, Hazret-i Âdem’in âlemlere tercih edilenler arasında, meleklerden daha üstün olduğu, Meleklerin kendisine secde ettiği ve eşyanın mahiyetini bildiği açıklanıyor.

Kur’an-ı kerimde, Peygamber gönderilmeyen kavme azap yapılmayacağı ve Hazret-i Âdem’in oğlu Kabil’in cehennemlik olduğu bildiriliyor. Bu âyetler de Hazret-i Âdem’in peygamber

olduğunu göstermektedir.

Hazret-i Âdem ile ilgili birkaç hadis-i şerif meali :
( Âdem, Allahü teâlâ ile konuşan bir nebidir.) [Hâkim, Beyheki]

( Allahü teâlâ, Âdem’i kudret eliyle Cuma günü yaratıp ruhundan nefhetti.) [Müslim]

( Allahü teâlânın indinde günlerin seyyidi Cumadır, kurban ve Ramazan bayramı gününden de kıymetlidir. Cuma gününün beş hasletinden biri; Allah, Âdem’i Cuma günü yarattı.

Dünyaya o gün indirildi, o gün vefat etti.) [Buhari, İ. Ahmed]

( Musa, “Ya Rabbi, Âdem sana nasıl şükretti?” dedi. Allahü teâlâ buyurdu ki : “Başına gelenin benden olduğunu bildi. Bu onun şükrü oldu.”) [Hakîm-i Tirmizi]

( Allahü teâlâ Âdem’e her şeyin sanatını öğretti. Cennet meyvelerinden ona rızk verdi. Dünya meyveleri bozulur, Cennet meyveleri bozulmaz.) [Taberani]

( Her gün üç kere, “Selâvatullahi alâ Âdeme” diyenin bütün günahları affolur ve Cennette Âdem aleyhisselama arkadaş olur.) [Deylemi]

( Âdem ile Musa Rableri nezdinde münazara etti, Âdem Musa’ya galip geldi.) [Buhari, Müslim]

Hazret-i Âdem ülülazm bir peygamberdir. ( İtikadname, Ahlak-i alai)

İlk peygamberi inkâr
Sual : Bazıları Hazret-i Âdem’in ilk peygamber olduğunu inkâr ediyorlar. Oğlu Kabil’in cehennemlik olması, Hazret-i Âdem’in ilk Resul olduğunun başka bir delili değil midir?
CEVAP
Elbette öyledir. Allah’ın emrini kabul etmeyen Kabil’in, cehennemlik olması, babasının peygamber olduğunu göstermektedir. Çünkü Allahü teâlâ bir peygamber gönderip, dinini

bildirmeden insanları mesul tutup, yaptıklarından dolayı cehenneme atmaz. Bir âyet meali :
( Biz, [helal ve haramları bildiren] bir resul göndermeden önce azap etmeyiz.) [İsra 15]

Hazret-i Âdem gibi, İdris aleyhisselamın da peygamberliğini inkâr edenler var. Hazret-i İdris, Şit peygamberin torunlarından, kendisine 30 suhuf indirilen bir peygamberdir :
( İdris de sadık [özü sözü doğru] bir nebi idi.) [Meryem 56]

Üç hadis-i şerif meali de şöyledir :
( Miracda, ikinci gökte iken Cebrail, “Bu İdris Peygamberdir” dedi.) [Buhari, Müslim]

( Resullerin ilki Âdem, sonuncusu Muhammed’dir. Kalemle yazan ilk nebi İdris’tir.) [Hakîm]

( Nebilerin ilki Âdem aleyhisselamdır.) [Taberani]

Hazret-i Âdem, ilk peygamberdir. İki âyet meali :
( Allah birbirinden gelme bir nesil olarak Âdem’i, Nuh’u, İbrahim ailesi ile İmran ailesini [peygamber] seçip âlemlere üstün kıldı.) [Al-i İmran 33]

( İşte bunlar, Allah’ın kendilerine nimetler verdiği nebilerden Âdem’in soyundan, Nuh ile birlikte [gemide] taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail’in soyundan, doğruya

ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir.) [Meryem 58]

Resullerin ilki Âdem, sonuncusu Muhammed’dir [aleyhimesselam] ( İmam-ı a’zam - Fıkh-ı ekber)

Kabil’in katil olması
Sual : Hazret-i Âdem’in oğlu Kabil, niçin, kardeşi Habil’i öldürdü?
CEVAP
Hazret-i Havva bir kız, bir erkek doğururdu. Kabil ile doğan kız [Eklima] çok güzeldi. Kabil bu kardeşi ile evlenmek istedi. Hazret-i Âdem, ( Allah’ın emri böyle. Sen kardeşin

Eklima ile evlenemezsin. Eğer bana inanmazsan, Habil ile Allah’a birer kurban kesin, hanginizin kurbanı kabul olursa Eklima ile o evlenir.) dedi.

Sürü sahibi Habil, bir koç, çiftçi olan Kabil de, bir demet buğday başağı ortaya koydu. Kabul olan kurbanı gökten bir ateş inip yakardı. Gökten inen ateş, Habil’in kurbanını

yaktı. Başak demetine bir şey olmadı. Kabil, buna kızıp, Habil’i öldürdü.

Bu olay Kur’an-ı kerimde mealen şöyle bildiriliyor :
( Onlara, Âdem’in iki oğlunun gerçek olan haberini anlat : Hani birer kurban takdim etmişlerdi de, birinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. [Kurbanı kabul

edilmeyen Kabil, kıskançlık yüzünden, kardeşi Habil’e], “Andolsun seni öldüreceğim” dedi. Diğeri de dedi ki : “Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder. Andolsun ki sen,

öldürmek için bana elini uzatsan da ben öldürmek için sana el uzatacak değilim. Ben, âlemlerin Rabbi olan Allah‘tan korkarım. Sen, hem benim günahımı hem de [beni öldürmek,

Allahü teâlâya ve babamıza isyan ederek işlediğin] kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olursun, zalimlerin cezası işte budur.” Bunun üzerine, [Kabil, bir insan nasıl

öldürülür bilmiyordu, ilk insan öldürülecekti. İblisin, bir kuşun başına taş vurarak öldürdüğünü görüp] nefsine uyup kardeşini [başına taş ile] öldürerek, hüsrana [cehenneme

giderek büyük zarara] uğrayanlardan oldu. [Kabil, ölünün gömüleceğini bilmiyordu.] Allah, kardeşinin ölüsünü nasıl gömeceğini göstermek üzere, ona [ölü kargayı gömmek için] yeri

eşeleyen bir karga gönderdi. [Kabil] “Bana yazıklar olsun! Kardeşimin ölüsünü gömmek için bu karga kadar olmaktan aciz kaldım” dedi.) [Maide 27-31]

Eski devirler
Sual : Eski devirdeki insanlara ne olmuş? Dinozorlar gibi güçlü ve dayanıklı hayvanların bile kurtulamadığı buzul çağından kurtulup nasıl nesillerini devam ettirmişler?
CEVAP
Herkes Âdem aleyhisselamdan geldiğine göre, demek ki kurtulup gelmiştir. Allah için bu zor değildir. Yoktan var eden, var olanı koruyamaz mı?

Korkunç kertenkele anlamına gelen dinozorlar hakkında kesin bilgiler yoktur. Neden nesillerinin tükendiği kesin bilinmemektedir. İnsanlar yaşayabilir de, hayvanların

yaşayamayacağı bir ortam olabilir. Tahminler üzerine, yani hayali zemin üzerine bina kurulmaz.

Rabbiniz değil miyim?
Sual : ( Allah bütün insanlara, ben sizin Rabbiniz değil miyim diye sorduğu zaman, kâfir olanlar evet demedi) deniyor. O zaman, hepsi evet dememiş miydi?
CEVAP
Evet, hepsi evet demişti. Bir âyet-i kerime meali şöyledir :
( Kıyamette, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye, Rabbin Âdemoğullarının sulbünden soyunu çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki : “Ben sizin Rabbiniz değil

miyim?” [Onlar da,] “Evet, [buna] şahit olduk” dediler.) [Araf 172]

İmam-ı Gazali hazretleri de buyuruyor ki :
Allahü teâlâ, onlara, ( Ben sizin Rabbiniz değil miyim?) buyurdu. Hepsi, ( Rabbimizsin, biz buna şahidiz) dediler. Allahü teâlâ, melekleri ve Âdem aleyhisselamı da şahit tuttu

ki, onlar Allahü teâlânın Rab olduğunu ikrar ettiler. ( Kıyamet ve Ahiret)

Hazret-i Havva
Sual : Bazı Hristiyanlar, Hazret-i Âdem’in, Hazret-i Havva’dan önce başka bir eşi daha olduğunu söylüyorlar. Böyle bir şey olabilir mi?
CEVAP
Bu, evrimci Hristiyanların uydurmasıdır. Tahrif edilmiş olan İncillerde bile, böyle uydurma şey yazılı değildir. Bazı evrimciler de, hiçbir vesikaya dayanmadan, maymun veya

ayıdan türediklerini söylüyorlar. Hâlbuki Allahü teâlâ, bütün insanları Hazret-i Âdem’le eşi Hazret-i Havva’dan meydana getirdi. Kur'an-ı kerimde, bu husus açıkça bildirildi. Üç

âyet-i kerime meali :
( Sizi bir tek candan yaratan, ondan da eşini var eden, ikisinden de, birçok erkek ve kadın yaratan Rabbinizden korkun.) [Nisa 1]

( Sizi bir tek candan [Âdem’den], ondan da eşini [Havva’yı] yaratan Allah’tır.) [Araf 189]

( Ey insanlar, sizi, bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık.) [Hucurat 13]

Kuranda Hz Adem ile ilgili Ayetler


Hazreti Adem ( aleyhisselam)'ın yaratılışına dair Kur'an-ı Kerim ayetleri şu mealdedir : Bir zamanlar Rabb'in meleklere : "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (

Melekler) : "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. ( Rabb'in) : "Ben

sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi. ( Bakara 30. ayet) Allah Âdem'e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip : Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların

isimlerini bana bildirin, dedi.( Bakara 31. ayet) Ve o zaman meleklere : "Adem'e secde edin!" dedik, hemen secde ettiler. Yalnız İblis dayattı, kibrine yediremedi,

inkârcılardan oldu. ( Bakara suresi 34. ayet) Dedik ki : "Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın,

yoksa zalimlerden olursunuz." ( Bakara suresi 35. ayet) Derken Âdem Rabb'ından birtakım kelimeler aldı, ( onlarla tevbe etti. O da) tevbesini kabul etti. Muhakkak O, tevbeyi

çok kabul eden, çok esirgeyendir. ( Bakara suresi 37. ayet) And olsun biz insanı kuru bir çamurdan, suretlenmiş balçıktan yarattık." ( Hicr, 15/26). "O insanı ( Ademi) bardak

gibi ( çınlayan) kupkuru bir balçıktan yarattı." ( Rahman, 55/14) "And olsun biz insanı ( Ademi) çamurdan ( süzülmüş) bir hulasadan yarattık." ( Mü'minun, 23/12) "O, sizi

çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanını takdir edendir." ( Enam, 6/2). "Sizi ( aslınızı) ondan ( topraktan) yarattık." ( Taha, 20/55) "Sizi bir topraktan yaratmış olması O'nun

ayetlerindendir. Sonra siz ( her tarafa yayılır) bir beşer oldunuz." ( Rum, 30/20) Gerçekten Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu âlemler üzerine seçkin

kıldı.( Ali imran suresi 33. ayet) Bir zürriyet olarak birbirinden gelmişlerdir. Allah her şeyi işitendir, bilendir. ( Ali imran suresi 33. ayet) Doğrusu Allah katında İsa'nın

( yaratılışındaki) durumu, Adem'in durumu gibidir; onu topraktan yarattı, sonra ona "ol!" dedi, o da oluverdi. ( Ali imran suresi 59. ayet) Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili

haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. ( Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine) : " Seni öldüreceğim"

demişti. Diğeri ise şöyle demişti : "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder". ( Maide suresi 27. ayet) Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere :

"Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı. ( A'raf suresi 11. ayet) ( Allah) buyurdu : "Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten

alıkoyan nedir?" ( İblis) : "Ben, dedi, ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın." ( A'raf suresi 12. ayet) ( Sonra Allah, Âdem'e hitab etti) : "Ey

Âdem! Sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz." ( A'raf suresi 19. ayet) Biz de ( Âdem'e) şöyle demiştik

: "Ey Âdem! Şüphesiz bu ( İblis) sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra bedbaht olursun ( sıkıntı çeker, perişan olursun)." ( Taha suresi 117. ayet)

Nihayet şeytan ona vesvese verdi. Şöyle dedi : "Ey Âdem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?" ( Taha suresi 120. ayet) Bunun üzerine ikisi

de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp görünüverdi. Ve üzerlerine cennet yaprağından örtüp yamamaya başladılar. Âdem Rabbinin emrinden çıktı da şaşırdı. (

Taha suresi 121. ayet)

------------

Kuranda Adem :

Kuranda adem ile alakali tahmini 22 ayet geçiyor
2 : 30 - Bir zamanlar Rabb'in meleklere : "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. ( Melekler) : "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi

yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. ( Rabb'in) : "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi.
2 : 31 - Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip : "Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin." dedi.
2 : 34 - Ve o zaman meleklere : "Âdem'e secde edin!" dedik, hemen secde ettiler. Yalnız İblis dayattı, kibrine yediremedi, inkârcılardan oldu.
2 : 35 - Dedik ki : "Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
2 : 37 - Derken Âdem Rabb'ından birtakım kelimeler aldı, ( onlarla tevbe etti. O da) tevbesini kabul etti. Muhakkak O, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.
3 : 33 - Gerçekten Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu âlemler üzerine seçkin kıldı.
3 : 34 - Bir zürriyet olarak birbirinden gelmişlerdir. Allah her şeyi işitendir, bilendir.
3 : 59 - Doğrusu Allah katında İsa'nın ( yaratılışındaki) durumu, Âdem'in durumu gibidir; onu topraktan yarattı, sonra ona "ol!" dedi, o da oluverdi.
5 : 27 - Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. ( Kurbanı

kabul edilmeyen, ötekine) : " Seni öldüreceğim" demişti. Diğeri ise şöyle demişti : "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder".
7 : 11 - Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere : "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.
7 : 12 - ( Allah) buyurdu : "Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan nedir?" ( İblis) : "Ben, dedi, ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu çamurdan

yarattın."
7 : 19 - ( Sonra Allah, Âdem'e hitab etti) : "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
7 : 189 - Sizi bir tek nefisten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan Allah'tır. O, eşini kucaklayıp sarılınca ( ona yaklaşınca), eşi hafif bir yük

yüklendi ( hâmile kaldı). Bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden Rableri olan Allah'a şöyle dua ettiler : "Eğer bize salih bir evlat verirsen, biz

muhakkak şükredenlerden olacağız."
15 : 26 - Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.
15 : 28 - Ey Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla : "Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım."
17 : 61 - ( Yine unutma ki) Bir vakit meleklere : "Âdem'e secde edin" demiştik. İblis'ten başka hepsi secde ettiler. O ise : "Ben bir çamurdan yarattığın kimseye mi

secde ederim?" demişti.
18 : 50 - Yine o vakti hatırla ki biz, meleklere : "Âdem'e secde edin!" demiştik. İblis hariç olmak üzere onlar hemen secde ettiler. İblis cinlerdendi, Rabbinin emrinden

dışarı çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da İblis'i ve soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne kötü bir değişmedir.
19 : 58 - İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem'in soyundan ve gemide Nuh ile beraber taşıdıklarımızın neslinden, İbrahim ve İsrail'in

soyundan, hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdir. Kendilerine Rahmân ( olan Allah)ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
20 : 116 - Bir vakit meleklere : "Âdem( e hürmet) için secde edin" demiştik; İblis'ten başka hepsi secde etmiş, o çekinmişti.
20 : 117 - Biz de ( Âdem'e) şöyle demiştik : "Ey Âdem! Şüphesiz bu ( İblis) sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra bedbaht olursun ( sıkıntı

çeker, perişan olursun)."
20 : 120 - Nihayet şeytan ona vesvese verdi. Şöyle dedi : "Ey Âdem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?"
20 : 121 - Bunun üzerine ikisi de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp görünüverdi. Ve üzerlerine cennet yaprağından örtüp yamamaya başladılar. Âdem

Rabbinin emrinden çıktı da şaşırdı.


-----------------------

Ayetlerle Âdem Aleyhisselam’ın Kıssası



أَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّجِيمِ مِنْ هَمْزِهِ وَنَفْخِهِ وَنَفْثِهِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحمن الرَّحِيم

1) “Bir zaman Rabb’in meleklere demişti ki : ‘Ben kupkuru çamurdan bir insan yaratacağım!”
Hicr 28
2) “Onu yeryüzünde halife kılacağım.”
Bakara 30
3) “Onu düzenleyip insan şekline koyduğum ve ona ruhumdan üflediğim zaman, hemen ona secdeye kapanın!”
Hicr 29
4) “Meleklere : ‘Âdem için secde edin’ dedik.”
Bakara 34
5) “Meleklerin hepsi topluca secde ettiler. Yalnız İblis, secde edenlerle beraber olmayı kabul etmedi.”
Hicr 30, 31
6) “Allah dedi ki : ‘Ey İblis, ne var ki, sen secde edenlerle beraber olmadın?”
Hicr 32
7) “Emrettiğim halde iki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü tasladın, yoksa yücelerden mi oldun?”
A’râf 12, Sad 75
8 ) “İblis dedi ki : ‘Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın.”
Sad 76
9) “Ben çamurdan yarattığın bir insana secde etmem.”
Hicr 33
10) “Allah dedi ki : ‘Çık oradan! Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Haydi, sen yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık, çünkü sen alçaklardansın.”
A’râf 13, 18, Hicr 34
11) “Şüphesiz ki lanet benim lanetim kıyamet gününe kadar elbette senin üzerine olacaktır.”
Sâd 78, Hicr 35
12) “İblis : ‘Rabb’im, tekrar dirilecekleri güne kadar bana mühlet ver.’ dedi.”
Hicr 36
13) “Allah : ‘Haydi sen, o bilinen vaktin gününe kadar mühlet verilenlerdensin.’ buyurdu.”
Hicr 37, 38
14) “İblis dedi ki : ’ Rabb’im! O halde beni azdırmana karşılık, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üzerine oturacağım. İzzetine yemin olsun ki, ben yeryüzünde

onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini azdıracağım.”
Hicr 39, Sâd 78, A’raf 16, Hicr 39
15) “Şu benden üstün kıldığın Âdem’i görüyor musun, eğer bana kıyamet gününe kadar mühlet verirsen and olsun, onun çocuklarını pek azı hariç kökünden koparıp sürükleyeceğim!”
İsra 62
16) “Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve çoklarını şükredenlerden bulamayacaksın.”
A’raf 17
17) “Allah : ‘Onlardan gücünün yettiğini, sesinle harekete geçir, atlıların ve yayalarınla onların üzerine yaygara kopar, mallarda ve evlatlarda onlara ortak ol, onlara çeşitli

vaâdlerde bulun... Git, onlardan kim sana tabi olur uyarsa sizin hepinizle cehennemi dolduracağım cezanız cehennemdir, o mükemmel bir cezadır.”
A’râf 18, İsra 63, 64
18 ) “Benim salih kullarım ise onların üzerinde hiçbir gücün yoktur. Rabbin vekil olarak yeter.’ buyurdu.”
İsra 65
19) “İblis : ‘Ancak onlardan ihlâs sahibi kulların müstesnadır’ dedi.”
Sad 83
20) “Dedik ki : ‘Ey Âdem, bu İblis senin ve zevcenin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın.”
Ta-Ha 117
21) “Ey Âdem, sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yiyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.”
A’raf 19
22) “Sen burada hiç acıkmayacak ve çıplak kalmayacaksın.”
Ta-Ha 118
23) “Sen burada susamayacak, kuşluk vakti güneşinden de yanmayacaksın.”
Ta-Ha 119
24) “Nihayet İblis ona fısıldayıp : ‘Ey Âdem, sana ebedilik ağacını ve yok olmayacak bir hükümranlığı göstereyim mi?’ dedi.”
Ta-Ha 120
25) “İblis, onların kendilerine gizli kalan çirkin yerlerini, kendilerine göstermek için onlara vesvese verip dedi ki : ‘Rabbiniz sırf ikiniz de melekleşirsiniz veya burada

ebedi kalıcılardan olursunuz diye size bu ağacı yasakladı.’ Onlara ‘Elbette ben size nasihat edenlerdenim’ diye yemin etti.”
A’raf 20, 21
26) “Böylece onları aldattı. İkisi de o ağaçtan yediler. Onlar ağacı tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü de cennet yapraklarını üzerlerine örtmeye başladılar. Rableri

onlara seslendi : ‘Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi? Şeytan sizin için apaçık bir düşmandır demedim mi?”
Taha 121, A’raf 22
27) “Âdem Rabb’inin buyruğuna karşı geldi ve yolunu şaşırdı”
Ta-Ha 121
28 ) “Şimdi siz beni bırakıp İblisi ve onun soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanınızdır! Allah’a karşı İblis ve soyunu tercih eden zalimler için bu ne

çirkin bir değişmedir?!”
Kehf 50
29) “Andolsun biz önceden Âdem’e o ağaçtan yememesini tenbih etmiştik ama bizim tenbihimizi unuttu. Biz onda bir azimet bulamadık.”
Ta-Ha 115
30) “Derken şeytan onların ayağını kaydırdı. İçinde bulundukları cennet yurdundan çıkardı. Biz de : ‘Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir

zamana dek yaşamak vardır’ dedik.”
Bakara 36
31) “Benden size bir hidayet rehber geldiği zaman, kim benim hidayetime uyarsa o, dalalete düşmez ve azıtmaz.”
Ta-Ha 123
32) “Kim de beni anmaktan yüz çevirirse, onun için dar bir geçim vardır. Kıyamet günü onu kör olarak haşrederiz.”
Ta-Ha 124

----------------------

Hz. Âdem ( as)'in ilk insan olduğuna kanıt olan ayetler hangileridir?

Hz. Âdem ( a.s.)'in yaratılışına dair Kur'an ayetleri şu mealdedir :

"Hani Rabbin meleklere muhakkak ben yeryüzünde bir halife ( bir insan, Âdem) yaratacağım." demişti ( Bakara, 2/30).

"And olsun biz insanı kuru bir çamurdan, suretlenmîş balçıktan yarattık." ( Hicr, 15/26).

"O insanı ( Âdemi) bardak gibi ( çınlayan) kupkuru bir balçıktan yarattı." ( Rahman, 55/14)

"Yaratılışta kendileri mi daha kuvvetli yoksa bizim yarattıklarımız mı?Hakikat biz onları cıvık bir çamurdan yarattık." ( Saffat, 37/11)

"Ki o, yarattığı her şeyi güzel yapan, insanı ( Âdemi) yaratmaya da çamurdan başlayandır." ( Secde, 32/7)

"And olsun biz insanı ( Âdemi) çamurdan ( süzülmüş) bir hulâsadan yarattık." ( Mü'minun, 23/12)

"O, sîzi çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanını takdir edendir." ( Enam, 6/2).

"Sizi ( aslınızı) ondan ( topraktan) yarattık." ( Tâhâ, 20/55)

"Sizi bir topraktan yaratmış olması O'nun ayetlerindendir. Sonra siz ( her tarafa yayılır) bir beşer oldunuz." ( Rum, 30/20)

"... İblis dedi : Ben bir çamur olarak yarattığın kişiye secde eder miyim?" ( İsra, 17/61; A'raf, 7/12; Sâd, 38/76)

Bu âyetler özetlenecek olursa, "Âdem çamurdan yaratılmıştır."

"Âdem cıvık çamurdan yaratılmıştır." ( Saffat, 37/11)

"Âdem çamurdan süzülmüş bir hulâsadan yaratılmıştır." ( Mü'minun, 23/12)

"Âdem kuru çamurdan suretlenmiş balçıktan yaratılmıştır." ( Hicr, 15/27; Rahman, 55/4).

Âdem ( yerden çıkmış varlık) edim ( yeryüzü, toprak) anlamında İbranice bir kelimeden gelmektedir. Âdem'in çamurdan, yani toprağın su ile karışımından yaratıldığı, daha açık

bir ifade ile kuru çamurdan şekillenmiş bir balçıktan yaratılıp ilâhi ruhtan üflendikten sonra canlandığı beyan ediliyor :

"Ki o yarattığı her şeyi güzel yapan, insanı ( Âdem'i) yaratmaya çamurdan başlayandır." ( Secde, 32/7)

"Sonra onu ( Âdem'i) düzeltip tamamladı, içine ruhundan üfürdü; sizin için kulaklar, gözler, gönüller yarattı." ( Secde, 32/9).


Adem ( A.S.)'in Yaratılışıyla İlgili Hadisler


HADİS - 1

İmam Ahmed b. Hanbel dedi İd : Yahya Ve Muhammed b. Cafer, Ebu Musa'dan rivayet ederek Peygamber ( s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu söy-lediler : «Allah, Adem'i yeryüzünün

tümünden aldığı bir avuç topraktan yarattı. Adem oğullan, yeryüzü( ndeki nitelikler) miktarmca dünyaya geldiler. Onlardan ldmi beyaz tenli, kimi kızıl tenli, kimi siyah tenli,

ki-mi bu iki renk alaşımmdaki bir tenli olarak dünyaya geldi. Kimi yumu-şak, kimi sert huylu; ldmi murdar, kimi temiz karekteıii olarak dünyaya geldi.»

HADİS - 2

Süddî, Ebu Malik ile Ebu Salih'in, İbn Mesud ile bir grup sahabeden rivayette şöyle dediklerini anlatır :

Onur ve üstünlük sahibi olan Allah, kendisine bir miktar çamur ge-tirmesi için Cebrail'i yeryüzüne gönderdi. Yeryüzü dedi ki :

"Beni eksiltmenden veya beni çirkinleştirmenden ötürü senden Al-lah'a sığınırım." Yeryüzünün böyle demesi üzerine Cebrail, oradan bir şey almadan geri döndü ve şöyle dedi : "Ya

Rab! Yeryüzü sana sığındı. Sen de sığınmasını kabul buyur." Bunun üzerine Cenâb-ı Allah, Mikail'i yeryüzüne gönderdi. Yeryüzü ondan da Allah'a sığındı; sığınmasını Al-lah kabul

buyurdu. Bunun üzerine yüce Allah, yeryüzüne ölüm meleğini gönderdi. Yeryüzü ondan da Allah'a sığındı. Ama ölüm meleği ( Azrail) şöyle dedi : "Rabbimin buyruğunu yerine

getirmeden geri dönmekten ben de Allah'a sığınırım." Böyle dedikten sonra yeryüzünün tümünden bîr miktar toprak aldı, bu toprağı birbirine karıştırdı. Evet, bu toprağı

yeryüzünün sadece belli bir mıntıkasmdan'almamış, her tarafından; be-yaz, kırmızı ve siyah topraktan almıştı. Bu nedenle ademoğulları deği-şik renkli olarak dünyaya geldiler.

Azrail, yeryüzünden aldığı toprağı yukarıya çıkardı. Islayıp yapışkan bir çamur haline getirdi. Sonra Cenâb-ı Allah, meleklere şöyle dedi :

«Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın.» ( Sâd,7i-72.)

Allah onu kendi eliyle yarattı ki, İblis ona karşı büyüklük taslama-sın. Allah onu bir beşer olarak halk ettiğinde o çamurdan bir cesed halin-de idi. Cuma gününün ölçüsüyle onu

kırk yıl bekletti. Melekler ona rast-layınca korkup ürktüler. En çok ürken de îblis idi. Onun yanına vardık-ça ona vuruyor, cesed de küpün tınlanışı gibi sesler çıkarıyordu.

Allah Teâlânm "Pişmiş çamur gibi kuru balçıktan" ( er-Rahmân, 14.) buyurduğu-dur. İblis, "Bu niçin yaratıldı?"der; cesedin ağzından girer, altından çı-kardı. Meleklere :

"Bundan korkmayın. Rabbinizin içi dolu, bununsa içi boştur. Eğer ben buna sataşırsam bunu yok ederim." diyordu.

Ademin cesedi, Allah'ın, içine ruh üfleyeceği aşamaya geldiğinde, meleklere hitaben Allah şu buyruğu verdi : "Onun içine kendi ruhumdan üflediğimde ona secde edin." Allah, ruhu

ona üfledi; ruh, başına girdi-ğinde Adem aksırdı. Melekler ona : "Elhamdülillah söyle." dediler. O da söyleneni yaptı. Allah da ona : "Rabbin sana rahmet etsin." dedi.

Ruh, Adem'in gözlerine girdiğinde o, Cennetin meyvelerine baktı. Ruh, karnına girdiğinde, yemek yemek istedi. Ruh henüz ayaklarına ulaşmadan, Cennet meyvelerine ulaşmak için

aceleyle sıçradı. Bu, Al-lah'ın şöyle dediği esnada oluyordu : «İnsan aceleci olarak yaratılmıştır.»Cel-Enbiyâ, 37.)

«Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde etti-ler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.» ( ei-fficr, 31-32.)

Her ne kadar büyük bir çoğunluğu israiliyattan alınmışsa da, yuka-rıdaki ifadelerin bir kısmını doğrulayıcı hadis-i şerifler vardır : İmam Ahmed b. Hanbel dedi ki :

Abdüsşamed, Enes ( r.a.)'den rivayet ederek Peygamber ( s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu söyledi : «Cenâb-ı Allah, Adem'in bedenini çamurdan yarattığında, kendi dilediği bir

müddet kadar onu ruhsuz olarak bıraktı. İblis o ruhsuz cesedin etrafında do-laşmaya başladı. İçinin boş olduğunu görünce, onun hiç bir şeye sahib ve muktedir olamayan bir mahluk

olduğunu anladı.»

HADİS - 3

İbn Hibban, Sahihinde der ki : Hasan b. Süfyan, Enes b. Malik'den rivayetle, Rasûlullah ( s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu söyledi : «Adem'in içine ruh üflenip de ruh, başına

vardığında Adem aksırdı ve "Alemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun". dedi. Kutlu ve yüce Allah da ona : "Allah sana rahmet etsin." diyerek karşılık verdi.»

Hafız Ebu Bekr el-Bezzar dedi ki : Yahya b. Muhammed es-Sekn, Ebu Hüreyre'nin merfu olarak rivayet ettiği bir hadiste şöyle dediğini nakletti : "Allah, Adem'i yarattığında

Adem aksırdı ve "Elhamdülillah.» dedi. Rabbi de ona : "Rabbin sana rahmet etsin ey Adem" diyerek karşılık verdi.

Ömer b. Abdülaziz dedi ki : "Melekler secde etmekle emrolundukla-rında, ilk secde eden İsrafil olmuştu. Bunun üzerine Cenâb-ı Allah, mükafat olarak İsrafil'in alnına Kur'ân'm

yazılmasını emretmişti." Bu, nu İbn Asakir rivayet etmiştir.

Hafız Ebu Yala dedi ki : Ukbe b. Mükerrem, Ebu Hüreyre ( r.a.)'den rivayet ederek Rasûlullah ( s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu söyledi : «Allah Teâlâ, Adem'i topraktan yarattı.

Sonra onu çamura dönüştürüp öylece bıraktı. Sonra işlenebilen kara bir toprak haline getirdi. Bu haldeyken onu yaratıp şekillendirdi ve bu vaziyette bıraktı. Nihayet pişirilmiş

top-rak gibi balçık haline geldi. İblis, Adem'in bu durumdaki cesedinin yanı-na gelir ve : "Bu, önemli bir iş için yaratılmıştır." derdi. Daha sonra Al-lah, o cesede kendi

ruhundan üfledi. Ruhun ilk aktığı yer, onun gözü ve genizi oldu. Bunun üzerine Adem aksırdı. Allah ona rahmet verdi ve : "Rabbin sana rahmet etsin." dedi. Sonra şu emri verdi :

"Ey Adem! Şu topluluğun yanma git. Onlarla konuş.. Bak, ne diyecekler" Adem, o top-luluğun yanma gidip selam verdi. Onlar da, "ve aleykesselam ve rahme-tüllahi berekâtühü" diye

karşılık verdiler. Allah dedi ki :

- Ey Adem! Bu, senin ve zürriyetinin selamıdır.

- Ya Rabbi, benim zürriyetim nedir?

- Ey Adem! İki elimden birini seç.

- Rabbimin sağ elini seçerim. Ama Rabbimin her iki eli de sağdır,

Rabbi avucunun içini açtı. Adem bir de gördü ki zürriyeti, Rahman ( olan Allah)'m avucu içindedir. Bu zürriyetinden bazı adamların ağızla-rı nurdandı. O adamlardan birinin

nurunu Adem pek beğendi ve sordu-

- Ya Rab, bu kimdir?

- Oğlun Davud'dur.

- Ya Rab, ona ne kadaıiık ömür takdir ettin?

- Altmış yıl...

- Ya Rab! Benim ömrümden al, onunkine elde ki, onun ömrü yüzyıl . olsun.

Evet.. Allah onun dediğini yaptı ve böyle yaptığım şahitlere göster-di.

Adem'in yaşı ilerleyince Allah, ölüm meleğini ona gönderdi. Adem dedi ki : "Benim ömrümden daha kırk yıl kalmadı mı?" Ölüm meleği "Onu oğlun Davud'a vermedin mi?" diye sorunca

"Adem inkar etti; zürri-yeti de inkar etti. Adem unuttu; zürriyeti de unuttu.»

HADİS - 4

Tirmizî dediki : Abd b. Hamîd, Ebu Hüreyre ( r.a.)'den rivayet ederek Rasûlullah ( s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu söyledi : «Cenâb-ı Allah, Adem'i yaratırken sırtını sıvazladı.

Sırtından, Cenâb-ı Allah'ın kıyamet gününe kadar Adem'in zürriyetinden yaratacağı bütün insanlar düştü. Allah, o insanlardan herbiriııin iki gözünün arasına nurdan bir parlak-

lık koydu. Sonra onları Adem'e gösterdi. Adem sordu :

- Ey Rabbim! Bunlar kimlerdir?

- Bunlar senin zürriyetindirler.

Bunlar arasında bir adamın iki gözü arasındaki nurdan parlaklık Adem'in çok hoşuna gitti, yine sordu :

- Ey Rabbim! Bu adam kimdir?

- Bu, senin zürriyetinden olup son ümmetler arasında gelecek olan Davud adlı biridir.

- Ey Rabbim! Buna ne kadarhk ömür takdir ettin?

- Ey Rabbim! Benim ömrümden kırk yıl alıp onunkine ekle. A.dem'in ömrü sona erdiğinde kendisine ölüm meleği geldi. Adem :

"Daha kırk yıllık ömrüm yok mu?" diye itiraz edince ölüm meleği : "O kırk yılı oğlun Davud'a vermedin mi?" diye sordu. Adem bunu inkar edince zürriyeti de inkar eder oldu. O

unuttu, zürriyeti de unutur oldu. O günah işledi, zürriyeti de günah işler oldu.»

HADİS - 5

îbn Ebi Hatîm'in, Ebu Hüreyre ( r.a.)'den merfu olarak rivayet ettiği bir hadis-i şerifte şu ifadeler yer almaktadır : "Sonra Allah, Adem'in sır-tından düşen canlıları Adem'e

gösterdi. Ve : "Ey Adem! Bunlar senin zürriyetindir." dedi. Adem bir de ne görsün! Bunların arasında cüzzamh alacalı, kör ve çeşitli hastalıklara müptela olanlar var. "Ya Rab!

Be-nim zürriye time niçin bunu yaptın?" diye sorunca Allah : "Nimetime şükredesin diye...." karşılığım verdi.

Heysem b. Harice, îbn Ebi Derda'dan rivayet ederek Peygamber ( s a.v.)'in şöyle buyurduğunu söyledi : « Cenâb-ı Allah, Adem'i yaratır-ken sağ omuzuna vurdu, inci gibi bembeyaz

zürriyetini çıkardı. Bu defa sol omuzuna vurdu. Ateş yanığı gibi simsiyah zürriyetini çıkardı. Sağın-dakine : "Cennet'e... Ben karışmam." dedi. Solundakineyse : "Ateşe... Ben

karışmam." dedi.

HADİS - 6

îbn Ebi Dünya dedi İd : "Halef b. Hişam, Hasen'in şöyle dediğini riva-yet etti : "Cenâb-ı Allah, Adem'i yaratırken cennetlik kimseleri onun göğsünün sağ tarafından çıkardı,

cehennemlik kimseleri de göğsünün sol tarafından çıkardı. O'nun bedeninden çıkarılan bu zürriyeti, yeyü-züne atıldılar. İçlerinde a'ma, alacalı ve çeşitli hastalıklara müptela

kimseler vardı. Adem dedi ki : "Ya Rab! Çocuklarımı hep eşit kılsaydın olmaz mıydı?" Cenâb-ı Allah şu karşılığı verdi : "Ey Adem! İstedim İd ba-na şükredilsin.»

Bunu Ebi Hatîm ve "Sahih" adlı eserinde îbn Hibban rivayet etmiş, demiş İd : Muhammed b. İshak b. Iiuzeyme, Ebu Hüreyre ( r.a.)'den riva-yet ederek Rasûlullah ( s.a.v.)'m

şöyle buyurduğunu söyledi : «Cenâb-ı Allah, Adem'i yaratırken içine ruh üflediğinde Adem aksırdı. "Elham-dülillah" dedi. Allah'ın izniyle ona hamdetti. Rabbi ona şu buyruğu

ver-' di : "Rabbiıı sana rahmet etsin ey Adem! Bir kısmı oturmakta olan şu.me-lekler topluluğuna git, onlara selam ver." Adem, yanlarına gidip; "Es-seîamü aleyküm.» dedi. Onlar

da; "Ve aleykümüsselam ve rahmetul-lah." diyerek karşılık verdiler. Adem geri döndüğünde Rabbi ona şöyle dedi : "Bu, hem senin selamın, hem de evlatlarının kendi aralarındaki

selamıdır." Elleri yumuk olarak Rabbi ona dedi ki :

- Ellerimden hangisini dilersen onu seç.

- Rabbimin sağ elini seçtim. Rabbimin her iki eli de sağ ve mübarek-tir.

Sonra Rabbi her iki elini açtı. Bir de baktı ki avuçlarının içinde Adem ve zürriyeti var. Sordu :

- Ey Rabbim, kimdir bunlar? ~ Bunlar, senin zürriyetindir.

Adem bir de baktı İd, Allah'ın avuçlarında bulunan insanlardan her birinin yaşayacağı ömrü, iki gözünün arasında yazılmış. Bir de ne gör-sün : O insanların en parlak yüzlüsüne

sadece kırk yıllık bir ömür yazıl-mış. Dedi ki :

- Ey Rabbim, kimdir bu?

- Bu, oğlun Davud'dur. Allah, onun için kırk yıllık ömür yazdı.

- Ey Rabbim! Bunun ömrünü arttır.

- İşte ona kırk yıllık ömür yazdım.

- Ben, Ömrümün altmış yılını ona verdim.

- Dediğin gibi olsun. Sen Cennet'te kal.

Adem Cennet'te, Allah'ın dilediği müddetçe kaldı. Sonra oradan in-di. Yeryüzüne indikten sonra yaşadığı ömrünü kendince sayıp hesaplı-yordu. ( Günün birinde) yanına Ölüm meleği

geldi. Adem : "Çabuk geldin. Oysa benim için bin yıllık bir ömür yazılmıştı." dedi. Ölüm meleği : «Öy-ledir, ama bu ömründen altmış yılı oğlun Davud'a vermiştin." diye kar-

şılık verince, Adem inkar etti. Dolayısıyla zürriyeti de inkar eder oldu. O unuttu, zürriyeti de unutur oldu. İşte o günde ( anlaşma ve akidlerin) ya-zılarak şahitler huzurunda

yapılması emredildi.»

HADİSLERLE ADEMİN YARATILIŞI

HADİS - 1

Buharı dedi ki : Abdullah b. Muhammed, Ebu Hüreyre'den rivayet ederek Peygamber ( s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu söyledi : «Allah, Adem'i altmış zira boyunda yarattı. Sonra ona

şöyle dedi : "Şu melekler toplulu-ğunun yanına git, onlara selam ver. Sana verecekleri cevabı dinle. Çün-kü bu selam, senin ve zürriyetinin selamıdır." Adem, topluluğun yanına

gidip; "Esselamü aleyküm" dedi. Onlar : "Esselamü aleyke ve rahmetul-lahi" diyerek karşılık verdiler. "Ve rahmetüliahi" kelimesini eklediler. Cennet'e girecek olan her şahıs,

Adem ( a.s.)'in boyuna sahip olacaktır. Zira insanların boyları bu güne kadar azalmıştır.»

HADİS - 2

Ravh, Ebu Hüreyre ( r.a.)'den rivayet ederek Rasûlullah ( s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu söyledi : «Adem'in boyu altmış, genişliği de yedi zira' idi.»

HADİS - 3

Affan, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etti : Müdayene ayeti ( Baka-ra : 282) nazil olduğunda Rasûlullah ( s.a.v.) şöyle buyurdu : «İlk inkar eden kişi Adem'dir. İlk

inkar eden kişi Adem'dir. İlk inkar eden kişi Adem'dir. Allah, Adem'i yaratırken sırtını sıvazladı. Onun bedeninden, kıyamete kadar doğacak olan zürriyetini çıkardı. Zürriyetini

ona göstermeye baş-ladı. Adem, zürriyeti arasında pırıl pırıl parlamakta olan bir adam gör-dü ve sordu :

- Ey Rabbim! Kimdir bu?

- Bu, oğlun Davud'dur.

- Ey Rabbim! Bunun ömrü ne kadardır?

- Altmış yıldır.

- Ey Rabbim! Bunun ömrünü artır.

- Hayır, olmaz. Yalnız senin ömründen alırsam olur.

Adem'in ömrü bin yıldı. Bin yıldan kırk yılı alarak Davud'un ömrü-ne ekledi. Allah, bunu Adem'in hesabına yazdı ve meleklerini de buna şahit tuttu.

Adem son nefese geldiğinde, ruhunu teslim almak için melekler ya-nma vardılar. Adem : "Benim daha kırk yıllık ömrüm var." deyince me-lekler : "Sen o kırk yılı oğlun Davud'a

bağışlamıştın." diye cevap verdiler. Adem : "Hayır, ben öyle birşey yapmadım." cevabını verince Allah, ömrü-nün kırk yılını Davud'a bağışladığına ilişkin yazılı belgeyi ibraz

etti, me-lekler de bu hususta tanıklık ettiler.»

HADİS - 4

Esved b. Amir, îbn Abbas'tan rivayet ederek Rasûlullah ( s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu söyledi : «İlk inkar eden kişi, Adem'dir. ( Rasûlullah, bu cümleyi üç kez yineledi). Onur

ve üstünlük sahibi olan Allah, Adem'i yaratırken sırtını sıvazladı, ( bedeninden) zürriyetini çıkardı. Zürriyeti-ni ona gösterdi. Zürriyetinin içinde pırıl pırıl parlamakta

olan bir adam gördü. "Ey Rabbim! Bunun Ömrünü artır." dedi. Allah : «Olmaz. Ancak sen kendi ömründen vererek onuiikini artırabilirsin." dedi ve Adem'in ömründen kırk sene

alarak o şahsın ( Davud'un) kine ekledi. Bunu da Adem'in hesabına yazdı ve meleklerini buna şahit tuttu. Melek, ruhunu teslim almak istediğinde Adem, "Daha kırk yıllık ömrüm

var." diyerek itirazda bulundu. Kendisine : "Sen bu kadarlık ömrünü oğlun Davud'a vermiştin." denilince inkar etti. Bunun üzerine Allah, yazılı belgeyi ib-raz etti ve delil

ikame etti. Davud'un ömrünü yüz yıla, Adem'inkini de bin yıla tamamladı.»

HADİS - 5

Taberanî, Hasen'in şöyle dediğini rivayet etti : Müdayene ayeti ( ei-Ba-kara, 282) nazil olduğunda Rasûlullah ( s.a.v.) buyurdular ki : «İlk inkar eden kişi, Adem'dir." (

Rasûlullah, bu cümleyi üç kez yineledi).

Malik b. Enes, Müslim b. Yesar el-Cühenî'den rivayet ederek dedi ki :

«Rabbin, insanoğlunun sulbünden soyunu alıp devam ettirmiş, on-lara : "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" demiş ve buna kendilerini şahid .tutmuştu. Onlar da : "Evet şahidiz"

demişlerdi.»( el-A'râf,i72.)

Evet.. Bu ayet-i kerimeyle ilgili görüşü Hz. Ömer'e sorulduğunda şöyle demişti : Rasûlullah ( s.a.v.) Efendimiz'e bu ayet-i kerime soruldu-ğunda onun şöyle buyurduğunu

işitmiştim :

«Allah ( c.c), Adem'i yarattı. Sonra sağ eliyle onun sırtını sıvazladı. Bedeninden zürriyetini çıkardı. Ve şöyle buyurdu : "Bunları, Cennet için yarattım. Bunlar, cennetlik

kimselerin yapmaları gereken işleri yapa-caklardır." Sonra yine Adem'in sırtını sıvazladı. Bedeninden yine bir kısım zürriyetini çıkardı ve şöyle buyurdu : "Bunları Cehennem

için yarattım. Bunlar, cehennemlik kimselerin yapmaları gereken işleri ya-pacaklardır." Adamın biri dedi ki : "Ey Allah'ın Rasûlü! Yapılacak iş ne-rededir?" Rasûlullah (

s.a.v.) şu cevabı verdi : "Allah bir kulu Cennet için yarattı mı, ona cennetlik kimselerin yapacağı işi yaptırır. Nihayet o kul, cennetliklerin işini yapar vaziyette vefat

eder, dolayısıyla Cemıet'e gi-rer. Allah bir kulu Cehennem için yarattı mı, ona cehennemlik kimsele-rin yapacağı işi yaptırır. Nihayet o kul, cehennemliklerin işini yapar va-

ziyette ölür. Dolayısıyla Cehennem'e girer."»

HADİS - 6

Bu hadislerin tümü, yüce Allah'ın, Adem'in zürriyetini darı taneleri gibi Adem'in belinden çıkardığına, sağ ve sol ehli olmak üzere onları iki kısma ayırdığına delâlet

etmektedirler. Sağ ehline : "Bunlar cennetlik-tirler, hiç aldırış etmem"; sol ehlineyse : "Bunlar cehennemliktirler, beni ilgilendirmez." demiştir.

Allah'ın, Adem'in zürri3'etini konuşturup kendi Rablığı konusunda şahit tutması konusuna gelince, bu, sabit hadislerde görülmemiştir. A'râf süresindeki 172. ayeti buna delil

olarak ileri sürmeye gelince, önce de açıkladığımız gibi bunun üzerinde tartışılabilir.

Şimdi de gelelini Ahmed b. Hanbel'in rivayet ettiği hadise. Hüseyin b. Muhammed, Cerir ( yani İbn Hazım) den, o da Kelsum b. Cebr'den, o da Said b. Cübeyr'den, o da İbn

Abbas'tan rivayet ederek Peygamber ( s.a.v.) Efendimizin şöyle buyurduğunu söylediler : «Allah, arefe günün-de Adem'in belinde ( ki zürriyetinden) söz aldı. Onları Adem'in

belinden çıkarıp dan taneleri gibi önüne saçtı; Sonra onlarla konuşarak şöyle de-di :

«"Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" Onlar da : "Evet şahidiniz" de-mişlerdi. Bu, kıyamet günü, "Bizim bundan haberimiz yoktu" dersiniz veya "Daha önce babalarımız Allah'a ortak

koşmuşlardı, biz de onlardan sonra gelen bir soyuz, bizi, boşa çalışanların yaptıklarından ötürü yok eder misin?" dersiniz diyedir.» ( Avsf, 172473.}

Bu, Müslim'in şartı üzerine kuvvetli ve güzel bir senedle rivayet edi-len bir hadistir. Bunu Neseî ve İbn Cerir ile "Müstedrek" adlı eserinde Hakim, Hüseyin b. Muhammed el-

Mervezin'in hadisinden riva}Tet etmişlerdir. Halâm, bunun sahih senedli olduğunu söylemiştir. Ancak Buharı ile Müslim, bu hadisi tahric etmemişlerdir. Şu kadar var İd, ha-disin

rivayet senedinde adı geçen Velsum b. Cebr üzerinde ihtilaf edil-miştir. Bu hadis, ondan merfu ve mevkul olarak rivayet edilmiştir."

HADİS - 7

Bezm-i Elest'te Adem zürriyetiııden Allah'ın birliği konusundan söz alındığı görüşünde olanlar -İd bunlar, cumhur-u ulemadır- İmam Ah-med b. Hanbel'in şu kavlini dayanak olarak

ileri sürmüşlerdir : Haccac, Enes b. Malik'ten rivayet ederek Peygamber ( s.a.v.)'in şöyle buyurduğu-nu söylemiştir : «Cehennemliklerden bir adama kıyamet gününde soru-lur :

"Yeryüzündeki her şey senin olsaydı ( kendini kurtarman için) fidye olarak verir miydin?" cevab olarak "Evet" diyecek. Allah ( c.c.) ise, şu kar-

şılığı verecektir : "Bundan daha kolay olanı senden istemiştim. Adem'in belinde ( henüz tohum iken) bana hiç birşeyi ortak koşmayacağına dair senden söz almıştım. Sen bu

sözüne uymadın illa da bana ortak koş-tun!.»

HADİS - 8

«Rabbin, insanoğlunun sulbünden soyunu devam ettirmiş.» ( ei-A'râf,172.)

Ebu Cafer er-Razî, Ubeyy b. Kaab'm yukarıdaki ayet-i kerimeyle il-gili olarak şöyle dediğini rivayet etmiştir : «O günde Cenâb-ı Allah, Adem'in zürriyetinden kıyamete dek

doğacak olanları huzurunda top-ladı. Onları yaratıp şekillendirdi, sonra da konuşturdu. Onlar da konuş-tular. Onlardan söz aldı ve verdikleri bu söze, yine onları şahid tuttu.

"Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" Onlar da : "Evet, şahidiz." dediler." Bunun üzerine Cenâb-ı Allah şöyle buyurdu : Kıyamet gününde : "Biz bu-nu bilmiyorduk/' demiyesiniz

diye, şimdi vermiş olduğunuz bu sözünü-ze yedi kat gök ve yedi kat yer ile babanız Adem'i şahit tutuyorum. Bile-siniz ki benden başka tanrı, benden başka Rab yoktur. Hiç birşeyi

bana ortak koşmayın. Bana verdiğiniz bu sözü hatırlatarak uyarıcılık yapa-cak olan peygamberlerimi size göndereceğim, kitabımı size indireceğim." Onlar da dediler ki : "Senin,

bizim Rabbimiz ve tanrımız ol-duğuna tanıklık ederiz. Bizim için senden başka Rab, senden başka tan-rı yoktur."»

Böyle diyerek o gün, Allah'a itaat edeceklerini ikrar ettiler. Bundan sonra babaları Adem, yerinden biraz yükseğe kaldırıldı, onlara baktı; aralarında zengin ile yoksul, güzel

ile çirkin bulunduğunu gördü. "Ey Rabbim! Kullarını eşit kılsaydm keşke." deyince yüce Allah : "Diledim ki bana şükredilsin." cevabım verdi. Adem ( a.s.), zürriyeti arasında,

üze-rinde nur bulunan kandiller misali peygamberler gördü. Bunlar, risalet ve nübüvvet gibi başka bir ahid ve misak vererek özellenmişlerdi. Bu-nunla ilgili olarak yüce Allah

şöyle buyurmuştur.

«Peygamberlerden söz almıştık. Ey Muhammed! Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan sağlam bir söz almışızdır.» ( ei-Ahzâb, 7.)

«Ey Muhammed! Hakka yönelerek kendini Allah'ın insanlara yara-tılışta verdiği dine ver. Zira Allah'ın yaratışında değişme yoktur.» ( «er-Rum,30.)

«İşte ilk uyaranlar gibi bu Muhammed de bir uyarandır.» ( en-Necm,56.) «Onların çoğunda ahde bağlılık görmedik, çoğunu fasık kimseler olarak bulduk.» ( el-A'râf, 102.)

Önce de anlatıldığı gibi melekler, Adem'e secde etmekle emrolun-duklarmda, hepsi bu ilahî emre uymuşlardı. Yalnız İblis, onu çekemedi-ğinden ve ona olan düşmanlığından ötürü

secdeden kaçındı. Bu nedenle de Allah, onu kendi ilahî makamından ve rahmetinden kovdu. Lanetli ve rahmeti, ilahiyeden yoksun olarak onu yeryüzüne indirdi.

İmam Ahmed b. Hanbel dedi ki : Vekî', Ebu Hüreyre ( r.a.)'den riva-yet ederek Rasûlullah ( s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu söyledi :

«Ademoğlu secde ayetini okuyup ta secde ettiğinde Şeytan ağlaya-rak oradan uzaklaşır ve şöyle der : "Vay benim halime! Ademoğlu secde etmekle emrolundu da secde etti.

Dolayısıyla Cennet'i kazandı. Ben de secde etmekle emrolundum, ama isyan ettim. Benim için de ateş vardır."»

HADİS - 9

Sonra Adem, yerleştirildiği Cennette eşi Havva ile birlikte ikamet etmeye başladı. Orada istedikleri yerden bol bol yiyorlardı. Yasaklan-dıkları ağaçtan yeyince, üzerlerindeki

giysileri çıkarıldı ve yeryüzüne indirildiler. Yeryüzünün neresine indirildikleri konusunda ileri sürü-len farklı görüşleri açıklamıştık.

Adem'in Cennette ikamet ettiği süre konusunda da farklı sözler söylenmiştir. Dünya günlerinden bir günün bir kısmı kadar Cennette ikamet ettiği söylenmiştir. Müslim'in bununla

ilgili olarak Ebu Hürey-re'den merfu biçimde rivayet ettiği hadisi daha önce nakletmiştik :

«Adem, Cuma gününün son saatinde yaratıldı.» Cuma günüyle ilgili olarak Ebu Hüreyre'nin rivayet etmiş olduğu hadis te daha önce nakle-dilmişti : «Adem, cuma gününde yaratıldı.

Cuma gününde de Cennetten çıkarıldı.»

Adem'in yaratıldığı gün, Cennetten çıkarıldığı günün aynı ise - veya yer ile göklerin yaratıldıkları altı günün, bizim dünya günleri gibi oldu-ğunu söylersek demek ki Adem,

Cennette bir günün bir kısmı kadar kal-mıştır. Eğer böyleyse, bu tartışılabilir. Şayet Cennetten çıkarıldığı gün, yaratıldığı günden başka birgünde olmuşsa, - veya yer ile

göklerin yara-, tıldıkları altı günün miktarı, altı bin sene ise - demek ki Adem, Cennette uzun bir müddet kalmıştır. O Altı günün altı bin sene olduğunu İbn Ab-bas, Mücahid ve

Dahhak'm söylediği, İbn Cerir'in de bu görüşü benimse-diği nakledilir.

İbn Cerir dedi ki : Adem'in, cuma gününün son saatinde yaratılmış olduğu,bilinen bir husustur. O günün bir saati ise, seksen üç sene dört aydır. İçine ruh üflenmeden, çamurdan

bir heykel olarak kırk yıl öylece kalakaldı. Yeryüzüne indirilmeden Cennette kırk üç sene dört ay kaldı. Doğruyu en iyi bilen Allah'tır.

HADİS - 10

Abdürrezzak, Sevvar'dan Ata b. Ebi Rebah'm haberini rivayet ederek dedi ki : Adem, Cennetten indirildiğinde iki ayağı yerde, başı da gökteydi. Allah, boyunu altmış ziraa

indirdi. İbn Abbas'tan da böyle bir haber rivayet edilmiştir. Ancak bu, tartışılabilir. Çünkü şahinliğinde ittifak edilen ve Ebu Hüreyre'den rivayet edilen bir hadiste

Rasûlullah ( s.a.v.) şöyle buyurmuştur :

«Doğrusu Allah, Adem'i altmış zira boyunda yarattı. ( Ondan bu ya-na) halkın boyu devamlı kısalmaktadır.» Bu hadis, Adem'in iki ayağı yerde, başı gökte olarak değil de altmış

zira' boyunda yaratılmış olduğu-nu gerekli bulmaktadır. O'nun zürriyetinin yaratılışı ( ve boyu) şimdiye kadar eksilmeye devam etmektedir.

îbn Cerir, İbn Abbas'dan rivayet etti ki : Cenâb-ı Allah şöyle buyur-du : "Ey Adem! Arşımın çevresinde benim bir haremim vardır. Git, be-nim için orada bir ev yap.

Meleklerimin Arşımı tavaf edişleri gibi sen de o evi tavaf et." Allah, Adem'e bir melek gönderdi; melek, yapılacak evin ( Beytin) yerini ona gösterdi. ( Hac) menasiki ( ni)

ona öğretti. Bundan böyle atacağı her adımın, .kendisini Allah'a yaklaştıncı bir ibadet olaca-ğını ona hatırlattı.

İbn Abbas'ın Hz. Adem'le ilgili bir rivayeti şöyledir : Adem'in yeryü-zünde yediği ilk yemek neydi? Cebrail, ona yedi buğday tanesi getirdi. Adem sordu :

- Bu nedir?

- Cennetteyken yemen yasaklandığı halde yediğindir.

- Bunu ne yapayım?

-- Yere ek.

Adem, buğday tanelerini yere ekti. O tanelerden her birinin ağırlığı yüz binden fazlaydı. Ekin yerden bitti. Onları biçti. Harmanlayıp savur-du, öğütüp yoğurdu ve ekmek yaptı.

Büyük bir güçlük, zahmet ve yor-gunluktan sonra yedi. Yüce Allah buyurmuştu :

«Sakın ( Şeytan) sizi Cennetten çıkarmasın. Yoksa bedbaht olur-sun.» ( Tâ-Hâ, 117.)

Adem ile Havva'nın, yeryüzüne indirildikten sonra ilk giydikleri giysi neydi? Giysileri, koyun yününden mamuldü. Yünü kırptılar, Ördü-ler. Adem, kendisi için bir cübbe, Havva

için de bir hırka ve bir de baş ör-tüsü dokudu.

Cennette çocuklarının olup olmadığı hususunda farklı görüşler be-yan edilmiştir. Bazıları, sadece yeryüzündeyken çocukları olduğunu söylerken, diğer bazılarıysa Cennetteyken de

çocukları olduğunu hatta Kabil ile kızkardeşinin, Adem ile Havva'nın Cennette doğan çocukları olduğunu söylemişlerdir.

Anlatıldığına göre Havva, her doğuruşta biri erkek, diğeri kız olmak üzere ikiz çocuk doğururmuş. Her erkek çocuğa, diğer erkek çocukla be-raber doğan kız kardeşiyle evlenmesini

emredermiş. Ayrı batınlarda do-ğan kızlarla erkek kardeşleri evlendirirmiş. Ama aym batında beraber doğan kızlarla erkek kardeşleri birbirleriyle evlendirmezmiş.

Hazreti Adem Aleyhisselam


İlk insan ve ilk Peygamber Hazreti ADEM ( a.s.)

Yeryüzünde yaratılan ilk insan ve ilk peygamber, bütün insanların babası. Allahü teâlânın emri ile melekler çeşitli memleketlerden topraklar getirdiler. Çeşitli memleketlerden

getirilen toprakları melekler su ile çamur yapıp insan şekline koydular. Bu şekilde Mekke ile Tâif arasında kırk yıl yatıp “salsâl” oldu yâni pişmiş gibi kurudu. Önce Muhammed

aleyhisselâmın nûru alnına kondu. Sonra Muharremin onuncu Cumâ günü rûh verildi.

Her şeyin ismi ve faydası kendisine bildirildi. Boyu ve yaşı kesin olarak bildirilmedi. Allahü teâlânın emri ile bütün melekler Âdem aleyhisselâma karşı secde ettiler. Uzun

zaman meleklerin hocalığını yapmış olan İblis, kibirlenip bu emre karşı geldi ve Âdem aleyhisselâma karşı secde etmedi. “O çamurdan yaratıldı, ben ise ateşten yaratıldım. Ondan

üstünüm.” iddiâsında bulundu. İblis ( şeytan) kendini üstün görüp, kibirlenerek Allahü teâlânın emrine uymayınca gadab-ı ilâhiyyeye uğradı ve Cennet’ten kovuldu.

Âdem aleyhisselâm kırk yaşındayken Firdevs adındaki Cennet’e götürüldü. Cennet’te bulunduğu sırada veya daha önce Mekke dışında uyurken sol kaburga kemiğinden hazret-i Havvâ

yaratıldı. Allahü teâlâ onları birbirine nikâh etti. Cennet’te yerleşmelerini ve Cennet’in meyvelerinden dilediklerini yemelerini bildirdi. Fakat, Cennet’te bulunan bir ağaç

için, “Bu ağaca yaklaşmayın, bu ağaçtan yemeyin.” buyurdu.Âdem aleyhisselâm ve Havvâ vâlidemiz, Cennet’te bin yıl kadar yaşayıp, İblisin yalan yeminine inanarak yasak edilen

ağacın meyvesinden unutarak önce hazret-i Havvâ, sonra Âdem aleyhisselâm yedikleri için Cennet’ten çıkarıldılar.

Âdem aleyhisselâm Hindistan’da Seylan ( Serendib) Adasına, Havvâ ise Cidde’ye indirildi. Birbirlerinden ikiyüz sene müddetle ayrı kalan Âdem aleyhisselâm ve hazret-i Havvâ bu

müddet içinde ağlayıp yalvardıktan sonra tövbe ve duâları kabûl oldu. Hacca gelmeleri emrolundu.

Arafât Ovasında hazret-i Havvâ ile buluştu. Kâbe’yi inşâ etti. Her sene hac yaptı. Arafât Meydanında veya başka meydanda kıyâmete kadar gelecek çocukları belinden zerreler

hâlinde çıkarıldı. “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye soruldu. Hepsi; “Belâ=Evet!” dediler. Sonra hepsi zerreler hâline gelip beline girdiler. Buna “Ahd-ü-Misâk” ve “Kâlû

Belâ” denildi. Âdem aleyhisselâm ve hazret-i Havvâ daha sonra şam’a geldiler. Burada yirmi defâ ikiz evlâdı oldu. Bir defâ da yalnız Şît aleyhisselâm oldu. Neslinden kırkbin

kişiyi gördü. Oğullarına ve torunlarına peygamber olarak gönderildi. Cebrâil aleyhisselâm kendisine oniki defâ geldi.

Kendisine on suhuf ( forma) kitap verildi. Bu kitapta; îmân edilecek hususlar, çeşitli diller ve lügatler, her gün bir vakit namaz kılmak, gusül boy abdesti almak, oruç tutmak,

leş, kan, domuz eti yememek, tıb, ilaçlar, hesab, geometri gibi şeyler bildirildi. Ayrıca fizik, kimya,tıb,eczâcılık, matematik bigileri öğretildi. İbrânî, Süryânî ve Arab

dillerinde kerpiç üstüne çok yazı yazıldı.

İlk insanlar,bazı târihçilerin zannettiği gibi ilimsiz,fensiz,görgüsüz,çıplak ve vahşî kimseler değildi.Bugün Asya,Afrika çöllerinde ve Amerika ormanlarında tunç devrindekilere

benziyen vahşîler yaşadığı gibi,ilk insanlarda da bilgisiz basit yaşayanlar vardı.Bundan dolayı ne bugünkü,ne de ilk insanların hepsi için vahşîdir denilemez.Hazret-i Âdem ve

ona inananlar şehirlerde yaşarlardı. Okuma-yazma bilirlerdi. Demircilik, dokumacılık, çiftçilik, ekmek yapmak gibi sanatları vardı. Altın üzerine para dahi basılmış,mâden

ocakları işletilip, çeşitli aletler yapılmıştı.

Âdem aleyhisselâmın hiç sakalı yoktu. İlk sakalı çıkan Şit aleyhisselâmdır. Hazret-i Âdem çok güzeldi. Siyah saçlı ve buğday tenliydi. Onbir gün hasta yatıp, bir Cumâ günü vefât

etti. Âdem aleyhisselâm vefât edince, Cebraîl aleyhisselâm bir gömlek giydirdi., Şit aleyhisselâma yıkamayı öğretti. Yıkayıp kefenlediler.

Hadîs-i şerîfte buyruldu ki :

“Âdem aleyhisselâm vefât edince,melekler üç defâ su ile yıkadılar.Onu defnettiler.”

Sonra çocuklarına dönerek; “Ey âdemoğulları! Ölülerinize böyle yapınız dediler.”

Şit aleyhisselâm imâm olup cenâze namazını kıldırdı. Âdem aleyhisselâmın kabri; Kudüs’te, Minâ’da, Mescid-i Hîf’te veyâ Arafât’tadır. Hayatını bildiren rivâyetler birbirinden

farklıdır.

Hazret-i Âdem, Allah’a ilk hamd ve ilk tövbe edendir. Seçilmişlerin ilki, yeryüzünde Allahü teâlânın ilk halîfesidir.Birçok mûcizeleri vardır. Bunlardan birkaçı şöyledir :

Yırtıcı, vahşi hayvanlarla konuşurdu.
Susuz dağ ve taşlara elini vurunca,pınarlar fışkırır,temiz sular akardı.
Eline aldığı ufak taşlar,yüksek sesle Allahü teâlâyı zikrederdi.

Âdem aleyhisselâmın yaratılması,Cennet’te kalması,Cennet’ten çıkarılarak yeryüzüne indirilmesi,Kur’ân-ı kerîmde çeşitli âyet-i kerîmelerde bildirilmiştir.


SORU
Başlıktada belirttiğim gibi Hz.Adem'in gerçek boyunu öğrenmek istiyorum.27m 17m 30m diyenler var Kuran'da veya Hadislerde böyle bir şey varmı?Bu soru basit gibi görünsede cevabı

benim için çok önemli olucaktır.O yüzden doğru bir cevap bekliyorum.


CEVAP :


Varsayılan C : Hazreti Adem'in boyu ne kadardı?

En güvenilir kaynaklardan Buhari'deki,

"Allah ( cc) Adem peygamberi ( as) yarattı. Boyunun uzunluğu 60 ziraydı."

hadisinde Hz. Adem'in ( as) boyunun 60 zira ( 40 m civarı) olduğu belirtilmektedir. İbn Haldun ( 1332-1406) gibi bazı düşünürler ise bunun onun cennetteki boyu olduğunu, Hz.

Havva ile yere indirilince yer şartlarına uygun boyuna iade edildiğini kabul etmişlerdir.

1) Yer tarihinde ağaçlardan başka bu yükseklikte canlı bilinmeyişi,

2) İnsan fosilleri içinde buna işaret edecek en küçük belirti olmayışı,

3) Efendimiz'in ( sav) benzer tasvirlerinin ahiretle ilgili beyanlarında bulunuşu, dikkate alınırsa İbn Haldun'un yaklaşımının makul olduğu söylenebilir.

Âdem Aleyhisselâmın vefat ettiği gün, cuma günü idi. Ömrünün bin veya iki bin yıl olduğuyla ilgili farklı rivayetler vardır. ( İbn.Sa'd-Tabakat, 1/28,29, Ahmed b.Hanbel-Müsned

1/299, Taberi-Tarih 1/79, Salebi-Arais s.48, Deylemi-Firdevs 3/269, Heysemî-Mecmuazzevaid 8/206).
( M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi).


Hz. Âdem Atamızın Boyu :

Bu konuya kısaca cevap vermekle yetinelim :

Hz. Adem'in boyunun ne kadar olduğunu en sahih kaynak olan Sahih-i Buhâri, 60 zira' ( arşın) olarak vermektedir. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur :

خَلَقَ اللهُ آدَمَ وَطُولُهُ سِتُّونَ ذِرَاعًا

"Allah, Adem'i yarattı. Boyunun uzunluğu 60 zira' idi." ( Buhâri, Kitâbu'l Enbiyâ, 2)

Bir arşın da, 68 cm kadardır. Bu durumda Hz. Adem'in yaratıldığı zaman boyu 40,8 m olduğu ortaya çıkar.

Bu Hadisi bazı alimler te'vil etmişler ve Hz Adem'in boyunun altmış zira' olmasını uzak ihtimal olarak kabul etmişlerdir. Bu alimlerin bazıları İbn Haldun ve Ferid Vecdi'dir. Bu

Hadiste bahsi geçen boy uzunluğunun, Hz. Adem'in cennette yaratıldığı zamanki zoyu olduğunu söylemişlerdir. Hz. Havva annemizle birlikte yeryüzüne indirildikten sonra, insanın

normal boy uzunluğuna döndürülmüş olabileceklerini söylemişlerdir. Bu düşüncelerine ulvi âlem ile süfli âlem arasında fark olduğunu, bu ikisi arasında gün ölçüsünün bile farklı

olduğunu ileri sürerler. Ulvi âlemin bir günü, içinde yaşadığımız âlemin bin gününe denktir. ( Hacc : 47; Secde : 5)

Fakat bütün bunlara rağmen; Nasslarda geçen ibarenin anlaşılan anlamını başka bir manaya te'vil etmek için mutlaka bu hakikat manasını başka manaya dönüştürücü karine-i sârife

bulunması gerekir. Böyle bir karine de bulunmamaktadır. Bilimsel, fizyolojik olarak da, zaman, mekan ve ırk değişikliklerinin insanın boyu ve organik hayatı üzerinde tesiri

bulunduğu bilinen bir gerçektir. Mesela Âd kavmi, tarihte uzun boylu insanlar olarak kayda geçmiştir. Kur'an da onlardan bahsetmiştir. Bu nedenle, Hadiste geçen 60 zira'

ifadesini te'vil etmeyerek, manayı hakikat üzere almak daha isabetlidir.

Bu konu üzerinde daha teferruatlı açıklamalar yapmak gerekse de bu iki vecih üzerinde konuşmalar yoğunlaşacak ve netice de Hadisteki haberin hakikate şâmil olduğu sonucuna

varılacaktır. Allahu A'lem.

Rica : Bu cevap, Hadis inkârcısı arkadaşlar için değildir! Zira onlar haddizatında Hadisleri kabul etmedikleri için, bu cevabın onlar için bir kıymet-i harbiyyesi yoktur. Bu

nedenle, cevabımızın, gereksiz polemiğe dönüştürülmemesini rica ediyoruz.
Soru soran arkadaşın da, bu aldığı cevaptan hareketle, hayırlı amaçlar istikametinde bu bilgiyi kullanmasını ümid ederiz! Hadis inkârına zemin oluşturulmamasını dileriz...


---------------------------
KAYNAKLAR :

______________________________

Dinimiz islam
Sorularla İslamiyet
mumsema. org
meal. ihya. org
manevihayat. com
muhammed. gen. tr
frmtr. com


---------------------------
ETIKETLER :
Kuran-ı Kerimde geçen, Hz Adem ile ilgili, ayetler , Hadislerde geçen, Hz Adem , Hz Adem ile ilgili ,ayetler ve Hadisler,HADİSLERLE ADEMİN YARATILIŞI,İlk insan ve ilk

Peygamber,Ademin Yaratılışıyla İlgili Hadisler,Hz. Adem ( as)'in boyu ne kadardır, Hz. Adem kaç yıl yaşamıştır?,Boyunun uzunluğu 60 ziraydı,Hz. Âdem ( as)'in, ilk insan

olduğuna, kanıt olan ayetler,,

israNUR

Bayan-Mod

  • "israNUR" bir kadın

Mesajlar: 1,383

Konum: Avusturya

Meslek: Arbeiter

Hobiler: Müzik,karakalem resim,basteln,film,anime,

  • Özel mesaj gönder

2

Thursday, October 13th 2016, 12:29pm

Teşekkür ederim paylaştığın için ellerine sağlık.

Karoglan

Kurucu-Admin

  • "Karoglan" bir erkek
  • Konuyu başlatan "Karoglan"

Mesajlar: 6,947

Hakkımda:


KAROGLAN

Konum: Avusturya

Meslek: EBT -EiT

  • Özel mesaj gönder

3

Friday, October 14th 2016, 2:03am

Begeni için Teşekkürler

4

Friday, October 14th 2016, 2:03am

Ellerinize sağlık paylaştığınız için Teşekkür ederim. :N1LaLaLaHL:

Benzer konular

Yer Imleri:

Boardumuzda Neler Var

rasittunca.com - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi