Giriş yapmadınız.

  • Giriş

Sayın ziyaretçi, Raşit Tunca Board sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

Karoglan

Kurucu-Admin

  • "Karoglan" bir erkek
  • Konuyu başlatan "Karoglan"

Mesajlar: 6,183

Hakkımda:


KAROGLAN

Konum: Avusturya

Meslek: EBT -EiT

  • Özel mesaj gönder

1

Monday, July 4th 2016, 12:31pm

Oruc Ve Ramazan Hakkinda Bazi Bilgiler



Oruc Ve Ramazan Hakkinda bazı Bilgiler

Orucun ve Ramazan ayının fazileti

Sual : Ramazan ayının önemi nedir?
CEVAP
Bu konuda imam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki :
Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka

ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir.

Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir

oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun

sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.

Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet

etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı

şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda

ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur. Bu aya

saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.

Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı

olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.

Kur’an-ı kerim, Ramazanda indi. Kadir gecesi, bu aydadır. Ramazan-ı şerifte,

iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti

yapmaya çok önem verirdi.

İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve

dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu

demektir.

Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, ( Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk

ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak

önemli sünnettir.

Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat

olur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar,

zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun

şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda

bulunmayı, hepimize nasip eylesin! Âmin. ( Mektubat ,1.c. 45.m.)

Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması

ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu

anlaşılır.

Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük

günahtır. Hadis-i şerifte, ( Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun

yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz)

buyuruldu. [Tirmizi] ( Ama dini bir mazeret varsa oruç tutmamak günah olmaz.)

Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle :
( Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı.

O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O

ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin]

hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.) [Nesai]
( Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilip, sevabını da Allahü teâlâdan bekleyerek

oruç tutanın günahları affolur.) [Buhari]
( Ramazan orucunu tutup ölen kimse, Cennete girer.) [Deylemi]
( Ramazan ayı gelince, “Ey hayır ehli, hayra koş! Şer ehli, sen de kötülüklerden

el çek” denir.) [Nesai]
( Ramazan bereket ayıdır. Allahü teâlâ bu ayda, günahları bağışlar, duaları

kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda

rahmetten mahrum kalır.) [Taberani]

( Ramazan-ı şerif ayı geldiği zaman, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar

etmelerini emreder.) [Deylemi]
( Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı,

sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.) [Taberani]
( Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir.) [Ebu

Nuaym]
( Ramazan orucu farz, teravih sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de

ibadetle geçirenin günahları affolur.) [Nesai]
( Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.)

[İ.Mansur]
( Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutunuz! Bu ayda yapılan harcama,

Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.) [İbni Ebiddünya]
( Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur.)

[İ.Ebiddünya]
( İslam, kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu

tutmak ve haccetmektir.) [Müslim]
( Cennetteki güzel köşkler, sözü hoş, selamı çok, yemek yediren, oruca devam

eden ve gece namazı kılan kimselere verilir.) [İbni Nasr]
( Oruç tutan müminin susması tesbih, uykusu ibadet, duası müstecap ve amelinin

sevabı da çoktur.) [Deylemi]
( Bilhassa oruçlu iken çirkin, kötü söz söylemeyin! Birisi size sataşırsa, ona

“Ben oruçluyum” deyin!) [Buhari]
( Gerçek oruç, sadece yiyip içmeyi değil, boş ve hayasızca sözleri de terk

ederek tutulan oruçtur.) [Hakim]
( Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin

hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrasına, ancak oruçlular oturur.) [Taberani]

( Allah yolunda bir gün oruç tutanı, Allahü teâlâ yetmiş yıllık mesafe kadar

cehennemden uzaklaştırır.) [Buhari]
( Temizlik imanın yarısı, oruç da sabrın yarısıdır.) [Müslim]
( Oruçlu iken ölene, kıyamete kadar oruç tutmuş gibi sevap yazılır.) [Deylemi]
( Oruçlu iken ölen Cennete girer.) [Bezzar]
( Oruç tutan, namaz kılan kimse, mükâfatını kıyamette aklı kadar alır.) [Hatib]
( Oruç şehveti keser.) [İ. Ahmed]

Mübarek vakitlerde, günahlardan titizlikle uzak durmalı, taatları, ibadetleri ve

her çeşit hayratı artırmalıdır. Zira Allahü teâlâ, tarafından sevilen kimse,

faziletli vakitlerde faziletli amellerle meşgul olur. Buğzettiği kul ise;

faziletli vakitlerde kötü işlerle meşgul olur. Kötü işlerle meşgul olanın bu

hareketi azabının daha şiddetli olmasına ve Allahü teâlânın, ona daha çok

buğzetmesine sebep olur. Çünkü o, böyle yapmakla vaktin bereketinden mahrum

kalmış ve onun hürmet ve şerefini çiğnemiş olur. ( Mev’iza-i hasene)

Resulullah efendimizin rüyası
( Rüyamda acayip şeyler gördüm. Ümmetimden birini azap melekleri yakalamıştı.

Aldığı abdestler gelip, onu içindeki zor durumdan kurtardı. Birini gördüm, kabri

onu sıkıyordu. Kıldığı namazlar gelip, onu kabir azabından kurtardı. Birine

şeytanlar musallat olmuştu. Ettiği zikirler gelip, şeytandan onu kurtardı.

Birinin de susuzluktan dili çıkmıştı. Tuttuğu Ramazan orucu gelip, susuzluğunu

giderdi.

Birini zulmet sarmıştı. Yaptığı hac gelip karanlıktan çıkardı. Birine ölüm meleği

gelmişti. Ana babasına yaptığı iyilikler gelip, ölümüne engel oldu, geciktirdi.

Birini Müslümanlarla konuşturmuyorlardı. Sıla-i rahim gelip, ona şefaat etti,

onlarla konuştu. Peygamberinin yanına gitmek isteyen birine engel oluyorlardı.

Aldığı gusül, onu alıp yanıma getirdi. Ateşten korunmak isteyen birisine,

sadakası gelip ateşe perde oldu. Birini zebaniler alıp Cehenneme götürürken,

yaptığı emr-i maruf ve nehy-i münker gelip kurtardı. Biri Cehennem ateşine

atılmıştı. Allah korkusu ile döktüğü gözyaşları gelip oradan kurtardı.

Birine amel defteri solundan verilirken, Allah korkusu gelip, defterini sağa

aldı. Sevapları hafif gelen birine, kendinden önce ölen çocukları gelip, sevabını

ağırlaştırdı. Cehennemin kenarında, korkudan titreyen birine, Allahü teâlâya olan

hüsnü zannı gelince, titremesi durdu. Sırattan zorla geçen biri, Cennete geldi.

Fakat kapılar kapalıydı. Kelime-i şehadeti gelip, onu Cennete koydu.) [Taberani,

Hakîm-i Tirmizi]

Sual : Günah işlememize şeytanlar sebep olduğuna göre, Ramazanda bağlı olan

şeytanlar nasıl günah işletiyor?
CEVAP
Günah işlememize yalnız şeytanlar değil, kendi nefsimiz de sebep olmaktadır.

Nefsin zararı, şeytanınkinden çok fazladır. Nefsin her istediği kendi

zararınadır. Ramazanda günah işleten, nefsimizdir. Bu ayda, şeytanlar bağlı

olduğu için vesvese veremezler. Ramazanda esnemeler de şeytandan değildir. Asabi

esnemeler, yorgunluk, uykusuzluk gibi hallerde meydana gelir. ( Mektubat-ı

Rabbani)

Oruçluyken ölmek
Sual : Abdestliyken ölen şehit oluyor. Oruçluyken ölene de bir ecir var mıdır?
CEVAP
Evet, ecri büyüktür. Bir hadis-i şerifte, ( Oruçluyken ölen Cennete girer)

buyuruldu. ( Bezzar)

Oruç tutmak faydalıdır


Sual : Oruç tutmak vücuda zarar verir mi?
CEVAP
Hayır; çünkü Allahü teâlâ, zararlı olan bir şeyi emretmez. Tıp uzmanları diyor ki

:
Oruçlu kimselerde adrenalin ve kortizon hormonları kana daha kolaylıkla

karışmaktadır. Bu hormonlar, tesirlerini kanserli hücreler üzerinde de

göstermektedir. Böylece bu hormonlar kansere karşı bir çeşit kalkan rolünü

oynamakta, yani kanser hücrelerinin çoğalmasını önlemektedir. Oruç tutan bünye,

adeta bakıma girer, iç organları saran yağlar erir, vücudun zindeliği artar,

direnme gücü kazanır, mide, böbrek, şeker, kalb ve karaciğer hastalıklarına karşı

mukavemeti artar.

Karaciğer, oruçlu iken, 3-5 saat istirahat eder, gıda depolama işine bir müddet

ara vermiş olur. Bu arada, korunma sistemini güçlendirici globülinleri hazırlar.

Midedeki kaslar ve salgı ifraz eden hücreler, oruç müddetince birkaç saat

dinlenir. Kan hacmi de azaldığı için tansiyon düşerek kalb rahatlar.

Gıda artıkları iyi yakılmayınca, damarları yıpratır. Yakılmayan yağlar, damarları

daraltır, damar sertliği denilen rahatsızlığa sebep olur. Akşama doğru vücutta

gıda hemen hiç kalmaz. Yani bütün gıdalar yakılmış olur. Bu bakımdan bazı

hastalıklara, bilhassa damar sertliği olanlara oruç tutmak iyi gelmektedir. Oruç

iken vücudun diğer organlarında da dinlenme olur. Az yemek ve oruç tutmak vücudun

sıhhati için önemlidir. Zekat, malın kiridir. Zekat veren, malını kirden koruduğu

gibi, oruç tutan da vücudun zekatını ödemiş, hastalıklardan onu korumuş olur.

Peygamber efendimiz, ( Her şeyin bir zekatı vardır. Vücudun zekatı ise oruçtur)

buyurmuştur. ( İbni Mace)

Orucun faydaları çoktur. İki hadis-i şerif meali de şöyledir :
( Oruç eti eritir ve Cehennem ateşinden uzaklaştırır. Gözlerin görmediği,

kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hatırına gelmeyen nimetler, ancak oruç

tutana nasip olur.) [Taberani]

( Allah rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allahü teâlâ, bu bir günlük oruç

sebebiyle Cehennem ateşinden 70 yıl uzak tutar.) [Buhari]

Orucun sevabı diğer ibadetlere göre daha fazladır. Hadis-i kudside, ( Her

iyiliğe, 10 mislinden 700 misline kadar sevab verilir; fakat oruç bana mahsustur,

onun mükâfatını ben veririm. Çünkü kulum, benim için şehvetini ve yeme içmesini

bırakmıştır) buyuruldu. ( Buhari)

Her iyiliğin sevabını Allahü teâlâ verdiği halde, orucun sevabı için, ( Ben

veririm) buyurmasının hikmeti vardır. Yeryüzünün tamamı Allahü teâlânın mülkü

olduğu halde, Kâbe’ye ( Beytullah) yani ( Allah’ın evi) denmesi, ona şeref

vermek içindir. ( Oruç bana mahsustur) demekle de ona özel bir şeref vermiştir.

Oruç tutana verilecek sevabın muayyen bir ölçüsü yoktur. Oruçlunun durumuna göre,

çok sevab verilecektir. Başkaları oruç yerken oruç tutmak daha sevabdır. Hadis-i

şerifte, ( Oruçlunun yanında oruçsuzlar yiyince, melekler oruçluya dua eder)

buyuruldu. ( Tirmizi)

Herhangi bir sebeple nafile oruç tutamayan, şükretmeli; misafirlere, fakirlere

yemek yedirmelidir. Hadis-i şerifte, ( Şükredip yemek yediren, sabredip oruç

tutan gibidir) buyuruldu. ( Tirmizi)

Şükredenlere çok mükafat verilecektir. Şükür, İslamiyet’e uymak demektir.

İmam-ı Rabbani hazretleri, ( Ramazanda nafile ibadetlere verilen sevap, başka

aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan

yetmiş farz gibidir. Bu aya saygısızlık edenin, bu ayda günah işleyenin bütün

senesi günah işlemekle geçer) buyurmaktadır.

O halde bilhassa Ramazan ayında günah işlemekten daha çok sakınmak gerekir.

Mübarek yerlerde yapılan ibadetlere de daha çok sevap verilir. Hadis-i şerifte, (

Mekke’de bir Ramazan orucu tutmak, başka yerde tutulan bin Ramazan orucundan

efdaldir) buyuruldu. ( Bezzar)

Cuma günü yapılan ibadetlere de kat kat sevap verilir. Cuma günü işlenen günahlar

da iki kat yazılır. Kıymetli günlerin değerini bilmek ve gereğini yapmak gerekir.
Oruç ve aç durmak

Sual : Bazıları aç ve susuz durmanın ne faydası olur ki diyorlar. Oruç tutmaktan

maksat nedir?
CEVAP
Oruç, yalnız aç ve susuz kalmak değildir. Bir hayvanı veya inanmayan bir kimseyi

bir odaya hapsedip aç, susuz bırakmakla oruç tutturulmuş olmaz. Orucun, sabır,

şükür, nefs terbiyesi gibi diğer ibadetlerle irtibatı vardır. Onun için hadis-i

şerifte, ( Her şeyin bir kapısı vardır. İbadetlerin kapısıysa oruçtur)

buyuruldu.( İbni Mübarek)

Sinir sistemimizin vücuttaki yeri çok mühimdir. Dil sinirleri felç olan

konuşamaz. Bacaktaki sinirler felç olursa, insan yürüyemez. Sinirimizin bozulması

nispetinde hayatımız, az veya çok tehlike içindedir. Siniri bozuk kimse, huzursuz

olur, sabredemez. Cemiyetteki kavgaların, cinayetlerin çoğu sinirli olmaktan,

sabredememekten ileri gelmektedir. ( Oruç sabrın, sabır da imanın yarısıdır)

hadis-i şerifi oruç tutanın sabırlı olduğunu bildirmektedir. ( Ebu Nuaym)

Böylece, orucun imandan da olduğu görülmektedir. İmanlı olan da, imanının

kuvvetine göre suç ve günah işlemez. Sinirine hakim olur. Her şeyin bir zekatı

vardır. Vücudun zekatıysa açlıktır. Oruç tutarak aç kalanın arzuları kırıldığı

için sabretmesi kolay olur. Oruç tutan aç durur. Aç durmak iyidir : Aç duranın

basireti açılır. Anlayış kabiliyeti artar. Hadis-i şeriflerde, ( Aç duranın

idraki artar, zekası açılır) ve ( Tefekkür, ibadetin yarısı, az yemekse

tamamıdır) buyuruldu. ( İ. Gazali)
Çok yiyen çok uyur, çok uyuyanın da ömrü boşa geçmiş olur. Çok yiyen sarhoş gibi

olur, dimağı yorgunlaşır. Zekası, zihni dumura uğrar. Açlık, kalbde incelik

doğurur. Hadis-i şerifte, ( Az yiyenin içi nurla dolar ve Allahü teâlâ, az yiyip

içen ve bedeni hafif olan mümini sever) buyuruldu. ( Deylemi)

Açlıkta arzular kırılır, nefsimiz uysallaşır, serkeşliği kalkar. Çok yemek,

gafleti doğurur. Azgın bir atı zaptetmek zor olduğu gibi, çok yedirmekle azan

nefsi zaptetmek de zordur. Açlıkla terbiyesi kolaylaşır. Hadis-i şerifte

buyuruldu ki :
( İnsan kalbi tarladaki ekin, yemek ise yağmur gibidir. Fazla su ekini kuruttuğu

gibi, fazla gıda da kalbi öldürür.) [İ.Gazali]

Her zaman tok olan şefkatsiz ve merhametsiz olur. Tok, açın hâlini bilmez. Çok

yiyen sert ve katı kalbli olur. Hadis-i şerifte, ( Çok yiyip içmekle kalbinizi

öldürmeyin!) buyuruldu. ( İmam-ı Gazali)

Sinirlerine hakim olan kimse huzurlu olur. Açlık, günah işleme arzusunu kırar,

kötülük etmeye mani olur. Hadis-i şerifte, ( Açlık ve susuzluk yoluyla nefisle

cihad etmek, Allah yolunda cihad gibidir) buyuruldu. ( İmam-ı Gazali)

Çok yiyen çok su içer. Çok su içen çok uyur. Çok uyuyanın ömrü uyku ile geçtiği

için dünya ve ahiret kazancına mani olur. Demek ki açlık, sinirleri uyanık, zinde

tutar. Fazla tokluk ahmaklığa yol açar. Okuduğunu ezberlemesi ve hatırında

tutması zor olur. Hadis-i şerifte, ( Her gün bir defa yemek yenmesi itidaldir)

buyuruldu. ( Beyheki)

İki günde üç defa yemek yemenin normal olduğu bildirilmiştir. ( Teshil-ül-

menafi)

Hastalıkların çoğu çok yemekten ileri gelir. Hadis-i şerifte, ( Çok yiyip içmek

hastalıkların başıdır) buyuruldu. ( Dare Kutni)

Az yiyenin vücudu sıhhatli olur. Hadis-i şerifte, ( Oruç tutan sağlıklı olur)

buyuruldu. ( Taberani)

Çok yiyende acıma hissi azalır. Arzuları artar, harama dalar. Gayri meşru

arzuları harekete geçiren yolları tıkamak gerekir. Açlık şeytanın yolunu tıkar.

Hadis-i şerifte, ( Şeytan, damardaki kan gibi, vücutta dolaşır, açlıkla yolunu

daraltın) buyuruldu. ( İhya)

Orucun farzları

Sual : Orucun farzı kaçtır?
CEVAP
Orucun farzı üçtür. Bunlar :
1- Niyet etmek.
2- Niyeti, ilk ve son vakitleri arasında yapmak.
3- İmsak vaktinden güneşin batmasına kadar olan zaman içinde, orucu bozan her

şeyden sakınmaktır.

Sual : Oruca niyetin vakti ne zaman başlar?
CEVAP
Ramazanda ve nafile oruçlarda niyetin vakti, güneş battıktan sonra başlar. Son

vaktiyse, ertesi günü öğleye bir saat kalıncaya kadardır. Kaza ve kefaret

oruçlarındaysa, akşamdan imsak vaktine kadardır. Ramazanda oruca niyet ederken,

akşamdan imsak vaktine kadar ( Yarın oruç tutmaya), imsak vaktinden sonraysa (

Bugün oruç tutmaya) denir. Yanılıp yanlış söylense de, oruç tutulacak gün

bilindiği için mahzuru olmaz.

Ramazanda bir aylık oruca toptan niyet edilmez, her gün ayrı ayrı niyet etmek

farzdır.

Gece yatarken yemeği yiyip veya yemek yemeden niyet edilse, sonra gece uyanınca,

sahura kalkınca yemek yemekte mahzur yoktur. Akşam yemeği yerken niyet etmek iyi

olur. Niyetten sonra da, imsak vaktine kadar yiyip içmekte mahzur yoktur.

Ramazanda, ( Yarın dişim ağrımazsa oruç tutarım, ağrırsa tutmam) diye akşamdan

niyet edilse, böyle şüpheli niyetle oruç tutmak sahih olmaz.

Öğleye bir saat kalıncaya kadar niyet edilir. Sahura kalkmak niyettir, oruç

tutmak niyetiyle yatmak da niyettir, sahura kalkılmasa da oruca niyet edilmiş

olur.

Yiyip içmeye ezan okununcaya kadar devam etmemeli.

Sual : Bozulursa kefaret olmasın diye, Ramazan orucuna imsak vaktinden sonra

niyet etmek caiz mi?
CEVAP
Caizdir, fakat böyle bir şeye lüzum yoktur.

Sual : Ramazanda gece niyet etmeyi unutan ne yapmalı?
CEVAP
Öğleye bir saat kalıncaya kadar niyet edilir. Sahura kalkmak niyettir, oruç

tutmak niyetiyle yatmak da niyettir, sahura kalkılmasa da oruca niyet edilmiş

olur.

Sual : Takvimlerde yazılı olan imsak ne demektir? Bu vakitte sabah namazı

kılınır mı?
CEVAP
İmsak, gecenin bitimi, yiyip içmenin yasak olduğu vaktin başlaması demektir.

Türkiye Takvimi’nde yazılı olan imsak vaktinde, yiyip içmeyi kesmelidir!

Türkiye’de, bundan 15-20 dakika kadar sonra sabah namazı kılınabilir! Yanlış

takvimlere göre hareket edip de, yiyip içmeye ezan okununcaya kadar devam eden

kimsenin, suçu yanlış takvime bulması, kendini mesuliyetten kurtaramaz!

Beyaz iplik, siyah iplik
Sual : Babam oruç tutarken, takvime göre değil, Kur’ana göre hareket ediyor.

Siyah iplikle beyaz iplik birbirinden ayrılıncaya kadar yiyip içiyor. Ortalık

ağardığı için şüpheleniyorum. Doğru mu?
CEVAP
Bekara suresindeki, ( Beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyip

için) mealindeki 187. âyetindeki iplikler, gündüzün beyazlığı ile gecenin

siyahlığıdır. Âyet-i kerimenin anlamı, ( Gündüzün aydınlığı ile gecenin

karanlığı, iplik gibi birbirinden ayrılıncaya kadar yiyip için) demektir. Bu

âyet-i kerimeyi duyan bir zat, ( Ya Resulallah, ben gündüzün geceden ayrıldığını

öğrenmek için yastığımın altına bir beyaz iplik ile bir siyah iplik koydum. Fakat

gecenin bitişini yine de tespit edemedim) dedi. Bunun üzerine, Peygamber

efendimiz, ( O iplikler, gündüzün aydınlığı ile gecenin karanlığıdır) buyurdu.

Eğer Peygamber efendimiz açıklamasa idi, beyaz ipliğin aydınlık, siyah ipliğin

karanlık olduğunu nereden bilecektik? Kur’an-ı kerimden anladığımıza uyarak,

gencin babası gibi, bilhassa bulutlu havalarda, daha ortalık karanlık diye, güneş

doğana kadar yiyip içerdik.

Şafii’de niyeti unutmak
Sual : Bir Şafii, gece yatarken ertesi gün için oruç tutmaya niyet etmeyi

unutsa, sahura da kalkamasa, güneş doğunca uyansa, niyet edip oruç tutsa sahih

olur mu?
CEVAP
Şafii’de niyet imsak vaktine kadardır. Unutunca, Hanefi mezhebine uyarak niyet

edip orucunu tutar. Böyle oruç tutmaya mani bir özür olunca, kurtaran hangi

mezhep varsa o mezhep taklit edilerek, oruç kurtarılır.

Kaza orucuna niyet

Sual : Kaza orucuna nasıl niyet edilir?
CEVAP
( Niyet ettim ilk kazaya kalan Ramazan orucumu tutmaya) diye niyet edilir. Son

kazaya kalan da denebilir. Kaza orucunda, akşam namazından imsak vaktine kadar

niyet etmek şarttır.
İmsak vaktinden önce niyet etmeyi unutan, kaza orucu tutamam diye oruçtan

vazgeçmemeli, nafile oruç tutunca boşa gidecek diye düşünmemeli. Yani nafile de

olsa oruç tutmalıdır.

Bir de, niyetten sonra yemek yenilmez sanılıyor. Bu da yanlıştır. Akşam oruca

niyet edip, Türkiye Takvimi’ndeki imsak vaktine kadar yiyip içilebilir.

Oruca gündüz niyet ederken
Sual : Ramazan ayında ve nafile oruçlarda, dahve vaktinden önce niyet

edilebiliyor. Bu vakitten önce niyet ederken, imsak vaktinden itibaren mi oruçlu

olmaya niyet etmek gerekiyor?
CEVAP
Evet, öyle niyet etmek gerekiyor. Tabii o vakte kadar orucu bozacak şeylerden

kaçınmış olması da şarttır. İmsak vaktinden itibaren değil de, niyet ettiği andan

itibaren oruç tutmaya niyet edilirse oruç sahih olmaz. ( Redd-ül-muhtar)

Dahve-i kübra vakti : Buna kaba kuşluk da denir. Oruç müddetinin yarısıdır, bu

da öğleden bir saat kadar önceki vakittir. Mesela bir şehirde, imsak 05.00’de,

akşam vakti de 17.00’de oluyorsa, oruç müddeti 12 saat eder. Bunun yarısı 6

saattir. İmsak vaktinden 6 saat sonraya kadar, yani saat 11.00’e kadar niyet

edilebilir. İmsak 04.00’de, akşam vakti de 19.00’da olursa, 15 saat eder yarısı

7,5 saat eder. İmsak vaktine eklenince, dahve vakti saat 11.30 olur. Yani

mevsimlere ve şehirlere göre değişir.

Zorluklar içinde yapılan ibadet daha kıymetlidir

Kışın kısa günlerde oruç tutulması daha kolay, yazın şu uzun günlerinde, sıcakta

tutmaksa çok zordur. Elbette, zorluklar içinde yapılan ibadetin sevabı daha

çoktur.

Allahü teala nasip ederse bu gece sahura kalkacağız inşallah. Yarın ramazan-ı

şerifin birinci gününü idrak edeceğiz… Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat

bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri

yapmalıdır… Kur’an-ı kerim, bu ayda indi. Bin aydan hayırlı olan Kadir gecesi, bu

aydadır. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak

nasip olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah

işlemekle geçer.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki :
( Ramazan bereket ayıdır. Allahü teâlâ bu ayda, günahları bağışlar, duaları

kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda

rahmetten mahrum kalır.)

( Ramazan ayı gelince, “Ey hayır ehli, hayra koş! Şer ehli, sen de kötülüklerden

el çek” denir.)

Büyük velî İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki :
“Mübarek ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir,

sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar

gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu

ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O

oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç

azalmaz…”

Din büyükleri buyuruyor ki : “Cuma günü ve gecesi, ramazan-ı şerifin otuz gün ve

gecesi hiç kimseye azap yoktur. Ramazan-ı şerif kirli elbisenin makineye girip

temiz çıkması gibidir. Birinci günü başlıyor, otuzuncu günü tertemiz olarak insan

öbür taraftan çıkıyor…”
***
Kışın kısa günlerde oruç tutulması daha kolay, yazın şu uzun günlerinde, sıcakta

tutmaksa çok zordur. Elbette, zorluklar içinde yapılan ibadetin sevabı daha

çoktur.
Bu ayda özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır.

Hadis-i şerifte;
( Özürsüz, ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç

tutsa, ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu.

Başka zaman ömür boyu oruç tutulsa ramazanda tutulan bir orucun sevabına

kavuşulamaz.

Bir hadis-i şerif meali de şöyledir :
( Allah rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allahü teâlâ, bu bir günlük oruç

sebebiyle Cehennem ateşinden 70 yıl uzak tutar.)

Ehl-i sünnet âlimleri, ramazan-ı şerifte şöyle dua ederlerdi :
“Ya Rabbi! Tuttuğumuz oruçları kabul eyle! Sen bizi ramazan-ı şerifin şefaatine

nail eyle! Ramazan-ı şerifte affettiğin, magfiret ettiğin kullarına bizi de dahil

eyle! Âmin…”

ORUÇ TUT, SIHHAT BUL!

( Oruç tutunuz sıhhat bulursunuz) hadis-i şeriftir. Oruç tutan sıhhat bulur.

Bütün gün çalışan ve yorulan organlarımızı gece uyurken dinlendiriyoruz.

Dinlenemeyen, istirahat edemeyen bazı organlar var; midemiz, bağırsaklarımız ve

sindirim sistemimiz… Bunlar sürekli çalışırlar, dinlenmek nedir bilmezler. Tıka

basa yiyip yatsak da, uyandığımızda acıktığımızı görürüz. Biz uyumuş kendimizden

geçmişiz ama sindirim sistemimiz uyumamış, hep çalışmışlardır. Bu sürekli çalışma

onları yıpratır ve yorar.
Uyurken gözümüz, kulağımız, elimiz, ayağımız ve beynimiz hep dinlenirler.

Dinlenemeyenleri de hiç olmazsa senede bir ay yalnız gündüzleri olsa bile, oruç

tutarak dinlendirme imkânını sağlamış oluruz…
Sıhhat yönünden bir diğer faydası da, karaciğerimizdeki gıda stoklarının

erimesidir. Doktorların dediğine göre karaciğerimiz bir nevi zahire ambarıdır.

Vücudumuzun muhtaç olduğu gıdaları ihtiyaç oldukça otomatik olarak, gerektiği

kadar veriyor. Oruç tutmayanlar bu ihtiyaçlarını aldıkları gıdalarla

sağladıklarından ciğerdeki stok gıdalara dokunulmuyor. Onlar da kala kala

bayatlıyorlar, ihtiyaç duyulduğunda da pek iyi netice elde edilemiyor…


---------------
KAYNAKLAR
-------------------------

Dinimiz islam
Ahmet Demirbas
M.Said Arvas

israNur

Misafir

2

Monday, July 4th 2016, 12:31pm

Teşekkür ederim paylaştığın için ellerine sağlık.

Kullanılmış Etiketler

Bazi Bilgiler, oruc, Ramazan Hakkinda, ve

Yer Imleri:

Boardumuzda Neler Var

rasittunca.com - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi