Giriş yapmadınız.

  • Giriş

Sayın ziyaretçi, Raşit Tunca Board sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

Karoglan

Kurucu-Admin

  • "Karoglan" bir erkek
  • Konuyu başlatan "Karoglan"

Mesajlar: 6,950

Hakkımda:


KAROGLAN

Konum: Avusturya

Meslek: EBT -EiT

  • Özel mesaj gönder

1

Friday, May 27th 2016, 4:42pm

"ENE" Nefis Özbenlik Nedir?



"ENE" Nefis Özbenlik Nedir?

Sahi, nedir şu nefis?

Nefs arapçada esasen 'kendi'-'self' anlamına gelir. Fakat gerek Kurandaki gerekse hadislerdeki bazı kullanımlardan anladığımız kadarıyla insanın kendisi diye yaptığımız çeviri tam olarak nefs kavramının mahiyetini karşılamaz. Mesela Hz. Yusuf a.s.ın 'innen nefse leemmaratu bissui illa ma rahime rabbi' yani 'nefis daima kötülüğü emreder, Rabbimin merhamet ettiği şeyler hariç' ayetinde geçen nefis kelimesini kendi diye çevirmek tam olarak oturmuyor. Başka bir misal de Efendiler Efendisi aleyhissalatu vesselamın mübarek beyanları içerisinde 'nefisle yapılan cihad' kavramı dahi, insanın kimliğinin 'nefs' denilen şeyden ayrı olduğuna delalet eder.

Peki nedir insandaki bu 'nefs' dediğimiz şey? 'Kendi - self ' kavramlarıyla alakası nedir? Bu soruların cevabını benim gibi iç aleminde çelişkiler yaşamayan veremez. İnsanın hedefleri, idealleri olur, bir şeyleri 'ister'. Fakat o hedefe o 'isteklere' götürecek yolda yürürken onu engelleyecek başka isteklerle karşılaşır. Mesela teheccüd namazını kılmayı isteyen bir insan gece için alarm kurar, saat çalar ve uyanır. Henüz yataktan kalkmadan iç çelişkisi ile karşı karşıyadır. Bir yandan kalkıp o nurlu ve sırlı ve bereketli vakit dilimlerinde Rabbinin rızasını avlamak için kalkmayı isterken, bir yandan da aşırı yorgunluğun verdiği ağırlık ile uyumayı ister. İki zıt ameli aynı anda isteyen bir insan 'neyi istiyorum ben?' diye sorduğu zaman içerisinde 'ben' dediği farklı mekanizmaların varlığını farkeder. Bu farkındalık aslında bir serüvenin başlangıcıdır. Neler olup bitiyor içimde? 'Ben' dediğim şeyin soru zamiri 'kim' midir 'ne' midir? Yoksa terakki dedikleri 'ne' ile ifade edilen bir varlıktan 'kim' ile ifade edilen bir varlığa dönüştürmek midir benliği? gibi sorulara cevap bulmak için insan hislerini, düşünce ve hayallerini, heyecan ve isteklerini, davranış ve tepkilerini mercek altına alır, tetkik eder.

İnsan bu tetkik neticesinde görür ki, aslında yaptığı işlerin tamamına yakını şuuru dahilinde olmayan mekanik benlik adını verdiğimiz input-output (girdi-çıktı) ilişkisi ile tanımlanabilecek bir mekanizmadan neş'et ediyor. Öyle ki, çoğu kez yorulunca uyuyan, acıkınca yiyen, stresli iken kızan, övülünce sevinen, yerilince üzülen, gördükleriyle hemen hüküm veren, kabule meyyal olunca tasdik eden, itiraza meyyal olunca soru soran ve reddeden vs. gibi iç hali bilindiğinde davranışı tahmin edilebilen bir mekanizmanın kontrolünde şuursuzca gaflet içinde hayatını sürer. İnsanın muzaaf, ikinci kat gafleti ise tüm bu davranışlarını isteyerek, tercih ederek yaptığını zannetmesidir. İşte bu şehvet, gadab, kin, inat cerbeze gibi hususiyetlerden mürekkep olan mekanik benliğe nefis mekanizması denir.

Manen terakki etmemiş insanlar çoğu zaman bilmeden kimliklerini nefisleri üzerinden tanımlar. 'Ben şunu istiyorum, bunu biliyorum, şundan korkuyorum' vs. şeklindeki kurduğu cümlelerde 'ben' derken kastettiği şey nefistir. Kimliğini nefis zannetme hali, fena fi'n nefs tabiriyle tanımlanabilir. Yani nefsinde fani olmak. Böyle bir durumdaki insanın ruhi olarak yaşadığı söylenemez. Zira hayat, dış etkenlere karşı bir direnç halidir. Bilimsel ifadesiyle, dış etkenler düzensizliği arttırma eğilimindeyken, hayat sahibi varlık lokal entropisini (bir düzensizlik ölçümü) koruma ve azaltma halindedir. Dışarıdaki rüzgara göre eğilen bir ruh haletinin de ölüden farkı yoktur. Bu durumdaki bir insanın Rabbini tanıması şöyle dursun, manevi anlamda yaşadığı bile söylenemez.


İşte Kuranın hükümleri ve sünnet-i seniyye potansiyel insanı hakiki insanlık seviyesine çıkarma yoludur. Bu yolun ilk adımı insanın kimliğinin nefis mekanizmasıyla aynı olmadığını kabul etmesi ve farkına varmasıdır. Tasavvufa dair eserler arasında modern psikolojideki 'dissociation' (ayrışma) metodunu ilk olarak Haris el Muhasibi'nin er-Riaye'sinde görürüz. Muhasibi hazretleri kimliği nefsten ayrıştırma yolunu gösterir:

Nefsini tasdik etmedikçe Allah'ı tasdik edemezsin. Onu tanımadıkça tasdik edemezsin. Onu kontrol etmedikçe tanıyamazsın. Nefsini ölüm ve Allah'a arzetmen ve hallerine itiraz etmen gerekir. Onu iyi yaptığını zannettiği işlerde itham etmedikçe ve kötü yaptıkları işler konusunda aleyhine hüküm vermedikçe, hallerine itiraz edemezsin. Onu itham edince teftiş edersin; teftiş edince halerine itiraz edersin; hallerine itiraz edince yapmacık hallerini, aldatmasını ve yalanını anlar ve tanırsın.
Onu tanıyınca ondan sakınırsın, sakınınca gözetlersin, gözetleyince Allah'ın taatından kaçışını, yan çizdiğini, onu yaratanın sevmediği şeylerle süslediğini görürsün. Çünkü her kötülüğün kaynağıdır. Her belaya sürükler... Öyleyse ondan sakın ve din konusunda onu itham et!

Bu ifadeler mekanik benliğin ancak ona muhalefet ederek farkedilebileceğini anlatır. Aynı zamanda da Kurandaki 'fela tuzekku enfusekum' (Nefsinizi temize çıkarmayın) ayetinin de bir nevi 'fiili' tefsiri sayılır. Bu mesele o kadar mühimdir ki, Kuran yine başka bir ayetinde 'qad efleha men zekkaha ve qad khabe men dessaha' (Nefsini temizleyen kurtuldu, onu kötülüğe gömen ise heba oldu) buyurur. Bu iki ayeti Bediüzzaman hazretleri Risale-i Nur mesleğinin 4 hatvelik (adımlık) tarikini anlatırken aynı şekilde 'nefse muhalefet' manası etrafında telif ve tefsir eder:

İşte, şu mertebede, şu hatvede (nefsin) tezkiyesi, tathiri, onu tezkiye etmemek, tebrie etmemektir.

Şuurlu bir amel olan nefse muhalefet edebildiğimize göre nefis, şuur dışı yada psikolojideki tabirle şuuraltı çalışıyor demektir. İrade şuura mütealliktir ve şuur zemini üzerinden istimal edilir. (İrade üzerine ikinci bir yazıda devam edelim inşallah.)

------------
Kaynak:
kitapnotlarim


israNur

Misafir

2

Friday, May 27th 2016, 4:42pm

Teşekkür ederim paylaştığın için ellerine sağlık.

Kullanılmış Etiketler

"ENE", nedir?, nefis, özbenlik

Yer Imleri:

Boardumuzda Neler Var

rasittunca.com - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi