Giriş yapmadınız.

  • Giriş

Sayın ziyaretçi, Raşit Tunca Board sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

Karoglan

Kurucu-Admin

  • "Karoglan" bir erkek
  • Konuyu başlatan "Karoglan"

Mesajlar: 6,275

Hakkımda:


KAROGLAN

Konum: Avusturya

Meslek: EBT -EiT

  • Özel mesaj gönder

1

Saturday, May 7th 2016, 6:16pm

Haya imandandır, hadisi ne demektir? Hayasız olanlar neden cehennemdedir?



Haya imandandır, hadisi ne demektir? Hayasız olanlar neden cehennemdedir?

“Hayâ îmandandır ve hayâlı olan kimse cennettedir! Hayâsızlık ise kalbin katılığındandır; kalbi katı olan da cehennemdedir!.." hadisini açıklar mısınız? Hayasız olmasa bile kalbi kas katı olan biri cehennemlik midir?

Sözlükte "utanma, çekinme, tövbe, vazgeçme" gibi anlamlara gelen hayâ, bir ahlâk kavramı olarak, kınanma endişesiyle kurallara aykırı davranmaktan kaçınma ve bunu sağlayan duygu demektir. Türkçe'de ar kelimesi genellikle hayânın eş anlamlısı olarak kullanılmaktadır. Özetleyecek olursak Hayâ, utanma ve ar duygusu olup, utanç verici durumlardan sakınmak ve nefsin süfli arzularını terk etmektir.

İbni Ömer radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, utangaç kardeşine bu huyunu terketmesini söyleyen Medine’li bir müslümanın yanından geçerken ona :

“Onu kendi haline bırak; zira hayâ imandandır” buyurdu.

Buhârî, Îmân 16, Edeb 77; Müslim, Îmân 57-59. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 7; Nesâî, Îmân 27; İbni Mâce, Mukaddime 9, Zühd 17.

İmrân İbni Husayn radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu :

“Hayâ ancak hayır kazandırır.”

Buhârî, Edeb 77; Müslim, Îmân 60

Müslim’in bir rivayetine göre ise :

“Hayânın hepsi hayırdır”, buyurdu.

Müslim, Îmân 61

Açıklamalar : Bir önceki hadîs-i şerifi tekrar hatırlayalım :

Medineli müslümanlardan yani ensâr-ı kirâmdan, maalesef adlarını bilemediğimiz iki kardeş, belki de iki din kardeşi utanma duygusu hakkında konuşuyorlardı. Biri, fazla utangaç bulduğu diğerine, utanmanın insanı, haklarını elde etmekten alıkoyduğunu söylüyor, bu huyundan vazgeçmesini tavsiye ediyordu. O sırada yanlarından geçen Resûl-i Ekrem Efendimiz bu konuşmayı duydu ve kardeşine öğüt veren zâta :

“Onu kendi haline bırak; zira hayâ imandandır” buyurdu.

Bazı önemli konuları mecâzî ifadelerle anlatmayı faydalı gören Efendimiz, burada da aynı metodu uygulamıştır. Onun “Hayâ imândandır” sözüyle anlatmak istediği şudur : İman insanı fena davranışlardan nasıl alıkorsa, utanma duygusu da tıpkı iman gibi insanın fenalık yapmasına fırsat vermez, onu kötülüklerden vazgeçirir. İnsana insanlığını hatırlatır. Onun herhangi bir hayvan olmadığını, aklına eseni yapamayacağını hissettirir. İşte bu nevi telkinlerle hayâ imanı besleyip olgunlaştırır. Böyle olunca da haya insana ancak hayır kazandırır ve onun tamamının hayır olduğu ortaya çıkar.

Konuya şöyle de bakmak mümkündür. Özel telkinlerle düşünce yapısı bozulmayan kimseler insanların gözü önünde meselâ mahrem yerlerini açmaktan veya ulu orta cinsî temasta bulunmaktan utanıp kaçınırlar. Bu kadar bir utanma duygusu hangi dine mensup olursa olsun bütün insanlarda vardır. Utanma duygusunu büsbütün yitirmeyen kimseler hayâsızca davranışlardan kaçındığı gibi, dindar kimseler de dinin haram saydığı günahlardan uzak dururlar. Netice itibariyle insanlar bir yandan utanma duygusu, öte yandan Allah’tan korkma hissi sayesinde, kendilerine yakışmayan davranışlardan kaçınırlar.

Demek oluyor ki, nereden kaynaklanırsa kaynaklansın, hayâ duygusu baştan sona hayır olup insana ancak hayır kazandırır. Zannedildiği gibi bu asil duygu insanın hakkını elde etmesine engel olmaz. İnsanın rızkını kazanmasına, hakkını elde etmesine engel olan utanma duygusu değil, çekingenliği, korkaklığı ve beceriksizliğidir. Hayâ duygusuyla bu olumsuz özelliklerin hiçbir ilgisi yoktur.

Bu güzel duygu günümüzde maalesef bazı telkinlerle zayıflatılmaktadır. Açılıp saçılmayı, utanma duygusunu bir yana atmayı çağdaş olmanın bir gereği gibi gösterenler, ne pahasına olursa olsun vazifesini lâyıkıyla yapmayı bir nevi aptallık sayanlar, kaytarmayı ve gününü gün etmeyi işbilirlik kabul edenler insana en büyük fenalığı yapıyorlar. Onun fıtratındaki utanma duygusunu ve vazife aşkını tahrip etmek suretiyle, kendini mükemmelleştirmesine engel oluyorlar.

Hadislerden Öğrendiklerimiz
1. Hayâ dediğimiz utanma duygusu, insanı, mü’minin şahsiyetine yakışmayan fena davranışlardan alıkoyar.
2. İman insanı çirkin hareketlerden ve günahlardan uzaklaştırır.
3. Hayâ imanın yücelip kemâle ermesine yardım eder.

--------------

Haya, yapılması veya yapılmaması çirkin görünen ve ayıplanan şeylerden kişiyi uzak durduran bir duygudur. Bu da her hak sahibinin hakkını vermek anlamına gelir.

Buna göre, kişinin Allah’a karşı, insanlara karşı, kendi nefsine karşı, meleklere karşı, hatta diğer varlıklara karşı da hayanın kullanım alanı ve farklı dereceleri vardır.

O halde, haya Allah’ın bütün emir ve yasaklarına riayet etmeyi ön gören bir duygu olarak, gerçek anlamda kişide tahakkuk ederse gideceği yer cennettir. Böyle bir duygu kalbi yumuşatan, incelten, yerine göre sızlatan bir özelliği vardır.

Haya konusunda kişinin kalbinin katı olması demek, Allah’tan da insanlardan da utanmayan ve dolayısıyla istediğini yapmaktan çekinmeyen anlamına gelir.

Böyle bir kimsenin kalbi, bazı konularda çok yufka da olsa, örneğin çoluk-çocuğuna, arkadaşlarına çok düşkün de olsa, burnu sızlayıp ağlasa da, Allah’ın ve kulların hakkını vermediği sürece İslam terminolojisinde yine de katı demektir.

Her ahlakın çekirdeği itibariyle söz konusu olduğu gibi, hayanın da yaratılıştan var olan tarafı yanında, insanların sonradan kazandığı tarafı da vardır. Hadiste yer alan ve imandan olduğu bildirilen haya, insanların kendi iradeleriyle, gördükleri İslami eğitim ve terbiye ile kazandığı hayadır.

Kalbi katı olanın cehennemde olması : kişinin Allah’ın, insanların ve kendi nefsinin hakkını vermeyecek derecede hayadan uzak olması ve dolayısıyla katı bir kalbe sahip olması anlamına gelir.

Bizim gördüğümüz hadisin Türkçesi şöyle de olabilir :

“Haya imandandır, iman ise cennettedir. Beza (hayasızlık, küfürbazlık) ise cefadandır (kötü huydan, ahlaksızlıktandır). Cefa ise cehennemdedir.” (Zevaid, h. no : 12706)

Diğer taraftan Peygamberimiz (asm);

“Her dinin bir ahlakı vardır; İslam’ın ahlakı da hayâdır.” (İbn Mace, Zühd, 17),

“Hayâ imandandır.” (Buhari, İman, 16),

“Hayâ bütünüyle hayırdır.” (Müslim, İman, 61),

“Hayâ sadece hayır (iyilik) getirir.” (Buhari, Edep, 77) ve

“Dört haslet peygamberlerin sünnetindendir. Hayâ, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmektir.” (Tirmizi, Nikah,1)

buyurmak suretiyle hayânın; müslümanların en belirleyici ahlaki nitelikleri ve değer ölçüleri arasında bulunması gerektiğini ifade etmiştir.

Peygamberimizin konuyla ilgili hadisleri; hayânın imanla ilişkisine dikkat çekmenin yanı sıra, onun bütünüyle hayır olduğuna ve her türlü hayra vesile olduğuna vurgu yapmaktadır.

İslam alimlerinin; “Allah’ın emir ve yasaklarına aykırı davranmaktan sakınmak” tanımıyla daha geniş bir anlam kazanan hayâ duygusu, bu yönüyle sadece birey vicdanına bağlı ahlaki bir özellik olarak kalmayıp, toplumsal huzur ve barışa da önemli katkıları olan bir ameldir.

----------------
Kaynak :
Sorularla islamiyet
hadiskosku
Riyazü's Salihin - İmam Nevevi
Tercüme ve Şerh : Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan, Yrd. Doç. Dr. Raşit Küçük

israNur

Misafir

2

Saturday, May 7th 2016, 6:16pm

Teşekkür ederim paylaştığın için ellerine sağlık.

Yer Imleri:

Boardumuzda Neler Var

rasittunca.com - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi