Giriş yapmadınız.

  • Giriş

Sayın ziyaretçi, Raşit Tunca Board sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

Mevlana3943

Misafir

1

Saturday, April 28th 2012, 8:40pm

Dostluk üzerine konuşalım mı?

DOST VE YAREN OLMA ÖZLEMİ ÇEKEN SANCILI YÜREKLERE............
........Gün akşam oldu dostlar,çünkü bir güneş daha battı,elvan elvan çiçeklerin burcu burcu kokular yaydığı sırada,her güneşin batışında mevsimler yüreklerimizde bahar iken hazana dönüşür ve hayeller dünyasında kılavuzsuz gemi ğibi gezinir dururuz....

.........Sevğiden,hoş görüden uzak günler yaşadığımız ortamlarda şarkıların bile hüzün koktuğu,koşturmacıyla geçen bir ömrün yorgun devrelerinde fireni patlayan bir araba gibi yolun sonunda iklimler bahara durmuşken hazan kapıya dayanıverir.İşte o zaman akşamlar uzar,kısalmak bilmez vurgun yiyen şafak özlemiyle sancı çeken gecelerçaresizliğin girdabında kuru bir yaprak gibi savrulurken hasretin göz yaşına karışıverir.........

.........Farkında olmadan bedeninde ızdırabı yaşarken gözlerinde dostlar tütüverir,tütüverir de gözleri kurumuş sema beklenmedik bir şekilde salar göz yaşlarını ve ağlamaya durur .Çünkü etrafında dost kalmamıştır,ahların yorgun bedenimizde ki sancıları unuturcasına çağlayana dönüştüğü anlarda yüreğimizde besleyib de dışa vuramadığımız dostluklar gecenin derinliğine futursuzca düşüverir dudaklarımızdan nerelerdesin? dost...İnsanın üşümüş yanlarını tatlı bir haz güneşiyle ısıtıveren ,güven ve huzur veren tek kelimelik dört harfin oluşturduğu derin ve anlamlı olan bu manalı kelime...

........Baharda hazana teslim olan gönüller,bir gün olsun kendimize sordukmu ?acaba ben kendimle dostmuyum!ben kendime istediğim dostluklara dostmuyum !İnanın cana can dostlar bunun cevabını verdiğimiz an yaşam bizler için doyumsuz olaçaktır.yüreklerimizin kapılarını çıkarları bitince yorgun ve bitab düşen dostluklara kapalı tutmalıyız.Şayet gönül kapımızı açık bırakaçak olursak ışığın nazlandığı,küstüğü kimi karanlık yada gri ortamlarda bize göz kırpan dolunaydan habersiz nefes alırız.......

.......Dost hayat kasırgalarının hercai bir tavırla hayatı bize dar etmeye kalkıştığı kimi durumlarda sırtımızı yaslıyacağımız gövdesiyle sığınak,dal ve yabraklarıyla bizi teselliye can atan ulu bir çınardır.Yaşamın azgın dalgalarından bunaldığımızda koşup sığına bileceğimiz emin bir liman olmalıdır..

.........Sevği,dostluk adına bize uzatılan eller boş dönmesin menzile ,kara kışlar hüküm sürmesin ,gül yüzlü baharları çok görmüyelim kendimize hele hele SEVDİKLERİMİZE....

asım kısbet

DOST

Sahte Dostların Eline Düşürme Allah'ım
Dost var; uğrunda ölünür...
Dost var; uğrunda can vermek bile 'ucuz' kalır..
Dost var; sevdiği insana bir zarar gelecek endişesiyle,
Akrep, çıyan yuvalarını topuğuyla kapar...
Bunu yapmak yetmez dost için...
Sevdiği insan uğruna ömrünü verir.
Verilen bir ömürdür...
Bir yılını, iki yılını, on yılını, yirmi yılını değil, 'ömrünü' vermiştir...
Dost var; Sevdiği insanın uğruna ölmeye hazırdır.
Düşmanlar gelecek,
katletmek istedikleri Nebi'nin yatağında vefalı bir genç, delikanlıyı bulacaktır...
Bu delikanlı dosttur... Ve hep 'dost' kalmıştır.
Dost var; güle benzer...
O kadar güzel kokar ki, dikenlerinin verdiği acı hissedilmez...
Bir de dost var ki, dikenlerinin yol açtığı kan ve yara korkusundan,
gül rayihasını almak mümkün değildir.
Dost var; hazmedemez...
Sindirim sistemi bozuktur...
Dost var; fırına girmeyi sevmez... Ama, ekmeği herkesten önce böler...
Dost var; sözü itibarsız senettir... Güvenirseniz müflis olursunuz...
Dost var; yollarda bırakır...
Böylesiyle adım bile atılmaz.
Yola beraber çıkmak, neticeyi kabullenmektir.
Dost var; düşmandan tek farkı, biraz daha mütebessimdir.
Ama bir düşmeye gör; düşmanın 'kahkahaları',
O'nun 'tebessümünün' yanında 'sessiz' kalır.
Dost var; Iyiliğini istemez... Düşman için önüne bir taş da o kayar.
Sonra bu da yetmez 'dost' için! ..
'Belki benim koyduğum taşla düşmez' diye, senin düşmanına da,
'şuraya ip germeyi unutma' diye tembihte bulunur.
Dost var sadece yüzüne güler...
Arkandan vurmak, hançerlemek için 'malzeme' arar. Hiçbir fırsatı kaçırmaz.
Lakin bunlar da 'dosttur'! ..
'Düşmanım' diyemeyeceğimiz dostlar! ...
Böylelerini görünce oturur bir köşede ağlar; 'Dostların eline düşürme Allah'ım' dersiniz.
Ah! Hz.Ebu Bekir..., Ah! Hz.Ali... Müslümanlığı sizlerden öğrendik.
Keşke dostluğu ve vefayı da sizlerden öğrenebilseydik..

Yer Imleri:

Boardumuzda Neler Var

rasittunca.com - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi